2011-12-11 - 11:09
2012 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, YÖK, ÖSYM Başkanlığı ve 102 üniversitenin 2012 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının 5. tur görüşmelerine başlandı.

Başkanvekili Güldal Mumcu tarafından açılan Genel Kurulda; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı ile 102 üniversitenin bütçeleri görüşülüyor.

Bütçe üzerinde ilk sözü, MHP Grubu adına Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz aldı.

CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bütçesi üzerindeki konuşmasını, kürsünün önüne küçük koyun, inek ve keçi maketleri koyarak yaptı.

TBMM Genel Kurulunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile bağlı kuruluşlar ve üniversitelerin 2012 yılı bütçeleri üzerinde MHP ve CHP Grubu sözcüleri konuştu.

MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, tarım üretiminin en önemli girdileri olan mazot, gübre ve yemin pahalı olması nedeniyle üreticinin zor durumda kaldığını belirterek, ''Dünyanın en pahalı girdilerini kullanırsanız, dünyanın ne pahalı ürünü elde edersiniz. Böylece rekabetten edemezsiniz'' dedi.

Yılmaz, iktidarın göreve geldiği 2002'de, tarım ve hayvancılıkta ülkeye altın yıllarını yaşatan bürokratları tasfiye ettiğini ileri sürerek, ''İktidar, tasfiye ettiği bu çalışanların yerine göreve getirdikleri kişiler de işinin ehli olma özelliğini aramadı, 'Bizden olsun yeter' anlayışı ile hareket etti'' diye konuştu.

MHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, 9 yıldır iktidarda olan AK Parti'nin, milli eğitimde hiçbir sorunu çözemediğini ileri sürdü.

Okullarda öğrencilere verilen eğitimin yetersiz olduğunu ileri süren Bulut, yapılan bir ankete göre, Mehmet Akif Ersoy'u erkek öğrencilerin yüzde 49'u, kız öğrencilerin yüzde 41'inin tanıdığı, Angelina Jolie'yi ise erkek öğrencilerin yüzde 70'i, kız öğrencilerin ise yüzde 91'inin tanıdığının ortaya çıktığını anlattı.

MHP Ankara Milletvekili Zuhal Topcu, 9 yıllık AK Parti iktidarında 4 Milli Eğitim Bakanının görev yaptığını söyledi. Bu bakanların birbirlerinden çok farklı yöntemler ve projeler ürettiklerini iddia eden Topcu, ''Her gelen bakan yeni bir sistem kurmak istiyor ancak bu sistemlerin bünyemize uygun olup olmadığına bakmadan uygulamaya çalışıyor'' dedi.

Topcu, eğitim sisteminde vizyon sorunu olduğunu ileri sürerek, gençlerin bir hedefinin olmadığını, stres yumağı olarak ortada gezinip durduklarını söyledi.

Türkiye'nin 2003-2009 eğitim performansının çok düşük olduğunu iddia eden Topcu, Türkiye'nin 2023 PISA hedefinin ilk 10 olduğunu söyledi. Türkiye'nin, OECD üyesi ülkelerin eğitim göstergelerinin yer aldığı PISA araştırması sonuçlarını göre, geçen yıl bir sıra atladığını belirten Topcu, ''Bu gidişle ilk 10'a ancak 250 yıl sonra varacağız'' dedi.

Topcu, üniversiteye girişte herkese aynı katsayının uygulanacak olması kararını doğru bir karar olarak değerlendirdiklerini ve bunu desteklediklerini belirtti.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, her ilde üniversite açılması kararını doğru bulduğunu belirterek, toplam üniversite sayısının 165'e ulaşmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. Işık, bu sayısal artışı AK Parti'nin başarısı gibi göstermenin doğru olmadığını, bütün milletvekillerinin bunda katkısı olduğunu söyleyerek, sayısal artışla birlikte nitelik artışının da yapılması gerektiğini vurguladı.

