2014-12-19 - 11:10
TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bütçeleri ile Gelir Bütçesi'nin 2015 bütçeleri ve 2013 kesinhesapları ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın ilk beş maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bütçeleri ile Gelir Bütçesi'nin 2015 bütçeleri ve 2013 kesinhesapları ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın ilk beş maddesi kabul edildi.
Genel Kurul, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın dokuzuncu turunda yer alan kurumların bütçeleri üzerinde ilk sözü, MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın aldı.
MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, "Bugün iktidarın Çözüm Süreci adı altında yürüttüğü faaliyet iktidarın projesi değildir. Dayatma projesidir" dedi.
MHP Milletvekilleri Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bütçeleri ile Gelir Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında söz aldılar.
Aydın, Milli Savunma Bakanlığı bütçesi üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, zaman zaman bakanlık personelinin bir bölümüne yönelik yapılan düzenlemelerin kısmi iyileştirmeler sağladığını, ancak sorunların tamamına çözüm olmadığını söyledi.
Ordu emeklilerinin ve gazilerin sıkıntılarının giderilmesinin de bir zorunluluk olduğuna işaret eden Aydın, şehit ve malul çocuklarına sağlanan kamuda iş imkanından muharip gazilerin çocuklarının da yararlanması gerektiğini kaydetti.
"İktidarın uyguladığı savunma politikaları ülkemizi uçurumun kenarına getirmiştir" diyen Aydın, özellikle yakın coğrafyanın bir ateş çemberinde olduğunu, Türkiye'nin burada inisiyatifi kaybettiğini savundu.
Aydın, "Bugün iktidarın Çözüm Süreci adı altında yürüttüğü faaliyet iktidarın projesi değildir. Dayatma projedir. Ve yeniden şekillendirilen Ortadoğu coğrafyasında kurulacak yeni yapılara Türkiye'nin de uygunluğunun sağlanması için zorlanarak Türkiye'nin itildiği bir durumdur" diye konuştu.
6-7 Ekim'de yaşanan olayların Türkiye'nin gelecekte karşılaşabileceği tehlikeli durumun ibretlik bir göstergesi olduğunu belirten Aydın, "Ortalık savaş yerine dönmüş, 50 kişi hayatını kaybetmiş, bu işi yapanlar emir alarak bunu yapıp Türk devletine ihtar çekecek duruma gelmişken bunun gerçek manada bir yorumunun yapılmaması da talihsizliktir" dedi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de sporda başarıdan söz etmenin mümkün olmadığını söyledi.
Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okullarından mezun olan gençlerin Bakanlıkta tercih edilmediğini söyleyen ve bunu eleştiren Uzunırmak, "Lisanslı spor artışından değil, müsabık artışından ve başarıdan söz ederseniz bizi ikna edersiniz" ifadesini kullandı.
Milli takım seçmelerinden varıncaya kadar bir çok alanda haksızlıklar yapıldığını ve yanlış sporcu politikası uygulandığını ileri süren Uzunırmak, "Devşirme sporculardan dopingli sporcular çıkmaktadır. Türk sporu bugün can çekişmektedir" dedi.
Konuşmasında Pasolig uygulamasını da eleştiren Uzunırmak, şunları söyledi:
"Bu Pasolig uygulaması akıllara başka şey getirmektedir. Acaba hükümet aleyhinde, Sayın Cumhurbaşkanı aleyhinde stadlarda gösteri yapılmasın diye mi bu Pasolig uygulaması diğer çıkarılan uygulamaların önüne geçmiştir? Buradan bir mantık yürütüyorum; eğer tribünler 'Tayyip Erdoğan çok yaşa', 'AKP hükümeti çok yaşa' deseydi, bu seyirci üzerinde hiçbir yaptırım olmayacak mıydı? Mükmündür ki olmayacaktı."
Beşiktaş taraftar grubu Çarşı'nın darbe iddialarıyla suçlandığını ifade eden Uzunırmak, "Ben Beşiktaş kongre üyesiyim. Çarşı farklı bir anlayıştır. Bunu bazıları anlayamazlar. Çarşı muhaliftir. Çarşı şevkatlice bazen destektedir. Çarşı bir ruhtur, duruştur, bir felsefedir. Çarşı devrimcidir ama darbeci değildir" şeklinde konuştu.
Uzunırmak, bir taraftar darbe iddiasıyla suçlanırken Gençlik ve Spor Bakanı'nın hiçbir değerlendirme yapmamasının kendilerini üzüntüye sevk ettiğini de söyleyen Uzunırmak, "Sayın Bakan neden ürküyorsunuz?" diye sordu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "AKP iktidarı ülkemizin kaynakları ülkenin refahı, huzuru ve kalkınması için değil, bir avuç iktidar sahibi ve yandaşın zenginleşmesi için kullanmıştır" dedi.
MHP Milletvekilleri Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bütçeleri ile Gelir Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında söz aldılar.
Akçay, Mali Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de yolsuzluğa batmış, terör örgütüne yakayı kaptırmış bir iktidar olduğunu ileri sürdü.
