2013-05-28 - 16:16
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Meclis Genel Kurulu'nda, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.
AK Parti Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, "Darbe ortamının artık olmadığına inananlardan değilim. Sivilleşme, demokratikleşme adına daha epey yol katetmemiz gerekecektir? dedi.

TBMM Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Meclis Genel Kurulu'nda, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.

Yavilioğlu, 27 Mayıs 1960 darbesine ilişkin yaptığı gündemdışı konuşmada, darbecilerin bir başbakan ve iki bakan astığını anımsattı.

İdamların, siyasetçilerin düşünce ve eylemlerine sınır koyduğunu belirten Yavilioğlu, uzun yıllar bir çok siyasetçinin o psikolojik sınırı aşamadığını savundu.

Yavilioğlu, 1960 darbesiyle hak ve özgürlüklerin sınırlanmaya başlandığını, TSK'nın, milli güvenlik kavramının içeriği nedeniyle yurt dışından çok yurt içini görev alanı ilan ettiğini, 1980 sonrası bu vurgunun daha da güçlendiğini vurguladı.

Darbelerin sınıf mağduriyetinin olmadığını dile getiren Yavilioğlu, ?Mağdur olan bütün halktır. Bu mağduriyet 1960 darbesiyle başladı. Darbeleri Araştırma Komisyonu, bir rapor hazırladı, o raporun sonuç ve öneriler bölümü, bütün partilerce dikkate alınması ve ivedilikle uygulanması gerekir. Darbe ortamının artık olmadığına inananlardan değilim. Sivilleşme, demokratikleşme adına daha epey yol katetmemiz gerekecektir? dedi.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Iğdır'ın il oluşunun yıldönümü dolayısıyla gündemdışı yaptığı konuşmada,AK Parti iktidarının, son 10 yılda Iğdır'a bir hizmetinin bulunmadığını savundu.

?Iğdır il oldu ama el gibi baktınız. Niye el gibi görüyorsunuz da 76. il olarak görmüyorsunuz?? diye soran Oğan, Iğdır'ın, ?3 ülkeye sınır olan tek iliz, biz el değiliz, bu vatanın en değerli köşeleri, en stratejik illerinden biriyiz? diye haykırdığını söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da gündemdışı konuşmasında İstanbul'un Şile ilçesinin sorunlarını dile getirdi. Tanal, ilçenin devlet hastanesinde yeteri kadar doktor, ekipman, yoğun bakım ünitesi bulunmadığını kaydetti.

Genel Kurul'da, MHP'nin Reyhanlı'daki bombalı saldırılarla ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi ele alındı. Partisinin önerisi üzerine söz alan Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, hükümetin, istihbarat bilgilerine rağmen bu saldırıları önleme noktasında görevini yapmadığını ileri sürdü. İktidarın bu konuda hesap vermesi gerektiğini belirten Çirkin, "Mülteci görüntüsü altında ne olduğu belli olmayan insanlar Hatay'da dolaşıyor. Hudut namustur. Ama Türkiye bilsin ki hudutta namus kalmadı" dedi. Çirkin ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, taziye için gitmesi gereken Reyhanlı ziyaretinde miting yapmasının yanlış olduğunu savundu.

AK Parti Hatay Milletvekili Adem Yeşildal, Reyhanlı'da patlamaların hemen ardından, henüz acılar tazeyken ve cenazeler daha defnedilmemişken bazı siyasi partilerin burada siyasi rant elde etmeye çalıştığını, bazı muhalefet milletvekillerinin sorumsuzca davrandığını öne sürdü. Yeşildal, ''Bu işin planlayıcılarından biri, Suriye'de CHP heyetine refakat eden, onları karşılayan, Esad ile görüştüren kişi. Bunun için CHP bir telaş içinde' diye konuştu. Erdoğan'ın Reyhanlı ziyaretine ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Yeşildal, Reyhanlıların Başbakan Erdoğan'ı bağırlarına bastığını ifade etti.

CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, AK Parti'nin, CHP heyetinin Suriye ziyareti konusunda ''çamur at izi kalsın'' politikası izlediğini savunarak, ''CHP'yi teröre bulaştırmak sizin haddinize değil, boyunuzu da aşar'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP'nin izlediği politikanın Suriye Devlet Başkanı'nın zulmüne fırsat vermek olduğunu söyledi. Elitaş ayrıca, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır'ın, Başbakan Erdoğan'ın ABD'den önce neden Reyhanlı'ya gitmediğini sorduğunu anımsatarak, ''Gazeteciler de 'Sayın Bahçeli gitti mi?' diye sordu. Kendisi de 'Bizim arkadaşlarımız zaten orada' yanıtını verdi" diye konuştu.

Bunun üzerine söz alan Mehmet Şandır, acının üzerinde polemik yapmanın kimsenin faydasına olmayacağını belirterek, "Türkiye'yi AKP yönetiyor. Onun başında da Başbakan var. Bu ülkede bir tek insanın tırnağı taşa deyse Başbakan bunu problem etmelidir. 52 vatandaşımız öldü, Sayın Başbakan ABD'ye gidiyor. Bunu Sayın Bahçeli ile nasıl mukayese edersiniz?" şeklinde konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, CHP heyetinin Suriye'ye giderken bundan Dışişleri Bakanlığı'nın da bilgisinin bulunduğunu, söz konusu görüşmenin de şiddetin son bulunmasına ilişkin olduğunu söyledi. İktidarın, bunu irdelemek yerine Suriye politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini kaydeden Korutürk, "Hizbullah devreye girdi, İran hareketlendi.Öyle noktaya gidiyoruz ki bugün Suriye'de başlayan iç savaş, bölgesel savaş haline geliyor. Bu konuda sizleri daha önce uyarmıştık" dedi.

AK Parti Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk, Başbakan Erdoğan'ın Reyhanlı'daki konuşmasının miting olarak algılanmaması gerektiğini, Erdoğan'ın orada halka başsağlığı dilemek ve moral vermek amacıyla hitap etiğini söyledi.

MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için FATİH Projesi'ndeki sorunlara dair genel görüşme önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kurulu'na getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, FATİH Projesi'nin, ülkeyi eğitim ve teknoloji olarak nereye götüreceğini kimsenin anlamadığını ifade etti. Aksünger, milyarlarca dolar para harcanacak, ülkenin geleceğiyle ilgiliyi kararlar alındığını ancak bunu TBMM'ye gelip kimsenin anlatmadığını savundu.

Aksünger, 6 milyar dolar harcanan bilişim teknoloji sınıflarının, teknolojik çöplüğe dönüştüğünü öne sürdü.

Öneri lehinde söz alan MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, maliyeti yüksek FATİH Projesi'nin bilimsel araştırma ve pilot uygulamalar sonrası, aşamalar halinde devreye sokulması gerektiğini kaydetti.

Yeniçeri, projenin, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerinin bulunmadığını iddia ederek, projenin maliyeti ve yararının çok yönlü incelenmesi gerektiğini belirtti.

BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, okulların fiziki altyapı yetersizlikleri ortadayken FATİH Projesi ile milyonlarca liralık teknolojik yatırım yapılarak, uluslararası sermayeye büyük pazar açıldığını söyledi. Birtane, FATİH Projesi gibi kapsamlı projenin, "ben yaptım oldu" mantığıyla hayata geçirilemeyeceğini ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, bunun gibi proje ve modellerle büyük şirketleri, bir daha çıkmamak üzere eğitim sistemi içine yerleştirmek, eğitimi ticarileştirmek istediğini savundu.

AK Parti Amasya Milletvekili Avni Erdemir de grup önerisi aleyhinde söz alarak, bütün okullarda internet bağlantısı olduğunu, yatırım, atama, nakil, sınav işlemleri dahil bütün işlemlerin bilgisayar ortamında yapıldığını anlattı.

