2010-03-02 - 17:20
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplanan Genel Kurulda, BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, AK Parti Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı ve CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam gündem dışı söz aldı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Devlet Bakanı Faruk Çelik gündemdışı konuşmalara yanıt verdi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı.

Anti-Personel Kara Mayınlarının Yasaklanmasına İlişkin Ottowa
Sözleşmesinin 6. yılı dolayısıyla gündem dışı konuşma yapan BDP İstanbul
Milletvekili Ufuk Uras, Türkiye'nin bu yıl stoklarındaki mayınları imha etmediği
sürece sözleşmeyi ihlal edeceğini iddia etti.

Hükümetin stoklardaki mayınların imhasına ilişkin tarih vermesi
gerektiğini belirten Uras, mayınlarla birlikte şimdiye kadar ortaya çıkan
olumsuzlukların giderilmesi, yaraların sarılması gerektiğini kaydetti.

Gündem dışı konuşmaya cevap veren Milli Savunma Bakanı Gönül, Ottowa
Sözleşmesi ile anti-personel kara mayını döşeli alanların tespiti, işaretlenmesi
ve kayıt altına alınması, 1 Mart 2014 tarihine kadar döşenmiş bulunun mayınların
temizlenmesi, Kasım 2010'a kadar depolanmış olan mayınların imha edilmesi ve
mayınların geliştirilmemesi, üretilmemesi ve bir başkasına devredilmemesi,
mayınlı bölgelerde yaşayan halkın eitilmesi, mayın mağdurlarına sıhhi, sosyal ve
ekonomik yardımların yapılması konularında Türkiye'nin taahhütte bulunduğunu
anımsattı.

Sınırlarda ve bazı iç bölgelerde döşenmiş bulunan mayınları temizleme
çalışmaları kapsamında faaliyetlerin bütün hızıyla devam ettiğini belirten Gönül,
mayınlı alanların sınır bölgesinde yer aldığını ve bunların tamamının
uluslararası kurallara göre işaretlendiğini söyledi.

Depolanmış mayınları ise Kırıkkale'de yeni kurulan Mühimmat Ayırma ve
Ayıklama Tesislerinde imhasına devam edildiğini belirten Gönül, depolanmış mayın
imha sürecinin 2010 yılında tamamlanabileceğinin Türkiye tarafından beyan
edildiğini, mayın imha sürecinin bu beyana uygun olarak sürdürüldüğünü
kaydetti.

Türkiye-Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi konusunda birinci
aşamada sorumluluğun Milli Savunma Bakanlığına verildiğini anımsatan Gönül, daha
önce bu konuda yapılan çalışmaları anlattı.

Diğer sınırlardaki mayın temizleme işlemine, Suriye sınırı mayın
temizlenmesinden elde edilecek tecrübeye göre başlanmasının planlandığını dile
getiren Gönül, mayınlı sahaların tamamının sayısal ortamdaki haritalara
işlenmesinin tamamlandığını bildirdi.

Suriye hududu boyunca birinci ve ikinci derecede askeri yasak bölgelerde,
arazilerin mevcut mülkiyet durumlarının incelenmesi çalışmalarının başladığını ve
devam ettiğini dile getiren Gönül, ''Türkiye-Suriye sınırının yeniden
işaretlenmesi kapsamındaki çalışmalar Genelkurmay Başkanlığı ve Dışişleri
Bakanlığı tarafından koordineli olarak takip edilmektedir'' dedi.

Milli Savunma Bakanlığı mayın temizleme, Sınır Fiziki Güvenlik
Sistemlerinin tesis edilmesinin bir hizmet alım projesi olarak NATO Bakım ve
İkmal Ajansı (NAMSA) kanalıyla gerçekleştirilmesinin prensipte uygun bir yöntem
olarak değerlendirildiğini anlatan Gönül, 24 Kasım 2009'da bu konuda niyet
mektubunun gönderildiğini, cevabi yazıda projeyi birlikte gerçekleştirme
konusunda resmi yazının geldiğini söyledi.

NAMSA yetkilileriyle projenin ayrıntılarının görüşüldüğünü, yapılacak
işlerin tespit edildiğini söyleyen Gönül, ''Depolardaki mayınların imhası devam
ederken, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi ve Sınır Fiziki Güvenlik
Sisteminin tesisi konusunda NAMSA tarafından projelerin ihalesinin 2010 yılı
sonlarına doğru yapılabileceği ve 2014 yılı içinde projelerin tamamlanacağı
değerlendirilmektedir'' diye konuştu.

