2011-04-22 - 14:53
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ KILIÇ VE MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, YSK'nın bağımsız milletvekili adaylığı iptal edilen 7 milletvekili adayının itirazını kabul etmesiyle ilgili soru üzerine, kanun önünde herkesin eşit olduğunu ifade etti. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, YSK kararına ilişkin, yargının siyasallaştırılması yönünde adımlar atılmasının ''Türkiye'deki hukuk devleti ve demokrasinin teslimi anlamına geldiğini'' savundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, MHP
Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ''Erdoğan, on bin milisinle Taksim'e gel, ben de
bin bozkurtumla meydana geleceğim'' sözlerine ilişkin, ''MHP sıkıntılı, panikle
hareket ediyor. Bütün anketler baraj sınırında olduklarını gösteriyor.
Dolayısıyla barajın üzerinde kalabilmek için her türlü istismara yeltenecekler''
dedi.

Kılıç, YSK'nın bağımsız milletvekili adaylığı iptal edilen 7 milletvekili
adayının itirazını kabul etmesiyle ilgili soru üzerine, kanun önünde herkesin
eşit olduğunu ifade etti.

Türkiye'de herkesin sorumluluğunun ''Türkiye'yi huzur ve güvenlik
içerisinde seçimlere taşımak'' olduğunu belirten Kılıç, ''YSK'nın tartışmalar
yaratmasını doğru, yerinde bulmadım. Atması gereken adımlar daha önce
atılabilirdi. BDP'lilerin YSK'nın ilk kararını istismar eden yaklaşımlarını da
hiç doğru, yerinde bulmadık'' dedi.

Sokakların eylem platformuna dönüştürülmesinin, yangın yerine
çevrilmesinin doğru olmadığını belirten Kılıç, ''Bu süreç içerisinde AK Parti il
teşkilatlarının zarar görmüş olmasını da demokrasi talep eden bir kesime hiç mi
hiç yakıştıramadık. Kendi adına hukuk ve demokrasi isteyenlerin; başka siyasal
partilerin örgütlenme, siyaset yapma, demokrasi talep etme özgürlüğünü kısıtlama
hakları yoktur'' diye konuştu.

Bir gazetecinin, ''Bitlis Valisi 'eylem yapanları değil onlara sebep
olanları analiz etmeliyiz' diyerek YSK'yı eleştirdi. Bunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine Kılıç, bölgenin şartlarını, kamu
görevlilerinin neyle karşı karşıya kaldıklarını bilmeden yorum yapamayacağını
ifade etti.

''Bölgede gerçekten istenmeyen görüntüler yaşandı. Bunlar kimsenin arzu
etmediği görüntülerdi'' diyen Kılıç, ''Eğer sorun eksik evrakların
tamamlanmasıysa YSK'nın bunu daha farklı şekilde talep etmesi mümkündü. Bu
görüntüleri yaşanmasına, istismar edilmesine fırsat verilmeyebilirdi. Çünkü
herkes biliyor ki BDP bu tür hadiseleri istismar etmek için hazır beklemektedir''
dedi.

TBMM'de yarın yapılacak özel gündemli toplantıya ''AK Parti'li
küskünlerin gelip gelmeyeceği'' sorusu üzerine Kılıç, yöneticiler olarak her gün
listelerde yer almayan milletvekilleriyle görüştüklerini kaydetti.

Milletvekillerinin AK Parti'ye olan bağlılıklarında, Genel Başkan Recep
Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığının devamı noktasındaki istek ve arzularında en
ufak bir değişim söz konusu olmadığını belirten Kılıç, ''Arkadaşlarımız bunun bir
bayrak yarışı olduğunu çok iyi bilmektedir. Listelerde yer almayan
arkadaşlarımızın tamamı siyasete bizimle birlikte devam edecekler. Gün gelecek
biz bu bayrağı bırakacağız onlar ellerine alacaklar. AK Parti dediğimizde benlik
meseleleri memleket meselelerinin önüne geçmeyecektir, geçmemiştir'' diye
konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ''Sayın Recep Tayyip Erdoğan, on bin
milisinle Taksim'e gel, ben de bin bozkurtumla meydana geleceğim'' sözünün
hatırlatılması üzerine Kılıç, ''MHP sıkıntılı. Sıkıntılı olduğu kadar büyük bir
panikle hareket ediyor. Bütün anketler baraj sınırında olduklarını gösteriyor.
Dolayısıyla barajın üzerinde kalabilmek için her türlü istismara yeltenecekler.
Ben kendi tabanımız da dahil bütün kamuoyunu sağduyulu ve soğukkanlı olmaya davet
ediyorum. Bu beyanlar hiç bir siyaset adamına yakışmayan söz ve beyanlardır''
dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın ''devlet sokağa teslim olmuştur''
açıklamasına ilişkin olarak ise Kılıç, şunları kaydetti:

''Emniyet kuvvetleri Doğu ve Güney Doğu'da asayişi sağlama noktasında
olağanüstü gayret sarf ederken bir MHP yöneticisinin bu cümleyi kullanması tek
kelimeyle ayıptır. Emniyet kuvvetlerine saygısızlıktır. Milletin kuvveyi
maneviyesini sarsma girişimdir, gerçek dışı ve asılsızdır. Baraj nedeniyle paniğe
kapılmış, kaygılı olabilirler. Barajın altında bir daha kalmamak için her şeye
her koza her tezgaha sarılabilirler ama kesinlikle milletin ümidini kıracak,
devleti zayıf ve güçsüz gösterecek unsurlara, yaklaşımlara, plan ve projelere
tevessül etmesinler.''

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da gazetecilerin soruları üzerine YSK
kararına ilişkin, yargının siyasallaştırılması yönünde adımlar atılmasının
''Türkiye'deki hukuk devleti ve demokrasinin teslimi anlamına geldiğini''
savundu.

MHP olarak hep hukukun üstünlüğünü savunduklarını söyleyen Vural,
''Hukuki meşruiyet çerçevesinde bir hak arama mücadelesinin hep yanında olduk ama
bugün maalesef devlet kurumlarıyla, siyaset iktidarıyla, anamuhalefetiyle sokağa
teslim olmuştur, şiddete prim verilmiştir. Türkiye bir hukuk devleti olmalıdır ve
devlet ve yargı sokağa teslim olmamalıdır. Bence Türk siyaseti de yargısı da
sağlıklı bir imtihan verememiştir'' dedi.

Bitlis Valisi'nin açıklamalarının sorulması üzerine ise Vural, şunları
kaydetti:

''Bu kişi ne zaman vali olmuş bilmiyorum. Devletin mi partinin mi sokağın
mı valisidir onu da bilmiyorum. Ama hukuka uygun olmayan gayrimuşru araçları
kullanmak isteyenlere prim tanıyan bu zihniyet bizatihi terörü meşrulaştıran bir
anlayışın eseridir. Yapacaksanız adam gibi valilik yapın. Kimse sokağa taş
atmayı, Türk bayrağını indirmeyi, Atatürk büstüne terörist başının posterini
asmayı meşru ve haklı gösteremez. Herkes kendine gelsin. Bu millet, devlet
sokakta bulunmuş değildir sahipsiz de değildir. Olacaksan adam gibi devletin,
milletin valisi ol. Bu valilinin gözden geçirilmesinde fayda vardır.'' (14.53)