2014-09-15 - 12:05
TBMM'de Kamu Kurum ve Kuruluşlarının ilgili birimlerinde görev yapan personel için düzenlenen "Yasama Bilgilendirme Eğitimi" başladı.
TBMM'de Kamu Kurum ve Kuruluşlarının ilgili birimlerinde görev yapan personel için düzenlenen "Yasama Bilgilendirme Eğitimi" başladı.
Beş gün sürecek eğitimde TBMM Yasama Uzmanları, diğer kamu kurumlarından gelen katılımcılara, "Yasama ile İlgili Temel Kavramlar ve Kurumlar", "Kanun Yapım Tekniği", "İhtisas Komisyonları ve Komisyonlarda Kanun Yapım Süreci", "Genel Kurul Çalışmaları ve Genel Kurul'da Kanun Yapım Süreci", "Parlamenter Denetim", "Bütçe Komisyonu ve Bütçe Süreci", "TBMM'nin Dış İlişkileri ve Parlamenter Diplomasi" konularında sunumlar yapılacak.
TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu, eğitim programının açılışında bir konuşma yaptı. Neziroğlu, yaptığı konuşmada TBMM'nin tecrübelerini bütün kamu kurumlarıyla paylaşmaya çalıştığını ve bunun için azami gayret gösterildiğini söyledi. Geçmişte zaman zaman farklı bakanlıklarla ortak programlar yapıldığını hatırlatan Neziroğlu, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile ilgili programların gerçekleştirildiğini söyledi.
"Bizden uzman arkadaşları bu bakanlıkların bir kısmına gönderdik, oraların yapısını, çalışma sistemini incelediler, o bakanlıklardan da uzman arkadaşların TBMM'ye davet ettik. Burada kurumsal yapı nedir, yasama ve denetim süreçleri nasıl işler, bunlara dair bilgilendirme yapmaya çalıştık" ifadelerine yer veren Neziroğlu, bunların yanı sıra altı ay süren bir stenografi eğitimi verildiğini belirtti. Stenografinin tamamen TBMM'de olan ve Meclis tarafından kullanıldığına dikkat çeken Neziroğlu, "Genel Kurul'da stenograf arkadaşlar, kayıtları tutarken özel bir alfabe ile bunları tutuyorlar. Bu sadece Meclis tarafından biliniyor. Biz bakanlıklara yazı yazarak bir stenografi eğitimi düzenleyeceğimizi bildirdik ve her bakanlıktan birer kişi davet ettik. 25 civarında arkadaşımız katıldı" şeklinde konuştu.
Her bakanlığın stenografa ihtiyacı olmayabileceğini sözlerine ekleyen Neziroğlu, "Zaman zaman bakanlıklardan talepler oluyor. En azından her bakanlıkta bir tane uzman stenograf olsun, bakanın notlarını tutmak gerekir, müsteşarın notlarını tutmak gerekir, kendi bir takım toplantılarının hızlı bir şekilde not alınması gerekebilir. Eğitim neticesinde şu an itibarıyla birçok bakanlıkta uzman stenograf seviyesinde arkadaşlar var" dedi.
TBMM'de düzenlenen yasama eğitiminin daha önce sivil toplum kuruluşlarına ve üniversitelere verildiğini hatırlatan Neziroğlu şöyle konuştu:
"Sivil toplum kuruluşlarına şu mesajı vermeye çalıştık: TBMM'ye özellikle geliyorlar, toplantılara katılmaya çalışıyorlar, ancak Meclis'in çalışma sistemi nedir, hangi aşamada daha etkin olabilirler, buna dair gördük ki çok sınırlı bilgileri var. Bizim sivil toplum kuruluşlarımız sıkça şikayet modundalar ama gelin dediğimizde, mesela burada bir gündem dışı konuşma mekanizması var, siz de sorunlarınızı dile getirmek istiyorsunuz, onun için o zaman beş dakikalık bir konuşma metni hazırlayın, sizin bu konuşma metninizi Genel Kurul gündemine taşıyabilecek bir Milletvekili ile irtibata geçin. Konuya hâkim bir Milletvekili olursa daha iyi olur, bu şekilde sorunlarınız her ne ise Meclis gündemine taşıyabilirsiniz. Bir Meclis Araştırması Önergesi verebilirsiniz, soru önergesi verebilirsiniz. Bu eğitimler neticesinde çok sayıda sivil toplum kuruluşu yasama ve denetim süreçlerine daha etkin şekilde katılmaya başladı."