Işık, ''Son 10 yılda bir çok alanda yapılan değişikliğe rağmen, YÖK'te değişiklik yapıldı mı- Üniversiteler, özgür ve özerk olması gerek kurumlardır. Son dönemde bir rektörün Türkiye'nin sorunu ile ilgili bir bildirisine şahit oldunuz mu- Öğretim üyeleri, televizyonlara çıkmaya çekiniyor. İşte asıl fişleme budur'' diye konuştu.

CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan da kürsünün önüne koyun, inek ve keçi maketleri koyarak konuşmasını yaptı.

Özkan, üreticinin, ''Değneğimiz, kepeneğimiz, köpeğimiz var ama güdülecek koyunumuz kalmadı'' dediğini söyleyerek, ''Türk köylüsünün en pahalı mazotu, elektriği kullandığını, kayıtdışı kesimlerin ve hayvan kaçakçılığının arttığını, Müslüman mahallesinde salyangoz satıldığını'' ancak Bakanlık ve Hükümetin buna seyirci kaldığını iddia etti.

Özkan, kürsünün önündeki inek, keçi ve koyun maketlerini almadan yerine doğru hareket edince, AK Parti milletvekilleri tarafından uyarıldı. Bunun üzerine Özkan, geri dönerek maketleri kürsüden aldı.

CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in, göreve seçildikten sonra kendi iktidarları döneminde atanan bakanlık bürokratlarını görevden aldığını ileri sürerek, ''Nimet hanıma yanlış yaptırmayan bürokratları neden değiştiriyorsunuz- Neden asil değil de vekaleten atıyorsunuz- Kendi bürokratlarını tasfiye eden bakan olarak tarihe geçeceksiniz. Ekmekle oynamayın, ekmekle oynamak günahtır'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Fatma Nur Serter, eski ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağa'nın, ''eğitim bilimleri sınavında kopya çekildiği'' iddiasıyla görevinden ayrıldığını belirterek, ''Kopya yapan bulundu mu- Bulunamadı. ÖSYM'nin o dönemdeki personelinin tümü şaibeli kılındı ve YÖK'e gönderildi ve yeni başkana istediği kişileri alma imkanı tanındı'' diye konuştu.

Yeni dönemde yapılan her sınavın ayrı bir skandal olduğunu öne süren Serter, ''Ünal Yarımağan, 'sorular verildi, satıldı' diye görevden ayrılırken hiç bir şey söylemedi ancak bir kaç ay sonra 'korkudan konuşamadım' dedi. Acaba onu korkutan neydi- Eğitim bilimleri sınavı sorularının satılmasının arkasında kim vardı- Bunlar aydınlığa kavuşmamıştır, burada karanlık bir sis perdesi vardır. O zaman eğitim sorularını gören ve bilen kişi, yurtdışına gönderildi, savcılık sorgusundan muaf tutuldu, ancak geri dönüp tekrar aynı pozisyonuna getirildi'' iddiasında bulundu.

Serter, ÖSYM'nin şu anda çalışan bütün personelinin telefon konuşmalarının dinletildiğini öne sürerek, ''Telefonla konuştuğumuz uzmanların hepsi ertesi gün sorguya çekildi. Artık ÖSYM Başkanını, Başbakana, bakana havale etmiyoruz, Allah'a ve vicdanına havale ediyoruz hala o koltuktu oturduğu için'' dedi.

YÖK'ün sadece iktidara şirin görünmek için uğraştığını savunan Serter, şöyle konuştu:

''Katsayı meselesi siyaseten irdelenen bir konu olmuştur. İktidarda olan parti belli bir meslek lisesi grubunu yüksek bir yere taşıyarak geleceğin gücünü ve arka bahçesini oluşturmak için katsayı olayından yararlanmak istemiştir. Oysa katsayı meselesi, başka bir şeydir. Katsayı uygulamasıyla siz, genel liselere devam eden ve toplam lise öğrencilerinin yüzde 60'ını oluşturan, zavallı, kaderine terk edilmiş öğrencilerin karşısına koskoca meslek lisesi grubunu çıkarıyorsunuz. Koskoca meslek lisesi grubunu çıkararak elinde zaten altın bileziği olanları, sırf imam hatip uğruna ödüllendiriyorsunuz, o çocukları da görmezden geliyorsunuz.''

