2007-03-08 - 13:20
Bir gazetecinin 'Dün genel kurulda şapkalı kadınların Genel Kurul'u izleyemeyecekleri gerekçesiyle çıkartıldıkları' şeklindeki sorusuna o kadınları parlamentoya kendisinin davet ettiğini belirten Arınç "Benim davetimle gelen hanımefendilerin Meclis görüşmemelerine alınmaması diye bir şey yoktur. 'Var' diyen varsa adam gibi oturur konuşur, bağırmakla çağırmakla, onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik sözler ve sloganlarla bu iş olmaz" dedi.
Bir gazetecinin 'Dün genel kurulda şapkalı kadınların Genel Kurul'u izleyemeyecekleri
gerekçesiyle çıkartıldıkları' şeklindeki sorusuna o kadınları parlamentoya kendisinin davet
ettiğini belirten TBMM Başkanı Arınç "Benim davetimle gelen hanımefendilerin Meclis
görüşmemelerine alınmaması diye bir şey yoktur. 'Var' diyen varsa adam gibi oturur
konuşur, bağırmakla çağırmakla, onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik
sözler ve sloganlarla bu iş olmaz" dedi.
TBMM Başkanı Arınç, bir süredir Ankara'da temaslarda bulunan Türk Sanayicileri
ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Yalçındağ ve beraberindeki
yönetim kurulu heyetini kabul ederek bir süre görüştü.
Görüşme öncesi basına bir açıklama yapan Meclis Başkanı Arınç, TÜSİAD'ın 1971'den
bu yana önemli bir kuruluş olduğunu belirterek TÜSİAD'ın son genel kurulunun ardından
Yalçındağ ve arkadaşlarının yeni görevlerine seçildiğini ve birkaç günden beri de
Ankara'da yetkilerle görüşmeler yaptığını vurguladı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün ve TÜSİAD Başkanı Yalçındağ'ın ziyaretinin aynı güne
denk gelmesinin mutlu bir tesadüf olduğunu belirten Arınç "Dünya kadınlar günü
münasebetiyle hem hanımefendiyi hem de böyle bir değerli hanımefendiyi başkan
yapan TÜSİAD'ın tüm üyelerini kutluyorum, bu dönemde de başarılar diliyorum" dedi.
TÜSİAD Başkanı Yalçındağ da yaptığı açıklamaada TÜSİAD'ın 25 Ocak'ta Genel Kurulunu
yaptığını ve yeni yönetim kurulunun seçildiğini belirterek "Yeni yönetim kurulumuzla
Ankara'ya gelerek çalışmalarımızı paylaşmak istedik. Amacımız görüş alışverişinde
bulunmak" dedi.
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ...
Açıklamaların ardından bir gazetecinin "Sayın Arınç'ın zaman zaman Cumhurbaşkanı
adayı olacağını yönündeki senaryolar konuşuyor. TÜSİAD bunu nasıl değerlendiriyor"
şeklindeki sorusuna Yalçındağ cevap vermek istemedi.
TBMM Başkanı Arınç da Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisinin ismi geçtiği için
Yalçındağ'ın cevap vermemekte haklı olabilecğini belirterek bu konuda birkaç söz
söylemek istediğini belirtti.
