2014-05-05 - 14:45
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, eski bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar'la ilgili tek bir Meclis Soruşturma Komisyonu kurulmasına karar verildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP, MHP ve HDP grup başkanvekilleri, bugünkü görüşmelerin Meclis televizyonundan yayınlanmamasını eleştirdi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.

1 Mayıs'ta meydana gelen olaylarla ilgili söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, 1 Mayıs'ın, yasakçı anlayışla, keyfi gözaltılarla "toplumu geren bir bayram algısı oluşturulmaya çalışıldığını" öne sürdü.

Hükümetin, Taksim'i yasaklamasının özgürlük ve demokrasi adına "utanç verici" olduğu savunan Kaplan, "Adeta 1 Mayıs'ı işçi sınıfını zehir ettiniz" ifadesini kullandı.

Kaplan, "İşçi sınıfından bu kadar korkmaya gerek yok. Taksim fobisinden de artık kurtulun ve toplumu germeyin. Yasak koymadığınız 1 Mayıs törenlerinde hiçbir olay yaşanmadı. Bunlardan ders alın" diye konuştu.

Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM Genel Kurulu'nun çalışmalarının TBMM'nin internet sitesi üzerinden de izlenemediği için, bu sorun giderilene kadar görüşmelere ara verilmesini istedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, böylesine önemli ve özel durumda televizyon yayınının yapılması gerektiğini belirterek, "Milletin Meclisinde yapılan görüşmelerin yayınlanmasını TRT engelliyor. Meclis'i bürokratik oligarşi mi yönetiyor? Atanmışlar seçilmişlerin üzerinde mi? TRT, TBMM'ye yalan beyanda bulunuyor" dedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de görüşmelerin televizyondan yayınlanması için başvuruda bulunduklarını ifade ederek, "AKP, bu tartışmalardan halkımızı soyutlamak istiyor" ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, fezlekelerin milletten kaçırılmadığını söyledi.

?Kimse kimseden bir şey saklamıyor" diyen Canikli, "(Fezlekeler gizli) gibi iddialar gerçeği yansıtmıyor, bütün dünyaya sayfa sayfa servis edildi? diye konuştu.

Canikli'nin konuşması üzerine Vural, görüşmelerin yarın yapılması teklifini getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, cep telefonuyla Başkanlık Divanı önüne gelerek, TBMM Başkanvekili Akşener'e internetten yayın olmadığına ilişkin cep telefonunundan görüntüler gösterdi.

Akşener de konuyu teknik personele ilettiğini, internette yayınla ilgili takibi yapacağını söyleyerek, "Ancak benim resen 'açın televizyonu' deme hakkım yok" dedi.

Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, elindeki tabletten görüşmeleri canlı yayınlıyor.

TBMM Genel Kurulu'nda, 4 eski bakanla ilgili soruşturma önergelerinin görüşülmesi öncesinde, gündemdeki konular tartışmaya yol açtı.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, gündemdışı konuşmasında, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi'nin kurulmasına İçişleri Bakanlığı tarafından onay verilmesini esefle kınadığını belirtti.

Türkkan, "Kürdistan neresi? Ben böyle bir yer bilmiyorum. Bugüne kadar birilerinin hayalinde yaşayan ve bundan sonra da hayalin ötesine geçemeyecek sözde bir bölgeyi, siz sadece tabelalarda yaşatırsınız. İçişleri Bakanı'na bir soru önergesi verdim, 'Kürdistan neresi?' diye sordum. Ama yanıt Bakan'dan önce BDP Grubu'ndan geldi. Arkadaşlar, AKP'nin uzantısısınız tamam, bununla da gurur duyuyorsunuz ona da tamam. Biz gönül işlerine karışmayız ama bunu bu kadar çok belli etmeyin ya da açık açık ilan edin aşkınızı" ifadelerini kullandı.