AK Parti'li milletvekilleri, Serter'in bu sözlerine tepki gösterdi.

BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, Türkiye'de bölgeler arası dengesizliğin devam ettiğini, bunun bütçeye de yansıdığını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, Milli Eğitim Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile bağlı kuruluşlar ve üniversitelerin 2012 yılı bütçeleri üzerinde BDP Grubu adına söz alan Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, yapılan operasyonlarla binlerce kişinin tutuklandığı bir ülkede, demokratik anayasa ve adil bütçe hazırlanamayacağını belirtti.

Türkiye'de bölgeler arası dengesizliğin devam ettiğini, bunun bütçeye de yansıdığını öne süren Aksoy, ''Bölgede tarım dışı işsizlik oranı daha fazla. Nüfusun yarısından fazla yoksulluk sınırı altında. Yeşil kart oranı Hakkari, Ağrı, Van ve Bitlis'te nüfusun yarısının üzerinde. Kamu yatırımları bölgede sınırlı miktarda. Hayvancılık bitme noktasında. Binlerce hektar mera ve yayla güvenlik gerekçesi ile yasaklanmış durumda'' diye konuştu.

BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, öğretmenlerin ekonomik nedenlerle özel ders vermeye mecbur edildiğini söyledi. Kız çocuklarında okullaşma oranının istenilen seviyeye ulaştırılamadığını belirten Birtane, bu konuda yapılan kampanyaların da bir sonuç vermediğini ileri sürdü. Birtane, Türkiye'de hala okulların üçte ikisinde ikili eğitim yapıldığını, taşımalı eğitim kapsamında ''öğrencilerin balık istifi şeklinde'' okullara götürüldüğünü iddia etti.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer üniversitelerde özel güvenlik şirketlerine milyonlarca lira aktarıldığını belirterek, ''Sonra bunlar, haklarını aramak için basın açıklaması yapan öğrencilere uçan tekme atıyor'' dedi. Mevcut sistemde muhalif olan herkesin zarar gördüğünü ileri süren Üçer, ''KCK operasyonunda sizce daha kaç milyon kişi vardır Türkiye'de. Bunlardan biri de biziz. Milyonlarca kişi tutuklamak zorunda kalacaksınız'' diye konuştu.

Van depreminin yaralarının sarılmadığını, iktidarın, Van'ı siyasi rant haline getirdiğini iddia eden Üçer, çadır sırası bekleyen vatandaşların tazyikli su ile ıslatıldığını ileri sürdü. Üçer, bir çok insanın, ''Keşke depremde göçük altında kalsaydık da bunu yaşamasaydık''' dediğini öne sürdü.

AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç ise tarım ve hayvancılık kredilerinde, yüzde 37 olan geri dönüşün, AK Parti iktidarında yüzde 98'e ulaştığını söyledi. Hayvan sayısında azalma olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Kılıç, aksine iktidarları döneminde hayvan sayısında artış olduğunu ifade etti. Bu arada ilk defa literatürlere girecek bir konudan bahsedeceğini açıklayan Kılıç, ''Hayvanlar için gıda güvenliği konusu literatüre ilk defa yerleşecek. Gıdanın arzındaki sürdürülebilirlik sıkıntısı var. Tarım ve hayvancılık noktasında bakıldığında, hayvanı yaşat ki insan yaşasın, insanı yaşat ki devlet yaşasın...'' diye konuştu.

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer de aslında söz konusu kredilerin dönüşlerinin yüzde 98 olmadığını öne sürerek, ''Tarımsal krediler mevsimlik kullanılır. Çiftçi ürünü kaldırdıktan sonra sonra bankaya borcu öder. Ödediği para kendi parası değildir. Borçtur ya da özel bankadan kredi alıp sonra zirai kredisini öder. Çiftçinin borcu devam ediyor'' görüşünü savundu.

