2010-09-16 - 11:20
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün düzenleyeceği BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) Türkiye Ülke Raporu Nihai Yorumları Hakkında Bilgilendirme Toplantısı, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın başkanlığında TBMM'de başladı.
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, BM Kadınlara
Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine (CEDAW) yönelik ülke
çalışmalarını takip eden komitenin Türkiye raporuna ilişkin yorumlarında; kadına
yönelik ayrımcılığın açık bir tanımının, anayasa ya da yasalarda yapılmamasını
eksiklik olarak gördüğünü, Türkiye'ye bu yönde çalışma yapmasını tavsiye
ettiğini, mevzuatta kadına yönelik ayrımcılık içerebilecek hükümlerin gözden
geçirilmesini önerdiğini söyledi.
Türkiye'nin, sözleşme uyarınca CEDAW Komitesine sunduğu 6. Nihai Rapor ve
rapora ilişkin yorumlar, Devlet Bakanı Kavaf başkanlığında, sivil toplum
örgütlerinin de katılımıyla TBMM'de düzenlenen toplantıda ele alındı.
Devlet Bakanı Kavaf, katılımcılara rapor ve yorumlar hakkında bilgi
verdi.
CEDAW'ın, Türkiye'nin taraf olduğu önemli uluslararası insan hakları
sözleşmeleri arasında yer aldığına işaret eden Kavaf, CEDAW'ın, kadınlara karşı
cinsiyete dayalı her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve kadınların insan
haklarını korumak amacıyla kaleme alınan, bağlayıcı niteliği olan tek
uluslararası sözleşme olduğunu anımsattı.
Kavaf, ''kadın haklarının anayasası'' şeklinde tabir edilen, 2010
itibariyle 186 ülkenin taraf olduğu CEDAW'ın, bugün taraf devletlerin kadın-erkek
eşitliği konusunda yapacakları her türlü sözleşmede temel bir yasal dayanak
konumunda olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin, 1986'da CEDAW Sözleşmesine, 2003'te ise ek ihtiyari
protokole taraf olarak, kadınlara karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına,
kadınların erkeklerle eşit hak, fırsat ve imkanlara kavuşmasına verdiği önemi
ortaya koyduğunu belirten Kavaf, ''Sözleşmenin 18. maddesi uyarınca ülke
raporlarında ise ülke içinde bir önceki rapor döneminden itibaren kaydedilen
gelişmeler ve geleceğe dönük yapılması gerekenler yer almaktadır'' dedi.
Devlet Bakanı Kavaf, Türkiye'nin 6. Ülke Raporunun, katılımcı bir
yaklaşımla hazırlandığına dikkati çekerek, hazırlık toplantılarıyla ilgili tüm
kamu kurum ve kuruluşları, akademisyenler, meslek ve sivil toplum kuruluşu
temsilcilerinin görüşlerinin, önerilerinin rapora yansıtılmaya çalışıldığını
söyledi.
Kavaf, New York'ta 21 Temmuzdaki komitenin oturumunda, ülke raporu
savunmasının, açık ve yapıcı bir diyalog çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade
ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Komite, ülkemizin 6. raporunun, Hükümet organları ve sivil toplum
kuruluşlarını içine alan katılımcı bir süreçle hazırlamış olmasını takdirle
karşılamış, başkanlığını yaptığım geniş üst düzey heyet için ülkemize
teşekkürlerini sunmuştur.
Nihai yorumlar bir bütün olarak incelendiğinde, bir önceki rapor
sunumundan bu yana ülkemizde gerçekleşen mevzuat değişikliklerinin, kadınlara
yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması konusunda yapılan çalışmaların, atılan
adımların komite tarafından takdirle karşılandığı anlaşılmaktadır. CEDAW
Komitesi, Türk Vatandaşlık Kanununda yapılan değişiklik sonucunda Sözleşmenin 9.
maddesine yönelik beyanımızı geri çekmiş olmamızı, TCK'da, Ailenin Korunmasına
Dair Kanunda yapılan değişiklikleri, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun
oluşturulmasını memnuniyetle karşılamıştır. Farklı bakanlıklarımızın
sorumluluğunda uygulanmakta olan Ulusal Eylem Planlarına da dikkat çekilmiştir.