TÜSİAD'ın bu konudaki görüşünü önemsediğini ifade eden Meclis Başkanı Arınç;
"Cumhurbaşkanlığı makamının Türkiye için Anayasa'da öngörüldüğü şekliyle içeriği
çok önemlidir. Türk devletini, milletin birliğini ve bütünlüğünü temsil eden kurumlar
arasındaki organizasyonu temin etmekle görevli olan bir makama uzlaşma
yoluyla bir seçim yapılmasını önemli görüyorum." diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin TBMM'de yapılacak olmasından dolayı bu konuda
TBMM'nin taraf bir kurum olduğunu ifade eden Arınç açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Milletvekillerimiz bu seçimi yapacaktır. Anayasa'da Cumhurbaşkanlığı seçiminin
nasıl yapılacağı, adayların ne zaman müracaat edecekleri de ayrıntılı biçimde
öngörülmüştür. Ayrıntılı biçimde öngörülen hemen hemen tek kurum da Cumhurbaşkanlığı
seçimidir. Dolayısıyla A'dan Z'ye bu konuda ne yapılacağı öngörülmekte ve TBMM de
bunu yerine getirmektedir. Sayın Yalçındağ'ın son açıklamalarında TBMM'nin iradesine
önem veren ve gerçekte bu seçimin Meclis'te yapılacağını ve Meclis'in kimi seçerse
tabiatıyla onun Cumhurbaşkanı seçilmiş olacağını ifade eden düşünceleri belki malumu
ilandır, ama TÜSİAD Başkanının ve TÜSİAD'ın görüşleri olarak tekrar bunu duymayı arzu
edenlere iletilmesinde de fayda gördüğümü söylemeliyim. TBMM bu seçimi yeri geldiğinde
en güzel şekilde yapacaktır. Anayasal bir görevi yerine getirecektir ve Meclis'in kararına
da şüphesiz 70 milyon insan gibi Türkiye'deki tüm kurumlar ve kuruluşlar da saygı
göstermek durumundadır."
AB SÜRECİ VE DEMOKRATİKLEŞME...
TÜSİAD'ın önemsediği ikinci düşüncesinin AB sürecinde Türkiye'nin hız kesmeden
devam etmesi olduğunu belirten Arınç bu konuda 22. Dönem parlamentosunda
çıkmış bulunan pek çok kanun ve Anayasa değişikliğinin gerekiyorsa tekrar devam
etmesinin bireysel hak ve özgürlüklerin son noktasına kadar Meclis tarafından güvence
altına alınmasının önemli olduğunu söyledi.
TÜSİAD'ın parlamento ile irtibatını devam ettiren önemli bir kuruluş olduğunu ifade eden
Arınç "TÜSİAD'ın Parlamento Komisyonu adıyla bir komisyonu var. Bu, parlamentomuzu
hem yakından izleme, görüş alış verişinde bulunma ve hem de parlamentonun yasama göreviyle
yükümlü millet egemenliğini temsil eden bir kuruluş olmasının önemsenmesidir. Bunun için
çok değerli arkadaşlar görevlendirimiştir, biz de kendileri ile zaman zaman bu konuları
tartışıyoruz ve fikir alışverişinde bulunuyoruz. " dedi.
Açıklamasında, Demokratikleşme ve Özgürlükler konusunda TÜSİAD'ın çok önemli
araştırmalar yaptığını vurgulayan Arınç TÜSİAD'ın bu konuda zaman zaman raporlar
yayınladığını hatırlattı.
Meclis Başkanı olmadan önce de TÜSİAD'ın bu tür çalışmalarının komisyonlar bazında
tartışılmasına katıldığını ifade eden Arınç bir süre önce yayınlanan merhum Bülent Tanör'ün
genişletilmiş raporunu da önemli bulduğunu söyledi.
Türkiye'nin bugünkü ortamında ve gelecek vizyonunda raporda öngörülen düşünce
ve fikirlerin ülke için çok faydalı olduğunu belirten Arınç "Bütün bu çalışmaları sebebiyle,
TÜSİAD'ı ve onun mensuplarını, Türkiye'de önemli bir sivil toplum örgütü olarak,
Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olan, Türkiye'nin geleceğinde düşüncesi, katkısı,
fikri olan bir kurum olarak görüyorum" dedi.
Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak Meclis Başkanı Arınç'ın açıklamalarının ardından
konunun bir kez daha altını çizmek istediğini belirten Yalçındağ "TÜSİAD olarak demokrasinin
gereği olarak Meclis'in iradesine atıfta bulunduk. Ama görüşümüz olarak
Cumhurbaşkanlığının tüm kesimler tarafından benimsenen ve kucaklanan bir makam
olması gerektiğini de söylemiştik." dedi.
ŞAPKALI KADINLARIN GENEL KURUL'A ALINMADIĞI İDDİASI...