FATİH Projesi'nin, yeni çağın projesi olduğunu ifade eden Erdemir, 22 Kasım 2010'da başlatılan projede, meslek liseleri hariç 3 bin 657 lisede, 85 bin adet akıllı tahta yerleştirildiğini, öğrenci ve öğretmenlere 62 bin 800 adet tablet dağıtıldığını belirtti. Erdemir, "Bu proje tamamlandığında, bilişim teknolojisinde yerli üretim ve katma değer artacak. Bu projeyle Türkiye, bilişim teknolojisi çöplüğü değil üssü olacaktır" dedi.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP'nin, "BAŞKENTGAZ'ın ihale sürecini onaylayarak, kamunun ve halkın zarar görmesine neden olduğu" iddiasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler, 31 Mayıs Cuma günü yapılacak.

TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti'nin çalışma programına ilişkin kabul edilen grup önerisine göre, Genel Kurul'da bugün, Türk Petrol Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine kaldığı yerden devam edilecek. Bugün tamamlanmaması halinde tasarı üzerinde görüşmelere yarın devam edilecek. Tasarının yasalaşmasının ardından, 5 vakıf üniversitesinin kurulmasını ve bir üniversitenin adının değiştirilmesini öngören YÖK Kanunu'nda değişiklik yapan kanun tasarısı ele alınacak. Ardından, Tunus ile Türkiye arasında uluslararası iki anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun tasarıları görüşülecek.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Cuma gününe kadar söz konusu tasarıların kanunlaşmasını amaçladıklarını, yarım kalan tasarı olması halinde cuma günü gensoru önergesinin görüşmelerinin ardından çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Grup önerileri üzerindeki konuşmalar nedeniyle gündeme geç başlandığını kaydeden Elitaş, muhalefet partilerinin bu konuda duyarlı olması gerektiğini belirtti.

Öneri üzerine CHP grubu adına söz alan Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt Kars, Ardahan ve Erzurum'da binlerce hayvanın şap hastalığı nedeniyle telef olduğunu, hayvan leşlerinin çevre kirliliğine yol açtığını söyledi. Telef olan hayvanların fotoğraflarını gösteren Öğüt, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın konuya duyarsız olduğunu savundu. Öğüt, hayvan teleflerine bir an önce çözüm bulunması ve hayvanlarını kaybeden çiftçilere destek verilmesi gerektiğin söyledi.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, iktidar partisinin muhalefeti yok hükmünde saydığını ileri sürdü. Sakık, önemli bir süreçten geçildiğini ancak sürece uygun yasal düzenlemelerin yapılamadığını belirterek, "Temel sorunlar yeni yasalarla çözülmeli. Adalet yoksa barış da yok. Gün, yasaları değiştirme günüdür. Sizi göreve davet ediyoruz" dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, grup önerilerinin, muhalefet milletvekillerinin, milletin gündemini Meclis'e taşımak için bir imkan olduğunu ifade etti. Şandır, çalışmaların daha verimli ve hızlı yapılabilmesi için iktidarın, muhalefet partileriyle uzlaşmaya özen göstermesi gerektiğini kaydetti.

Genel Kurul'da, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, seçim barajının yüzde 3'e indirilmesini öngören, Milletvekili Seçim Kanunu'nda değişiklik teklifinin doğrudan göndüme alınmasına ilişkin önerisi kabul edilmedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 31 Aralık 2002'de 100 liralık benzin fiyatındaki vergi yükünün 70,2 lirayken, 22 Mayıs 2013 itibariyle 61,4 liraya kadar düştüğünü bildirdi.

Bakan Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.

Şimşek, 2003-2012 yılları arasında 108 adet lojmanın, 24,9 milyon lira bedelle satıldığını kaydetti.

Haziran 2012 itibariyle 2/B taşınmazı bulunan illerde yaklaşık 70 bin doğrudan satın alma ve iade başvurusu yapıldığını belirten Şimşek, bugün itibariyle 57 ilde, yaklaşık 611 bin başvuru olduğunu ifade etti. Şimşek, 2/B alanlarının satışından 9,8 milyar liralık gelir beklendiğini söyledi.