AK Parti Osmaniye Milletvekili Mehmet Kastal, AK Parti Hükümeti döneminde tarım sektörünün büyüme gösterdiğini söyledi. Kastal, tarım kredilerinde faizlerin düştüğünü, desteklerin arttığını, özellikle hayvancılığın önemli bir desteğe kavuştuğunu anlattı.

AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, CHP iktidarında 1947'de sadece Ankara Üniversitesi kurulmuşken, AK Parti iktidarında 89 üniversite kurulduğunu ifade ederek, ''Asıl çılgın proje budur. Marmara'yı Karadeniz'e bağlamaktan daha büyük bir projedir'' görüşünü dile gedirdi.

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, üniversite sınavına girişte katsayıların eşitlenmesiyle katsayı adaletsizliğinin giderildiğini ve bir yanlıştan dönüldüğünü söyledi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, 2011 yılında kullanılan 21,9 milyar liralık tarımsal kredinin geri dönüş oranının yüzde 98,8 olduğunu belirterek, bunun çiftçinin eriştiği gücü gösterdiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, Bakanlığının 2012 yılı bütçesi üzerindeki eleştirileri yanıtlayan Eker, eskiden Tarım Bakanlığının meselelerinin popülizmle ele alındığını, bu nedenle ilk tarım kanununun 2006 yılında çıkarıldığını söyledi. AK Parti Hükümeti döneminde tarım sektörüne farklı bir bakış açısı getirildiğini anlatan Eker, ''Stratejik sektör gözüyle baktık. Önce bir sektörel derinlik analizi çalışması yaptık, ardından aynayı kendimize tuttuk. Sektörle ilgili 50 bine yakın görüşme sağladık. Derinlik analizi çalışmasını ortaya koyduk ve yeni kanunlar çıkardık'' diye konuştu.

Türkiye'de tarım sektörü GSH'nı dünyada, 23 milyar dolar olan 11. sıradan 62 milyar dolar olan 7. sıraya çıkardıklarını belirten Eker, bu başarıyı milletin takdir ettiğini ve bunu 12 Haziran seçimlerinde de gösterdiğini söyledi.

Mehdi Eker, bunun yanında OECD'nin 2011 yılı tarım raporunda da Türkiye'nin son 10 yılda büyük ilerleme kaydettiği ve dünyada tarımsal hasıla büyüklüğü açısından 7. sıraya yükseldiğinin yer aldığını ifade etti. Bakan Eker, BM Gıda Tarım Teşkilatının raporunda da Türkiye'nin başarı hikayesinin anlatıldığını vurguladı.

Bakan Eker, çiftçiye verilen desteğin 2000 yılında 344 milyon, 2001 yılında 590 milyon, 2002 yılında ise de 1 milyar 868 milyon lira olduğunu ifade etti. Kürsüde bir mektubu gösteren Eker, ''Bu mektup 2002 yılında tarım desteklerinin kaldırıldığını taahhüt eden, dönemin bakanları Kemal Derviş, Hüsnü Yusuf Gökalp ve Ahmet Kenan Tanrıkulu'nun imzalarının bulunduğu mektup. Hangi desteklerin kaldırıldığını, hangi desteklerin kaldırılmasının planlandığını yazıyor'' dedi.

Eker şöyle devam etti:

''O dönemde, kimyevi gübre desteği, zirai mücadele, veteriner ilaç desteği, şeker pancarı, tütün, fındık, pamukta uygulanan pazar fiyat desteği kaldırıldı. Tarımda elektrik desteği, doğal afetlerde tohumluk yardımı desteği, kredi borçlarının ertelenmesi desteği kaldırıldı. Tarım kredilerinde yüzde 69, Ziraat Bankası kredilerinde yüzde 59 faiz uyguluyordu.