Gönül, ihalelerin yapılması sırasında, ''NAMSA ihalesine mümkün mertebe
fazla Türk firmasının katılması, projenin bölümler halinde yapılması, yerli
teknolojiden en fazla faydalanılması, mayından temizlenen alanların uluslararası
alanda geçerli bir sertifikasyona bağlanması'' prensiplerinin esas alındığını
ifade etti.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti
Antalya MilletvekiliAbdurrahman Arıcı'nın, Antalya'nın çevre sorunlarına
ilişkin gündemdışı konuşmasına yanıt verdi.

Antalya'da, çok kısa sürede, 1 yıldaki yağıştan yüzde 25 oranında daha
fazla yağış olduğunu ifade eden Eroğlu, ildeki sel felaketinin ardından yapılan
çalışmalar hakkında bilgi verdi. Eroğlu, Başbakanlıkça, ilgili kaymakamlıkların
hesabına 275 bin lira gönderildiğini belirtti.

Eroğlu, hükümetleri döneminde, Antalya'daki 16 derenin ıslah edildiğini
vurguladı.

Antalya'da mavi bayrak sayısının 161'e çıktığını dile getiren Eroğlu,
kentin, dünyadaki en temiz sahiller arasında ilk 3'te yer aldığını kaydetti.

Konuşmasında, Edirne'deki sel felaketine de yer veren Eroğlu, kentte uzun
yıllar ortalamasının, yaklaşık 3 katı kadar yağış görüldüğünü söyledi.

Eroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, geçen hafta Edirne'de, tarihi
köprünün yanında, alternatif köprü yapılması için talimat verdiğini belirtti.

Bazı baraj kapaklarının, vatandaşlara haber verilmeden açıldığına yönelik
haberlere işaret eden Eroğlu, çevredeki bütün vatandaşlara haber verilmesinden
sonra kapakların açıldığını vurguladı.

Taşkınlardan korunmak amacıyla Başbakanlıkça 2006 ve 2010'da iki tebliğ
yayımlandığını anımsatan Eroğlu, bütün kamu kurum ve kuruluşlarının,
belediyelerin, özel idarelerin ve vatandaşların, buna uygun hareket etmesini
istedi.

Eroğlu, taşkınların; dere yataklarının işgal edilmesi, buralara moloz,
harfiyat malzemelerinin dökülmesi gibi nedenlerden kaynaklandığına dikkati
çekerek, ''Bunlar, derenin ağzının şişe ağzı gibi tıkanmasına, taşkına neden
olmaktadır. Bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Vatandaşlarımız da özellikle dere
yataklarını işgal etmemeli, dere yataklarını gözleri gibi koruması hususunda
hassas olmaları geriyor. Vatandaşlarımız çoğu zaman, yaz aylarındaki dere
yataklarının debisine bakarak, bir şey olmayacağı kanaatine kapılıyor'' diye
konuştu.

Devlet Bakanı Faruk Çelik de CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam'ın,
esnaf sorunlarını gündeme getirdiği, esnafın vergi, sigorta borçlarının yeniden
yapılandırılmasını istediği gündemdışı konuşmasına yanıt verdi.

Çelik, 2008'de 166 bin 815 esnafın açılış yaptığını, 117 bin 808
işyerinin kapandığını belirterek, 2009'da ise kapanan 91 bin 165 işyerine karşın,
162 bin 922 işyerinin faaliyete geçtiğini kaydetti. Çelik, ''Yandık, bittik''
edebiyatının doğru olmadığını ifade etti.

Hükümetleri döneminde, esnaf ve sanatkara yönelik yaptıkları
düzenlemeleri sıralayan Çelik, bu kesimin, daha önce sağlık hizmetlerinden 240
gün prim ödeyerek yararlanırken, bunu 30 güne indirdiklerini anlattı.

Çelik, esnaf ve sanatkarın prim borcunu yeniden yapılandırdıklarını, prim
oranlarını düşürdüklerini, iş göremezlik ödeneğini esnaf için de getirdiklerini
vurguladı.

Tüm sosyal kesimlerde olduğu gibi toplumun belkemiği olan esnafa yönelik
yapılabilecekler konusunda bildikleri doğrultuda hareket etmediklerini ifade eden
Çelik, TESK gibi sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek konuştuklarını
söyledi. Çelik, ''Esnafımıza sahip çıkma konusunda geriye dönüp baktığımızda
vicdanımız rahat'' dedi. (17:20)