2012-03-20 - 20:10
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, Afganistan'ın başkenti Kabil yakınlarındaki helikopter kazasında şehit olan askerlerin ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi. KDV Kanunu ile Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerinde yapılan konuşmalar tamamlandı. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, çalışma süresinin tamamlanması nedeniyle, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, Afganistan'ın başkenti Kabil yakınlarındaki helikopter kazasında şehit olan askerlerin ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, dış ticaretin sorunları hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, Türkiye'nin, ithalatını artırdığı ülke sayısının ihracatını artırdığı ülke sayısından fazla olduğunu öne sürdü.
Teşvik konusunun önemine işaret eden Ayhan, sanayi şehri olan Denizli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanının, Denizli'nin teşvik anlamında mağdur olan bir il olduğunu söylediğini bildirdi.
Ayhan, ''Sayın Başkan, 'son 10 yılda Denizli'de yeni yatırım yok, Denizli yatırımdan uzaklaştırıldı, önceki teşvik politikaları Denizli'yi mahvetti' diyor'' dedi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, 21 Mart Dünya Irkçılıkla Mücadele Günü nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, dünyadan ırkçılık örnekleri verdi.
Irkçılık lanetinin, insanlığın üzerinden temizlenmesi için herkesin ortak bir mücadele vermesi gerektiğine işaret eden Yetiş, ırkçılık hastalığının dünyanın her yerinde acılara sebep olduğunu söyledi.
Yetiş, farklı bir etnik kökene, dine, renge sahip olduğu için insanların haklarından mahrum bırakılmasının da ırkçılık olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
''İslam Peygamberi, insanlığı yok eden bu ateşi gördüğü için, yıllar sonrasına şöyle sesleniyor: 'Irkçılık yapan da ırkçılık için savaşan da ırkçılık için ölen de bizden değildir.' Irkçılık farklı yüzleriyle aramızdaki varlığını sürdürmeye devam ediyor. Irkçılık bazen kadına ayrımcılık oluyor, bazen laiklik adına dindarları gerici diye aşağılamak; dindarlık ve başörtüsü düşmanlığı oluyor. Bazen Kürt'e düşmanlık, bazen de Alevi düşmanlığı oluyor. Irkçılık Nişantaşı'ndakinin oyuyla, dağdaki çobanın oyunu bir görmemektir. 'Yüzde 90 oy alsanız da iktidar olamazsınız' demektir. Irkçılık, bir halkı 'göbeğini kaşıyanlar' diye aşağılamaktır. Ermeniler'i, 'Ermeni çocuğu' diye tanımlamak da aşağılık bir ırkçılıktır.''
Yüksek Öğretim Kanunu ve Öğrenci Disiplin Yönetmeliği hakkında gündemdışı konuşan CHP İstanbul Milletvekili Ayşe Danışoğlu da öğrencilerin son günlerde keyfi uygulamalarla okullardan atılmasına neden olan disiplin yönetmeliğinin değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu yönetmeliğin 12 Eylül darbesinin mirası olduğunu belirten Danışoğlu, ''Boykot, yasak yayın bulundurma, tören düzenini bozma gibi bir çok suç nedeniyle, gençler ağır cezalar almakta ve gelecekleri karartılmaktadır. Amaç öğrenciler üzerinde baskı kurmaktır'' dedi. Danışoğlu, yüzlerce öğrencinin tutuklu olduğu Türkiye'de bu konunun daha da önemli olduğunu vurguladı.
Danışoğlu, üniversiteden atılmanın bir daha üniversiteye girmemek anlamına geldiğini belirterek, üniversitelerin, öğrenciler ve öğretim üyeleriyle birlikte her konuda düşüncelerini aktarma özgürlüğüne sahip olması gerektiğini kaydetti. Yönetmeliğin değişeceğinin söylendiğini ancak kanun değişmeden yönetmeliğin değişmesinin bir anlamının olmayacağını ifade eden Danışoğlu, Yüksek Öğretim Kanunu değiştirilerek, üniversitelerin baskı merkezi olmaktan çıkarılıp bilim merkezleri haline getirilebileceğini kaydetti.