Ak Parti'nin başlıca kaygısının yolsuzlukları örtbas etmek olduğunu ileri süren Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yolsuzluk ve rüşvet olayları ekonominin ve milletin üzerine bir kabus gibi çökmüştür. 12 yıl seçimleri kazanmanın rahatlığı ve kibriyle Adalet ve Kalkınma Partisi ülkenin tapusunu da aldığı vehmine kapılmıştır. 17-25 Aralık süreciyle rüşvetçi bakanlar, yolsuzluğa bulaşan evlatlar, yandaş işadamları, altın kaçakçıları, kara para organizatörleri, hayali ihracatçılar, arazi vurguncuları açığa çıkmıştır. Yolsuzluk ve rüşvet ilişkileri çeteleşmiş bir yapıyı ortaya koymaktadır. Bu çeteni başında da kimin bulunduğu herkesin malumudur. AKP iktidarı ülkemizin kaynakları ülkenin refahı, huzuru ve kalkınması için değil, bir avuç iktidar sahibi ve yandaşın zenginleşmesi, çalıp çırpması için kullanmıştır. Bu ortamda meclis'te devletin bütçesini hükümete emanet edebilir miyiz. Bu sanki kediye ciğer emanet etmek gibi bir durumdur. Adalet Kalkınma Partisi iktidarına para pul emanet edilemez."
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut'un birleşimin başında, bakanlıkların bütçelerinin görüşülmesi tamamlanmadığı halde gelir bütçesine ilişkin bilgileri okuttuğunu ileri sürerek, usul tartışması talebinde bulundu.
Birleşime ara veren ve Grup Başkanvekilleriyle görüşün Yakut, birleşimin tekrar açılmasının ardından gündemde gelir bütçesinin de görüşmelerinin bulunduğunu ve başkanlığın uygulamasının TBMM İçtüzüğüne uygun olduğunu aktardı.
Açılan usul tartışmasında söz alan Genç, uygulamanın yanlış olduğu görüşünü yineledi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da Genel Kurul'un gündemine hakim olduğunu, başkanlığın uygulamasının yerinde olduğunu teamüllerin de bu yönde gerçekleştiğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise bakanlıkların bütçelerinin görüşmelerinin henüz sona ermediğini hatırlatarak, gelir bütçesinin bundan sonra ele alınacağını vurguladı. Hamzaçebi, "Teamül bu şekilde oluşmuş, bu şekilde yürütülmüş. Ama bu doğru olduğu anlamına gelmiyor. Olması gereken bakanlıklara ilişkin bütün bütçelerin görüşülmesinin tamamlanmasından sonra gelir bütçesinin görüşülmesidir. Bundan sonra ki yılların bütçesinde gelir bütçesini ayrı bir turda, yeterli ağırlığı vererek görüşelim" diye konuştu.
Konuşmasında CHP il binalarına polis baskınları yapıldığını ve parti binalarında aramaya girişildiğini ifade eden Hamzaçebi, "İlk kez bir siyasi parti binasında arama yapılıyor. Ana muhalefet partisinin binalarında, polise arama yetkisi veren bir kararı yargı veriyorsa Türkiye'de kuvvetler ayrılığı kalmamış demektir. Bu uygulamayı şiddetle kınıyorum" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır da verimli bir bütçe görüşmesi olduğunu belirterek, Meclis Başkanvekilinin tutumunu yanlış bulmadıklarını ifade etti.
Meclis Başkanvekili Yakut, usul tartışmasına ilişkin konuşmaların ardından tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını bildirdi.
MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen de iktidarın özelleştirme uygulamalarını eleştirdi.
Kayıtdışı ekonomiye dikkati çeken Belen, bunun Türkiye ekonomisinin en önemli sorunlarından biri olduğunu söyledi. buna ilişkin önlemlerin hızla hayata geçirilmesini isteyen Belen, üretken ekonominin etkin hale getirilmesinin gerekli olduğunu belirtti.
CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, Ergenekon ve Balyoz davalarındaki kumpas iddiaları nedeniyle yargılanan TSK personelinin iadei itibarının verilmesi gerektiğini belirterek, "Darbe o kadar basit değildir. Günümüzde darbecilik adeta tuluat oldu, magazinleşti" dedi.
CHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden Maliye Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2015 bütçeleri üzerinde görüşlerini açıkladılar.
CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, geçmişte yapılan darbelerin milli iradeye müdahale olduğunu ve kabul edilemeyeceğini söyledi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tarihinde ilk defa kumpasla, iftira ve tertiplerle savunmasız bırakılarak, kıyıma uğratıldığını ifade eden Tayan, "Bu talihsiz tertiplerle sözüm ona askeri vesayete son vermek isteyenler, iddialarına göre, kendilerini paralel devlet vesayetinin altında bulmuşlardır. Ülke siyasallaşmış, yargı vesayetinin altında ezilmiştir" diye konuştu.
AK Parti'nin Ergenekon ve Balyoz gibi davaların savcılığını yaptığını dile getiren Tayan, "Asker ocağına nifak sokmak, kumpas kurmak, onları savunmasız bırakmak, bağımsız ve tarafsız yargı yerine özel yetkili mahkeme usulleriyle hukuka ve adalete darbe yapmak isteyenler himaye edildi" diye konuştu.
