2008-07-08 - 14:00
TBMM BAŞKANI TOPTAN'IN KABULÜ...
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Erol Kaşifoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Erol Kaşifoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Balkanların 70-80 yıl öncesine kadar Türk toprağı olan büyük bir bölge olduğuna işaret eden Toptan, bölgede sayısı milyonları geçen soydaşların
yaşadığına dikkati çekti.

Köksal Toptan, ''Bunlar oraya bizim götürdüğümüz Evladı Fatihan dediğimiz o toprakların fethinde canıyla, malıyla büyük katkılar yapmış olan insanlarımız. Çok şükür ki diğer yerlere baktığımız zaman Balkanlarda ve özellikle Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarımız Anadolu kültüründen tarihin hiç bir döneminde, hiç bir zaman kopmadılar.

Dillerini hiç bir zaman kaybetmediler. Geleneklerini, göreneklerini, adetlerini hiç bir zaman terk etmediler. Bu bağlamda Gümülcine'ye gittiğiniz zaman ne görüyorsanız, Kırşehir'e gittiğiniz zaman da aynı şeyi görüsünüz'' dedi.

-''YENİ BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI''-

''Batı Trakya bizim için Lozan'a dayalı olması sebebiyle ayrı bir önem taşımaktadır'' diyen TBMM Başkanı Toptan şöyle devam etti:

''Biz tarihin her döneminde Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarımıza bulundukları ülkenin kalkınmasına, ilerlemesine, refahına sadık birer vatandaş olarak hizmet etmelerini hep öğütlemişizdir. Ama hep söylemişizdir ki Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarımız, Türkiye ile Yunanistan arasında ayrığılığın, problemin değil; tam tersine beraber düşünmenin, beraber hareket etmenin köprüsü görevini görürler. Bu ne kadar anlaşılıyor, bu tartışılabilir bir konu. Ama uygulamaya baktığımız zaman bizdeki uygulama ile Batı Trakya'daki soydaşlarımıza karşı uygulanan politikalarda oradaki soydaşlarımız aleyhine önemli gelişmeler olduğunu gözlemlemişizdir. Başta eğitim olmak üzere orada yaşayan vatandaşlarımız ve soydaşlarımızın çocukları şimdi yeni bir tam asimilasyon politikası ile kendi dilinden, kültüründen koparılmak suretiyle yeni bir yöntemle karşı karşıya bulunmaktadır.''

Türkiye'nin, Vakıflar Kanununda çok radikal sayılabilecek değişikliklerle Lozan Anlaşması ile tanımı yapılan azınlıklara ve azınlık vakıflarına çok önemli imkanlar getirdiğinin altını çizen Toptan, bunu yaparken de her kesimin dinlenerek bu tartışmaların gerçekleştirildiğini ve sonuçlandırıldığını ifade etti.

-''HÜKÜMETİMİZİN YAPACAĞI ÖNEMLİ ŞEYLER VAR''-

Köksal Toptan, bu tartışmalar sırasında Yunanistan'ın vakıflar Kanununda yaptığı değişikliklikleri de değerlendirdiklerini kaydederek, şunları
söyledi:

''Bakıldığında AB ilkelerine uyum açısından, Türkiye'nin gerçekleştirdiği kanun değişikliğinin gerçekten çok modern, radikal, AB ilkelerine uygun olduğu, Yunanistan'ın yaptığı vakıflar kanunu değişikliğinde ise mevcut haklardan bölüm bölüm, geriye gitme anlamına gelen bir takım düzenlemelerin yapıldığı görülmektir. Burada bizim hükümetimizin yapacağı önemli şeyler var. Bunu titizlikle yerine getirdiklerini ve izlediklerini biliyorum. Başta Sayın Başbakan ve Cumhurbaşkanı olmak üzere, Türkiye yönetiminin Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarımıza karşı çok büyük ilgi duyduklarını biliyorum. Bilmenizi isterim ki TBMM'de aynı hassasiyet içindedir. Yapmamızı isteğiniz lazım gelen her şeyi biz yapmaya hazırız. Bütün Meclis sizin arkanızda olacaktır.''

