TBMM Başkanvekili Bozdağ, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal, Mersin'in 1 trilyon lira üretim hedefine ulaştığını dile getirdi.
Yeni hedefin 2 trilyon liralık üretim ve bu konuda Mersin'i en büyük 5 il arasına taşımak olduğunu belirten Uysal, "Devletimiz 2025 yılında toplam bütçesi 250 milyar lira olan 400 projeye bütçe ayırmıştır ve Mersin'e 37 milyar lira yatırım harcamasında bulunmuştur. 2025 yılında 100 proje tamamlanmıştır. 2026 yılının ilk 3 ayında yatırımlarımız devam etmektedir." dedi.
Mersin'de tamamlanan projelerden ve devam eden yatırımlardan bahseden Uysal, "Bu yatırımlarla şehrimizin altyapısı, sosyal hayatı ve üretim kapasitesi güçlenecektir. Mersin ekonomisinin güçlenmesinde özel sektörün rolü de çok büyüktür. Mersin 2025 yılında Türkiye ekonomisine 8 milyar dolar ihracat geliri sağlamış ve artı olarak serbest bölge ticaret hacmini 4 milyar dolara ulaştırmıştır." diye konuştu.
CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, yurt dışında yaşayan vatandaşların, ayrımcılık ve İslamofobi nedeniyle sorunlar yaşadığını anlattı.
Yabancı plakalı araçların Türkiye'deki kullanım süresinin artırılmasını isteyen Kayışoğlu, "Yurt dışındaki bir vatandaşımız eşinin adına kayıtlı aracı Türkiye'de kullanamıyor. Bu sorunun mutlaka çözülmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.
Yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye'ye gelince kullandığı telefonların 120 gün sonra kapandığını kaydeden Kayışoğlu, "120 gün sonra IMEI kayıt yapması gerekiyor. Onun da harçları çok yüksek. Bu sürenin uzatılması gerekiyor. En azından yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız telefonlarını Türkiye'ye getirdiklerinde kullanabilmeliler." sözlerini sarf etti.
Kayışoğlu, "Türkiye'de alınan ehliyetlerin eğitim kriteri farklılığı nedeniyle Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılamadığını", bu durumun çözülmesi gerektiğini de söyledi.
AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Türkü, Kürdü, Arabı, Sünni'si ve Alevi'si ile bu topraklarda yüzyıllardır birlikte yaşayan "büyük bir millet olduklarını" vurguladı.
"Terörsüz Türkiye" hedefiyle verdikleri mücadeleyi, "bu kardeşliği kalıcı hale getirme iradesi" olarak nitelendiren Tatar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ecdadımız kılıcını zulüm için değil, adalet için kuşanmıştır. Bugün o tarihsel mirasın omuzlarımızdaki sorumluluğuyla yol yürüyoruz. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki artık bu topraklarda yeni bir hikaye yazılıyor. Şırnak'ta, Hakkari'de, Diyarbakır'da bir zamanlar silah seslerinin yankılandığı dağlarda artık çocuklarımızın sesi var. Analardan ağıt değil, umut yükseliyor. Terörün gölgesinin çekildiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bugün bambaşka bir iklim doğmaktadır. Bir zamanlar yatırımcının tereddüt ettiği, gençlerin umudunun başka şehirlerde arandığı bu topraklar, artık üretimin, kalkınmanın ve yeniden dirilişin merkezi haline gelecektir inşallah."
Tatar, artık oyun kuran bir Türkiye'nin olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü ve vizyoner liderliğiyle bizim hedefimiz sadece güçlü bir Türkiye değil. Aynı zamanda adil bir dünya inşa etmektir. Çünkü biz biliyoruz ki dünya 5'ten büyüktür ve Türkiye hakikatin en gür sesidir." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Kut'ül Amare Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümünü kutladı.
Doruk Madencilik işçilerinin Ankara'daki eyleminin ilişkin Özdağ, "İşçiler Anayasa'nın kendilerine vermiş olduğu hakları kullanmak istediler ama kullandırmadınız." dedi.
İşçilerinin eyleminin uzlaşmayla sona erdiğini ancak iktidarı işçilerin sıkıntılarını gidermekte geç kaldığını iddia eden Özdağ, "Çok şükür 17. gün duydular. Bu işin takipçisi olacaklarını, maaşlarının ödeneceğini söylüyorlar." ifadelerini kullandı.
Özdağ, Doruk Madencilik'in geçmişte de pek çok kez "işçilerin hakkını vermediğini" söyledi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, takipteki kredilerde artış olduğunu ifade ederek, "Bireysel kredilerde 284 milyar lira, ticari kredilerde 408 milyar lira, batıyor memleket. Burada da şahlanmışız yani batışla ilgili korkunç bir şahlanmayla karşı karşıyayız." değerlendirmesinde bulundu.
İktidarın milletle görüşüp, milletin derdini dinlemesi gerektiğini söyleyen Çömez, "Çarşı pazara çıkın, milletle konuşun, köylüyle konuşun, esnafla konuşun, hayvan yetiştiricisiyle konuşun, sanayiciyle konuşun, millet kan ağlıyor, Türkiye derin bir sefaletin pençesinde." sözlerini sarf etti.