TSK'nın moralsiz olduğunu belirten Tayan, şöyle devam etti:
"Şimdi ordunun yaralarını sarmak hepimizin görevi olmalıdır. Darbe o kadar basit de değildir. Günümüzde darbe, darbecilik adeta tuluat olmuştur, magazinleşmiştir. Terörle mücadelede binlerce şehit vermiş TSK'nın 26. Genelkurmay Başkanı'nı terörist ilan etmek ve yine Çarşı Grubu'nu darbeyle suçlamak hukuku katletmektir. Her demokratik muhalefet hareketini darbe olarak görmek, algı yaratmak, darbe karşıtlığı altında baskı rejimi kurmak aldatıcıdır. Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy ve casusluk davalarında mağdur edilen vatan evlatları, lütuf, af istemiyor, adil yargılama istiyor, hak arıyor, itibarlarının iadesini bekliyor. Bu istekler darbeye karşı olduklarını söyleyenler için bir fırsattır. Yüce Meclis bu iadei itibarı yapmalıdır."
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak da Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi üzerindeki konuşmasında, Ak Parti döneminde spor branşlarında başarısız olunduğunu söyledi.
AK Parti'nin spora siyaset bulaştırdığını savunan Toprak, "Öyle bir Spor Bakanlığı yönettiniz ki 12 Dev Adamı cüce haline getirdiniz, Filenin Sultanları ortalıkta yok, dünya üçüncüsü futbol takımı artık elemeleri geçemiyor" dedi.
Futboldaki "Passolig" uygulaması nedeniyle maçların izlenmediğini ifade eden Toprak, gençlerin spordan uzaklaştığını, bunun sonucunda bonzai kullanımının arttığını belirtti.
Sporda madalya teşviki nedeniyle doping kullanımının arttığını da anlatan Toprak, doping testi için alınan 648 numuneden 90'ının pozitif çıktığını kaydetti.
Toprak, sosyal sorumluluk duyarlılığı yüksek Çarşı Grubu'nun darbe girişimiyle yargılandığını da anımsatarak, Ak Parti sıralarına, "Darbenin nasıl yapıldığını bilmiyorsunuz. Darbe tankla yapılır, silahla yapılır ama siz Çarşı'nın elindeki kaşkolu darbe aracı olarak gördünüz. Bu kafayla Türkiye'yi yönetmeniz mümkün değil" diye konuştu.
CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan ise 800 bin kişinin üniversite sırasında aldığı öğrenim kredisini ödeyemediği için icralık olduğunu ifade ederek, "Devlet saraylarda şatafatla temsil edilirken, çocuklarımız simit saraylarında yaşamını simitle sürdürüyor. Geleceğimiz olan çocuklara yatırım yapmak daha itibarlı değil mi?" dedi.
Üniversite öğrencileri için yurda ihtiyaç olduğunu dile getiren Kaptan, TOKİ'nin yurt yapmasını istedi. Kaptan, binlerce öğrenci yurt sırası beklerken YURTKUR'un 47 bin yatağının neden boş tutulduğunun da açıklanmasını talep etti.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun plaket tasarrufuna ilişkin açıklamasını eleştirerek, "Tasarrufların artması lazım. 180 kalem tasarruf çıkarırsınız, biri bu olur anlarım ama tek başına bu mu tasarruftur? Böyle komik şey olur mu?" dedi.
Kamu kurumlarına bu yıl 9 bin taşıt alınacağını anlatan Kuşoğlu, kiralanacak araçların buna dahil olmadığını kaydetti. Kuşoğlu, kiralık araçlar hariç kamuda 100 binin üzerinde taşıt olduğuna dikkati çekti.
Maliye Bakanlığı'nın bütçeyi küçük tuttuğunu ve daha sonra ek ödenek koyduğunu belirten Kuşoğlu, bu nedenle bütçe açığının az gözüktüğünü söyledi. Kuşoğlu, yıl sonlarında ek bütçe yapılması gerektiğini, ancak yapılmadığını dile getirerek, "Maliye Bakanlığı her sene bu Meclis'ten millet iradesinin hırsızlığını yapmış oluyor" diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu ise yolsuzlukları zorlaştırması amacıyla 2002'de yenilenen kamu ihale sisteminin, AK Parti iktidarında 162 kez değiştirildiğini ifade etti.
Değişikliklerin ya yolsuzlukları aklamak ya da yeni yolsuzluk yapılması için hayata geçirildiğini öne süren Erdoğdu, Türkiye'nin en büyük ihalesi olan üçüncü havalimanı ihalesini kazanan konsorsiyumda teklif veren işadamı Nihat Özdemir'in Mavi Akım projesinde yolsuzluk iddiasıyla yargılandığını belirtti. Erdoğdu, "Yolsuzluktan yargılanan birisinin ihaleye katılması hüzün vericidir" dedi.
AK Parti iktidarının yandaşlarına milletin parasının ve yetim hakkının haksız yere aktarılmasını sağlayacak sistem kurduğunu savunan Erdoğdu, TEKEL'i 292 milyon dolara alan kişinin 9 ay sonra 1 milyar dolara sattığını anlattı.
Erdoğdu, "Niye müdahale etmiyorsunuz? Yazık, günah değil mi? Yandaşların, milletin anasına küfreden işadamının yüzde 95 vergisini siliyorsunuz, geçinemeyen esnafın vergisinin yüzde 40'ını siliyorsunuz. Fakiri daha fakir, yandaş zengini daha zengin yapan bu bütçenin haram olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.
HDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, "AKP hükümetinin hazırladığı bütçe halkı soyma, yoksullaştırma, işsiz bırakma, Türkiye'nin geleceğini karartma ve güzel yarınlara ipotek koyma bütçesidir" dedi.
HDP Milletvekilleri Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bütçeleri ile Gelir Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında söz aldılar.
Zenderlioğlu, devlet bütçelerinin emek demokrasi sosyal hak ve özgürlükler konusundaki duruşlarının göstergeleri olduğunu söyledi.
Hükümetin 2015 yılı bütçesinin bütçesinin yüksek derecede güvenlik algısıyla hazırlanmış militarist ve son yıllarda ağırlığı giderek artan bir muhafazakarlaşma ve otoriterleşme bütçesi olduğunu ileri süren Zenderlioğlu, "Dünyanın en fazla silahlanan devletleri arasında olan Türkiye, her geçen yıl savaşa olan bütçesini artırmakta. Ve savaş bütçesine harcanan paralar emin olun ki barışa harcanmış olsaydı daha olumlu sonuçlar alınabilirdi" diye konuştu.
Zorunlu askerliğin gençler ve aileleri için azaba dönüştüğünü ve kaldırılması gerektiğini de ifade eden Zenderlioğlu, sık sık bedelli askerlik uygulamasının çıkarılmasının da bunun bir göstergesi olduğunu savundu.
Zenderlioğlu, Genelkurmay Başkanlığı'nın Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması gerektiğini de söyledi.
Hüsamettin Zenderlioğlu, "AKP hükümetinin hazırladığı bütçe halkı soyma, yoksullaştırma, işsiz bırakma, Türkiye'nin geleceğini karartma ve güzel yarınlara ipotek koyma bütçesidir" ifadesini kullandı.
HDP Van Milletvekili Özdal Üçer de Türkiye'de ekonomiye ilişkin olumlu rakamların gerçeklerle bağdaşmadığını ileri sürdü.
Üçer, "Bu rakamların hepsi hikayedir. Bu ülkede çocuklar ayakkabısızlıktan çıplak ayakla geziyorsa, eğer bu ülkede çocuğu madenci olan insanlar ayakkabısızsa, birilerinin ayakkabı kutusu Dolar ve Avro'larla doluysa bu resmen düzmecedir. Halka ihanettir" diye konuştu.
Bütçelerin rakamlar değil, ilkeler üzerinden hazırlanması gerektiğini işaret eden Üçer, eşitlik ve adaletin öncelikli kriter olması gerektiğini vurguladı.
Öğrencilerin öğrenim kredisi borçlarına da değinen Üçer, şunları kaydetti:
"Müflis Halk Bankası'nı iflasa götüren işadamlarının, altın tüccarlarının vergi borcu silinebiliyor ve bunların vergi, kredi borcu diye ifade edilen rakamlar Türkiye'deki üniversite öğrencilerinin tamamının kullanmış olduğu kredi borçlarından daha fazla, ama öğrencilerin kredi borcu silinemiyor. Niye? Çünkü bu sistem neoliberal kapitalist bir sistemdir."
Her ili üniversite kurulduğunu, ancak eğitim kalitesi açısından bunların bir çoğunun ortaokul seviyesinde bile olmadığını iddia eden Üçer, uluslararası başarılar elde edememenin temelinde bu sıkıntıların olduğunu savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır söz alarak Maraş olaylarını kınadıklarını belirtti. Kahramanmaraş Valiliği'nin Maraş olaylarının 36. yıl dönümü kapsamında yapılması planlanan etkinliğe izin verilmemesine ilişkin gerekçesini okuyan Satır, güvenlik nedeniyle alınan bu karar hakkında milletvekillerini bilgilendirmek istediğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Valiliğin kararını eleştirerek, bu açıklamayı yapmanın da Grup Başkanvekili'nin değil, hükümetin görevi olduğunu savundu.
HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise söz alarak, "Sayın Grup Başkanvekili'nin bu gerekçeyi matah bir şeymiş gibi paylaşmasını esefle kınıyoruz" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Kahramanmaraş'ın derin bir üzüntü yaşadığını, ancak gelinen noktada kentin kendi içinde bu sorunu çözdüğünü, bir model oluşturduğunu, kardeşçe yaşadığını belirtti. Ünal, kent dışından ve içeriden gelebilecek bazı riskli durumları ortadan kaldırmak için böyle bir karar alındığını, bunun bir yasaklama olmadığını belirtti.
Ünal'ın konuşmasındaki "dışarıdan gelenler" ifadesine tepki gösteren Sırrı Süreyya Önder, "Onların acısına iştirak etmek isteyenler nereden dışarıdan gelenler oluyor?" diye sordu.
Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, "Kahramanmaraş'ta, Çorum'da, Başbağlar'da 12 Eylül 1980'den önce Türkiye'de sağ-sol çatışması adı altında katliamlar yapılmıştır. Daha sonra Türk-Kürt çatışmasına dönüştürülmek istenmiştir. Bunlar kınanıyor. Hadise bundan ibarettir. Konu da anlaşılmıştır" diyerek tartışmaları sona erdirdi.
