2007-09-04 - 13:27
AK PARTİ GRUBU...
AK Parti Genel Başkanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'li milletvekillerine, ''Sizlerden Ankara siyasetçisi olmanızı değil, Türkiye büyüklüğünde bir siyasetin temsilcileri olmanızı istiyoruz'' diye seslendi.
Erdoğan, genel seçimlerin ardından TBMM'deki ilk grup toplantısında,
Türkiye'nin makus talihini değiştiren, krizleri, sıkıntıları milletin
gündeminden tümüyle çıkaran ilk 5 yıllık AK Parti iktidarının ardından
çok daha ileri hedeflerle, yeni başlangıç yapmaya hazırlandıklarını
söyledi.
Ülkenin doğru istikamette yola devam etmesi için, son derece önemli 3
Kasım ve 22 Temmuz seçimlerini, Türkiye'ye ve Türk demokrasisine yakışan
olgunluk içinde gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, milletin 22
Temmuz'da, AK Parti'nin geçen 5 yıllık iktidarına büyük teveccühle
güvenoyu verdiğini, gelecek dönemde de değişimin Türkiye'nin yegane
rotası olduğunu teyit ettiğini kaydetti.
Başbakan Erdoğan, geçen bir kaç aylık süreç boyunca özellikle siyaset
alanında ortaya konan bazı tutumların, Türkiye için değişimin ne kadar
değerli bir kavram olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek,
Türk siyasetinin bütün unsurlarının, 22 Temmuz'u iyi değerlendirmesinin
gereğinin ortada olduğunu vurguladı.
Milletin oylarıyla seçilerek, temsil görevini yürütmek üzere TBMM'ye
gelen her milletvekiline, en az milleti kadar inandığını ve güvendiğini
dile getiren Erdoğan, her hafta Salı günleri yapacakları toplantılarda,
haftalık değerlendirmelerde bulunacaklarını, hafta içinde neler
yapacaklarını ele alacaklarını anlattı.
Başbakan Erdoğan, gelecek 5 yıllık sürecinin, Türkiye'ye, partisine ve
millete hayırlar getirmesini temenni etti.

-''VİTES BÜYÜTTÜĞÜ YILLAR''-

60. Hükümeti oluşturduklarını ve hükümet programı üzerindeki
müzakerelerin dün tamamlandığını anımsatan Erdoğan, ''Yarın da güven
oylamasından alnımızın akıyla çıkarak, bu yeni dönemi resmen başlatmış
olacağız. Önümüzdeki yılların, Türkiye'nin muasır medeniyet seviyesinin
ötelerine doğru çıktığı, bu önemli kutlu yolculuk için ne kadar önemli
yıllar olduğunu eminim ki her arkadaşım çok iyi biliyor'' diye konuştu.
Bu yılların, Türkiye'nin kalkınmada vites büyüttüğü yıllar olacağını
dile getiren Erdoğan, bunu söylerken tek boyutlu değil, çok boyutlu,
insan odaklı, demokrasi ve özgürlüklerden güç alan, adaleti ve refahı
gözeten bir kalkınma anlayışından söz ettiğini belirtti.
Başbakan Erdoğan, geçen 5 yıllık süreçte, Türkiye'nin kronik
sıkıntılarından önemli ölçüde uzaklaştığını, özgüvenini ve dinamizmini
yeniden kazandığını, geleceğe umutla bakan bir ülke haline geldiğini
söyledi.
Erdoğan, bu güzel tablonun, Türkiye'nin çok yönlü kalkınmasında son
basamak olmadığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye'yi layık olduğu seviyelere yükseltecek bir ilk basamaktır.
Önümüzdeki 5 yıllık dönemde, bu temel üzerinde göz kamaştırıcı bir
medeniyet binası yükseltmek için de kollarımızı sıvadık, sıvıyoruz.
Türkiye, geçtiğimiz 5 yılın kazanımlarını, toplumuzun duygu birliği
içinde ortak hedeflere yönelmesiyle elde ettiğimiz sinerji ve yakalanan
istikrar ortamıyla elde etmiştir. Sürekli büyüyen, enflasyonla
mücadelede başarılı, üreten, ürettiğini değere dönüştüren, dünyaya ve
yeniliklere açık, işlemeyen parçayı işleyenle değiştiren dinamik Türkiye
tablosunu bundan sonra da aynı ciddiyetle yaşamak, yaşatmak zorundayız.
Bunu başarmak hepimizin görevi. Hükümette görev alan arkadaşlarımızla
birlikte milletimizden aldığımız emaneti hakkıyla taşımanın, Türkiye'nin
çıtasını sürekli yükseltmenin gayreti içinde olacağız.''