- "Artık kendi kabuğuna çekilmiş bir Türkiye yok"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Doruk Madencilik işçilerinin hak arayış mücadelesinin İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin devreye girmesiyle çözülmesinin "yüreklere su serptiğini" söyledi.
İşçilerin taleplerinin karşılık bulmasının ve haklarını alarak eylemlerini sonlandırmalarının çok kıymetli olduğunu anlatan Kılıç, şunları kaydetti:
"Biz, MHP olarak, meseleye en başından beri şu pencereden baktık, ekmeğini taştan çıkaranın alın teri kurumadan hakkı eksiksiz teslim edilmelidir. Devletimiz ile işçimizi karşı karşıya getirmek isteyenlere hiçbir fırsat verilmeden meselenin karşılıklı anlayış ve mutabakatla çözülmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yerin metrelerce altında rızkını arayan tüm işçi kardeşlerimize ve ailelerine hayırlı olsun diyor, bir daha bu tür olayların meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınması hususunda üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum."
Kut'ül Amare Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümünü kutlayan Kılıç, "Bugün Türk ve Türkiye Yüzyılı'ndan bahsediyorsak, gökyüzünü yırtan KAAN'ın motor sesinde, mavi vatanı aşan TCG ANADOLU'nun heybetinde, dünyanın öbür ucunda oyunbozan o çelik kanatlı SİHA'larımızda aslında bu ecdadın ruhu var. Dün, var olmak için, vatanı savunmak için can verenlerin çocukları bugün dünyada oyun kurmak için ter döküyor, teknoloji üretiyor, akıl koyuyor. Artık, kendi kabuğuna çekilmiş, bekleyen, başkalarının yazdığı senaryolarda figüranlık yapan bir Türkiye yok." diye konuştu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Doruk Madencilik işçilerinin haklarını almasının önemli olduğunu söyledi.
Emekçiler için örgütlü ve sendikal mücadelenin önemine değinen Temelli, "Bu mücadele hattını korumak, geliştirmek ve güçlendirmek büyük önem taşıyor. O yüzden diyoruz ki bütün işçiler, örgütlenin, dayanışmayı güçlendirin ve sendikal hak mücadelesini mutlaka hayata geçirin." dedi.
Doruk Madencilik'e yönelik çeşitli iddialarda bulunan Temelli, şu ifadeleri kullandı:
"Bu şirket talancı, bu şirket sadece doğayı talan etmiyor, işçinin hakkına çöküyor, emekçinin hakkına çöküyor hatta olduğu yerde o bölgedeki esnafın da hakkına çöküyor. Dolayısıyla da dönüp baktığımızda, aslında bugün doğaya karşı işlenen bu suçlar sadece bir ekolojik kriz yaratmıyor, onun dışında, işte, emekçinin, o bölgede yaşayan insanların bütün haklarını topyekun gasp ediyor."
- "Selçuklu da Osmanlı da Cumhuriyet de bizim"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Kut'ül Amare Zaferi'nin 110'uncu yıl dönümünü kutladı. Bunun tarihteki çok önemli zaferlerden biri olduğunu anlatan Gül, "'Bitti' denilen bir milletin büyük bir kahramanlıkla, büyük bir cesaretle nasıl var olduğunu gösteren çok önemli bir destandır." dedi.
Maziye sırt dönülerek bir istikbal inşa edilemeyeceğini vurgulayan Gül, "Selçuklu da Osmanlı da Cumhuriyet de bizim. Bunlar bizim ortak değerlerimiz, ortak geçmişlerimiz." diye konuştu.
Kendi tarihine, kültürüne, mehterine, anlayışına, istikbal ve istiklal mücadelesine sırtını dönen anlayışın, bu ülkede asla kalıcı olmadığını ve münferit bir yaklaşım olduğunu dile getiren Gül, geçmişine de sahip çıkarak geleceği mazisinden alacağı güçle ve tarihi de okuyarak, eksikliklerini daha da azaltarak, geleceğe güçlü ve ortak bir şekilde ilerleme arzusu ve iradesinin ortaya konulmasının, milletin ortak anlayışı olduğunu söyledi.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarını tamamladığını hatırlatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin terörden arınarak, terörsüz bölgeye kavuşarak yolunda emin adımlarla ilerlemesi, Türk siyasetinin, milletimizin ortak talebidir ve bu anlamda da çok önemli bir mutabakat vardır, olumlu bir hava vardır. Gazi Meclisimizde oluşturulacak yasal süreçlerle ortaya çıkan politika çerçevesiyle birlikte Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Sünni'siyle, Alevi'siyle 86 milyonun ortak payda içerisinde buluştuğu bir geleceğe doğru çok önemli bir reformun ve çok önemli bir sürecin başarıyla tamamlanacağına olan inancım var. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm bu süreçlerin başarıya ulaşacağına, 'Terörsüz Türkiye'nin ve terörsüz bölgenin de gerçek manasıyla kurulacağını ve geleceğe de emin adımlarla, 2028'de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm bu hedefleri gerçekleştireceğimize inanıyorum."