Eğitim alanında kız çocuklarına verilen destekler, okullaşma oranlarında yaşanan
gelişmeler sevindirici olarak nitelendirilmiştir.''
Kavaf, komitenin, özellikle mevzuat değişikliklerinin uygulamaya
yansıtılmasında ek önlemlere, farkındalık artırma çalışmalarına, kamu
çalışanlarının duyarlılığını artırmaya yönelik faaliyetlere ağırlık verilmesi
gerektiğini belirttiğini aktardı. Kavaf, bu tespit ve tavsiyelerin, ülke olarak
kadın-erkek eşitliğinin gerçekleştirilmesinde kendilerinin öncelikleriyle de
örtüştüğünü bildirdi.
Bakan Kavaf, CEDAW Komitesinin, sözleşmenin 1 ve 2. maddelerine uygun
olarak kadına yönelik ayrımcılığın açık bir tanımının anayasa ya da diğer bir
kanunda yapılmamasını eksiklik olarak gördüğünü, Türkiye'ye bu yönde bir çalışma
yapılmasını tavsiye ettiğini belirtti. Kavaf, şunları kaydetti:
''Komite, eğitim ve istihdam alanlarında ülkemiz tarafından uygulanan
özel önlem uygulamalarının, özellikle kadınların yeterince temsil edilmediği
alanlarda yaygınlaştırılarak sürdürülmesi ve kadınların ilerlemesi için ihtiyaç
duyulan kaynakların artırılması gerektiğine dikkat çekmektedir.
Halkoylamasında kabul edilen anayasa değişiklikleriyle kadın-erkek
eşitliğinin sağlanması için uygulanacak özel önlemler, anayasal bir zemine
kavuşmuştur. Böylece, ülkemiz tarafından zaten uygulanmakta olan özel önlemlerin,
eğitim, istihdam, sağlık, siyasal ve kamusal yaşama katılım gibi kadınların
yeterince temsil edilemedikleri alanlarda daha yoğun olarak uygulanması mümkün
olacaktır.
Komitenin dikkat çektiği bir başka konu, kadınların rolleri ve
sorumluluklarına ilişkin ayrımcı yaklaşım ve kalıp yargılarla mücadelenin
kesintisiz sürdürülmesi gerektiğidir. Komite, erken yaşta ve zorla evlilikler
gibi zararlı geleneksel uygulamaların varlığı konusunda da endişelerini dile
getirdi. Komitenin nihai yorumları incelendiğinde, genel olarak mevzuatımızda
kadına yönelik ayrımcılık içerebilecek hükümlerin gözden geçirilmesi tavsiyesinde
bulunduğu da görülmektedir.
CEDAW Komitesi, çalışma biçiminde birtakım yeniliklere gitmiş ve dönemsel
raporlardan ayrı olarak taraf devletlerden bir veya birkaç konuda ara dönem
raporları talep etmeye başlamıştır. Bu çerçevede başörtüsünün kadınların
toplumsal yaşama katılımı üzerindeki etkileri ve kadına yönelik şiddet konusunda
yapılan çalışmalar hakkında ülkemizin 2 yıl içinde yazılı bilgi sunması talep
edilmiştir. ''
Kavaf, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün koordinasyonu çerçevesinde
CEDAW hükümlerinin tüm kamu kurum ve kuruluşlarına sorumluluklar yüklediğini,
özellikle kadına yönelik ayrımcılıkla mücadelenin devletin sorumluluğunda
bulunduğunu vurguladı.