Şimşek, Standard and Poor's'un geçen yıl mayısta yaptığı değerlendirmenin, ülkenin görünümünü doğru şekilde yansıtmadığını ifade ederek, Türkiye'nin, uluslararası 4 kredi derecelendirme kuruluşu tarafından yatırım yapılabilir seviyede kredi notuna sahip bir ülke konumuna geldiğini vurguladı. Şimşek, bu gelişmenin, ekonomiyi, dolayısıyla vatandaşı olumlu yönde etkileyeceğini, ülkeye uzun vadede yatırım girişlerini hızlandıracağını, sermaye girişlerindeki oynaklığı azaltacağını, Hazine ve şirketlerin uluslararası finansmana erişimini artıracağını, borçlanma maliyetini azaltacağını, ülkenin uzun vadeli büyümesine katkı sağlayacağını söyledi.

Bütün bunların istihdam artışını destekleyeceğini, Türkiye'nin kalkınmasına ve sosyal refahın artmasına destek olacağını dile getiren Şimşek, "Kredi notunun artırımının ardında yatan Hükümetlerimiz döneminde sağlanan siyasi istikar ve uygulanan ihtiyatlı makro ekonomik politikalar ile gerçekleştirilen yapısal reformlar olmuştur. Kredi notunun artırımından dolayı vergilerin sıfırlanmasını beklemek gerçekçi bir bakış açısı değildir. Zira yatırım yapılabilir seviyede kredi notu olsun olmasın, her ülke kamu harcamalarını finanse etmek için vergilendirme yoluna gitmektedir" diye konuştu.

Milletvekillerinin THY ile ilgili sorularını THY'den gelen cevapla yanıtlayan Şimşek, kamu payı yüzde 49,12 olan THY anonim ortaklığının, özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterdiğini kaydetti. Şimşek, "İşten çıkarılanlarla ilgili konu, yargıya intikal etmiştir. Verilecek karar doğrultusunda hareket edilecektir" dedi.

Maliye Bakanı Şimşek, Eylül 2012'de akaryakıt ürünleri üzerinden alınan maktu ÖTV tutarlarının artırıldığını anımsattı. Şimşek, 31 Aralık 2009'dan 22 Eylül 2012'ye kadar brent tipi petrolün varil fiyatının 77, 9 dolardan yüzde 43 artışla 111,4 dolar seyiyesine çıktığını, aynı dönemde TÜFE'nin yüzde 21,4 arttığını, maktu ÖTV'nin ise sadece 30 kuruş artırıldığını belirtti.

Şimşek, akaryakıt, moturlu taşıt ve alkollü içki ÖTV'si ile tapu harçlarında yapılan düzenlemelerin 2012 yılı merkezi yönetim bütçe gelirlerine etkisinin yaklaşık 2,5 milyar lira olduğunu ifade etti. Şimşek, 31 Aralık 2002'de 100 liralık benzin fiyatının içinde vergi yükünün 70,2 lirayken, 22 Mayıs 2013 itibariyle 61,4 liraya kadar düştüğünü bildirdi. Şimşek, 1 Ocak 2005 tarihinde 100 liralık motorinin fiyatı içindeki vergi yükünün 65,1 lira, 22 Mayıs 2013'te ise 53,7 lira olduğunu kaydetti.

Şimşek, akaryakıt ürünleri üzerindeki vergilerde herhangi bir indirimin gündemde olmadığını vurguladı.

Hükümetleri döneminde gerek çalışan, gerek emeklilerin aylıklarında enflasyonun oldukça üzerinde artış gerçekleştirildiğini dile getiren Şimşek, aylıkların reel olarak 1 ila 6 kat arasında arttığını, ekonomik büyümenin tabana yayıldığını söyledi.