Yerlerinden söz alan milletvekilleri de 18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeniyle Kurtuluş mücadelesinde hayatını kaybeden şehitler ile Afganistan'ın başkenti Kabil yakınlarındaki helikopter kazasında şehit olan askerleri andı.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Sivas davasında 5 sanık hakkında verilen zamanaşımı kararının, AK Parti ve Hükümet aleyhinde haksız bir kampanyaya dönüştürüldüğünü söyledi.
Zamanaşımı kararının Dev-Yol davasında da verildiğini anımsatan Metiner, ''Dev-Yol davasında zamanaşımı kararı verildiğinde sevinenlerin veya seslerini çıkartmayanların, Sivas davasında sadece 5 firarı sanık hakkında verilen zamanaşımı kararını, AK Parti düşmanlığı biçimine dönüştürerek suçlama konusu yapmalarını ilkesellik ve samimiyetle bağdaştırmak mümkün değildir. Sivas katliamına misilleme olsun diye, Başbağlar Köyünde yapılan katliama hiç bir vesileyle değinmeyen anlayış mensupları, samimiyetten ve inandırıcılıktan yoksundur'' diye konuştu.
CHP'li milletvekilleri, TBMM Milli Eğitim Komisyonunda, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören yasa teklifiyle birleştirilen ve Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'nin adının ''Bülent Ecevit Üniversitesi'' olarak değiştirilmesini içeren yasa teklifini geri çekti.
TBMM Genel Kurulunda, gündemdışı konuşmaların ardından Başkanlık Tezkereleri okundu.
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, Denizli Milletvekili Adnan Keskin ve İstanbul Milletvekili Ercan Cengiz'in, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'nin adının ''Bülent Ecevit Üniversitesi'' olarak değiştirilmesini içeren yasa teklifini geri çektikleri, TBMM Genel Kurulunun bilgisine sunuldu.
Milletvekillerinin tekliflerini çekmesinin ardından, AK Parti Amasya Milletvekili Avni Erdemir, Uşak Milletvekili Mehmet Altay ve Mersin Milletvekili Çiğdem Münevver Ökten'in, geri çekilen teklife imzalarının dahil edilerek üstlenmek istedikleri de Genel Kurulda okundu.
TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması üzerine MHP, grup önerisini Genel Kurula taşıdı.
Öneri lehinde konuşan MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, konunun Mecliste ele alınmasının başka yerlerde yaşanacak benzer olaylar açısından önemli olduğunu belirtti.
Kutluata, ''Karasu'da son 5 yılda yaşanan erozyon, Sakarya sınırlarını aşmış ve ülke gündemine taşınmıştır. Geniş sahile sahip olan bölgemizde deniz, kumsalları eritmekte, bazı yerlerde sahil daralması, bazı yerlerde ise sahil genişlemesi yaşanmaktadır'' dedi.
Bölgeyle ilgili bazı fotoğrafları gösteren Kutluata, çirkin görüntülerin ortaya çıktığını savundu. Alınan önlemlerin yeterli olmadığını ve erozyonun devam ettiğini anlatan Kutluata, yaklaşık 10 kilometrelik alanda yaşanan olayın hangi müdahale sonucu ortaya çıktığının araştırılması gerektiğini savundu.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Sakarya Milletvekili Hasan Ali Çelik, kendisinin de Kutluata gibi Karasulu olduğunu belirterek, ''Kıyıda erozyon var, bunu limana bağlıyoruz. Ama bu biten bir iş. Bölge hızla gelişiyor ama böyle bir durum da var. Sahilin bütününde bir erozyon söz konusu. Sorunun çözümü için adım atıldı. Kıyıya paralel 27 dalgakıran yapılması kararlaştırıldı, bunun 7'si yapıldı. Netice alındı, adacıklar oluştu'' dedi.
CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç da öneri lehinde yaptığı konuşmada, Karasu sahiliyle ilgili fotoğrafları göstererek, ''Karasu sahilinde bırakın denize girmeyi, evler artık sular altında kalmaktadır. Şu anda 4-5 metre kalmıştır ana caddeye. 4+4+4 olayında olduğu gibi, aceleyle ve araştırılmadan orada bir hizmet yapılmaya çalışılmıştır. Limanın sahile vereceği zararlar önceden araştırılmamıştır, mühendislik hatası yapılmıştır. Belediye Başkanı feryat etmektedir, batık dalgakıranların yapılması gerektiğini söylüyor. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti para bulamıyorsa, işi olmayan yerlere bavulla para göndermesin. Niyet olursa oraya para bulunur'' diye konuştu.
AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz da olayın çok eskilere dayanan sebepleri oluğunu ileri sürerek, 1960'lı yıllarda kıyı kenar çizgisi içinde kalan yerlere ev yapıldığını ve daha sonra bunlara ruhsat verildiğini söyledi. Yavuz, 1984-1999 arasında kaçak yapıların arttığını, denizin kenarının yapı istilasına terkedildiğini savunarak, ''Son erozyon, kum tepeciklerinin MHP'li belediyece kaldırılması nedeniyle yaşandı'' dedi.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, cezaevlerinin sorunları hakkındaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisini, TBMM Genel Kuruluna getirdi.
Öneri lehinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, 941 kişinin cezaevinde hayatını kaybettiğini iddia etti.
Cezaevi koşullarından dolayı bazı kişilerin sağlıklarını kaybettiğini öne süren Tanal, ''Şener Eruygur, Kasım Erdem beyin kanaması geçirdi, Fatih Hilmioğlu karaciğer kanseri, Erol Manisalı'ya karaciğer kanseri teşhisi konuldu, Kuddusi Okkır ve Kaşif Kozinoğlu vefat etti. Yusuf Erikel'e geniz kanseri teşhisi konuldu. Mehmet Haberal 4 kez kalp spazmı geçirdi, Ayşe Yüksel kanser teşhisi konuldu'' dedi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun, Osmaniye ve Pozantı cezaevlerinde incelemeler yaptığını anımsatan Tanal, ''Osmaniye Cezaevi'nde insanlar çırılçıplak soyularak aranıyor, bu kabul edilemez'' diye konuştu.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin, iktidarlarında cezaevlerinin fiziki koşullarının iyeleştirildiğini söyledi.
Ulucanlar ve Diyarbakır cezaevlerinin eski koşullarının unutulmaması gerektiğini ifade eden Şahin, ''Tabiki eksiklikler var ama cezaevlerinin koşullarının iyileştirilmesi için yapılan çalışmaları görelim'' dedi.
Şahin, şu aşamada cezaevlerindeki durumların öncelikli olarak Meclis gündemine getirilmesini doğru bulmadıklarını belirtti.
MHP'li Türkoğlu ise öneri lehinde konuşurken, ''Türk milletine vekil olan İstanbul Milletvekili Engin Alan ile başında şapka olmadığı için tilki ve çakal tarafından dövülen tavşan mantığıyla cezaevinde bulunan tüm mazlumları saygıyla selamlıyorum. Uzun tutukluluk sürelerinin düzenlendiği maddeleri değiştirmeyen, Engin Alan ve diğer milletvekillerinin görev yapmasını engelleyen düzenlemeleri ortadan kaldırma iradesini ortaya koymayan Hükümeti ayıplıyor ve kınıyorum'' dedi.