6. Ülke Raporuna ilişkin nihai yorumların, Türkiye'nin CEDAW'ın
gereklerinin yerine getirilmesi konusunda giderek daha başarılı bir profil ortaya
koyduğunu yansıtan tespitler içerdiğini belirten Kavaf, ''Ancak yapılan yasal ve
kurumsal düzenlemeler ile uygulamaya yönelik çalışmaların sonucunda önemli
mesafeler kaydedilmiş olmasına rağmen uygulamada halen bazı aksamaların olduğu da
bir gerçektir'' diye konuştu. (11.20)
Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine (CEDAW) yönelik ülke
çalışmalarını takip eden komitenin Türkiye raporuna ilişkin yorumlarında; kadına
yönelik ayrımcılığın açık bir tanımının, anayasa ya da yasalarda yapılmamasını
eksiklik olarak gördüğünü, Türkiye'ye bu yönde çalışma yapmasını tavsiye
ettiğini, mevzuatta kadına yönelik ayrımcılık içerebilecek hükümlerin gözden
geçirilmesini önerdiğini söyledi.
Türkiye'nin, sözleşme uyarınca CEDAW Komitesine sunduğu 6. Nihai Rapor ve
rapora ilişkin yorumlar, Devlet Bakanı Kavaf başkanlığında, sivil toplum
örgütlerinin de katılımıyla TBMM'de düzenlenen toplantıda ele alındı.
Devlet Bakanı Kavaf, katılımcılara rapor ve yorumlar hakkında bilgi
verdi.
CEDAW'ın, Türkiye'nin taraf olduğu önemli uluslararası insan hakları
sözleşmeleri arasında yer aldığına işaret eden Kavaf, CEDAW'ın, kadınlara karşı
cinsiyete dayalı her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve kadınların insan
haklarını korumak amacıyla kaleme alınan, bağlayıcı niteliği olan tek
uluslararası sözleşme olduğunu anımsattı.
Kavaf, ''kadın haklarının anayasası'' şeklinde tabir edilen, 2010
itibariyle 186 ülkenin taraf olduğu CEDAW'ın, bugün taraf devletlerin kadın-erkek
eşitliği konusunda yapacakları her türlü sözleşmede temel bir yasal dayanak
konumunda olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin, 1986'da CEDAW Sözleşmesine, 2003'te ise ek ihtiyari
protokole taraf olarak, kadınlara karşı ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına,
kadınların erkeklerle eşit hak, fırsat ve imkanlara kavuşmasına verdiği önemi
ortaya koyduğunu belirten Kavaf, ''Sözleşmenin 18. maddesi uyarınca ülke
raporlarında ise ülke içinde bir önceki rapor döneminden itibaren kaydedilen
gelişmeler ve geleceğe dönük yapılması gerekenler yer almaktadır'' dedi.
Devlet Bakanı Kavaf, Türkiye'nin 6. Ülke Raporunun, katılımcı bir
yaklaşımla hazırlandığına dikkati çekerek, hazırlık toplantılarıyla ilgili tüm
kamu kurum ve kuruluşları, akademisyenler, meslek ve sivil toplum kuruluşu
temsilcilerinin görüşlerinin, önerilerinin rapora yansıtılmaya çalışıldığını
söyledi.
Kavaf, New York'ta 21 Temmuzdaki komitenin oturumunda, ülke raporu
savunmasının, açık ve yapıcı bir diyalog çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade
ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Komite, ülkemizin 6. raporunun, Hükümet organları ve sivil toplum
kuruluşlarını içine alan katılımcı bir süreçle hazırlamış olmasını takdirle
karşılamış, başkanlığını yaptığım geniş üst düzey heyet için ülkemize
teşekkürlerini sunmuştur.
Nihai yorumlar bir bütün olarak incelendiğinde, bir önceki rapor
sunumundan bu yana ülkemizde gerçekleşen mevzuat değişikliklerinin, kadınlara
yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması konusunda yapılan çalışmaların, atılan
adımların komite tarafından takdirle karşılandığı anlaşılmaktadır. CEDAW
Komitesi, Türk Vatandaşlık Kanununda yapılan değişiklik sonucunda Sözleşmenin 9.
maddesine yönelik beyanımızı geri çekmiş olmamızı, TCK'da, Ailenin Korunmasına
Dair Kanunda yapılan değişiklikleri, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun
oluşturulmasını memnuniyetle karşılamıştır. Farklı bakanlıklarımızın
sorumluluğunda uygulanmakta olan Ulusal Eylem Planlarına da dikkat çekilmiştir.