Öte yandan tüm Grup Başkanvekilleri söz alarak Maraş olaylarını kınadılar.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Genel Kurul, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın dokuzuncu turunda yer alan kurumların bütçeleri üzerinde ilk sözü, MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın aldı.
MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, "Bugün iktidarın Çözüm Süreci adı altında yürüttüğü faaliyet iktidarın projesi değildir. Dayatma projesidir" dedi.
MHP Milletvekilleri Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bütçeleri ile Gelir Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında söz aldılar.
Aydın, Milli Savunma Bakanlığı bütçesi üzerinde grubu adına yaptığı konuşmada, zaman zaman bakanlık personelinin bir bölümüne yönelik yapılan düzenlemelerin kısmi iyileştirmeler sağladığını, ancak sorunların tamamına çözüm olmadığını söyledi.
Ordu emeklilerinin ve gazilerin sıkıntılarının giderilmesinin de bir zorunluluk olduğuna işaret eden Aydın, şehit ve malul çocuklarına sağlanan kamuda iş imkanından muharip gazilerin çocuklarının da yararlanması gerektiğini kaydetti.
"İktidarın uyguladığı savunma politikaları ülkemizi uçurumun kenarına getirmiştir" diyen Aydın, özellikle yakın coğrafyanın bir ateş çemberinde olduğunu, Türkiye'nin burada inisiyatifi kaybettiğini savundu.
Aydın, "Bugün iktidarın Çözüm Süreci adı altında yürüttüğü faaliyet iktidarın projesi değildir. Dayatma projedir. Ve yeniden şekillendirilen Ortadoğu coğrafyasında kurulacak yeni yapılara Türkiye'nin de uygunluğunun sağlanması için zorlanarak Türkiye'nin itildiği bir durumdur" diye konuştu.
6-7 Ekim'de yaşanan olayların Türkiye'nin gelecekte karşılaşabileceği tehlikeli durumun ibretlik bir göstergesi olduğunu belirten Aydın, "Ortalık savaş yerine dönmüş, 50 kişi hayatını kaybetmiş, bu işi yapanlar emir alarak bunu yapıp Türk devletine ihtar çekecek duruma gelmişken bunun gerçek manada bir yorumunun yapılmaması da talihsizliktir" dedi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de sporda başarıdan söz etmenin mümkün olmadığını söyledi.
Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okullarından mezun olan gençlerin Bakanlıkta tercih edilmediğini söyleyen ve bunu eleştiren Uzunırmak, "Lisanslı spor artışından değil, müsabık artışından ve başarıdan söz ederseniz bizi ikna edersiniz" ifadesini kullandı.
Milli takım seçmelerinden varıncaya kadar bir çok alanda haksızlıklar yapıldığını ve yanlış sporcu politikası uygulandığını ileri süren Uzunırmak, "Devşirme sporculardan dopingli sporcular çıkmaktadır. Türk sporu bugün can çekişmektedir" dedi.
Konuşmasında Pasolig uygulamasını da eleştiren Uzunırmak, şunları söyledi:
"Bu Pasolig uygulaması akıllara başka şey getirmektedir. Acaba hükümet aleyhinde, Sayın Cumhurbaşkanı aleyhinde stadlarda gösteri yapılmasın diye mi bu Pasolig uygulaması diğer çıkarılan uygulamaların önüne geçmiştir? Buradan bir mantık yürütüyorum; eğer tribünler 'Tayyip Erdoğan çok yaşa', 'AKP hükümeti çok yaşa' deseydi, bu seyirci üzerinde hiçbir yaptırım olmayacak mıydı? Mükmündür ki olmayacaktı."
Beşiktaş taraftar grubu Çarşı'nın darbe iddialarıyla suçlandığını ifade eden Uzunırmak, "Ben Beşiktaş kongre üyesiyim. Çarşı farklı bir anlayıştır. Bunu bazıları anlayamazlar. Çarşı muhaliftir. Çarşı şevkatlice bazen destektedir. Çarşı bir ruhtur, duruştur, bir felsefedir. Çarşı devrimcidir ama darbeci değildir" şeklinde konuştu.
Uzunırmak, bir taraftar darbe iddiasıyla suçlanırken Gençlik ve Spor Bakanı'nın hiçbir değerlendirme yapmamasının kendilerini üzüntüye sevk ettiğini de söyleyen Uzunırmak, "Sayın Bakan neden ürküyorsunuz?" diye sordu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "AKP iktidarı ülkemizin kaynakları ülkenin refahı, huzuru ve kalkınması için değil, bir avuç iktidar sahibi ve yandaşın zenginleşmesi için kullanmıştır" dedi.
MHP Milletvekilleri Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bütçeleri ile Gelir Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında söz aldılar.
Akçay, Mali Bakanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de yolsuzluğa batmış, terör örgütüne yakayı kaptırmış bir iktidar olduğunu ileri sürdü.