TBMM Başkanı Arınç, bir gazetecinin "Dün genel kurulda şapkalı kadınların Genel Kurul'u
izleyemeyecekleri gerekçesiyle çıkartıldıkları" yönündeki sorusuna "Böyle bir olay
dün TBMM'de yaşanmadı, siz de buna şahit olmadınız. Ancak, birkaç hanımefendinin
dışarıda basın mensuplarına yaptıkları şikayetlerini sanırım dile getirmek istiyorsunuz.
Bugün sizlerle birkaç defa birlikte olacağız. Dolayısıyla bu çok önemli sorunuza
sayın Yalçındağ'ın huzurunda değilde o çok önemli toplantıda cevap vermiş olayım."
şeklinde cevaplandırdı.
TÜSİAD Başkanı Yalçındağ da şapkalı kadınların Genel Kurul'a alınmadığı ile
ilgili görüntüleri televizyondan izlediğini ve oradaki hanımların bazılarını tanıdığını
belirterek böyle bir olayın yaşanmasına üzüldüğünü söyledi.
TBMM Başkanı Arınç, Bu konudaki soruya daha sonraki toplantılarda cevap vereceğini
belirtmesine karşın Yalçındağ'ın bu konuda üzüntülerini belirtmesi üzerine kendisinin
üzülmediği yönünde anlaşılma olmaması için bu konuyu değerlendirmek istediğini söyledi.
Açıklamasında, "Şunu açıklıkla size söylemeliyim" şeklinde konuşan Arınç konuşmasını
şöyle sürdürdü: TBMM dün çok yoğun bir gün yaşadı. Her yerde etkinliklerimiz vardı
ve Türkiye'nin pek çok yerinden bayanlar Meclisimize geldiler ve biz de onlara ev sahipliği
yaptık. TBMM'de bizim çalışlarımızı şu elimizdeki içtüzük yönlendiriyor. Bu içtüzüğü siz
parlamento muhabirlerinin en az bir Meclis Başkanı kadar bildiğinize inanıyorum. Çünkü
sadece fotoğraf çekmek, zaman zaman soru sormak değil sadece görevimiz. Mademki
Parlamento muhabiriyiz bu konuda da bazı hususları da deneyimli bir milletvekili gibi
hepiniz biliyorsunuz. Bakınız bu içtüzüğün 169'uncu maddesi 'Dinleyiciler birleşimin
devamı sürecince kendilerine ayrılan yerlerde sukunet içerisinde oturmak zorundadırlar.
Dinleyiciler görüşmelerde kabul veya red yönünde görüş, alkış veya herhangi bir
hareketle kendi düşüncelerini ortaya koyamazlar. Bu yasağa uymayanlar o yerin
düzenini korumakla görevli olanlar tarafından hemen dışarı çıkarırlar' Dün ne olduğu
konusunda gerek emniyet müdürümüzden, gerek idare amirimizden gerekse bu işle
görevli olanlardan bilgi aldım. Bu bilgi şudur; başlarında modern şapkalarıyla, bu
görüşmeleri izlemek üzere gelen sayın bayanlar Meclis'te her mekana kabul
edilmişlerdir. Kendilerine hiçbir zorluk çıkarılmamıştır, zorluk çıkarılması da
mümkün değildir. Ancak polislerin görevli olduğu konuda, dinleyiciler
salona alınırken varsa ellerinde çantaları, üzerilerinde giysilerinin dışında abartılı bir
şey diyelimki; manto, başka bir şey bunlar emanete alınmak üzere polisler
tarafından kasaya konulmakta daha sonra kendilerine verilmektedir. Yani çanta,
valizle veya başka bir şekilde dinleyicilerin içeriye girmesi mümkün değildir.
Bunun tek bir hususiyeti güvenlik açısındandır. Çünkü geçmişte dinleyiciler
arasına girerek ellerinde çantalardan veya valizlerden, üzerlerindeki giysilerin
içerisinden pankart, afiş bez veya başka bir şey çıkaranlar, çıkarmaya teşebbüs
edenler görülmüştür. Dünyanın her parlamentosunda böyle güvenlik tedbirleri
vardır. Meseleyi sadece şapka ile içerde oturmaya bağlamak doğru değildir.