Türkoğlu, cezaevlerinin sorunlarından önce cezaevi infaz koruma memurlarının sorunlarının ele alınması gerektiğini söyledi. İnfaz koruma memurlarının 25 yıllık görevleri süresince 8,5 yıl boyunca her gün 18 kilometre yol yürüdüğünü iddia eden Türkoğlu, ''Yıpranma hakkı, fazla çalışma ücreti istiyorlar'' dedi.
Türkoğlu, kapasitelerinin 80 bin kişi olmasına rağmen cezaevlerinde 116 bin kişi kaldığını belirtti.
AK Parti'nin iktidara gelirken ''Fırat'ın kenarında otlayan kuzunun sorumluluğundan'' bahsettiğini ifade eden Türkoğlu, ''Şimdi o kuzu düşüncelerinden dolayı, o sürüdeki çoban köpeği örgütten dolayı tutuklu, pençeleri olduğu için ise silahlı örgütten dolayı tutuklu. Çoban ise örgüte yardım ve yataklıktan dolayı tutuklu. Ahali ise korku imparatorluğu içinde kıvranıyor. Sürüye saldıran çakallar ise sizden çok memnunlar, ne zaman vereceğinizi bekliyorlar'' sözlerini sarfetti.
Konuşmaların ardından CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
KDV Kanunu ile Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerinde yapılan konuşmalar tamamlandı.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen teklifin tümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, teklifle, 30 milyar dolara ulaşan yap-işlet-devret modeline ilişkin projelere Hazine garantisi getirildiğini belirtti. Türeli, ''Bu da ülke için mali risk yaratır. Borcu üstlenmesi nedeniyle Hazine'nin riski artacak ve böylece faizler yükselebilecek. Bu durumda da Türkiye'nin kredi notunun düşürülmesi gündeme gelebilecek'' dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, projelerde Hazine garantisi olmadığını, sadece proje yarım kalırsa Hazine garantisi olacağını belirterek, ''Siz verdiğiniz Hazine garantisiyle de projenin kredibilitesini artırıyorsunuz'' dedi.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, teklifin ''mini bir torba kanun'' olduğunu iddia ederek, teklifle Kamu İhale Kanununun 23. kez değiştirildiğini söyledi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, çalışma süresinin tamamlanması nedeniyle, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.(20:10)
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, dış ticaretin sorunları hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, Türkiye'nin, ithalatını artırdığı ülke sayısının ihracatını artırdığı ülke sayısından fazla olduğunu öne sürdü.
Teşvik konusunun önemine işaret eden Ayhan, sanayi şehri olan Denizli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanının, Denizli'nin teşvik anlamında mağdur olan bir il olduğunu söylediğini bildirdi.
Ayhan, ''Sayın Başkan, 'son 10 yılda Denizli'de yeni yatırım yok, Denizli yatırımdan uzaklaştırıldı, önceki teşvik politikaları Denizli'yi mahvetti' diyor'' dedi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş, 21 Mart Dünya Irkçılıkla Mücadele Günü nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, dünyadan ırkçılık örnekleri verdi.
Irkçılık lanetinin, insanlığın üzerinden temizlenmesi için herkesin ortak bir mücadele vermesi gerektiğine işaret eden Yetiş, ırkçılık hastalığının dünyanın her yerinde acılara sebep olduğunu söyledi.
Yetiş, farklı bir etnik kökene, dine, renge sahip olduğu için insanların haklarından mahrum bırakılmasının da ırkçılık olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
''İslam Peygamberi, insanlığı yok eden bu ateşi gördüğü için, yıllar sonrasına şöyle sesleniyor: 'Irkçılık yapan da ırkçılık için savaşan da ırkçılık için ölen de bizden değildir.' Irkçılık farklı yüzleriyle aramızdaki varlığını sürdürmeye devam ediyor. Irkçılık bazen kadına ayrımcılık oluyor, bazen laiklik adına dindarları gerici diye aşağılamak; dindarlık ve başörtüsü düşmanlığı oluyor. Bazen Kürt'e düşmanlık, bazen de Alevi düşmanlığı oluyor. Irkçılık Nişantaşı'ndakinin oyuyla, dağdaki çobanın oyunu bir görmemektir. 'Yüzde 90 oy alsanız da iktidar olamazsınız' demektir. Irkçılık, bir halkı 'göbeğini kaşıyanlar' diye aşağılamaktır. Ermeniler'i, 'Ermeni çocuğu' diye tanımlamak da aşağılık bir ırkçılıktır.''