Ak Parti'nin başlıca kaygısının yolsuzlukları örtbas etmek olduğunu ileri süren Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yolsuzluk ve rüşvet olayları ekonominin ve milletin üzerine bir kabus gibi çökmüştür. 12 yıl seçimleri kazanmanın rahatlığı ve kibriyle Adalet ve Kalkınma Partisi ülkenin tapusunu da aldığı vehmine kapılmıştır. 17-25 Aralık süreciyle rüşvetçi bakanlar, yolsuzluğa bulaşan evlatlar, yandaş işadamları, altın kaçakçıları, kara para organizatörleri, hayali ihracatçılar, arazi vurguncuları açığa çıkmıştır. Yolsuzluk ve rüşvet ilişkileri çeteleşmiş bir yapıyı ortaya koymaktadır. Bu çeteni başında da kimin bulunduğu herkesin malumudur. AKP iktidarı ülkemizin kaynakları ülkenin refahı, huzuru ve kalkınması için değil, bir avuç iktidar sahibi ve yandaşın zenginleşmesi, çalıp çırpması için kullanmıştır. Bu ortamda meclis'te devletin bütçesini hükümete emanet edebilir miyiz. Bu sanki kediye ciğer emanet etmek gibi bir durumdur. Adalet Kalkınma Partisi iktidarına para pul emanet edilemez."
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut'un birleşimin başında, bakanlıkların bütçelerinin görüşülmesi tamamlanmadığı halde gelir bütçesine ilişkin bilgileri okuttuğunu ileri sürerek, usul tartışması talebinde bulundu.
Birleşime ara veren ve Grup Başkanvekilleriyle görüşün Yakut, birleşimin tekrar açılmasının ardından gündemde gelir bütçesinin de görüşmelerinin bulunduğunu ve başkanlığın uygulamasının TBMM İçtüzüğüne uygun olduğunu aktardı.
Açılan usul tartışmasında söz alan Genç, uygulamanın yanlış olduğu görüşünü yineledi.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da Genel Kurul'un gündemine hakim olduğunu, başkanlığın uygulamasının yerinde olduğunu teamüllerin de bu yönde gerçekleştiğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise bakanlıkların bütçelerinin görüşmelerinin henüz sona ermediğini hatırlatarak, gelir bütçesinin bundan sonra ele alınacağını vurguladı. Hamzaçebi, "Teamül bu şekilde oluşmuş, bu şekilde yürütülmüş. Ama bu doğru olduğu anlamına gelmiyor. Olması gereken bakanlıklara ilişkin bütün bütçelerin görüşülmesinin tamamlanmasından sonra gelir bütçesinin görüşülmesidir. Bundan sonra ki yılların bütçesinde gelir bütçesini ayrı bir turda, yeterli ağırlığı vererek görüşelim" diye konuştu.
Konuşmasında CHP il binalarına polis baskınları yapıldığını ve parti binalarında aramaya girişildiğini ifade eden Hamzaçebi, "İlk kez bir siyasi parti binasında arama yapılıyor. Ana muhalefet partisinin binalarında, polise arama yetkisi veren bir kararı yargı veriyorsa Türkiye'de kuvvetler ayrılığı kalmamış demektir. Bu uygulamayı şiddetle kınıyorum" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır da verimli bir bütçe görüşmesi olduğunu belirterek, Meclis Başkanvekilinin tutumunu yanlış bulmadıklarını ifade etti.
Meclis Başkanvekili Yakut, usul tartışmasına ilişkin konuşmaların ardından tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını bildirdi.
MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen de iktidarın özelleştirme uygulamalarını eleştirdi.
Kayıtdışı ekonomiye dikkati çeken Belen, bunun Türkiye ekonomisinin en önemli sorunlarından biri olduğunu söyledi. buna ilişkin önlemlerin hızla hayata geçirilmesini isteyen Belen, üretken ekonominin etkin hale getirilmesinin gerekli olduğunu belirtti.
CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, Ergenekon ve Balyoz davalarındaki kumpas iddiaları nedeniyle yargılanan TSK personelinin iadei itibarının verilmesi gerektiğini belirterek, "Darbe o kadar basit değildir. Günümüzde darbecilik adeta tuluat oldu, magazinleşti" dedi.
CHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden Maliye Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2015 bütçeleri üzerinde görüşlerini açıkladılar.
CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, geçmişte yapılan darbelerin milli iradeye müdahale olduğunu ve kabul edilemeyeceğini söyledi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tarihinde ilk defa kumpasla, iftira ve tertiplerle savunmasız bırakılarak, kıyıma uğratıldığını ifade eden Tayan, "Bu talihsiz tertiplerle sözüm ona askeri vesayete son vermek isteyenler, iddialarına göre, kendilerini paralel devlet vesayetinin altında bulmuşlardır. Ülke siyasallaşmış, yargı vesayetinin altında ezilmiştir" diye konuştu.
AK Parti'nin Ergenekon ve Balyoz gibi davaların savcılığını yaptığını dile getiren Tayan, "Asker ocağına nifak sokmak, kumpas kurmak, onları savunmasız bırakmak, bağımsız ve tarafsız yargı yerine özel yetkili mahkeme usulleriyle hukuka ve adalete darbe yapmak isteyenler himaye edildi" diye konuştu.