-''MİLLETİN SESİNE SAĞIR''-

Başbakan Erdoğan, AK Parti olarak, katılımın en üst seviyede kurulduğu
bir yönetim anlayışının, Türkiye için en hayırlısı olduğuna
inandıklarını bildirdi.
Bu noktada milletvekillerine çok önemli görevler düştüğüne dikkati çeken
Erdoğan, ''Aramızda, milletin sesine sağır, insanlarımızın ihtiyaçlarına
duyarsız, ülkemizin gerçeklerine yabancı tek bir arkadaşımız olduğuna
ihtimal vermiyorum'' diye konuştu.
''Ancak şu da gerçek ki millet oylarıyla Ankara'ya gelip, ilk iş olarak
milleti ile arasında duvarlar ören siyaset erbabını bu ülke çok
görmüştür'' diyen Erdoğan, kendilerinin asla milleti hayal kırıklığına
uğratamayacaklarını, millet ile aralarına duvarlar öremeyeceklerini,
perdeler çekemeyeceklerini söyledi. Erdoğan, ''Bizim vicdanımızın baş
köşesinde taşımamız gereken hakikat budur'' dedi.
Milletvekillerine, ''Sizlerden Ankara siyasetçisi olmanızı değil,
Türkiye büyüklüğünde bir siyasetin temsilcileri olmanızı özellikle
istiyoruz'' diye seslenen Erdoğan, milletvekillerinden, Ankara'nın,
Türkiye'nin her köşesine eşit yakınlıkta duran duyarlı bir başkent
haline gelmesine katkıda bulunmasını beklediğini belirtti.
Başbakan Erdoğan, ''Bu ülkenin çözülmesi gereken daha pek çok problemi
var. Bu problemlerden her biri kişisel gündeminizin en ağırlıklı
maddeleri arasında olmalıdır. Hepimiz, Türkiye'nin meseleleri,
milletimizin beklentileri ve gelecek hedeflerimiz noktasında, ilgili,
bilgili, donanımlı, etkin ve yetkin siyasetçiler olmak durumundayız''
diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''60.
Hükümetin programında yeni bir şey yok'' eleştirisinde bulunanlara,
''Bunlar, yeni bir şey üretememenin acısı içerisinde olanın
ifadeleridir. 2013, 2023 ile ilgili açıklanan hedefler, bu hükümetin
yeni bir hedefi değil de nedir?'' cevabını verdi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türk
siyasetinin seviyesini, adaletin korunmasını ve demokrasinin
işlerliliğini gözetmek durumunda olduklarını söyledi.
Milletin 22 Temmuzda ''AK Parti ile yola devam'' derken, ''değişime ve
istikrara da devam'' dediğini ifade eden Erdoğan, gelecek dönemde, geçen
5 yılda elde edilen kazanımları kalıcı hale getirmenin, yapılanları
geliştirmenin, yapılamayanları da hayata geçirmenin mücadelesini
vereceklerini bildirdi.
Başbakan Erdoğan, ''İşimizi, görevimizi iyi biliyoruz, dersimizi iyi
çalıştık. Bu sürece inşallah çok daha farklı ve hazırlıklı giriyoruz. Bu
süreç, artık vites büyültme süreci olacak ve çok daha süratle inşallah
Türkiye dünyadaki rekabet gücünü haklı bir şekilde ortaya koyacak'' diye
konuştu.
Ekonominin makro seviyedeki dengelerini yerine oturttuklarını, çarkların
dönmeye başladığını, büyüme seyrinin korunduğunu ifade eden Erdoğan, bir
yandan bu tabloyu daha da iyiye götürmek, diğer yandan toplumsal refahı
yaygınlaştırmak, gelir adaletini sağlamak, bölgesel eşitsizlikleri
gidermek için hep birlikte çalışacaklarını söyledi. Erdoğan, işsizlik
oranını en aza indirmenin ve sosyal adaleti yaygınlaştırmanın kurulacak
hükümetin en önemli hedefi olduğunu söylediklerini anımsatarak,
kurulacak hükümetin bunun gayreti içerisinde olacağını vurguladı.
Başbakan Erdoğan, 2013 için hedeflerinin, daha güçlü bir demokrasiyle
kişi başına düşen milli geliri 10 bin dolar seviyesine çıkarmak olduğunu
ifade ederek, bu hedefi ortaya koyarken, bu gelişmenin işçiye, memura,
esnafa, tüm kesime adaletle yansımasının heyecanını duyduklarını söyledi.