Neziroğlu, TBMM'nin üniversitelerle yapılan iş birliğine de değinerek, "Bütün üniversitelere yazı gönderdik. Onlara üç şey söyledik. Bir tanesi, özellikle hukuk, siyaset bilimi bölümlerinde okuyan öğrenciler başta olmak üzere yasamaya ilgi duyan bütün öğrenciler gelsin, Meclis'i görsünler. Burası zaten halkın Meclis'i. Biz mümkün olduğu kadar vatandaşa açmaya çalışıyoruz. Mesela bizim cumartesi günleri, halk günü uygulamamız var. Herhangi bir vatandaş cumartesi günü saat 11'den 4'e kadar gelip Meclis'i görebilir. Yine mesela internet sayfamızda 'bir projem bir önerim var' diye bir uygulama başlattık. Vatandaşlardan görüş almaya başladık. Meclis'e ilişkin, özellikle de idari yapıya ilişkin görüş ve önerileri varsa bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Onun için üniversitelerdeki öğrenciler de mutlaka mezun olmadan Meclis'i görsün istiyoruz.
Bizim arkadaşlarımız zaman zaman sunumlar yapıyorlar. Zaman zaman hukuk, siyaset bilimi derslerinde iki üç saat ders anlatıyorlar ve Meclis'in yapısını öğrencilerle paylaşıyorlar.
Bizim üniversitelere söylediğimiz bir başka şey de akademik çalışmalarda birlikte hareket edelim. Türkiye'de çok sayıda yüksek lisans, doktora tezi hazırlanıyor. Gönül ister ki bunlar kurumlarla ilgili olsun. Mesela biz Meclis'le ilgili olsun diye arzu ediyoruz. Böyle bir çağrı da yaptık. Yavaş yavaş da meyvelerini almaya başlıyoruz" şeklinde konuştu.
TBMM Genel Sekreteri Neziroğlu, bu eğitimleri çok fazla önemsediklerini sözlerine ekleyerek, kamu kurumlarına teşekkür etti. Bunun aslında karşılıklı bir eğitim olduğunu ifade eden Neziroğlu, "Biz buradaki süreci sizlere anlatmaya çalışacağız. Bundan beklentimiz nedir, bizim iki tür beklentimiz var. Bir tanesi Meclis'i tanıyın, Meclis'teki yasama sürecini bilin, Meclis'in hassasiyetlerini bilin. Şimdi tasarılar geliyor Meclis'e. Bu tasarılar kurumlar tarafından hazırlanıyor" dedi.
Tasarı taslaklarının görüşe açılması gereğine vurgu yapan Neziroğlu, "Ama bizim yasama pratiğimize baktığımızda çok sağlıklı bir yasama pratiği olduğunu söyleyemeyiz" görüşünü savundu.
Uluslararası anlaşmaların haricinde çıkan kanunların yüzde doksan ya da daha fazlasının çerçeve kanun, yani mevcut kanunlarda değişiklik yapan kanun olduğuna dikkat çeken Neziroğlu, Temmuz ayında Meclis'ten çıkan bir kanunda resmi gazetede yayınlandıktan bir veya iki hafta sonra değişiklik yapıldığını, aynı maddenin tekrar değiştiğini örnek olarak anlattı. Bunun bir sorun olduğunu belirten Neziroğlu şöyle konuştu:
"Bir başka sorun da torba kanun tasarısı, normalde yine Başbakanlığın hazırladığı mevzuat hazırlama usul ve esasları hakkındaki yönetmeliğe göre bu tür kanunların gelmemesi lazım. Ama her haziran ayı içerisinde bakıyoruz bütün bakanlıkların birikmiş işleri tek bir torba kanun içerisine dahil edilerek Meclis'ten geçirilmeye çalışılıyor. Bu çok sağlıklı bir yasama süreci değil. "
Neziroğlu, konuyla ilgili bir başka sıkıntının da kurumlar arasındaki iletişimsizlik olduğunu kaydetti. Bu iletişimsizliğin devlete maliyetinin oldukça yüksek olduğuna vurgu yapan Neziroğlu, "Biz şunu arzu ediyoruz. Kurumlar arasında bir sorun olduğunda, bakıyorsunuz bazen işte çok basit, bir telefonla çözülecek bir mesele resmi yazıya dökülüyor. Bazen öyle oluyor ki mesaj çok sağlıklı gelmiyor. O yüzden istiyoruz ki buradaki arkadaşları birebir tanıyın. Bunu sağlamamız lazım" şeklinde konuştu.