Bu bayan arkadaşlarımızın 1,5 saat kadar içerde çok rahat bir şekilde bu
görüşmeleri takip ettiğini arkadaşlarımız bize rapor olarak vermiştir. Bir
yanlışlık varsa bu tespit edilir, sorumlular hakkında da gerekenler yapılır.
Ben inanıyorumki dünki güzel görüntüleri 'bu iş ne kadar da sakin geçti
canım' diyerek üzülmüş olanlar biraz büyütmüş olabilirler. Türkiye'nin sukunete
ihtiyacı var. TÜSİAD da öyle diyor 'İstikra bozulmasın, istikrara ihtiyacımız var'
Çok lokal olayları bağırtılarla, çağırtılarla ortaya koymak yerine ben makamımda
oturuyorum, Meclisin görevlileri var. Derhal bize ulaştırılarak varsa bu yanlışların
giderilmesini temin etmek bizim görevimizdir."
O bayanların kendisinin davetlisi olarak Meclis'e geldiğini belirten Arınç "Marmara
Grubu'nun bütün faaliyetlerine katılan onlarla ilişkileri çok iyi olan bir Meclis Başkanı
olarak, Sayın Müjgan Süver ve arkadaşlarını bu parlamentoya ben davet ettim.
Benim davetimle gelen hanımefendilerin Meclis görüşmemelerine alınmaması diye bir
şey yoktur, 'var' diyen varsa adam gibi oturur konuşur, bağırmakla çağırmakla,
onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik sözler ve sloganlarla bu iş
olmaz" dedi.
Bu tür olayları yeni Cumhurbaşkanı görev yemini yapıncaya kadar fazlasıyla
göreceğimizi de vurgulayan Arınç "Türkiye'nin sukunete ve normalleşmeye ihtiyacı
var. Anayasamız amir hükümleriyle bunu öngörüyor, Türkiye'nin hukuki mevzuatı
bunu öngörüyor. Siyasi istikrar ekonomik istikrarla ile doğrudan ilgilidir.
Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı bazı güzellikler varsa -bunları eleştirenler de
olabilir ama güzellikler olduğunu söyleyenler de var- bunda istikrarın çok büyük
payı olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Görüntü alınması ve basına yapılan açıklamaların ardından Arınç'ın kabulü
basına kapalı olarak gerçekleşti.
gerekçesiyle çıkartıldıkları' şeklindeki sorusuna o kadınları parlamentoya kendisinin davet
ettiğini belirten TBMM Başkanı Arınç "Benim davetimle gelen hanımefendilerin Meclis
görüşmemelerine alınmaması diye bir şey yoktur. 'Var' diyen varsa adam gibi oturur
konuşur, bağırmakla çağırmakla, onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik
sözler ve sloganlarla bu iş olmaz" dedi.
TBMM Başkanı Arınç, bir süredir Ankara'da temaslarda bulunan Türk Sanayicileri
ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Yalçındağ ve beraberindeki
yönetim kurulu heyetini kabul ederek bir süre görüştü.
Görüşme öncesi basına bir açıklama yapan Meclis Başkanı Arınç, TÜSİAD'ın 1971'den
bu yana önemli bir kuruluş olduğunu belirterek TÜSİAD'ın son genel kurulunun ardından
Yalçındağ ve arkadaşlarının yeni görevlerine seçildiğini ve birkaç günden beri de
Ankara'da yetkilerle görüşmeler yaptığını vurguladı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün ve TÜSİAD Başkanı Yalçındağ'ın ziyaretinin aynı güne
denk gelmesinin mutlu bir tesadüf olduğunu belirten Arınç "Dünya kadınlar günü
münasebetiyle hem hanımefendiyi hem de böyle bir değerli hanımefendiyi başkan
yapan TÜSİAD'ın tüm üyelerini kutluyorum, bu dönemde de başarılar diliyorum" dedi.