Bağımsız Kürdistan Demokrat Partisi'nin torpilinin nereden kaynaklandığını soran Türkkan, "Yarın 'Diyarbakır başkentimiz' dediğinde ne yapacaksınız? 'Kendi para birimimizi basacağız, üzerine de bebek katilinin fotoğrafını koyacağız' dediklerinde bunu alkışlayacak mısınız? Şantiye basıyorlar, adam kaçırıyorlar. Hükümet, BDP'li milletvekillerinin gözlerine bakıyor ki 'bizim askerlerimizi kurtarın' diye. Bu kadar acizsiniz" diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, sataşma gerekçesiyle söz alarak, başından beri "AKP'nin savaş hafızasını canlandıran uygulamalarının çözüm sürecine denk düşmediğini" ifade ettiklerini belirterek, "Bu uygulamalardan dolayı gençlik yapısının oradan kendi karar süreçleri içerisinde iki uzman çavuşu alıkoymasıyla ilgili bir durum yaşandı. Bizler o uzman çavuşların burnu kanamasın, çözüm sürecinde sıkıntı yaşanmasın, 30 yıldır akan kanın yeniden akmaması için kendi irademizle inisiyatif aldık, devlet yetkilileriyle, oradaki gençlerle temaslar yürütüp ailelerine kavuşmasını sağladık. Bu utanılacak, sıkılacak, açıklaması yapılamayacak durum değil. Keşke 30 yıllık süreç devam ederken bunlar yapılmış olsaydı" dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın da söz istemesi üzerine birleşimi yöneten Başkanvekili Meral Akşener, "Olmaz. Yapmayın. Zaten çok zor bir günü götüreceğiz. Daha başında dakika bir gol bir moduna geçmeyelim" karşılığını verdi.

HDPli milletvekillerinin söz isteğinde ısrar etmesi üzerine Akşener, birleşime ara verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, 1 Mayıs olayları ile ilgili gündemdışı konuşmasına boynunda poşu ile çıktı. Çelebi, "Polisin daha önce Cihan Kırmızıgül üzerinde uyguladığı ve o nedenle yargılattığı durumun bir başkası, 1 Mayıs'ta gençler teşhir etme amacıyla zorla poşu takmaya çalışan polisin ve iktidarın uygulamalarını protesto etmek için bu poşuyu taktım" dedi.

Çelebi, 1 Mayıs'ın yasaklandığı iki yerin Kamboçya ve Taksim Meydanı olduğunu ifade ederek, "Çanakkale'de Anzaklar anıldığında, bundan sonra onları Avustralya'ya mı göndereceksiniz? Onlar da şehitleri için Çanakkale'ye geliyorlar. İşçiler de en temel hakkını kullanıyor. Başbakan ve iktidar, yasa ve AİHM kararını tanımıyor. Faşist yaklaşımla, bu bayramı bize zehir ettiniz. İktidar, bu bayramı işçilere müdahale günü olarak bu noktaya taşımıştır" görüşünü savundu.

Genel Kurul'da, gündemdışı konuşmaların tamamlanmasının ardından Genel Kurul çalışmalarının canlı yayınlanması tartışması yaşandı.

Muhalefet grup başkanvekillerinin konuyla ilgili eleştirilerini tekrarlaması üzerine Akşener, "Arkadaşlara talimat verdim; buradan kaynaklanan bir sıkıntı olmadığını, yüklemeden dolayı cep telefonlarıyla ilgili sıkıntı olduğunu söylediler. Elektonik mühendisi değilim, sıkı takip ediyorum. Cep telefonlarındaki durumu rahatlatmak için Telekom ile görüştüklerini söylediler. Yetkim yok, TRT'ye açın demeye..." dedi.

Genel Kurul'da daha sonra grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, dört eski bakanla ilgili verdiği Meclis soruşturma önergelerinin ön sıraya alınmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, kimsenin seçimde aldığı oyu, rüşvet ve yolsuzlukta bir güvenoyu olarak görmemesi gerektiğini söyledi.

