2008-11-11 - 14:00
AK PARTİ GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısında yaptığı konuşmada, iktidara geldikten sadece 2 sene sonra Türkiye'yi, AB'ye tam üyelik müzakerelerine başlama noktasına getirdiklerini ifade ederek, ''Hükümet,Anamuhalefete rağmen, yavru muhalefete rağmen, bazen bunların yandaşlarına rağmen kararlı bir şekilde bu yola devam ediyor'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, iktidara geldikten sadece 2 sene sonra Türkiye'yi, AB'ye tam
üyelik müzakerelerine başlama noktasına getirdiklerini ifade ederek,
''Hükümet,Anamuhalefete rağmen, yavru muhalefete rağmen, bazen bunların
yandaşlarına rağmen kararlı bir şekilde bu yola devam ediyor'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, 14 Ağustos
2001 tarihinde AK Partiyi kurduklarını, çok kısa bir süre içinde de 3 Kasım 2002
seçimlerine girdiklerini hatırlatarak, ''Milletimizin tercihine, teveccühüne
mazhar olduk'' diye konuştu. 18 Kasım 2002 tarihinin kendileri için yeni bir
dönemin başlangıcı olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
''Bununla birlikte iktidar sürecimiz başladı. Şu günlerde, Türkiye için
çok çok büyük anlam ifade eden, ülkemiz ve milletimiz için adeta bir dönüm
noktası olan bu tarihler, bir yıldönümü olarak siyasi tarihin sayfalarına kayıt
olarak düşüldü.
Şunu, ülkem adına, milletim adına, AK Parti iktidarı ve teşkilatları
adına büyük bir gururla dile getirmek istiyorum; Bu 6 yıl milletimizin makus
talihinin değiştiği, Türkiye'nin ilerlediği, kalkındığı, daha önce hiç tecrübe
etmediği başarıları elde ettiği, ülke içinde, ülke dışında çok farklı konuma
yükseldiği bir süreç olmuştur. Her zaman ifade ettim; Türkiye'nin AK Parti
iktidarıyla girdiği bu süreç, bizzat Türkiye'nin başarısıdır. Bizzat
milletimizin, sizlerin başarısıdır. Türkiye'nin elde ettiği, bu sevindirici, umut
dolu seviyeler, bizzat sizlerin, siz değerli arkadaşlarımın milletimizle el ele
başarısıdır.
Bu vesileyle başta aziz milletimiz olmak üzere, AK Parti iktidarına gönül
verenlere, emek sarfedenlere, teşkilatımızın her kademedeki mensuplarına,
özellikle siz milletvekili arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Güvenlerinden,
ahde vefalarından, muhabbetlerinden ve hayır dualarından dolayı aziz milletime,
burada sizlerin huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte
de Allah yar ve yardımcımız olsun. Yolumuz, yolunuz ak ve aydınlık olsun.''

-''YILDÖNÜMLERİ MUHASEBE YAPMA VESİLESİ''-

Erdoğan, yıldönümlerinin kendileri için bir muhasebe, değerlendirme yapma
vesilesi olduğunu anlatarak, kendilerine yönelik tüm eleştirileri dinlediklerini
ve dikkate aldıklarını söyledi. Eleştiriden hiç bir zaman gocunmadıklarını ifade
eden Erdoğan, özellikle yapıcı, seviyeli, hakaret içermeyen eleştirileri not
ettiklerini ve bu noktalarda kendilerini test etmeyi hiç ihmal etmediklerini
kaydetti. ''Yıkıcı, seviyesiz ve hakaretimsi eleştiriler'' karşısında da nezaket
kuralları dairesinde, demokratik üslup içerisinde ve tamamen hukuk çerçevesinde
gereken cevapları verdiklerini ifade etti.
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Zaman oldu, o zaman da dedik ki; 'yasal haklarımız neyse, bu yasal
haklarımızı kullanırız.' O zaman da işi yasal sürecine bıraktık ve yasalar
içerisinde bunlar yürüdü. Çünkü, gerilimin tarafında olma niyetinde değildik.
Onun için de 'bu ülke bir hukuk devleti olduğuna göre, biz bunları hukuki süreç
içinde sürdürelim' dedik ve böyle sürdürdük.
Eski siyasi anlayışların tersine biz her zaman aynaya baktık. 'Ne olduk
değil, ne olacağız' dedik. Her zaman milletimizin aynasına ehemniyet verdik ve o
aynada nasıl göründüğümüzü nazarı dikkatimizden hiç çıkarmadık. 'Hesap
vereceğimiz tek mercii demokrasilerde millettir' dedik. Nitekim 28 Mart 2004
yerel seçimleri ve 22 Temmuz 2007 Genel seçimleri öncesinde de milletimize
hesabımızı gayet açık, gayet şeffaf bir şekilde verdik. Bütün sorunları
çözdüğümüz iddiasında asla olmadık. Enkaz edebiyatı yapmadığımız gibi, popülizm
yaparak, pembe tablolar çizerek, ulaşılamayacak hedefler göstererek halkımızı
yanlış bilgilendirme yoluna da asla tevessül etmedik.''