Beş gün sürecek eğitimde TBMM Yasama Uzmanları, diğer kamu kurumlarından gelen katılımcılara, "Yasama ile İlgili Temel Kavramlar ve Kurumlar", "Kanun Yapım Tekniği", "İhtisas Komisyonları ve Komisyonlarda Kanun Yapım Süreci", "Genel Kurul Çalışmaları ve Genel Kurul'da Kanun Yapım Süreci", "Parlamenter Denetim", "Bütçe Komisyonu ve Bütçe Süreci", "TBMM'nin Dış İlişkileri ve Parlamenter Diplomasi" konularında sunumlar yapılacak.
TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu, eğitim programının açılışında bir konuşma yaptı. Neziroğlu, yaptığı konuşmada TBMM'nin tecrübelerini bütün kamu kurumlarıyla paylaşmaya çalıştığını ve bunun için azami gayret gösterildiğini söyledi. Geçmişte zaman zaman farklı bakanlıklarla ortak programlar yapıldığını hatırlatan Neziroğlu, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile ilgili programların gerçekleştirildiğini söyledi.
"Bizden uzman arkadaşları bu bakanlıkların bir kısmına gönderdik, oraların yapısını, çalışma sistemini incelediler, o bakanlıklardan da uzman arkadaşların TBMM'ye davet ettik. Burada kurumsal yapı nedir, yasama ve denetim süreçleri nasıl işler, bunlara dair bilgilendirme yapmaya çalıştık" ifadelerine yer veren Neziroğlu, bunların yanı sıra altı ay süren bir stenografi eğitimi verildiğini belirtti. Stenografinin tamamen TBMM'de olan ve Meclis tarafından kullanıldığına dikkat çeken Neziroğlu, "Genel Kurul'da stenograf arkadaşlar, kayıtları tutarken özel bir alfabe ile bunları tutuyorlar. Bu sadece Meclis tarafından biliniyor. Biz bakanlıklara yazı yazarak bir stenografi eğitimi düzenleyeceğimizi bildirdik ve her bakanlıktan birer kişi davet ettik. 25 civarında arkadaşımız katıldı" şeklinde konuştu.
Her bakanlığın stenografa ihtiyacı olmayabileceğini sözlerine ekleyen Neziroğlu, "Zaman zaman bakanlıklardan talepler oluyor. En azından her bakanlıkta bir tane uzman stenograf olsun, bakanın notlarını tutmak gerekir, müsteşarın notlarını tutmak gerekir, kendi bir takım toplantılarının hızlı bir şekilde not alınması gerekebilir. Eğitim neticesinde şu an itibarıyla birçok bakanlıkta uzman stenograf seviyesinde arkadaşlar var" dedi.