TÜSİAD Başkanı Yalçındağ da yaptığı açıklamaada TÜSİAD'ın 25 Ocak'ta Genel Kurulunu
yaptığını ve yeni yönetim kurulunun seçildiğini belirterek "Yeni yönetim kurulumuzla
Ankara'ya gelerek çalışmalarımızı paylaşmak istedik. Amacımız görüş alışverişinde
bulunmak" dedi.
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ...
Açıklamaların ardından bir gazetecinin "Sayın Arınç'ın zaman zaman Cumhurbaşkanı
adayı olacağını yönündeki senaryolar konuşuyor. TÜSİAD bunu nasıl değerlendiriyor"
şeklindeki sorusuna Yalçındağ cevap vermek istemedi.
TBMM Başkanı Arınç da Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisinin ismi geçtiği için
Yalçındağ'ın cevap vermemekte haklı olabilecğini belirterek bu konuda birkaç söz
söylemek istediğini belirtti.
TÜSİAD'ın bu konudaki görüşünü önemsediğini ifade eden Meclis Başkanı Arınç;
"Cumhurbaşkanlığı makamının Türkiye için Anayasa'da öngörüldüğü şekliyle içeriği
çok önemlidir. Türk devletini, milletin birliğini ve bütünlüğünü temsil eden kurumlar
arasındaki organizasyonu temin etmekle görevli olan bir makama uzlaşma
yoluyla bir seçim yapılmasını önemli görüyorum." diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin TBMM'de yapılacak olmasından dolayı bu konuda
TBMM'nin taraf bir kurum olduğunu ifade eden Arınç açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Milletvekillerimiz bu seçimi yapacaktır. Anayasa'da Cumhurbaşkanlığı seçiminin
nasıl yapılacağı, adayların ne zaman müracaat edecekleri de ayrıntılı biçimde
öngörülmüştür. Ayrıntılı biçimde öngörülen hemen hemen tek kurum da Cumhurbaşkanlığı
seçimidir. Dolayısıyla A'dan Z'ye bu konuda ne yapılacağı öngörülmekte ve TBMM de
bunu yerine getirmektedir. Sayın Yalçındağ'ın son açıklamalarında TBMM'nin iradesine
önem veren ve gerçekte bu seçimin Meclis'te yapılacağını ve Meclis'in kimi seçerse
tabiatıyla onun Cumhurbaşkanı seçilmiş olacağını ifade eden düşünceleri belki malumu
ilandır, ama TÜSİAD Başkanının ve TÜSİAD'ın görüşleri olarak tekrar bunu duymayı arzu
edenlere iletilmesinde de fayda gördüğümü söylemeliyim. TBMM bu seçimi yeri geldiğinde
en güzel şekilde yapacaktır. Anayasal bir görevi yerine getirecektir ve Meclis'in kararına
da şüphesiz 70 milyon insan gibi Türkiye'deki tüm kurumlar ve kuruluşlar da saygı
göstermek durumundadır."
AB SÜRECİ VE DEMOKRATİKLEŞME...
TÜSİAD'ın önemsediği ikinci düşüncesinin AB sürecinde Türkiye'nin hız kesmeden
devam etmesi olduğunu belirten Arınç bu konuda 22. Dönem parlamentosunda
çıkmış bulunan pek çok kanun ve Anayasa değişikliğinin gerekiyorsa tekrar devam
etmesinin bireysel hak ve özgürlüklerin son noktasına kadar Meclis tarafından güvence
altına alınmasının önemli olduğunu söyledi.
TÜSİAD'ın parlamento ile irtibatını devam ettiren önemli bir kuruluş olduğunu ifade eden
Arınç "TÜSİAD'ın Parlamento Komisyonu adıyla bir komisyonu var. Bu, parlamentomuzu
hem yakından izleme, görüş alış verişinde bulunma ve hem de parlamentonun yasama göreviyle
yükümlü millet egemenliğini temsil eden bir kuruluş olmasının önemsenmesidir. Bunun için
çok değerli arkadaşlar görevlendirimiştir, biz de kendileri ile zaman zaman bu konuları
tartışıyoruz ve fikir alışverişinde bulunuyoruz. " dedi.