Genel Kurul'da, Yeni Yol Partisi'nin, "çocukların beslenmesi", İYİ Parti'nin, "Katma Değer Vergisi (KDV)", DEM Parti'nin, "Anayasa'nın sosyal devlet ilkesi ve çalışma hakkı", CHP'nin ise "özelleştirmelere" ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, devletin işletmelere çok ciddi bir KDV borcu olduğunu söyledi. Esnafın ve KOBİ'lerin çok ciddi bir SGK ve vergi borcu bulunduğunu ifade eden Dalgın, "Bunlar keyfiyetten değil ekonominin halinden. Sadece istihdam verilerine bakarsanız ekonominin halini zaten görürsünüz. Sayın Şimşek'in rasyonel programının başlamasından bugüne kadar Türkiye istihdam kaybetti. İşsizlere iş bulmadı, iş aramaktan vazgeçen vatandaşa iş bulmadı, yeni iş hayatına giren vatandaşa iş bulmadı, mevcut istihdamı geriye doğru kaybetti. Yapılması gereken açıktır: makul faiz oranlarıyla ve makul bir ödeme programı çerçevesinde esnafa ve KOBİ'ye SGK ve vergi borcunu ödeme imkanının sunulması gerekir." diye konuştu.
Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, iş insanlarının yaşadığı en büyük sorunların başında KDV iadelerinin geldiğini söyledi.
Çalışkan, "Yapay zekayı, sanayi ülkeleri hayatın konforunun artışında, sanayisinin gelişmesinde kullanıyor. Türkiye'de yapay zekayı kim kullanıyor? Maliye Bakanlığı. O da 'Acaba başka bir yerde bir kaçak var mı, onu nasıl önleriz?' diye ama iş, kendi yükümlülüğünü yerine getirmeye gelince her şeyi unutuyor." ifadelerini kullandı.
TBMM İdare Amiri ve DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, KDV iade süreçlerinin acilen gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, "KDV iadeleri için yasal süre sınırlaması getirilmelidir. Geciken iadeler için otomatik faiz uygulanmalı, küçük işletmeler için incelemesiz hızlı iade sistemi kurulmalı, yeminli mali müşavir zorunluluğu kaldırılmalı ya da kamu tarafından karşılanmalıdır." önerilerini sıraladı.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, devletin iade etmesi gereken KDV tutarının 1,2 trilyon lirayı bulduğunu söyleyerek, "Uygulamada mevcut aksaklıkların giderilmesi için KDV iade sistemi otomatik ve süreye bağlı hale getirilmeli. Belirli sürede yapılmayan iadelere devlet faiz ödesin. Şimdi devlet, alacaklarıyla ilgili olarak kanuni faiz tahakkuk ettiriyorsa işletmelere, KOBİ'lere, kendi geç ödemeleriyle ilgili de kanuni faizin tatbik edilmesi gerekir." diye konuştu.
AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, KDV iadelerinin ortalama 32 gün içerisinde tamamlandığını aktardı.
Sektör ayrımı yapılmaksızın imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçıların, ihracat teslimine ilişkin olarak yüklendikleri KDV tutarlarına bakılmaksızın ihracat bedelinin yüzde 10'u kadar devreden KDV'yi iade talep edebildiğini anlatan Demir, şunları kaydetti:
"Gelir İdaresi Başkanlığımız KDV iade süreçlerinin hızlı ve doğru tamamlanmasında teknolojik gelişmelerden azami ölçüde istifade etmektedir. Bu bağlamda, 2025 yılında toplam 1,2 trilyon lira KDV iadesi yapıldığı, bunun ortalama 32 günde tamamlandığı bilinmektedir. Uyumlu mükellefler için Hızlandırılmış İade Sistemi, indirimli teminat uygulaması, artırılmış teminat uygulaması gibi birçok alternatif yöntem geliştirildiği, ayrıca yaşanan gecikmelerin de ağırlıklı olarak başvurudaki eksikliklerden kaynaklandığı dikkate alınmalıdır. KDV iade süreçlerinde sistemsel bir aksaklık söz konusu değildir."
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Grup başkanvekillerinin yerlerinden yaptığı değerlendirme sırasında mazeret bildirerek söz almayan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, grup önerilerinin görüşmelerinin ardından bu hakkını kullandı.
Başarır, Adıyaman'da deprem konutları kuralarında haksızlık yapıldığını ileri sürerek, "150 bine yakın insan kuraya giremiyor. Ya bu insanlara evlerini vereceksiniz ya da kurayı yenileyeceksiniz. Kurayı yenilerseniz hak sahiplerinin hepsi çıldıracak. Burada yapmanız gereken şey, hak sahibi herkese evlerini vermenizdir." şeklinde konuştu.
Genel Kurul'da daha sonra fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine görüşmelere geçildi.