"Hiç kimse buna güvenerek bu iddiaların üzerinin örtülebileceğini düşünmesin. Hiç kimse yüksek tepelere çıkma hevesiyle bu yolsuzluk iddialarını kapatabileceğini düşünmesin" ifadelerini kullanan Hamzaçebi, şunları söyledi:

"Sanmayın ki yüzde 43 oyla, soruşturma komisyonuyla bu işin üzerine örtebileceksiniz. Siz de yok olup gideceksiniz. İsterseniz en yüksek tepeye çıkın, bu hesap mutlaka Yüce Divan'da görülecektir. Kimse bunun üzerini örtemeyecek.

Bugün, kapatmayı düşündüğünüz yolsuzluklarla, AKP'nin bitişi konusunda adımınızı atmış olacaksınız.

Tezkerede nasıl onurlu duruş gerçekleştirilmişse, bugün de aynı duruşun gerçekleştirilmesini diliyorum.

Milletin yüzde 57'si 'yolsuzluk ve rüşvet vardır' demiştir. Bu iddialar mutlaka soruşturulmalı ve açıklığa kavuşturulmalıdır."

AK Parti'nin "fire vermeme düşüncesiyle" 4 bakan hakkında tek bir önerge verdiğini öne süren Hamzaçebi, "Bu hesap, Türk milleti olduğu sürece mutlaka görülecektir" dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, "Bir katakulli ile bu görüşmeleri halktan gizliyorsunuz. Ne saklanıyor?" diye sordu.

Hesap vermekten çekinilmemesi gerektiğini ifade eden Tan, "Vahşi kapitalizm sizleri esir aldı. CHP her seferinde kalkıp 'Bunlar şeriatı getirecek, devleti İslamileştirecek' diyordu. Arkadaşlar, bizim arkadaşlarımız devleti İslamileştireceklerine, iktidar bizim arkadaşları devletleştirdi. Boşuna endişelendiğinizi söyledim, defalarca söyledim" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, yerinden söz alarak, Genel Kurul çalışmalarının internet üzerinden yayınlanmasında sıkıntılar olduğunu belirterek, sorun giderilene kadar çalışmalara ara verilmesini istedi.

Bunun üzerine, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşime ara verdi.

Akşener, aranın ardından yaptığı açıklamada, büyük bir yüklenme olması nedeniyle TBMM Genel Kurulu'nun internetten yayınlanmasında zaman zaman aksaklık olduğunu, bunun çözülmesine dair de adımların atıldığı bilgisinin verildiğini aktardı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Pişmiş tavuğun başına gelmeyenler bu fezlekelerin ve iddiaların başına geldi" diye konuştu.

"4 bakanın aynı kefeye konularak hukuk ucubesi meydana getirildiğini" öne süren Vural, sürecin başından beri AK Parti'nin "yargının çalışmasını değil yargıya baskıyla süreci aklamak istediğini" öne sürdü.

"Verilen önerge kesinlikle samimi değildir. Nasıl yargıya müdahale edilmişse, soruşturma komisyonuna da müdahale edilmek istenmektedir" diyen Vural, savcıların dahi siyasi gündeme göre karar verdiğini öne sürdü.

Vural, "Çankaya'ya gitmeden Ahlatlıbel'de Yüce Divan'da hesap verileceğini herkes görecektir" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, yüzlerce, binlerce vatandaşın Genel Kurul çalışmalarını takip ettiğini kaydetti.

Bu görüşmelerin halktan kaçırılmasının, üstünün örtülmesinin söz konusu olmadığını ifade eden Canikli, siyasi tarihte kendi bakanlarıyla ilgili iddiaların soruşturulması için komisyon kurulmasını öneren siyasi partinin yok denecek kadar az olduğunu söyledi.

"Ne varsa çıksın ortaya. Gerçek bütün boyutlarıyla aydınlansın" diyen Canikli, 4 bakanın hem Meclis Başkanlığı'na hem de AK Parti Grubu'na başvurarak kendileriyle ilgili bütün bu iddiaların soruşturulması için komisyon kurulmasını talep ettiklerini anımsattı.