Bunları şimdi biz düzelttik. Çifti 2002 yılında 65 ton buğday satıp bir traktör alıyordu. 2011'de 51 ton buğdayla aynı traktörü alıyor. Hükümetimiz döneminde kalite, sağlık, verimlilik ve kırsal kalkınmayı esas alan 52 yeni destek uygulaması başladı. Çiftçiye 43 milyar 133 milyon para ödedik.

Mazot, kimyevi gübre, sertifikalı tohum kullanımı, sertifikalı fidan kullanımı, sulamaya faizsiz kredi ve hibe, makine ekipmanı hibe desteklerini getirdik. Faiz oranlarını düşürdük, hayvancılıkta sıfır faiz uygulamasını başlattık.''

Tarımsal kredilerde geri dönüş oranlarına değinen Eker, 2002 yılında 529 milyon lira tarımsal kredi kullanıldığını bunun yüzde 38'inin geri döndüğünü, 2011'de ise 21,9 milyar lira tarımsal kredi kullanıldığını bunun yüzde 98,8'inin geri döndüğünü bildirdi. Eker, bunun çiftçinin eriştiği gücü gösterdiğini belirtti.

Hayvan sayısı ile ilgili eleştirileri yanıtlayan Eker, Bakanlığı döneminde sığır sayısında 1,5 milyon artış olduğunu özellikle verimli ırkın yükseldiğini söyledi. Havyan ihracatı konusuna da değinen Eker, şöyle devam etti:

''1925 yılında ilk hayvan ithalatını yaptı Türkiye. 1935 yılında da ithal etti. 1986-1996 yılları arasında 1 milyon 432 bin kasaplık hayvan ithal edildi. Bu yanlış da değildir. Ülkenin ihtiyacı varsa, ülke büyüyorsa, talep artıyorsa ve sizin ülkenizdeki ham madde yetersiz ise ithal edersiniz. Hollanda'nın tarım ithalatı 46,7 milyar dolar. Tarım maddesi ithal ediyor, bunu işliyor ve ihraç ediyor. Aynısını biz yaptığımızda, 'buğdayı ithal ediyorsunuz' deniliyor. Türkiye 2010 yılında 2,6 milyon ton buğday ithal etti. 4 milyar 700 bin ton buğdayı da ihraç etti.

1991 yılında pamuk ithalatı başladı. Çünkü, Türkiye'nin tekstil sanayisi büyüyor. Türkiye geçen sene 1,7 milyar dolar değerinde lif pamuk ithal etti. Tekstil ihracatı ise 9,5 milyar dolar. Bu ihracatı yapacaksan, ham maddeyi dünyadan alacaksın. Türkiye artık büyük ülke. Dışarıdan bir şey almayacağım diye sanayiyi küçültmenin ne anlamı var.''

Eker, muhalefet milletvekillerine yönelik, ''Yoksa siz iktidara geldiğinizde böyle mi yapacaksınız- Aman Allahım, böyle düşünüyorsanız çok hazin'' dedi.

Bakan Eker, GAP ve DAP illerine 2002 yılında Ziraat Bankasından toplam 14 milyon lira kredi kullandırıldığını, 2011 yılında bu rakamın 2 milyar 200 milyon liraya çıktığını söyledi. Eker, bunun geri dönüş oranının da yüzde 99 olduğunu bildirdi.

Eker, 2023 yılında Türkiye için iyi bir vizyona sahip olduklarını, 62 milyar dolarlık tarım hasılasını 150 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
Bunların uçuk hedefler olmadığını ifade eden Eker, ''Bunlar gerçekçi hedefler. Bugüne kadar yaptıklarımız, bundan sonraki hedeflerimize ulaşacağımızı gösteriyor. Yeni işler yapıyoruz. Tarımda kırsal kalkınma hedefimiz 3 bin yeni tarımsal tesis. Organize tarım bölgeleri kuruyoruz. Türkiye'de yeni dönemde hayvancılık, fidancılık, süs bitkileri, jeotermal seracılık alanlarında tarımsal sanayileri kuruluyor'' diye konuştu.

**** HABERİN DEVAMINI 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****

(17.15)