Şimşek, 2002'de kayıtdışı istihdamın toplam istihdam içindeki payının yüzde 52,1'den, Şubat 2013'te yüzde 36,4'e gerilediğini bildirdi.

Hükümetlerinin işbaşına geldiği 2002'den bu yana ülkede refahın artırılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi, yoksulluğun azaltılması için büyük bir çalışma başlattıklarını dile getiren Şimşek, hükümetleri döneminde, gelir dağılımında iyileşme olduğunu, yoksullukta azalma yaşandığını belirtti.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uyguladıkları politika sayesinde geçen yıl cari açığın önemli ölçüde aşağıya çekilmesini sağladıklarını, bu yılın ilk çeyreğinde de cari açıkta istikrarlı bir gidişatın söz konusu olduğunu belirterek, "Geçen sene enerji ithalatına biz 60 milyar dolar ödedik. Türkiye enerjide kendi kendine yeter olsaydı geçen sene 13 milyar dolar civarında cari fazla vermiş olacaktı" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şimşek, Deniz Feneri Derneği'ne, Hazine mülkiyetinde ya da devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan, bedelli veya bedelsiz herhangi bir tahsis, mülkiyet devri, kiralama yapılmadığını bildirdi.

Şimşek, otomotiv ve yan sanayi sektörüne ilişkin olarak 2012 yılında toplam 45.3 milyar lira vergi tahsilatı yapıldığını, motorlu taşıtlardan alınan vergi gelirlerinde, bütçe hedefinin üzerinde bir gerçekleşmenin olduğunu söyledi. Şimşek, ticari araçlar için KDV ve ÖTV indirimine ilişkin şu an bir çalışmalarının bulunmadığını belirtti.

Engelli personel istihdamına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Şimşek, Maliye Bakanlığı'nda engelli personel açığı bulunmadığını, 848 engelli personelin görev yaptığını bildirdi. Şimşek, engellilerin ulaşım kolaylığı için gerekli düzenlemelerin tamamlandığını ifade etti. Mehmet Şimşek, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nce bedensel engelliler için 2591 tekerlekli sandalye, 500 çift koltuk değneği; görme engelliler için de bin yazı takımı ve 5 bin 500 beyaz baston yaptırıldığını kaydetti.

Engelliler için vergi kanunlarında da gerekli değişikliklerin yapıldığını anlatan Şimşek, ayrıca engellilerin daha kolay rapor almaları, bu raporların kısa sürede değerlendirilmesi için ilgili Bakanlıklarla çalışma yaptıklarını söyledi.

Şimşek, Bakanlıkça gerçekleştirilen yurt dışı ziyaretlerinin tamamının resmi görevlendirme kapsamında olduğunu, gezi mahiyetinde yapılan herhangi bir yurt dışı ziyareti bulunmadığını belirtti.

Mehmet Şimşek, vergi incelemelerinin, vergi mahremiyeti ilkesini esas alarak, mükellef haklarını korumaya dayalı, ayrım yapılmaksızın tüm mükellefleri kapsayan risk analizleri sonucuna göre, vergi kanunlarında belirtilen hükümler doğrultusunda yerine getirildiğini söyledi. Şimşek, bu kapsamda, 2012 yılında Vergi Denetim Kurulu tarafından 46 bin 845 vergi mükellefinin incelendiğini, vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında gerekli cezaların uygulanmasının önerildiğini kaydetti.

Şimşek, dolaylı vergilere ilişkin bir soruyu yanıtlarken, "Türkiye'de dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payı, sosyal güvenlik primleri de dahil olmak üzere, yüzde 46 ile nispeten yüksektir. Ancak asıl konu, dolaylı vergilerin yüksekliğinden çok, dolaysız vergilerin yeterli düzeyde olmamasıdır. Zira, sosyal güvenlik primleri ile mahalli idare vergi gelirlerinin dahil edildiği OECD sınıflandırılmasına göre, Türkiye'de dolaysız vergilerin gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payı yüzde 14,8 ile yüzde 23'lük OECD ortalamasının 8,2 puan altındadır. Oysa, dolaylı vergilerin gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payı Türkiye'de yüzde 12,6'yla OECD ortalamasının sadece 1,6 puan üzerindedir" diye konuştu.