Haziran ayında, ''Karadeniz Ekonomik İş Birliği Toplantısı'' için Atina'ya gittiğini anımsatan TBMM Başkanı Köksal Toptan, Batı Trakyalı milletvekilleriyle görüşme imkanı bulduğunu ve onlarla uzun uzun eğitim konusunu görüştüğünü söyledi. Toptan, bundan sonra yapılacak süreçte
koordineli olarak çalışılması konusunda fikir birliğine vardıklarını belirterek, ''Biraz daha koordineli çalışmamız gerekiyor. Siz, bizi yönlendirirseniz yasama organı olarak biz onu yaparız'' diye konuştu.

-''AİHM HAKKIMIZI KULLANMAMIZ GEREKİR''-

Batı Trakyalı soydaşlardan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) konusunda haklarını çok iyi kullanmalarını isteyen Toptan, ''Türkiye'de
yaşayan azınlıkların oranı ile bizim Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarımızın AHİM'e başvuru arasında çok büyük tezat var. Biz o imkanı, yolu nedense kullanmakta sıkıntı çekiyoruz. Oradaki soydaşlarımıza destek vermeliyiz. Mutlaka AHİM hakkımızı kullanmamız gerekiyor. Onlar çok haklı olmadıkları konularda bu hakkını kullanıyor.
Biz ise yüzde 100 haklı olduğumuz durumda dahi bunu kullanmıyoruz'' dedi.

Köksal Toptan, şu anda Yunanistan ile Türkiye arasında çok olumlu diyaloğun bulunduğuna işaret ederek, ''Ama bunun Batı Trakya'da yaşayan
soydaşlarımıza yansıdığına baktığımızda doğrusunu isterseniz ele, avuca gelen çok fazla bir şeyde görünmüyor. Tam tersi orada başta eğitim olmak üzere... Bunu çok önemsiyorum. Orada yüzyıllardan beri dilini kaybetmeyen Batı Trakyalı soydaşlarımızın çocukları, dilini kaybetme
tehlikesi ile karşı karşıya. Bu konularda biraz daha hareketlenmemizde yarar var. AHİM'de belki işlemler uzun sürüyor ama olsun. Oradaki
müracaatları çoğaltmak suretiyle geleceği kurmak daha mümkün olur diye düşünüyorum'' ifadesini kullandı.

-''BİZE PROJE GETİRİN''-

TBMM Başkanı Toptan, konuşmasında, Parlamento olarak her şeyi yapmaya hazır olduklarını tekrarlayarak, kendilerine proje getirilmesini ve yol
gösterilmesini istedi. ''Bu bizim zaten görevimiz'' diyen Toptan, orada kalan soydaşlarımızı kendi kaderiyle baş başa bırakamayacaklarını
söyledi.

Batı Trakyalı soydaşların, ''Bir büyük davanın bayraktarlığını yaptığını'' ifade eden Toptan, ''Bunca yılın sonunda elde ettiğiniz önemli başarılarınız var. Oradaki vatandaşlarımızın huzur içinde, kalkınmışlık içinde yaşamaları idealimizdir'' dedi.

Kabulde bir anısını da anlatan Toptan, 1992 yılının Aralık ayında 600 civarında çocuğun o dönemdeki Yugoslavya içinde yer alan Sancak Meclis
Başkanı tarafından Ankara'ya getirilerek, Anıtkabir'e götürüldüğünü söyledi.

Sancak Meclis Başkanı'nın Anıtkabir Özel Defterine,''Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kurmuş olduğun Cumhuriyet dünyadaki bütün Türklerin ve mazlum Müslümanların sığınabileceği bir yer haline gelmiştir. Ne mutlu sana, ne mutlu bize'' diye yazdığını ve bu notu hala sakladığını anlatan Toptan, ''1992 Türkiye'si ile 2008 Türkiye'si arasındaki büyük fark, bizim sorumluluğumuzu da artırmaktadır. Çok şükür, Türkiye Cumhuriyeti
dünyadaki bütün Türklerin ve mazlumların imdat sesini duyurabileceği bir güce erişmiştir. Bunu akıllı ve yerinde kullanmamız lazım'' dedi.

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Erol Kaşifoğlu da verdikleri hak arama mücadelesinde hiç bir zaman hukuktan ayrılmadıklarını söyledi.

Kaşifoğlu, mücadelelerini Anavatanın verdiği destekle sürdürdüklerini, başta eğitim, öğretim olmak üzere bir çok sorunlarının bulunduğunu dile
getirdi. Kaşifoğlu, ''Batı Trakya'da insanca yaşamak istiyoruz'' dedi.