-''16 YILIN HEDEFİNİ KOYUYORUZ''-

Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bazı çevreler, 'bu programda yeni bir şey yok' diyor. Bunlar yeni bir
şey üretememenin acısı içerisinde olanın ifadeleridir. Biz hedeflerimizi
belirlemişiz. 2013, bu hükümetin yeni bir hedefi değil de nedir? Ama
bunu biz seçim meydanlarında da konuştuk, şimdi de konuşuyoruz, bundan
sonra da konuşacağız. İşte bu yeni hedef. 2023 ile ilgili hedefler
açıklıyoruz. Bu yeni hedef değil de nedir? Ama 2023'ü biz seçim
meydanlarında söylediğimiz gibi, dün de söylüyoruz, yarın da
söyleyeceğiz. 2023'e yaklaşık 16 yıl var. 16 yılın hedefini biz şimdiden
koyuyoruz.''
Türkiye'nin, artık AB ile müzakere yapan ülke konumuna geldiğini
belirten Erdoğan, ''Bu döneme, müzakerede çok daha güçlü
aktörleriyle girecek olan bir Türkiye var'' dedi. Erdoğan, milletvekili
kadrolarını bütün bu eksiklikleri giderecek şekilde oluşturduklarını
belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu kadro, bu aktörlerle tesis edilmiş durumda.
Bu aktörlerle de bizler; AB'da, karma parlamentoda çok daha yoğun,
interaktif ve etkin bir politika güdecek, netice alıcı tavırlar ortaya
koyacak bir kadroyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz'' dedi.
Türkiye'nin eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide,
tarımda ve dış politikadaki bütün adımlarıyla ortaya koyduğu hedefler
manzumesini görmemezlikten gelmenin, ancak ''bakar kör'' olmayı
gerektirdiğini ifade eden Erdoğan, eserleriyle ortaya çıkacaklarını,
işlerine bakacaklarını ve yollarına bu şekilde devam edeceklerini
söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hükümet
programı üzerinde Meclis Genel Kurulunda dile getirilen görüşleri
ciddiyetle değerlendireceklerini ifade ederek, ''Kulağı kendi sesiyle
dolu siyasetçilerden değiliz'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM'deki ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada,
açıklanan ağustos ayı enflasyon rakamlarının, enflasyonla mücadelenin
ciddiyetle sürdürüldüğünü ve yıl sonu hedefinin yakalanabileceğini
gösterdiğini kaydetti.

-''İHRACATTA 100 MİLYAR DOLAR...''-

Son bir yıllık ihracatın yüzde 22.66 artarak 98.9 milyar dolara
çıktığını, bu yılki hedeflerinin ise 100 milyar dolar olduğunu ifade
eden Erdoğan, ''İnşallah bu yıl ihracatta 100 milyar doları da
yakalıyoruz'' diye konuştu.
Kendilerine dün ''ithalatı azaltma'' tavsiyesinde bulunulduğunu ifade
ederek, bu tavsiyeye dikkat edeceklerini belirten Başbakan Erdoğan, şunları
kaydetti:
''Bunu söyleyenler, şunu hiç görmüyor. Tabi orada dakikalar, zaman
yetmiyor... Türkiye'nin ithalatının sadece 28 milyar dolarını enerji ve
petrol teşkil ediyor. Bunu görmeyecek kadar insaf dışı hareket ediyorlar.
İhracata yönelik ürünler var. Ama biz ithalatta bütün bunlara rağmen...
Parlamentodaki muhalefet partilerinin yaklaşım tarzlarına tamamen kapalı
değiliz, bu hassasiyeti de görüyoruz. Bunun için önümüzdeki dönemde,
ihracata yönelik ithal ürünlere ağırlık vereceğiz. Bunun yanında da
ihracatımızı oluşturduğumuz yan sanayiyi güçlendirmek ve böylece kendi
iç dünyamızda üretmenin gayreti içerisinde olacağız.''

