2010-10-05 - 12:55
AK PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliğine uyum yasaları üzerindeki çalışmaların başladığını ve hızla hayata geçirileceğini belirterek, bunun Meclisin önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını kaydetti.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, genel seçimler için en uygun tarihi Haziran ayının ilk haftası olarak
düşündüklerini ifade ederek, ''Mart ayı itibariyle artık genel seçim sürecine
girmiş oluyoruz'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Anayasa
değişikliğine uyum yasaları üzerindeki çalışmaların başladığını ve hızla hayata
geçirileceğini belirterek, bunun Meclisin önemli gündem maddeleri arasında yer
alacağını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bütçe müzakerelerinin tamamlanmasının ardından, yine uyum yasaları ve
uyum yasalarını görüşecek, ardından genel seçim sürecine girmiş bulunacağız. Ne
zaman? Mart ayı itibariyle artık genel seçim sürecine girmiş oluyoruz ve takvim
çalışmaya başlıyor.

Genel seçim için en uygun tarihin haziran ayının ilk haftası olduğunu
düşünüyoruz. Seçim takvimini de ilgili kurullarımızda görüştükten ve müzakeresini
yaptıktan sonra... İlgili kurumların da görüşlerini aldıktan sonra kesinleştirmiş
olacağız. Tabii ki Yüksek Seçim Kurulunun resmen takvimi ilan etmesiyle birlikte
de çalışmalarımızı aynı takvim çerçevesinde sürdüreceğiz.

Haziran ayının ilk haftasında gerçekleşmesi durumunda, seçimler için
önümüzde 8 ay bulunuyor. Biz 12 Eylül akşamından itibaren bu noktada zaten
çalışmalarımıza başladık.''

Erdoğan, grup toplantısından sonra gazetecilerin terörle mücadele
konusundaki TBMM'de yapılması düşünülen gizli oturumun tarihin belli olup
olmadığı yönündeki sorusuna, ''Henüz belirlemedik'' karşılığını verdi.

Konuşmasında değişik konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan,
kendilerinin 8 yıldır iktidarda bulunduğunu ifade ederek, ''Bugün 8 yıl öncesine
kıyasla çok daha güçlü, demokrasinin gereğini yerine getirme konusunda çok daha
kararlı bir Meclise sahibiz'' dedi. Erdoğan, hiçbir kurumun Meclis'in üzerinde
olamayacağının 8 yılda ortaya konulduğunu kaydetti.

TBMM'nin 23. Dönemde 5. Yasama Yılı'nda da çalıştığını anlatan Erdoğan,
kendilerinden önceki dönemlerde Meclis'in erken seçime gittiğini, kendilerinin
ise seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini söylediklerini dile getirdi.

Muhalefetin anayasa değişikliği görüşmelerindeki tutumunu eleştiren
Erdoğan, o tarihte ''buna karşıyız'' diyenlerin, şimdi ''bir haftada anayasayı
değiştiririz'' önerisinde bulunduğunu, ''Kendi partisinin tüzüğünü 2001
seçimlerine kadar değiştiremeyeceğini söyleyenlerin, kalkıp anayasamızı bir
haftada, on beş günde, bir ayda değiştireceğini söylemek kadar sululuk olur mu''
diye sordu.

''Şimdi hazırlıkları yapılım. Bizim ekibimiz hazırlıklara başladı'' diyen
Erdoğan, 2011 seçiminden sonra anayasa değişikliğinin gündeme gelebileceğini
kaydetti.

''Eğer dürüst samimi davranıyorsan, talimatını ver. Hemen arkadaşlarımız
bir araya gelsinler'' Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığının da katılımıyla
''başörtüsü konusunun'' ele alınabileceğini dile getirdi. Erdoğan, bu konu
gündeme getirildiğinde ''gelin bu işi halledelim'' dediklerini belirterek, ''Şu
ana kadar Meclis başkanlığımıza bir müracaat var mı? Yok. Hepsi blöftü, blöf...
Bu blöfü biz yutmayız, bu blöfü millet yutmaz'' diye konuştu.

Erdoğan, aynı konunun Meclis İçtüzüğü için de geçerli olduğunu
belirterek, var olan bir çalışma bulunduğunu, süratle bunun ele alınabileceğini
söyledi.

''Biz ikbal beklentisi peşinde değiliz'' diyen Erdoğan, milletin yararına
olacak hiçbir şeyden geri atmayacaklarını, her türlü sorunun çözüm yerinin Meclis
olduğunu belirtti. Erdoğan, hiçbir zaman uzlaşmadan kaçmadıklarını, yeni yasama
döneminde de ''uzlaşmayı temel referans noktası olarak alacaklarını'' dile
getirdi.