Eğitim alanında kız çocuklarına verilen destekler, okullaşma oranlarında yaşanan
gelişmeler sevindirici olarak nitelendirilmiştir.''
Kavaf, komitenin, özellikle mevzuat değişikliklerinin uygulamaya
yansıtılmasında ek önlemlere, farkındalık artırma çalışmalarına, kamu
çalışanlarının duyarlılığını artırmaya yönelik faaliyetlere ağırlık verilmesi
gerektiğini belirttiğini aktardı. Kavaf, bu tespit ve tavsiyelerin, ülke olarak
kadın-erkek eşitliğinin gerçekleştirilmesinde kendilerinin öncelikleriyle de
örtüştüğünü bildirdi.
Bakan Kavaf, CEDAW Komitesinin, sözleşmenin 1 ve 2. maddelerine uygun
olarak kadına yönelik ayrımcılığın açık bir tanımının anayasa ya da diğer bir
kanunda yapılmamasını eksiklik olarak gördüğünü, Türkiye'ye bu yönde bir çalışma
yapılmasını tavsiye ettiğini belirtti. Kavaf, şunları kaydetti:
''Komite, eğitim ve istihdam alanlarında ülkemiz tarafından uygulanan
özel önlem uygulamalarının, özellikle kadınların yeterince temsil edilmediği
alanlarda yaygınlaştırılarak sürdürülmesi ve kadınların ilerlemesi için ihtiyaç
duyulan kaynakların artırılması gerektiğine dikkat çekmektedir.
Halkoylamasında kabul edilen anayasa değişiklikleriyle kadın-erkek
eşitliğinin sağlanması için uygulanacak özel önlemler, anayasal bir zemine
kavuşmuştur. Böylece, ülkemiz tarafından zaten uygulanmakta olan özel önlemlerin,
eğitim, istihdam, sağlık, siyasal ve kamusal yaşama katılım gibi kadınların
yeterince temsil edilemedikleri alanlarda daha yoğun olarak uygulanması mümkün
olacaktır.
Komitenin dikkat çektiği bir başka konu, kadınların rolleri ve
sorumluluklarına ilişkin ayrımcı yaklaşım ve kalıp yargılarla mücadelenin
kesintisiz sürdürülmesi gerektiğidir. Komite, erken yaşta ve zorla evlilikler
gibi zararlı geleneksel uygulamaların varlığı konusunda da endişelerini dile
getirdi. Komitenin nihai yorumları incelendiğinde, genel olarak mevzuatımızda
kadına yönelik ayrımcılık içerebilecek hükümlerin gözden geçirilmesi tavsiyesinde
bulunduğu da görülmektedir.
CEDAW Komitesi, çalışma biçiminde birtakım yeniliklere gitmiş ve dönemsel
raporlardan ayrı olarak taraf devletlerden bir veya birkaç konuda ara dönem
raporları talep etmeye başlamıştır. Bu çerçevede başörtüsünün kadınların
toplumsal yaşama katılımı üzerindeki etkileri ve kadına yönelik şiddet konusunda
yapılan çalışmalar hakkında ülkemizin 2 yıl içinde yazılı bilgi sunması talep
edilmiştir. ''
Kavaf, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün koordinasyonu çerçevesinde
CEDAW hükümlerinin tüm kamu kurum ve kuruluşlarına sorumluluklar yüklediğini,
özellikle kadına yönelik ayrımcılıkla mücadelenin devletin sorumluluğunda
bulunduğunu vurguladı.
6. Ülke Raporuna ilişkin nihai yorumların, Türkiye'nin CEDAW'ın
gereklerinin yerine getirilmesi konusunda giderek daha başarılı bir profil ortaya
koyduğunu yansıtan tespitler içerdiğini belirten Kavaf, ''Ancak yapılan yasal ve
kurumsal düzenlemeler ile uygulamaya yönelik çalışmaların sonucunda önemli
mesafeler kaydedilmiş olmasına rağmen uygulamada halen bazı aksamaların olduğu da
bir gerçektir'' diye konuştu. (11.20)