TSK'nın moralsiz olduğunu belirten Tayan, şöyle devam etti:
"Şimdi ordunun yaralarını sarmak hepimizin görevi olmalıdır. Darbe o kadar basit de değildir. Günümüzde darbe, darbecilik adeta tuluat olmuştur, magazinleşmiştir. Terörle mücadelede binlerce şehit vermiş TSK'nın 26. Genelkurmay Başkanı'nı terörist ilan etmek ve yine Çarşı Grubu'nu darbeyle suçlamak hukuku katletmektir. Her demokratik muhalefet hareketini darbe olarak görmek, algı yaratmak, darbe karşıtlığı altında baskı rejimi kurmak aldatıcıdır. Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy ve casusluk davalarında mağdur edilen vatan evlatları, lütuf, af istemiyor, adil yargılama istiyor, hak arıyor, itibarlarının iadesini bekliyor. Bu istekler darbeye karşı olduklarını söyleyenler için bir fırsattır. Yüce Meclis bu iadei itibarı yapmalıdır."
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak da Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi üzerindeki konuşmasında, Ak Parti döneminde spor branşlarında başarısız olunduğunu söyledi.
AK Parti'nin spora siyaset bulaştırdığını savunan Toprak, "Öyle bir Spor Bakanlığı yönettiniz ki 12 Dev Adamı cüce haline getirdiniz, Filenin Sultanları ortalıkta yok, dünya üçüncüsü futbol takımı artık elemeleri geçemiyor" dedi.
Futboldaki "Passolig" uygulaması nedeniyle maçların izlenmediğini ifade eden Toprak, gençlerin spordan uzaklaştığını, bunun sonucunda bonzai kullanımının arttığını belirtti.
Sporda madalya teşviki nedeniyle doping kullanımının arttığını da anlatan Toprak, doping testi için alınan 648 numuneden 90'ının pozitif çıktığını kaydetti.
Toprak, sosyal sorumluluk duyarlılığı yüksek Çarşı Grubu'nun darbe girişimiyle yargılandığını da anımsatarak, Ak Parti sıralarına, "Darbenin nasıl yapıldığını bilmiyorsunuz. Darbe tankla yapılır, silahla yapılır ama siz Çarşı'nın elindeki kaşkolu darbe aracı olarak gördünüz. Bu kafayla Türkiye'yi yönetmeniz mümkün değil" diye konuştu.
CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan ise 800 bin kişinin üniversite sırasında aldığı öğrenim kredisini ödeyemediği için icralık olduğunu ifade ederek, "Devlet saraylarda şatafatla temsil edilirken, çocuklarımız simit saraylarında yaşamını simitle sürdürüyor. Geleceğimiz olan çocuklara yatırım yapmak daha itibarlı değil mi?" dedi.
Üniversite öğrencileri için yurda ihtiyaç olduğunu dile getiren Kaptan, TOKİ'nin yurt yapmasını istedi. Kaptan, binlerce öğrenci yurt sırası beklerken YURTKUR'un 47 bin yatağının neden boş tutulduğunun da açıklanmasını talep etti.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun plaket tasarrufuna ilişkin açıklamasını eleştirerek, "Tasarrufların artması lazım. 180 kalem tasarruf çıkarırsınız, biri bu olur anlarım ama tek başına bu mu tasarruftur? Böyle komik şey olur mu?" dedi.
Kamu kurumlarına bu yıl 9 bin taşıt alınacağını anlatan Kuşoğlu, kiralanacak araçların buna dahil olmadığını kaydetti. Kuşoğlu, kiralık araçlar hariç kamuda 100 binin üzerinde taşıt olduğuna dikkati çekti.
Maliye Bakanlığı'nın bütçeyi küçük tuttuğunu ve daha sonra ek ödenek koyduğunu belirten Kuşoğlu, bu nedenle bütçe açığının az gözüktüğünü söyledi. Kuşoğlu, yıl sonlarında ek bütçe yapılması gerektiğini, ancak yapılmadığını dile getirerek, "Maliye Bakanlığı her sene bu Meclis'ten millet iradesinin hırsızlığını yapmış oluyor" diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu ise yolsuzlukları zorlaştırması amacıyla 2002'de yenilenen kamu ihale sisteminin, AK Parti iktidarında 162 kez değiştirildiğini ifade etti.
Değişikliklerin ya yolsuzlukları aklamak ya da yeni yolsuzluk yapılması için hayata geçirildiğini öne süren Erdoğdu, Türkiye'nin en büyük ihalesi olan üçüncü havalimanı ihalesini kazanan konsorsiyumda teklif veren işadamı Nihat Özdemir'in Mavi Akım projesinde yolsuzluk iddiasıyla yargılandığını belirtti. Erdoğdu, "Yolsuzluktan yargılanan birisinin ihaleye katılması hüzün vericidir" dedi.
AK Parti iktidarının yandaşlarına milletin parasının ve yetim hakkının haksız yere aktarılmasını sağlayacak sistem kurduğunu savunan Erdoğdu, TEKEL'i 292 milyon dolara alan kişinin 9 ay sonra 1 milyar dolara sattığını anlattı.
Erdoğdu, "Niye müdahale etmiyorsunuz? Yazık, günah değil mi? Yandaşların, milletin anasına küfreden işadamının yüzde 95 vergisini siliyorsunuz, geçinemeyen esnafın vergisinin yüzde 40'ını siliyorsunuz. Fakiri daha fakir, yandaş zengini daha zengin yapan bu bütçenin haram olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.
HDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, "AKP hükümetinin hazırladığı bütçe halkı soyma, yoksullaştırma, işsiz bırakma, Türkiye'nin geleceğini karartma ve güzel yarınlara ipotek koyma bütçesidir" dedi.
HDP Milletvekilleri Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bütçeleri ile Gelir Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında söz aldılar.
Zenderlioğlu, devlet bütçelerinin emek demokrasi sosyal hak ve özgürlükler konusundaki duruşlarının göstergeleri olduğunu söyledi.
Hükümetin 2015 yılı bütçesinin bütçesinin yüksek derecede güvenlik algısıyla hazırlanmış militarist ve son yıllarda ağırlığı giderek artan bir muhafazakarlaşma ve otoriterleşme bütçesi olduğunu ileri süren Zenderlioğlu, "Dünyanın en fazla silahlanan devletleri arasında olan Türkiye, her geçen yıl savaşa olan bütçesini artırmakta. Ve savaş bütçesine harcanan paralar emin olun ki barışa harcanmış olsaydı daha olumlu sonuçlar alınabilirdi" diye konuştu.
Zorunlu askerliğin gençler ve aileleri için azaba dönüştüğünü ve kaldırılması gerektiğini de ifade eden Zenderlioğlu, sık sık bedelli askerlik uygulamasının çıkarılmasının da bunun bir göstergesi olduğunu savundu.
Zenderlioğlu, Genelkurmay Başkanlığı'nın Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması gerektiğini de söyledi.
Hüsamettin Zenderlioğlu, "AKP hükümetinin hazırladığı bütçe halkı soyma, yoksullaştırma, işsiz bırakma, Türkiye'nin geleceğini karartma ve güzel yarınlara ipotek koyma bütçesidir" ifadesini kullandı.
HDP Van Milletvekili Özdal Üçer de Türkiye'de ekonomiye ilişkin olumlu rakamların gerçeklerle bağdaşmadığını ileri sürdü.
Üçer, "Bu rakamların hepsi hikayedir. Bu ülkede çocuklar ayakkabısızlıktan çıplak ayakla geziyorsa, eğer bu ülkede çocuğu madenci olan insanlar ayakkabısızsa, birilerinin ayakkabı kutusu Dolar ve Avro'larla doluysa bu resmen düzmecedir. Halka ihanettir" diye konuştu.
Bütçelerin rakamlar değil, ilkeler üzerinden hazırlanması gerektiğini işaret eden Üçer, eşitlik ve adaletin öncelikli kriter olması gerektiğini vurguladı.
Öğrencilerin öğrenim kredisi borçlarına da değinen Üçer, şunları kaydetti:
"Müflis Halk Bankası'nı iflasa götüren işadamlarının, altın tüccarlarının vergi borcu silinebiliyor ve bunların vergi, kredi borcu diye ifade edilen rakamlar Türkiye'deki üniversite öğrencilerinin tamamının kullanmış olduğu kredi borçlarından daha fazla, ama öğrencilerin kredi borcu silinemiyor. Niye? Çünkü bu sistem neoliberal kapitalist bir sistemdir."
Her ili üniversite kurulduğunu, ancak eğitim kalitesi açısından bunların bir çoğunun ortaokul seviyesinde bile olmadığını iddia eden Üçer, uluslararası başarılar elde edememenin temelinde bu sıkıntıların olduğunu savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır söz alarak Maraş olaylarını kınadıklarını belirtti. Kahramanmaraş Valiliği'nin Maraş olaylarının 36. yıl dönümü kapsamında yapılması planlanan etkinliğe izin verilmemesine ilişkin gerekçesini okuyan Satır, güvenlik nedeniyle alınan bu karar hakkında milletvekillerini bilgilendirmek istediğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de Valiliğin kararını eleştirerek, bu açıklamayı yapmanın da Grup Başkanvekili'nin değil, hükümetin görevi olduğunu savundu.
HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise söz alarak, "Sayın Grup Başkanvekili'nin bu gerekçeyi matah bir şeymiş gibi paylaşmasını esefle kınıyoruz" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Kahramanmaraş'ın derin bir üzüntü yaşadığını, ancak gelinen noktada kentin kendi içinde bu sorunu çözdüğünü, bir model oluşturduğunu, kardeşçe yaşadığını belirtti. Ünal, kent dışından ve içeriden gelebilecek bazı riskli durumları ortadan kaldırmak için böyle bir karar alındığını, bunun bir yasaklama olmadığını belirtti.
Ünal'ın konuşmasındaki "dışarıdan gelenler" ifadesine tepki gösteren Sırrı Süreyya Önder, "Onların acısına iştirak etmek isteyenler nereden dışarıdan gelenler oluyor?" diye sordu.
Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, "Kahramanmaraş'ta, Çorum'da, Başbağlar'da 12 Eylül 1980'den önce Türkiye'de sağ-sol çatışması adı altında katliamlar yapılmıştır. Daha sonra Türk-Kürt çatışmasına dönüştürülmek istenmiştir. Bunlar kınanıyor. Hadise bundan ibarettir. Konu da anlaşılmıştır" diyerek tartışmaları sona erdirdi.
Öte yandan tüm Grup Başkanvekilleri söz alarak Maraş olaylarını kınadılar.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