-''EKONOMİDEKİ İYİLEŞME DEVAM EDİYOR''-

Başbakan Erdoğan, seçim sürecine ve global ekonomik dalgalanmalara
rağmen, ekonomideki iyileşmenin devam ettiğini söyledi. Daha önceki
seçimlerde alışık olunan popülist politikalar ve bozulan ekonomik
dengeler ile mali disiplinin kaybolmasının bu seçimde görülmediğini
vurgulayan Erdoğan, sorumlu siyaset anlayışının seçim öncesi ve
sonrasında aynı duyarlılıkla devam ettiğini kaydetti.
Bu göstergelerin, Türkiye'de istikrarın gelip geçici bir kazanım
olmadığını, sağlam bir zemin kazandığını ortaya koyan göstergeler
olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Türkiye, bugünden sonra da bu sağlam zemin üzerinde refahı toplumun
bütün kesimlerine yaygınlaştıracak, bölgelerarası farklılıkları ortadan
kaldıracak, istihdam üretecek, çalışan kesimleri rahatlatacak adımları
cesaretle atacaktır. Bu anlamda toplumun her kesiminden gelen uyarı ve
önerileri dikkate alıyoruz, alacağız. Hükümet programı çerçevesinde
Meclis Genel Kurulunda dile getirilen görüşleri de ciddiyetle
değerlendireceğimizden hiç kimse kuşku duymasın. Kulağı kendi sesiyle
dolu siyasetçilerden değiliz.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, hiç kimsenin, herhangi bir vilayette halkı istismar
etmeye kalkmamasını isteyerek, ''Bizim hiçbir zaman halkımızla
problemimiz olmaz. Yeter ki yerel yöneticiler laf üretmek yerine iş
üretsin'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti
olarak Türkiye'nin partisi olmaya özen gösterdiklerini ve 70 milyon
vatandaşı kucakladıklarını söyledi.
''Hiç kimse herhangi bir vilayette halkımızı istismar etmeye kalkmasın''
diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Biz, 70 milyon vatan evladının hiçbirini ayrıma tabi tutmadık. 58 ve
59. Hükümetler bunun ispatıdır. Hiçbir belediyemiz kalkıp da ''AK Parti
iktidarı kendi belediyelerine farklı, bize farklı para gönderdi'
diyemez. Hakkı neyse onu almıştır... Bu kadar iddialı konuşuyorum.
Aksine savunan çıkarsa çıksın ispat etsin. Biz, hiçbir belediyeyi ayırt
etmedik. Kesintileri yüzde 40 seviyesinde tuttuk, yüzde 60'ı gönderdik.
Bizim muhatabımız; şu partili, bu partili belediye başkanları değil,
orada yaşayan halktır, köydür, kasabadır, şehirdir... KÖYDES'den sonra
BELDES'i uygulamaya koyduk. Burada da belediye ayrımı yapmadık.
Paralarını, kriterlere göre gönderiyoruz. Bunu görmezden gelerek
halkımız üzerinden siyaset yapıyorlar.
Bizim hiç bir zaman halkımızla problemimiz olmaz. Yeter ki yerel
yöneticiler laf üretmek yerine iş üretsin. Proje üretsinler, hizmet
üretsinler... Biz, bütün vatandaşlarımızın taleplerini, bize oy
verenlerin taleplerinden farklı görmedik, görmeyiz.''