Canikli, "Hiç kimse bu iddiaları kapatamaz. Hukuki çerçevede ne yapılması gerekiyorsa yapılacak ve yapılıyor zaten. CHP'nin bakanlarla ilgili ayrı ayrı olarak verdiği önergelerde içerikte yer alan hususlardan, AK Parti'nin verdiği önergede eksik olan bir şey var mı? Yok" dedi.

"AK Parti'nin sonu geliyor" yorumlarının 12 yıldan beri yapıldığını dile getiren Canikli, "Biz gitmedik, buradayız. AK Parti bütün görkemiyle burada ama bu iddiaların sahipleri arkadaşları burada göremiyoruz" diye konuştu. Canikli, şunları söyledi:

"Son değişiklikle, Cumhurbaşkanı, doğrudan gücün kaynağı olan halktan alacağı yetkiyle 1982 Anayasası'nda verilen yetkileri de sonuna kadar kullanacaktır, kim olursa olsun. Dolayısıyla fiili olarak icraatın başı bundan sonra Başbakanlar olmayacak, Cumhurbaşkanları olacak. Genel Başkanların yarışma arenası bundan sonra Başbakanlık değil Cumhurbaşkanlığıdır. Hodri meydan, herkesi bekleriz."

CHP'nin önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin dört eski bakanla ilgili soruşturma önergesinin görüşmelerine başlandı.

Genel Kurul'da önerge üzerinde ilk sözü AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç aldı.

TBMM Genel Kurulu'nda, dört eski bakanla ilgili soruşturma önergelerinin görüşülmesine geçilmeden, usul tartışması yaşandı.

CHP'nin grup önerisinin görüşülmesinin ardından özel gündemde yer alacak işler kısmına geçildi.

Birleşimi yöneten Başkanvekili Meral Akşener, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç ve arkadaşlarının, Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ile eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkındaki iddialarının yer aldığı Soruşturma Önergesi'nin görüşmelerine başlanacağını belirtti. Akşener, itiraz üzerine, grup başkanvekillerine sırasıyla söz vereceğini söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AK Parti milletvekillerinin verdiği önergede, "kamuoyundaki iddialar" denildiğini belirterek, bir milletvekilinin kendisini süreçten arındırarak kamuoyuna yüklemesinin önerge verenlerin talimatla verdiklerini ortaya koyduğunu söyledi. "Bu önergenin bu şekilde görüşülmesi mümkün değildir. Çünkü bu diğer önergelerden sonra verildi" diyen Vural, veriliş sırasına göre görüşülmesi gereğine işaret etti. AK Parti'nin önergesini önce görüşülmesini temin etmenin, bundan sonraki Meclis iradesine etkilemeye yönelik olduğunu ileri süren Vural, bugüne kadar öne alma örneği görmediğini kaydetti. Vural, sıra değiştirmenin Danışma Kurulu yetkisinde olmadığını ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 4 eski bakan hakkında Genel Kurul'a iki ayrı sunuş yapıldığını, birinin Erdoğan Bayraktar, diğerinin ise Bağış, Çağlayan ve Güler hakkında olduğunun altını çizdi. Altay, "Cemil Çiçek niye iki ayrı sunuşu yaptırdı, bugün bunların birleştirilmesi hukuki mi, doğru mu? elma ile armudu bir sepete koymak ya da elma çalan ile adam öldüreni bir tutmak hukuk normlarında da kabul edilemez. Bu nedenle bu önerge, diğer önergelerin arkasına alınarak onlardan sonra işleme alınması zarurettir" dedi.

HDP Grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Meclis'in hukuku çiğnememesi gerektiğini savunarak, Bayraktar hakkında verilen takipsizlik kararına dikkati çekti.