Şimşek, AK Parti Hükümetleri döneminde, ekonominin gelişmesine önemli katkı sağlayan küçük ve orta büyüklükteki işletmelere, başta 2009 yılında uygulamaya başlanan yeni teşvik sistemi ve Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun olmak üzere, kapsamlı destekler sağlandığını söyledi. Şimşek, işletmelerin sermaye yapılarını güçlendirmeleri ve rekabet güçlerini artırmalarına yönelik olarak KOBİ birleşmelerine 2009 yılı sonuna kadar uygulanan vergi teşviklerinin tekrar hayata geçirilmesine ilişkin çalışmalara devam edilldiğini bildirdi.

Mehmet Şimşek, başka bir soruyu yanıtlarken, Türkiye genelinde 20 yaş ve üzeri otomobil sayısının 2 milyon 66 bin olduğunu, belirli bir yaşın üzerindeki araçların trafikten çekilmesini teşvik etmek amacıyla düzenlemeler yaptıklarını kaydetti. Şimşek, "Bu çerçevede, model yılı 1990 ve öncesi olup 31 Aralık 2014 tarihine kadar hurdaya çıkarılan taşıtların ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisi ile gecikme zammı, faizi ve vergi cezaları ve 28 Şubat 2009 tarihine kadar kesilen idari trafik cezaları terkin edilmektedir. Bunların dışında tamamlanmış herhangi bir çalışmamız bulunmamaktadır" dedi.

Şimşek, 2013 yılı bütçesinde özelleştirme geliri olarak 4 milyar liralık bir hedef belirlendiğini, 16 Mayıs 2013 tarihi itibarıyla hedef aşılarak 5,1 milyar liranın Hazine'ye aktarıldığını ifade etti. Mehmet Şimşek, elektrik ve gaz dağıtım, elektrik üretim, liman işletmeciliği ve taşınmazların satışından oluşan onay ve imza aşamasındaki özelleştirme uygulamalarının toplamının 12,8 milyar dolar olduğunu belirtti.

Cari açık konusunda bir soruyu yanıtlayan Şimşek, şunları söyledi:

"2012 IMF verilerine göre, Türkiye 186 ülke içerisinde cari açığın gayrisafi yurt içi hasılaya oranı bakımından, yani yüzde 6'lık oranı bakımından dünyada 73'üncü sırada, dolar cinsinden cari açığın miktarı, yani 47,5 milyar dolar itibarıyla ise 8'inci sırada yer almaktadır.

Geçen sene cari açığın önemli ölçüde aşağıya çekilmesini, uyguladığımız politikalarla sağladık. Bu senenin ilk çeyreğinde de cari açıkta istikrarlı bir gidişat söz konusudur. Ama şunu da tabii ki kabul etmek lazım, geçen sene enerji ithalatına biz 60 milyar dolar ödedik. Türkiye enerjide kendi kendine yeter olsaydı geçen sene Türkiye 13 milyar dolar civarında cari fazla vermiş olacaktı. Ama bu bir Türkiye'nin gerçeği. Bu sorunları aşmak için bir yandan Türkiye'yi katma değer zincirinde yukarılara taşımak, bir taraftan eğitimin kalitesini artırmak, bir taraftan altyapının yani Türkiye'nin rekabet gücünü artırmak için altyapı yatırımlarının, diğer taraftan stratejik yatırımlara çok ciddi teşvikler, bir taraftan enerjide yerli ve yenilenebilir kaynakların harekete geçirilmesi gibi aslında birçok yapısal tedbiri almış durumdayız. İnanıyorum ki orta, uzun vadede Türkiye, enflasyonda olduğu gibi cari açık sorununu da kökten çözme noktasına gelecektir."

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***