Başbakan Erdoğan, ''Göktürk'' adı verilen Türk istihbarat uydusuyla
ilgili çalışmalarının devam ettiğini belirterek, uydunun 2012'de fırlatılmasının
hedeflendiğini bildirdi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, ''Kendi parti tüzüğünü 2011 seçimlerine kadar değiştiremeyeceğini
söyleyenlerin, Anayasamızı 1 haftada 1 ayda değiştireceğini söylemesi kadar
sululuk olur mu?'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, yeni yasama
yılında, TBMM, siyasi partiler, milletvekillerine başarı dileklerini iletti.

23 Nisan'da TBMM'nin 90. kuruluş yıl dönümünün kutlandığını anımsatan
Erdoğan, ''Gazi Meclis''in 90 yıl boyunca millet iradesinin tecelligahı,
reformların, ilerlemenin ve demokrasinin öncülüğünü yaptığını kaydetti.

TBMM'nin son 8 yılda ülkenin ve milletin geleceği adına hayati önemde ve
tarihi nitelikte reformlara imza attığını belirten Erdoğan, parti gurubu ve
hükümetin sarsılmaz duruşu sayesinde millet iradesi ve hakimiyetine yönelik her
türlü müdahalenin etkisiz kaldığını söyledi. Erdoğan, ''Meclisimiz çok büyük
dirayet ve sağduyu örneği gösterdi. Milletin karar ve tercihleri her şeyin
üzerinde tutuldu. Meclisin saygınlığı en üst seviyede muhafaza edildi. Bu sayede
demokrasimiz çok büyük güç kazandı. Geçmişte çeşitli tarihlerde TBMM'ye ve
demokrasiye yönelik müdahaleler, yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki
uyumu bozmuş, erklerin yetki sınırlarını tartışılır bir hale getirmiştir''
dedi.

AK Parti olarak 3 Kasım seçimlerine ''Yeter söz de karar da milletindir''
diyerek girdiklerini, 3 Kasım akşamından itibaren bu ilkeyi yaşatmak için her
türlü zorluğa ve zorlama yoruma, her türlü demokrasi dışı girişime cesaretle
göğüs gerdiklerini ifade eden Erdoğan, bugün 8 yıl öncesine kıyasla çok daha
güçlü, millet iradesi ve demokrasiyi çok daha özümsemiş, bunun gereğini yerine
getirme konusunda çok daha kararlı bir Meclise sahip olunduğunu kaydetti.

Erdoğan, Türkiye'de demokrasi güç kazandıkça, demokratik reformlar hayata
geçtikçe siyaset kurumu ve Meclis'in güvenirliğinin arttığını, itibarının
yükseldiğini belirterek, ''Hiçbir kurumun, kuruluşun, gücün, erkin, TBMM'nin
üzerinde olamayacağı, bu meclise ve onun saygın üyelerine hükmedemeyeceği, bu
yüce Meclise yön ve rota çizemeyeceği yine 8 yılda her fırsatta ortaya
konmuştur'' diye konuştu.

Demokrasi dışı oluşumların, hukuk dışı örgütlenmelerin, çetelerin Meclise
istikamet veremeyeceğinin Meclis tarafından, ''AK kadro'' tarafından kararlı
şekilde ifade edildiğini ve gereğinin yerine getirildiğini ifade eden Erdoğan,
milletvekillerinin gayretli çalışmalarının siyasetin imajını da olumlu yönde
etkilediğini söyledi.

Gazi ve kurucu Meclis devraldıklarını, gelecek nesillere gazi bir Meclis,
kurucu bir Meclis, ileri demokratik standartlara sahip bir Meclis bırakacak
olmanın gururunu yaşadıklarını kaydeden Erdoğan, ''Ülkemizin itibarıyla birlikte
TBMM'nin de itibarını koruduğunuz, o itibarı daha yüksek seviyelere taşıdığınız
için sizlere ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum'' dedi.

23. dönemde ülke için hayati derecede reformlar gerçekleştirildiğini
belirten Erdoğan, TBMM'nin bu dönemde 5. yasama yılında da çalıştığını, bunun
TBMM'Nin 90 yıllık tarihinde nadir bir durum olduğunu ifade etti. Kendilerinden
önce Meclislerin 3-4 yasama yılını tamamlayamadan erken seçimlere gittiğini
söyleyen Erdoğan, ''Türkiye artık seçimlerin zamanında yapılmasına alışmak
durumdadır'' dediklerini ve her dönemde her anı millete hizmet için sarf
ettiklerini kaydetti.