Açıklamasında, Demokratikleşme ve Özgürlükler konusunda TÜSİAD'ın çok önemli
araştırmalar yaptığını vurgulayan Arınç TÜSİAD'ın bu konuda zaman zaman raporlar
yayınladığını hatırlattı.
Meclis Başkanı olmadan önce de TÜSİAD'ın bu tür çalışmalarının komisyonlar bazında
tartışılmasına katıldığını ifade eden Arınç bir süre önce yayınlanan merhum Bülent Tanör'ün
genişletilmiş raporunu da önemli bulduğunu söyledi.
Türkiye'nin bugünkü ortamında ve gelecek vizyonunda raporda öngörülen düşünce
ve fikirlerin ülke için çok faydalı olduğunu belirten Arınç "Bütün bu çalışmaları sebebiyle,
TÜSİAD'ı ve onun mensuplarını, Türkiye'de önemli bir sivil toplum örgütü olarak,
Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olan, Türkiye'nin geleceğinde düşüncesi, katkısı,
fikri olan bir kurum olarak görüyorum" dedi.
Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak Meclis Başkanı Arınç'ın açıklamalarının ardından
konunun bir kez daha altını çizmek istediğini belirten Yalçındağ "TÜSİAD olarak demokrasinin
gereği olarak Meclis'in iradesine atıfta bulunduk. Ama görüşümüz olarak
Cumhurbaşkanlığının tüm kesimler tarafından benimsenen ve kucaklanan bir makam
olması gerektiğini de söylemiştik." dedi.
ŞAPKALI KADINLARIN GENEL KURUL'A ALINMADIĞI İDDİASI...
TBMM Başkanı Arınç, bir gazetecinin "Dün genel kurulda şapkalı kadınların Genel Kurul'u
izleyemeyecekleri gerekçesiyle çıkartıldıkları" yönündeki sorusuna "Böyle bir olay
dün TBMM'de yaşanmadı, siz de buna şahit olmadınız. Ancak, birkaç hanımefendinin
dışarıda basın mensuplarına yaptıkları şikayetlerini sanırım dile getirmek istiyorsunuz.
Bugün sizlerle birkaç defa birlikte olacağız. Dolayısıyla bu çok önemli sorunuza
sayın Yalçındağ'ın huzurunda değilde o çok önemli toplantıda cevap vermiş olayım."
şeklinde cevaplandırdı.
TÜSİAD Başkanı Yalçındağ da şapkalı kadınların Genel Kurul'a alınmadığı ile
ilgili görüntüleri televizyondan izlediğini ve oradaki hanımların bazılarını tanıdığını
belirterek böyle bir olayın yaşanmasına üzüldüğünü söyledi.
TBMM Başkanı Arınç, Bu konudaki soruya daha sonraki toplantılarda cevap vereceğini
belirtmesine karşın Yalçındağ'ın bu konuda üzüntülerini belirtmesi üzerine kendisinin
üzülmediği yönünde anlaşılma olmaması için bu konuyu değerlendirmek istediğini söyledi.
Açıklamasında, "Şunu açıklıkla size söylemeliyim" şeklinde konuşan Arınç konuşmasını
şöyle sürdürdü: TBMM dün çok yoğun bir gün yaşadı. Her yerde etkinliklerimiz vardı
ve Türkiye'nin pek çok yerinden bayanlar Meclisimize geldiler ve biz de onlara ev sahipliği
yaptık. TBMM'de bizim çalışlarımızı şu elimizdeki içtüzük yönlendiriyor. Bu içtüzüğü siz
parlamento muhabirlerinin en az bir Meclis Başkanı kadar bildiğinize inanıyorum. Çünkü
sadece fotoğraf çekmek, zaman zaman soru sormak değil sadece görevimiz. Mademki
Parlamento muhabiriyiz bu konuda da bazı hususları da deneyimli bir milletvekili gibi
hepiniz biliyorsunuz. Bakınız bu içtüzüğün 169'uncu maddesi 'Dinleyiciler birleşimin
devamı sürecince kendilerine ayrılan yerlerde sukunet içerisinde oturmak zorundadırlar.
