2010-05-27 - 14:21
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş ve görevlerini yeniden düzenleyen tasarının, 2 maddesi daha kabul edildi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş
ve görevlerini yeniden düzenleyen tasarının, 2 maddesi daha kabul edildi.
Tasarının, ''Diyanet İşleri uzmanları ve müfettişlerinin atamalarını''
düzenleyen 10. maddesi üzerinden görüşmelere devam edildi. CHP ve MHP
milletvekilleri, tasarıda yer alan, ''Başkanlıkta 3 yıl genel müdürlük yapmış
olanlar başmüfetişliğe, 3 yıl daire başkanlığı veya 6 yıl il müftülüğü yapmış
olanların müfettişliğe atanabilir'' ibaresine itiraz etti.
CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, müfettişlik gibi denetim
fonksiyonunun yürütüleceği bir göreve, sınavsız atama yapılmasının hatalı
olacağını söyledi. Hamzaçebi, Devlet Bakanı Faruk Çelik'in, istediği maddeleri
komisyondan geçirmeye çalıştığını öne sürerek, ''Mızrak uçlarını Kuran
sayfalarına geçiren Muaviye politikası güdüyorsunuz'' dedi.
Bakan Çelik ise İslam tarihi bilgisine göre, o kişinin Muaviye değil, Amr
İbn-ül As olduğunu söyledi. Çelik, söz konusu maddenin altında farklı şeyler
aramaması gerektiğini, bu hükümle, uygulamadaki deneyimlerin teftişe
yansıtılmasının amaçlandığını ifade etti.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ise Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın
Zonguldak'ta meydana gelen grizu patlaması ile ilgili konuşmasında, ''kader''
ifadesini kullandığını belirtti. Diyanet İşleri yetkililerinden ''kader''
kavramının tam olarak açıklanmasını isteyen Günal, ''İşsizliği, kazaları hep
kadere mi bağlayacağız. Allah, insan iradesi konusunda hareket alanı belirlemiş
ve cüz'i irade de vermiştir'' diye konuştu.
Günal'ın sözlerine yanıt veren Bakan Çelik, Başbakan Erdoğan'ın söz
konusu konuşmasında, ''Bu bir kaderdir'' demediğini, ''Bu işin kaderinde var''
şeklinde bir ifade kullandığını söyledi. Maden sektörünün en riskli iş kolu
olduğunu ifade eden Çelik, bu nedenle Erdoğan'ın ifadesinin bilimsel tespitle
paralellik arz ettiğini belirtti.
Toplantıda söz alan Diyanet Denetim Elemanları ve Uzmanları Derneği Genel
Başkanı Abdülkadir Sezgin de tasarıda, Diyanet İşleri Başkanlığının bir para
kurumu şeklinde yeniden örgütleniyor olmasının, Diyanet çalışanlarını üzdüğünü
iddia etti. Sezgin, ''Din işi parasız hizmettir. Duygu ve inanç tarafı ağırdır.
Tasarıda bu kurum, para kurumu haline getiriliyor. Biz, bu din kurumunu,
Atatürk'ün kurduğu gibi, inançla, ibadet ve ahlakla ilgili kurum olarak yeniden
istiyoruz. Din nasihattir. Onun paraya, pula ihtiyacı yoktur. Örneğin; Fetullah
Gülen... Üzerine kayıtlı bir kuruş parası, bir metre toprağı yoktur. Ama sözü o
kadar itibarlı ki bütün dünyanın farklı yerlerinde okullar, müesseseler
yapılıyor'' diye konuştu.
Görüşmelerden sonra Komisyonda, tasarının, ''Diyanet işleri uzman ve
müfettişlerinin atamaları'' ve ''Vaizler, imam hatip, müezzin-kayyımlar, Kur'an
kursu öğreticileri eğitim görevlileri'' ile ilgili düzenlemeleri içeren 2 maddesi
daha kabul edildi.
Buna göre, Diyanet İşleri uzman yardımcılığı atamalarında, en az lisans
düzeyinde dini yüksek eğitim şartı da aranacak. Sınavda iki defa başarısız olan
adaylar bir daha bu sınava katılamayacak. Uzmanlık için açılacak mesleki
yeterlilik sınavında başarılı olanlar, Diyanet İşleri Uzmanı unvanı
kazanabilecek. Söz konusu uzmanlık sınavında iki defa başarısız olanlar, bu
sınava bir daha katılamayacak. Bu arada, tasarıdaki ''Müfettiş ve başmüfettiş
toplam kadro sayısının yüzde 10'unu aşmamak üzere, Başkanlıkta 3 yıl genel
müdürlük yapmış olanların başmüfetişliğe, 3 yıl daire başkanlığı veya 6 yıl il
müftülüğü yapmış olanlar müfettişliğe atanabilir'' hükmüne, verilen önergeyle, bu
atamaların da ''sınav şartıyla yapılabileceği'' ibaresi eklendi.
Kabul edilen diğer maddeye göre, vaizler, adaylık döneminden sonra vaiz,
uzman vaiz ve başvaiz kariyer basamaklarına ayrılacak.
İmam-hatiplik mesleği, adaylık döneminden sonra imam-hatip, uzman
imam-hatip ve başimam-hatip; müezzin-kayyımlık mesleği ise müezzin-kayyım ve
başmüezzin; Kur'an kursu öğreticisi, Kur'an kursu uzman öğreticisi ve Kur'an
kursu başöğreticisi kariyer basamaklarına ayrılacak.
Kariyer basamaklarında yükselmede kıdem, eğitim, hizmet, bilimsel, sosyal
ve kültürel faaliyetler, sicil puanları ve Başkanlıkça yapılacak sınav sonuçları
esas alınacak.
Dini Yüksek İhtisas Merkezi ve eğitim merkezi eğitim görevlisi, bu
merkezlerdeki eğitim ve öğretim faaliyetlerini yürütmekle görevli olacak ve dört
yıllık dini yüksek öğrenim mezunu olup ihtisas kursunu bitirmiş veya doktora
yapmış olanlar arasından atanacak.
İmam hatipler ve müezzin-kayımların haftalık iznine ve bayram
tatillerinde izin kullanmalarına ilişkin konular, yönetmelikle düzenlenecek.
İmam hatip ve müezzin kayımlar Kur'an-ı Kerim öğretiminde
görevlendirilebilecekler.
Ayrıca Komisyonunda, tasarının, 2010 yılı içinde Diyanet İşleri Başkanlığına açıktan
5 bin atama yapılabilmesine olanak sağlayan hükmün de içinde bulunduğu madde de kabul edildi.
Tasarının geçiş hükümlerini içeren 20. maddesi üzerindeki görüşmelerde
verilen önergeyle metne açıktan atama yapılabilme olanağı sağlayan yeni bir hüküm
eklendi.
Komisyonda kabul edilen maddeye göre, 2010 yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanunu'nda yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın, 2010 yılı içerisinde Diyanet
İşleri Başkanlığına ait boş kadrolara açıktan 5 bin atama yapılabilecek.
Devlet Bakanı Faruk Çelik, yaptığı konuşmada, Türkiye'de kadrosuz cami
sayısının yaklaşık 12 bin olduğunu söyledi. Din hizmetlerinin hassas bir hizmet
olduğunu ve bu hizmetin denetimden uzak kalması halinde çeşitli sakıncaların
ortaya çıkabileceğini belirten Çelik, bu nedenle kadro ihtiyacının
karşılanmasının öne arz ettiğini söyledi. (14:21)