-TÜRKİYE'NİN SORUNLARI-

Türkiye'nin sorunlarının kendi iktidarlarından önce on yıllardır ihmal
edildiğini, ertelendiğini, ötelendiğini, çözüm için hiç bir çaba sarf
edilmediğini ve artık sorunların kronik hale geldiğini anlatan Erdoğan,
''Türkiye, on yıllar boyunca kendi kabuğundan sıyrılamamış, modern dünyaya
paralel bir değişimi, dönüşümü gerçekleştirememiştir'' dedi.
AK Parti iktidarının, Türkiye'nin kendi kabuğundan sıyrılması için,
ayakları üzerinde durabilmesi için, atılım yapabilmesi için, modern dünyaya ayak
uydurabilmesi için gerekli zemini inşa ettiğini kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Türkiye, bugün bu zemin üzerinde kararlılıkla ilerlemektedir. Bakınız;
iktidara geldik sadece 2 sene sonra Türkiye'yi AB'ye tam üyelik müzakarelerine
başlama noktasına getirdik. Burası çok önemli... 1959 yılından beri Türkiye'nin
adeta hayali olan bu hedef, 3 Ekim 2005 tarihinde müzakerelerin resmen
başlamasıyla somut bir hal almıştır. Bir müzakere başlığını açtık ve kapattık. 7
Başlıkta müzakere başlığı açıldı. Hemen 'Hükümet heyecanını kaybetti, Hükümet
kararlığını yitirdi, rehavete düştü, şuydu buydu....' gibi dedikodular sürekli
toplumun içinde pompalanmaya başlandı. Sürekli bu yaygınlaştırılmaya başlandı.
Hayır. Hükümet kararlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Anamuhalefete rağmen,
yavru muhalefete rağmen, bazen bunların yandaşlarına rağmen kararlı bir şekilde
bu yola devam ediyor.
Önümüze çıkarılan engellere ve süreci yavaşlatma girişimlerine rağmen
biz, belirlediğimiz takvim çerçevesinde reformlarımızı sürdürüyoruz,
sürdüreceğiz. Zamanlama itibarıyla hiç zorunlu olmadığımız halde 4 Maastricht
kriterinden 2'sini karşılar duruma geldik. Demokratikleşme, insan hak ve
özgürlükleri, çevre, konut, bilim, araştırma, konut, sağlık gibi hemen her alanda
köklü reformlar gerçekleştirdik. Ülke olarak, hedefimiz her alanda
standartlarımızı yükseltmek ve halkımızı çok daha ileri bir yaşam standardına
kavuşturmaktır. Bundan, hangi şart altında olursa olsun vazgeçmemiz mümkün değil.
Söz konusu olamaz.''

-MUHALEFETE ELEŞTİRİ-

Türkiye'nin yerinin, hedeflerinin, ideallerinin belli olduğunu kaydeden
Başbakan Erdoğan, bunları gerçekleştirmek için gerekli kadro, siyasi irade ve
gerekli kararlılığın mevcut olduğunu vurguladı.
''Bugün ulaştığımız noktadan geriye dönüş olmayacaktır. Kazanımlarımız
asla heba edilmeyecektir, bundan da asla taviz verilmeyecektir'' diyen Erdoğan,
şunları kaydetti:
''Bugüne kadar ortaya koyduğumuz başarılar, ufuk sahibi, vizyon sahibi,
arkasına düşüp gidilecek bir hayal sahibi olmanın sonucudur. Biz, Türkiye için
hayaller kurduk. Bu hayallerin peşine düştük ve hamd olsun tüm bu hayallerimizi
ve hedeflerimizi de gerçeğe dönüştürdük.
Hayalleri olmayanlar, geçmişi anlamayamazlar, bugünü algılamayamazlar,
geleceğe dönük de ortaya hiçbir şey koyamazlar. İşte, Ankara'da sadece
çözümsüzlük üretmek, moral bozmak, karamsarlık estirmek üzerine kurgulanmış
siyasi anlayışların eksiği budur. Dikkat edin, hiç bir sorun karşısında,
Türkiye'nin hiçbir meselesi karşısında... Şöyle başımızı iki elimizin arasına
alalım düşünelim; şu anamuhalefetin de yavru muhalefetin de muhalefet yanında
diğerlerinin de Allah aşkına, ortaya koydukları somut bir öneri var mı? 'Şunu
yaparsanız, burada çözüm vardır' dedikleri bir öneri var mı? Ayakları yere basan,
sadra şifa (gönül kandırıcı, gönül alıcı) olacak hiç bir projelerini bugüne kadar
gördünüz mü? Düşünün. Bu ülke sizin değil mi? Bu millet hepimizin değil mi? Varsa
bir önerin açıkla. 'Ey Hükümet, şunu yap, bak bu sıkıntıyı nasıl atlatırsın gör'
de. Duydunuz mu böyle bir şey? Arkadaşlar, yok. Böyle bir dertleri de yok.
Türkiye'nin tamamına konuşacak sözleri, 780 bin kilometre karenin tümüne,70
milyonun tümüne hitap edecek kelimeleri bile yok.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısındaki konuşmasının tamamı haberimizin "İLGİLİ DOKÜMANLAR" bölümünde yer almaktadır.