Dinleyiciler görüşmelerde kabul veya red yönünde görüş, alkış veya herhangi bir
hareketle kendi düşüncelerini ortaya koyamazlar. Bu yasağa uymayanlar o yerin
düzenini korumakla görevli olanlar tarafından hemen dışarı çıkarırlar' Dün ne olduğu
konusunda gerek emniyet müdürümüzden, gerek idare amirimizden gerekse bu işle
görevli olanlardan bilgi aldım. Bu bilgi şudur; başlarında modern şapkalarıyla, bu
görüşmeleri izlemek üzere gelen sayın bayanlar Meclis'te her mekana kabul
edilmişlerdir. Kendilerine hiçbir zorluk çıkarılmamıştır, zorluk çıkarılması da
mümkün değildir. Ancak polislerin görevli olduğu konuda, dinleyiciler
salona alınırken varsa ellerinde çantaları, üzerilerinde giysilerinin dışında abartılı bir
şey diyelimki; manto, başka bir şey bunlar emanete alınmak üzere polisler
tarafından kasaya konulmakta daha sonra kendilerine verilmektedir. Yani çanta,
valizle veya başka bir şekilde dinleyicilerin içeriye girmesi mümkün değildir.
Bunun tek bir hususiyeti güvenlik açısındandır. Çünkü geçmişte dinleyiciler
arasına girerek ellerinde çantalardan veya valizlerden, üzerlerindeki giysilerin
içerisinden pankart, afiş bez veya başka bir şey çıkaranlar, çıkarmaya teşebbüs
edenler görülmüştür. Dünyanın her parlamentosunda böyle güvenlik tedbirleri
vardır. Meseleyi sadece şapka ile içerde oturmaya bağlamak doğru değildir.
Bu bayan arkadaşlarımızın 1,5 saat kadar içerde çok rahat bir şekilde bu
görüşmeleri takip ettiğini arkadaşlarımız bize rapor olarak vermiştir. Bir
yanlışlık varsa bu tespit edilir, sorumlular hakkında da gerekenler yapılır.
Ben inanıyorumki dünki güzel görüntüleri 'bu iş ne kadar da sakin geçti
canım' diyerek üzülmüş olanlar biraz büyütmüş olabilirler. Türkiye'nin sukunete
ihtiyacı var. TÜSİAD da öyle diyor 'İstikra bozulmasın, istikrara ihtiyacımız var'
Çok lokal olayları bağırtılarla, çağırtılarla ortaya koymak yerine ben makamımda
oturuyorum, Meclisin görevlileri var. Derhal bize ulaştırılarak varsa bu yanlışların
giderilmesini temin etmek bizim görevimizdir."
O bayanların kendisinin davetlisi olarak Meclis'e geldiğini belirten Arınç "Marmara
Grubu'nun bütün faaliyetlerine katılan onlarla ilişkileri çok iyi olan bir Meclis Başkanı
olarak, Sayın Müjgan Süver ve arkadaşlarını bu parlamentoya ben davet ettim.
Benim davetimle gelen hanımefendilerin Meclis görüşmemelerine alınmaması diye bir
şey yoktur, 'var' diyen varsa adam gibi oturur konuşur, bağırmakla çağırmakla,
onu bunu göreve davet etmekle, siyasi ve ideolojik sözler ve sloganlarla bu iş
olmaz" dedi.
Bu tür olayları yeni Cumhurbaşkanı görev yemini yapıncaya kadar fazlasıyla
göreceğimizi de vurgulayan Arınç "Türkiye'nin sukunete ve normalleşmeye ihtiyacı
var. Anayasamız amir hükümleriyle bunu öngörüyor, Türkiye'nin hukuki mevzuatı
bunu öngörüyor. Siyasi istikrar ekonomik istikrarla ile doğrudan ilgilidir.
Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı bazı güzellikler varsa -bunları eleştirenler de
olabilir ama güzellikler olduğunu söyleyenler de var- bunda istikrarın çok büyük
payı olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.
Görüntü alınması ve basına yapılan açıklamaların ardından Arınç'ın kabulü
basına kapalı olarak gerçekleşti.