Yüksek Öğretim Kanunu ve Öğrenci Disiplin Yönetmeliği hakkında gündemdışı konuşan CHP İstanbul Milletvekili Ayşe Danışoğlu da öğrencilerin son günlerde keyfi uygulamalarla okullardan atılmasına neden olan disiplin yönetmeliğinin değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu yönetmeliğin 12 Eylül darbesinin mirası olduğunu belirten Danışoğlu, ''Boykot, yasak yayın bulundurma, tören düzenini bozma gibi bir çok suç nedeniyle, gençler ağır cezalar almakta ve gelecekleri karartılmaktadır. Amaç öğrenciler üzerinde baskı kurmaktır'' dedi. Danışoğlu, yüzlerce öğrencinin tutuklu olduğu Türkiye'de bu konunun daha da önemli olduğunu vurguladı.
Danışoğlu, üniversiteden atılmanın bir daha üniversiteye girmemek anlamına geldiğini belirterek, üniversitelerin, öğrenciler ve öğretim üyeleriyle birlikte her konuda düşüncelerini aktarma özgürlüğüne sahip olması gerektiğini kaydetti. Yönetmeliğin değişeceğinin söylendiğini ancak kanun değişmeden yönetmeliğin değişmesinin bir anlamının olmayacağını ifade eden Danışoğlu, Yüksek Öğretim Kanunu değiştirilerek, üniversitelerin baskı merkezi olmaktan çıkarılıp bilim merkezleri haline getirilebileceğini kaydetti.
Yerlerinden söz alan milletvekilleri de 18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeniyle Kurtuluş mücadelesinde hayatını kaybeden şehitler ile Afganistan'ın başkenti Kabil yakınlarındaki helikopter kazasında şehit olan askerleri andı.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Sivas davasında 5 sanık hakkında verilen zamanaşımı kararının, AK Parti ve Hükümet aleyhinde haksız bir kampanyaya dönüştürüldüğünü söyledi.
Zamanaşımı kararının Dev-Yol davasında da verildiğini anımsatan Metiner, ''Dev-Yol davasında zamanaşımı kararı verildiğinde sevinenlerin veya seslerini çıkartmayanların, Sivas davasında sadece 5 firarı sanık hakkında verilen zamanaşımı kararını, AK Parti düşmanlığı biçimine dönüştürerek suçlama konusu yapmalarını ilkesellik ve samimiyetle bağdaştırmak mümkün değildir. Sivas katliamına misilleme olsun diye, Başbağlar Köyünde yapılan katliama hiç bir vesileyle değinmeyen anlayış mensupları, samimiyetten ve inandırıcılıktan yoksundur'' diye konuştu.
CHP'li milletvekilleri, TBMM Milli Eğitim Komisyonunda, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören yasa teklifiyle birleştirilen ve Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'nin adının ''Bülent Ecevit Üniversitesi'' olarak değiştirilmesini içeren yasa teklifini geri çekti.
TBMM Genel Kurulunda, gündemdışı konuşmaların ardından Başkanlık Tezkereleri okundu.
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, Denizli Milletvekili Adnan Keskin ve İstanbul Milletvekili Ercan Cengiz'in, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'nin adının ''Bülent Ecevit Üniversitesi'' olarak değiştirilmesini içeren yasa teklifini geri çektikleri, TBMM Genel Kurulunun bilgisine sunuldu.