Erdoğan, Anayasa değişiklik sürecinde gösterdikleri fedakarlık nedeniyle
milletvekillerine teşekkür etti. Erdoğan, ''12 Eylülde emeklerimizin karşılığını
aldık'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Anayasa değişikliği tartışmalarına değinerek,
muhalefete yönelik eleştirilerini sürdürdü. 26 maddelik değişiklik sürecinde
muhalefetin ''bu telaş niye, seçim yaklaştı, 2011 seçimlerinden sonra yapalım''
dediğini yineleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şimdi 2011 demiyorlar. 'Bir haftada Anayasayı değiştiririz' diyorlar.
Zam geldi 'bir ayda değiştiririz' diyorlar. Kendi parti tüzüğünü 2011 seçimine
kadar değiştiremeyeceğini söyleyenlerin, kalkıp Anayasamızı 1 haftada, 1 ayda
değiştireceğini söylemesi kadar sululuk olur mu? Yani Türkiye Cumhuriyetin
Anayasası senin partinin tüzüğünden daha mı basit. Tüzük dediğin nedir ki?
Hukukçu değilim ama gönder bir haftada hazırlayıp verelim. Tüzük bu... Anayasa
dediğimiz olay farklı. Ana muhalefet partisinin başkanına söyledim, önünüze öyle
bir kelime gelir ki haftalarınızı alır. Oturalım, çalışalım, 2011 sonrasına
hazırlıklarımızı yapalım, 2011'den sonra da konsensüsü bir komisyonla beraber
sağlayalım.''

TBMM eski Başkanı Köksal Toptan döneminde komisyon kurulması için davet
yapıldığını, buna 'hayır' dendiğini ifade eden Erdoğan, ''Bize uzlaşma dersi
veremezsiniz. Bunlar vesikalarla ortada'' dedi.

Hazırlıklara başladıklarını belirten Erdoğan, ''2011 seçimlerinden sonra
hodri meydan diyeceklerini'' kaydetti.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Aldığımız oy ne olursa olsun, parlamentodaki temsilimiz ne olursa olsun
gelin hepimiz aynı miktarda görevlendirmelerimizi yapalım, hemen uzlaşma
komisyonunu kuralım, çalışarak güzel bir Anayasa oluşturalım. Yeni Anayasamızı bu
şekilde meydana getirelim. Buna hazırız.

Şu anda hazırlanmış olan bir İçtüzük var, gelin onu gözden geçirelim.
Hemen halledelim.

Meydanlarda başörtü başörtü dolaştın. 3 maddelik bir konu. Eğer dürüst,
samimi davranıyorsan hemen görevlendirmeni yap, talimatını ver, ben de talimatımı
vereyim, hemen arkadaşlarımız bir araya gelsinler. MHP'den, BDP'den de gelsinler.
Diyanet İşleri Başkanlığımız var. Diyanet İşleri Başkanlığını kabul etmiyor
musun? Cumhuriyetimizin kurumu. Cumhuriyetin kurumlarına saygı duyuyorsan bu
konuda hazır olan kurumumuz Diyanet İşleri Başkanlığı. Bu çalışmaya Diyanet
İşleri Başkanlığını da katalım. Birlikte yapılan çalışmayla, bu ülke bu başörtüsü
sorununu, milyonların sorununu ortadan kaldıralım. Bunu sağa sola çekmeye,
istismara gerek yok. Pakistan'dan, İran'dan örnekler vermeye gerek yok.
Tasarımcılara gitmeye gerek yok. Nasıl istiyorsa öyle giyinsin. Yani başörtüsü
takmayana 'sen niye streç pantolon giyiyorsun' diyor musun veya 'şalvar türü
pantolon giyiyorsun' diyor musun veya 'askılı niye giyiyorsun' diyor musun? Bırak
nasıl giyiyorsa öyle giysin. Asıl demokrasi, özgürlükler bu... Bunu yapalım. Bu
konuda bile kendi içlerinde birbirlerine girdiler. Veremezler kararı. Bunlar
hepsi istismar ifadeleri. Biz hep söyledik: Eğer dürüst davranıyorsanız, siz
lokomotif olun, biz vagon olalım. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzümü
yemek. Milyonların sorununu gelin çözelim. Senin sayın ortada, 101-102, biz 335
kişiyle sizin peşinize takılırız, yeter ki şu işi çözelim. Ama ona kılıf da
uydurmayın. Gelin bu işi çözelim.''