-''NE BÖLGE, NE İL...''-

Başbakan Erdoğan, bölge, zümre ve etnik siyaset anlayışlarının geride
kaldığını vurgulayarak, ''Ne bölge, ne il... Böyle bir ayrım yok. 780
bin kilometrekare üzerinde siyaset yapıyoruz'' dedi.
İktidarları döneminde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine 5.5 milyar YTL
(5.5 katrilyon lira) yatırım yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, ''Doğu ve
Güneydoğu Anadolu Bölgemiz böyle bir yatırımı daha önce görmedi. Bunu
görmezlikten gelmek insaf dışıdır'' diye konuştu.
Türkiye haritası üzerinden siyaset yaptıkları için biri hariç tüm
illerden milletvekili çıkaran tek parti olduklarını kaydeden Erdoğan,
''tek bölge değil, 7 bölge 81 ilin Türkiye'nin tüm kaynaklarından adil
yararlanması için çalışıyoruz'' dedi.
AK Parti'nin bir il dışında tüm illerden milletvekili çıkarmasının
sosyoloji alanında uzman bilim adamlarınca tez konusu yapılabileceğini
belirten Erdoğan, partisinin her bölge ve her sınıftan oy olmasının
Türkiye için büyük bir şans olduğunu söyledi. Erdoğan, ''Türkiye'de
farklılıkların da üniter yapının da teminatı AK parti'dir'' diye konuştu.

-SEÇİM BARAJI-

AK Parti'nin 22 Temmuzda çıkardığı milletvekili sayısını seçim barajına
bağlayanlar bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, ''Eğer seçim barajı yüzde 5
olsaydı AK Parti 337, CHP 110, MHP 68 milletvekili çıkaracaktı. Eğer
ülke barajı olmasaydı AK Parti 332, CHP 108 ve MHP de 68 milletvekili
çıkaracaktı. Tablo bu...'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, illa yüzde 10'luk barajının korunması yönünde bir
iddialarının da bulunmadığını belirtti.
Türkiye'de bir dönem siyasetçilerin istikrar ile statükoyu aynı anlamda
kullandıklarını anlatan Erdoğan, bu iki kavram arasında önemli farklar
bulunduğuna işaret etti.
AK Parti'nin statükocu bir parti olmadığını kaydeden Erdoğan, geçmiş 5
yılın bunun ispatı olduğunu söyledi. Politikalarında devletle milletin
aynı safta yer aldığını ifade eden Erdoğan, ''Bizim siyasetimizde,
devleti yönetenler, millete yüksek rakımlı tepelerden bakmazlar. Aksine
milletle aynı safta yer alıp aynı ufka bakarlar'' diye konuştu.
Halkın istikrara, kararlılığa oy verdiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini
''Hiç kimse başarımızı tesadüflere bağlayamaz. Herkes 22 Temmuzu çok iyi
analiz etmeli. Milletimizin verdiği mesaj iyi anlaşılmalıdır'' diye
tamamladı.

AK Parti Grup Yönetim Kurulu ve Disiplin Kurulu üyeleri ile Grup Denetçileri belirlendi.
Alınan bilgiye göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında
toplanan AK Parti Grubunun basına kapalı bölümünde, Grup Yönetim Kurulu
ve Disiplin Kurulu üyelikleri ile 2 grup yöneticisi için seçim yapıldı.
Buna göre, Grup Yönetim Kurulu üyeliklerine; Ahmet Aydın (Adıyaman),
Faruk Koca (Ankara), Fahrettin Poyraz (Bilecik), Mehmet Emin Tutan
(Bursa), Mustafa Ataş (İstanbul), Mehmet Müezzinoğlu (İstanbul), Veysi
Kaynak (Kahramanmaraş), Turan Kıratlı (Kırıkkale), Ahmet Gökhan Sarıçam
(Kırklareli), Azize Sibel Gönül (Kocaeli), Kerim Özkul (Konya), Ayhan
Sefer Üstün (Sakarya), Suat Kılıç (Samsun), Ramazan Başak (Şanlıurfa) ve
Gülşen Orhan (Van) seçildi.
Grup Disiplin Kurulu üyeleri de Feyzullah Kıyıklık (İstanbul), İlknur
İnceöz (Aksaray), Yılmaz Tunç (Bartın), Abdullah Çetinkaya (Konya) ve
Hüseyin Besli'den (İstanbul) oluşacak.
Abdulkerim Aydemir (Ağrı) ile Sedat Kızılcıklı (Bursa) ise 2 grup
denetçisi olacak.