Milletvekillerinin tekliflerini çekmesinin ardından, AK Parti Amasya Milletvekili Avni Erdemir, Uşak Milletvekili Mehmet Altay ve Mersin Milletvekili Çiğdem Münevver Ökten'in, geri çekilen teklife imzalarının dahil edilerek üstlenmek istedikleri de Genel Kurulda okundu.
TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması üzerine MHP, grup önerisini Genel Kurula taşıdı.
Öneri lehinde konuşan MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, konunun Mecliste ele alınmasının başka yerlerde yaşanacak benzer olaylar açısından önemli olduğunu belirtti.
Kutluata, ''Karasu'da son 5 yılda yaşanan erozyon, Sakarya sınırlarını aşmış ve ülke gündemine taşınmıştır. Geniş sahile sahip olan bölgemizde deniz, kumsalları eritmekte, bazı yerlerde sahil daralması, bazı yerlerde ise sahil genişlemesi yaşanmaktadır'' dedi.
Bölgeyle ilgili bazı fotoğrafları gösteren Kutluata, çirkin görüntülerin ortaya çıktığını savundu. Alınan önlemlerin yeterli olmadığını ve erozyonun devam ettiğini anlatan Kutluata, yaklaşık 10 kilometrelik alanda yaşanan olayın hangi müdahale sonucu ortaya çıktığının araştırılması gerektiğini savundu.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Sakarya Milletvekili Hasan Ali Çelik, kendisinin de Kutluata gibi Karasulu olduğunu belirterek, ''Kıyıda erozyon var, bunu limana bağlıyoruz. Ama bu biten bir iş. Bölge hızla gelişiyor ama böyle bir durum da var. Sahilin bütününde bir erozyon söz konusu. Sorunun çözümü için adım atıldı. Kıyıya paralel 27 dalgakıran yapılması kararlaştırıldı, bunun 7'si yapıldı. Netice alındı, adacıklar oluştu'' dedi.
CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç da öneri lehinde yaptığı konuşmada, Karasu sahiliyle ilgili fotoğrafları göstererek, ''Karasu sahilinde bırakın denize girmeyi, evler artık sular altında kalmaktadır. Şu anda 4-5 metre kalmıştır ana caddeye. 4+4+4 olayında olduğu gibi, aceleyle ve araştırılmadan orada bir hizmet yapılmaya çalışılmıştır. Limanın sahile vereceği zararlar önceden araştırılmamıştır, mühendislik hatası yapılmıştır. Belediye Başkanı feryat etmektedir, batık dalgakıranların yapılması gerektiğini söylüyor. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti para bulamıyorsa, işi olmayan yerlere bavulla para göndermesin. Niyet olursa oraya para bulunur'' diye konuştu.
AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz da olayın çok eskilere dayanan sebepleri oluğunu ileri sürerek, 1960'lı yıllarda kıyı kenar çizgisi içinde kalan yerlere ev yapıldığını ve daha sonra bunlara ruhsat verildiğini söyledi. Yavuz, 1984-1999 arasında kaçak yapıların arttığını, denizin kenarının yapı istilasına terkedildiğini savunarak, ''Son erozyon, kum tepeciklerinin MHP'li belediyece kaldırılması nedeniyle yaşandı'' dedi.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, cezaevlerinin sorunları hakkındaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisini, TBMM Genel Kuruluna getirdi.
Öneri lehinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, 941 kişinin cezaevinde hayatını kaybettiğini iddia etti.
Cezaevi koşullarından dolayı bazı kişilerin sağlıklarını kaybettiğini öne süren Tanal, ''Şener Eruygur, Kasım Erdem beyin kanaması geçirdi, Fatih Hilmioğlu karaciğer kanseri, Erol Manisalı'ya karaciğer kanseri teşhisi konuldu, Kuddusi Okkır ve Kaşif Kozinoğlu vefat etti. Yusuf Erikel'e geniz kanseri teşhisi konuldu. Mehmet Haberal 4 kez kalp spazmı geçirdi, Ayşe Yüksel kanser teşhisi konuldu'' dedi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun, Osmaniye ve Pozantı cezaevlerinde incelemeler yaptığını anımsatan Tanal, ''Osmaniye Cezaevi'nde insanlar çırılçıplak soyularak aranıyor, bu kabul edilemez'' diye konuştu.