AK Parti'nin önergesi gereği 4 eski bakan ile tek oylama yapılacağını belirten Kaplan, "4 bakan için bir oylama yapılacağından kurunun yanında yaş da yanar tabii ki..Cümleten toptan bir anlayış hukukta yok. Bayraktar hakkında takipsizlik kararı verildi. Artık Bayraktar'ın fezlekesi yok. Yoksa, AK Parti Grubu'nun verdiği grup önerisi düşer. Çünkü fezlekeyi Meclis Başkanlığı geri gönderecek. Bu durumda AK Parti iktidarı kendi bakanı hakkında hukuk dışına başvurup toplu oylama yaptırması mümkün değil. Toplu oylama yaptığı anda, Bayraktar'ın takipsizlik kararını dikkate almadığı için hukuk dışılık yapmış olacak. Burada AK Parti, şansız bur durumda, kendi kalesine gol attı. Farkında olmadan...Ya önergesini çekip düzeltecekler, 3 bakanla ilgili ayrı bir önerge getirecekler. Bu yanlış düzeltilmeden, takipsizlik kararı verilen insanı yüce divana sevkeden meclis konumuna düşersiniz. O sizin bakanınız, sizin milletvekiliniz. Bakanınız hukuku mu önergeniz mi önemli, buyurun karar verin. Ben bu hukuksuzluğa dikkat çekiyorum. Bunu geri çekin, oylamayın" diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise Kaplan'ın tespitinin doğru olmadığını savunarak, "Takipsizlik kararı henüz kesinleşmemiştir. Bütün iddialar, 4 bakan ile ilgili önergeyi çekip, 3 bakan ile ilgili yeni bir önerge verildiği zaman, ortaya çıkacak muhtemel tartışma, iddialar, haksızlık, hakaretlerin boyutunu tahmin edemiyorum. Zaten kendileri talep ediyorlar, istediler. Bu şekilde devam etmesi konusunda kendi talepleri var. Hukukilik noktasında herhangi bir problem yok" görüşünü savundu.

Genel Kurul'un, AK Parti milletvekillerince verilen önergenin önce görüşülmesi konusunda kararı olduğunu belirten Canikli, bu karar değişmediği sürece uygulanması gerektiğini söyledi.

Başkanvekili Akşener, grup başkanvekillerine, "Hukuki olarak söylediklerinizde kulak verilecek konular var ama bir de bir Danışma Kurulu kararı var. Yapabileceğim şey; sadece tutum hakkında bir usul tartışması açabilirim ve Genel Kurul'un kararını tekrar isteyebilirim. Çok zor bir gündeyiz" diyerek, birleşime ara verirken, grup başkanvekillerini toplantıya çağırdı.

Akşener, aradan sonra birleşimi açarken usul tartışması açtı. Akşener, gruplar adına yapılan konuşmaların ardından "tutumunda bir değişikliğin mümkün görünmediğini" belirterek, AK Parti'li milletvekillerinin verdiği Soruşturma Önergesi'nin görüşüleceğini açıkladı.

Daha sonra AK Parti'nin önergesinin görüşülmesine geçildi.

Öte yandan, hakkında Meclis Soruşturması açılması istenen eski Çevre ve Şehircilik Bakanı, AK Parti Trabzon Milletvekili Erdoğan Bayraktar, Genel Kurul'da milletvekilleriyle ayaküstü konuştu. Bayraktar, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti grup başkanvekillerine ve HDP sıralarına giderek bir süre sohbet etti.

Genel Kurul'da haklarında soruşturma önergesi verilen Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan, AB eski Bakanı Egemen Bağış ve İçişleri eski Bakanı Muammer Güler de yer aldı.

AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç: "17 Aralık'tan bu yana yaşanan bütün hadiseler bunun sadece bir yolsuzluk operasyonu olmadığını göstermesine rağmen hesap verebilirlik noktasındaki hassasiyetimiz gereği bu soruşturma komisyonunun kurulmasını ve tüm gerçeğin açığa kavuşmasını istiyoruz" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, dört eski bakan ile ilgili verilen soruşturma önergelerinin görüşmeleri sürüyor.