Şu ana kadar TBMM Başkanlığına bu konuda bir müracaat yapılmadığını
kaydeden Erdoğan, ''Hepsi blöftü, blöf. Bu blöfü bu millet yutmaz. Bunu bir defa
bilmemiz lazım'' diye konuştu.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Anayasa değişikliği uyum yasaları çıkarılırken muhalefetin ''Geçmişte
sıkça başvurduğu engelleyici ve ve yavaşlatıcı siyaset tarzına yine
başvurmayacağını ümit ettiğini'' söyledi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 12 Eylül halk
oylaması sonucunda milletin kendilerine büyük bir görev verdiğini belirterek,
süratlenerek bu işleri bitirmeye mecbur olduklarını söyledi.

Erdoğan, ''Milletimiz bize ne dedi '26 madde bu paketi hemen hayata
geçirin'. Hayata geçirmek için ne yapacağız, uyum yasalarını çıkarmamız lazım.
Öyle ise uyum yasaları milletimiz için büyük bir önem taşıyor. Bunun için de biz
görevlendirmelerimizi yaptık, arkadaşlarımız çalışmalara başladılar ve çok büyük
önem arz eden uyum yasaları ile ilgili de arkadaşlarımız çalışmaları süratle
takip edecekler ve hızla hayata geçirecekler'' diye konuştu.

Muhalefet partilerinin 12 Eylül halk oylaması öncesinde siyaset
tarzlarını yeni dönemde sürdürmeyeceklerini temenni eden Başbakan Erdoğan,
şunları kaydetti:

''En azından bu noktada umudumu muhafaza ediyorum. Zira aziz milletimiz,
12 Eylülde uzlaşmadan kaçan, hırçın, öfkeli, kutuplaştırıcı tavır ve söylemlere
gereken mesajı çok önemli bir şekilde, net bir şekilde vermiştir. Milletimizin
onay verdiği bu 26 maddenin uyum yasaları çıkarılırken, muhalefet öyle ümit
ediyorum ki geçmişte sıkça başvurduğu engelleyici ve yavaşlatıcı siyaset tarzına
yine başvurmayacaktır. Her zaman ifade ediyorum; demokrasilerde iktidar ne kadar
önemli ise muhalefet de o kadar önemlidir. Gerçek bir demokrasi ileri
standartlara sahip bir demokrasi iktidarın çabaları kadar yapıcı muhalefetinde
gayretleri ile inşa edilecektir. 12 Eylül bu noktada mesajı almasını bilenlere en
güzel şekilde o mesajı vermiştir. Biz artık bu yeni yasama döneminde farklı bir
üslup ve söylem bekliyoruz. Biz bu yasama döneminde daha fazla tutarlılık, daha
fazla ilkeli siyaset görmek istiyoruz.''

Başbakan Erdoğan, Meclis çatısı altında milletimizi temsil ettiklerini
ifade ederek, milletin emanetini taşıdıklarını söyledi. Erdoğan, ''Çok açık net
söylüyoruz; biz ikbal beklentisi peşinde değiliz. Biz bu ülkenin meselelerini
çözmek, 73 milyon vatandaşımızın derdine derman üretmek, Türkiye'yi güçlü ve
itibarlı bir şekilde geleceğe taşımak için buralardayız. Milletin yararına olacak
hiçbir konuda geri adım atmayız. Uzlaşmadan, diyalogdan kesinlikle kaçınmayız.
Her türlü sorunun çözüm yerini TBMM olarak görüyoruz'' diye konuştu.

Erdoğan, bundan dolayı Meclis çatısı altında her sorunu konuşup,
görüşeceklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''AK Parti olarak hiçbir zaman uzlaşmadan kaçmadık. Hiçbir zaman
kapılarımızı kapalı tutmadık, bu yeni dönemde de kapılarımızı ardına kadar açık
tutacağız. Uzlaşmayı, istişareyi, diyaloğu Türkiye'nin sorunlarının çözümünde
temel referans noktaları olarak ele alacağız. Komisyonlarda, Genel Kurul
çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak, yine sağduyuyu, aklı selimi,
uzlaşma kültürünü, hoşgörüyü öne çıkaracağız. Beklentimiz, muhalefet
partilerinin, muhalefet milletvekillerinin de bu anlayış, bu yaklaşım içerisinde
olmasıdır. Eğer bu anlayışı, bu yaklaşımı göremezsek her zaman olduğu gibi yegane
şikayet mercimiz millettir ve unutmayınız, millet en güzel hakemdir.''(12.55)

NOT: HABERİN DEVAMINI ' İLGİLİ DÖKÜMANLAR' DA BULABİLİRSİNİZ.