Öneri aleyhinde söz alan AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin, iktidarlarında cezaevlerinin fiziki koşullarının iyeleştirildiğini söyledi.
Ulucanlar ve Diyarbakır cezaevlerinin eski koşullarının unutulmaması gerektiğini ifade eden Şahin, ''Tabiki eksiklikler var ama cezaevlerinin koşullarının iyileştirilmesi için yapılan çalışmaları görelim'' dedi.
Şahin, şu aşamada cezaevlerindeki durumların öncelikli olarak Meclis gündemine getirilmesini doğru bulmadıklarını belirtti.
MHP'li Türkoğlu ise öneri lehinde konuşurken, ''Türk milletine vekil olan İstanbul Milletvekili Engin Alan ile başında şapka olmadığı için tilki ve çakal tarafından dövülen tavşan mantığıyla cezaevinde bulunan tüm mazlumları saygıyla selamlıyorum. Uzun tutukluluk sürelerinin düzenlendiği maddeleri değiştirmeyen, Engin Alan ve diğer milletvekillerinin görev yapmasını engelleyen düzenlemeleri ortadan kaldırma iradesini ortaya koymayan Hükümeti ayıplıyor ve kınıyorum'' dedi.
Türkoğlu, cezaevlerinin sorunlarından önce cezaevi infaz koruma memurlarının sorunlarının ele alınması gerektiğini söyledi. İnfaz koruma memurlarının 25 yıllık görevleri süresince 8,5 yıl boyunca her gün 18 kilometre yol yürüdüğünü iddia eden Türkoğlu, ''Yıpranma hakkı, fazla çalışma ücreti istiyorlar'' dedi.
Türkoğlu, kapasitelerinin 80 bin kişi olmasına rağmen cezaevlerinde 116 bin kişi kaldığını belirtti.
AK Parti'nin iktidara gelirken ''Fırat'ın kenarında otlayan kuzunun sorumluluğundan'' bahsettiğini ifade eden Türkoğlu, ''Şimdi o kuzu düşüncelerinden dolayı, o sürüdeki çoban köpeği örgütten dolayı tutuklu, pençeleri olduğu için ise silahlı örgütten dolayı tutuklu. Çoban ise örgüte yardım ve yataklıktan dolayı tutuklu. Ahali ise korku imparatorluğu içinde kıvranıyor. Sürüye saldıran çakallar ise sizden çok memnunlar, ne zaman vereceğinizi bekliyorlar'' sözlerini sarfetti.
Konuşmaların ardından CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
KDV Kanunu ile Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerinde yapılan konuşmalar tamamlandı.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen teklifin tümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, teklifle, 30 milyar dolara ulaşan yap-işlet-devret modeline ilişkin projelere Hazine garantisi getirildiğini belirtti. Türeli, ''Bu da ülke için mali risk yaratır. Borcu üstlenmesi nedeniyle Hazine'nin riski artacak ve böylece faizler yükselebilecek. Bu durumda da Türkiye'nin kredi notunun düşürülmesi gündeme gelebilecek'' dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, projelerde Hazine garantisi olmadığını, sadece proje yarım kalırsa Hazine garantisi olacağını belirterek, ''Siz verdiğiniz Hazine garantisiyle de projenin kredibilitesini artırıyorsunuz'' dedi.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, teklifin ''mini bir torba kanun'' olduğunu iddia ederek, teklifle Kamu İhale Kanununun 23. kez değiştirildiğini söyledi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, çalışma süresinin tamamlanması nedeniyle, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.(20:10)