İmza sahibi olarak söz alan AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, "Yolsuzluğa bulaşmış biri varsa hesabı mutlaka sorulmalıdır. Yol arkadaşlarınızdan biri olsa da iddia edildiği gibi bir olaya bulaşanın milletimize hesap vermesi zorunludur" dedi. Bilgiç, şunları söyledi:

"Demokratik bir ülkede, yargı işlemlerini yaparken, yasalar çerçevesinde ve demokratik yasalarda ortaya çıkan temel mantığa zarar vermeyecek, aksine onu güçlendirecek şekilde çalışmalıdır.

Savcı ve hakimler, her şeyden önce adli süreçlerin şaibelerden uzak ve tarafsız şekilde yürütülmesine yönelik toplumsal güveni tesis etme zorundadırlar. Soruşturma esnasında üst makamlara bilgi verilmeden soruşturmanın başlatılmış olması; soruşturmanın başsavcıdan saklanması, bilgi verilmemesi; soruşturmanın gizliliğinin ihlal edilmesi; belge ve bilgilerin dışarıya sızdırılması ve bir şekilde yargısız infazın yapılması; birbiriyle bağlantısı bulunmayan soruşturmaya ilişkin işlemlerin aynı anda gerçekleştirilmiş olması; soruşturma evrakının UYAP sistemine kaydedilmemesi; koruma tedbirlerinin uygulanmasında ölçülülük ilkesinin ihlal edilmesi; korumanın gereksiz ve usulsüz olarak uzatılması; kolluğun önleyici görevini ifa etmemesi; soruşturma yetkisi bulunmayan Cumhuriyet Başsavcı vekilinin emniyet müdürlüğüne giderek soruşturmaya müdahale etmiş olması; adliye önünde bildiri dağıtılması gibi birçok usulsüzlük, hazırlık soruşturması esnasında yaşanmıştır.

Operasyonun, sadece hukuki bir soruşturma olmadığı, sadece yolsuzluk operasyonu olmadığı aynı zamanda bakan arkadaşlarımızı, partimizi ve millet iradesini hedef alan hukuk yoluyla siyasi bir suikast girişimi olduğu, aziz milletimiz tarafından da fark edilmiştir.

Hiç kimse ve hiçbir kurum milli iradenin üzerinde değildir ve olamaz. 17 Aralık'tan bu yana yaşanan bütün hadiseler bunun sadece bir yolsuzluk operasyonu olmadığını göstermesine rağmen hesap verebilirlik noktasındaki hassasiyetimiz gereği bu soruşturma komisyonunun kurulmasını ve tüm gerçeğin açığa kavuşmasını istiyoruz."

Bilgiç, "AK Parti kurulduğu günden bu yana yolsuzluğa bulaşmış birini içinde barındırmamıştır ve barındırmayacaktır" dedi.

HDP Grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 30 yıllık ceza hukukçuluğu yaptığını belirterek, "Ben böyle soruşturma, böyle engelleme, böyle rezalet, böyle hukuksuzluk görmedim" ifadesini kullandı.

Başbakan Erdoğan'ın "Biz safmışız" açıklaması yaptığını ifade eden Kaplan, zamanında Selçuk Parsadan'ın da eski Başbakanlardan Tansu Çiller için "saf bayan" dediğini anımsattı. Kaplan, "Ne diyelim, günaydın saf adam" diye konuştu.

Her taşın altından Rıza Zarraf isminin çıktığını belirten Kaplan, "Hep başköşede. Sanırsınız kabinenin 27. bakanı" dedi.

Siyaset biliminde bu olanlara "yozlaşma" denildiğini söyleyen Kaplan, "Komplo teorilerine, paralel iddialarına sığınılarak, yolsuzluk soruşturmalarını örtbas ederek hiç kimse aklanamaz. Sizlerden Japonya'daki gibi harakiri yapmanızı beklemiyoruz, yargıya gidin, yargıya yol açın. Bağımsız yargı, herkes için sığınılacak bir limandır" diye konuştu.

Kaplan, soruşturma komisyonlarından da çok fazla bir şey çıkmayacağını öne sürdü.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKUMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****