TBMM'de düzenlenen yasama eğitiminin daha önce sivil toplum kuruluşlarına ve üniversitelere verildiğini hatırlatan Neziroğlu şöyle konuştu:
"Sivil toplum kuruluşlarına şu mesajı vermeye çalıştık: TBMM'ye özellikle geliyorlar, toplantılara katılmaya çalışıyorlar, ancak Meclis'in çalışma sistemi nedir, hangi aşamada daha etkin olabilirler, buna dair gördük ki çok sınırlı bilgileri var. Bizim sivil toplum kuruluşlarımız sıkça şikayet modundalar ama gelin dediğimizde, mesela burada bir gündem dışı konuşma mekanizması var, siz de sorunlarınızı dile getirmek istiyorsunuz, onun için o zaman beş dakikalık bir konuşma metni hazırlayın, sizin bu konuşma metninizi Genel Kurul gündemine taşıyabilecek bir Milletvekili ile irtibata geçin. Konuya hâkim bir Milletvekili olursa daha iyi olur, bu şekilde sorunlarınız her ne ise Meclis gündemine taşıyabilirsiniz. Bir Meclis Araştırması Önergesi verebilirsiniz, soru önergesi verebilirsiniz. Bu eğitimler neticesinde çok sayıda sivil toplum kuruluşu yasama ve denetim süreçlerine daha etkin şekilde katılmaya başladı."
Neziroğlu, TBMM'nin üniversitelerle yapılan iş birliğine de değinerek, "Bütün üniversitelere yazı gönderdik. Onlara üç şey söyledik. Bir tanesi, özellikle hukuk, siyaset bilimi bölümlerinde okuyan öğrenciler başta olmak üzere yasamaya ilgi duyan bütün öğrenciler gelsin, Meclis'i görsünler. Burası zaten halkın Meclis'i. Biz mümkün olduğu kadar vatandaşa açmaya çalışıyoruz. Mesela bizim cumartesi günleri, halk günü uygulamamız var. Herhangi bir vatandaş cumartesi günü saat 11'den 4'e kadar gelip Meclis'i görebilir. Yine mesela internet sayfamızda 'bir projem bir önerim var' diye bir uygulama başlattık. Vatandaşlardan görüş almaya başladık. Meclis'e ilişkin, özellikle de idari yapıya ilişkin görüş ve önerileri varsa bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Onun için üniversitelerdeki öğrenciler de mutlaka mezun olmadan Meclis'i görsün istiyoruz.
Bizim arkadaşlarımız zaman zaman sunumlar yapıyorlar. Zaman zaman hukuk, siyaset bilimi derslerinde iki üç saat ders anlatıyorlar ve Meclis'in yapısını öğrencilerle paylaşıyorlar.
Bizim üniversitelere söylediğimiz bir başka şey de akademik çalışmalarda birlikte hareket edelim. Türkiye'de çok sayıda yüksek lisans, doktora tezi hazırlanıyor. Gönül ister ki bunlar kurumlarla ilgili olsun. Mesela biz Meclis'le ilgili olsun diye arzu ediyoruz. Böyle bir çağrı da yaptık. Yavaş yavaş da meyvelerini almaya başlıyoruz" şeklinde konuştu.
TBMM Genel Sekreteri Neziroğlu, bu eğitimleri çok fazla önemsediklerini sözlerine ekleyerek, kamu kurumlarına teşekkür etti. Bunun aslında karşılıklı bir eğitim olduğunu ifade eden Neziroğlu, "Biz buradaki süreci sizlere anlatmaya çalışacağız. Bundan beklentimiz nedir, bizim iki tür beklentimiz var. Bir tanesi Meclis'i tanıyın, Meclis'teki yasama sürecini bilin, Meclis'in hassasiyetlerini bilin. Şimdi tasarılar geliyor Meclis'e. Bu tasarılar kurumlar tarafından hazırlanıyor" dedi.
Tasarı taslaklarının görüşe açılması gereğine vurgu yapan Neziroğlu, "Ama bizim yasama pratiğimize baktığımızda çok sağlıklı bir yasama pratiği olduğunu söyleyemeyiz" görüşünü savundu.
Uluslararası anlaşmaların haricinde çıkan kanunların yüzde doksan ya da daha fazlasının çerçeve kanun, yani mevcut kanunlarda değişiklik yapan kanun olduğuna dikkat çeken Neziroğlu, Temmuz ayında Meclis'ten çıkan bir kanunda resmi gazetede yayınlandıktan bir veya iki hafta sonra değişiklik yapıldığını, aynı maddenin tekrar değiştiğini örnek olarak anlattı. Bunun bir sorun olduğunu belirten Neziroğlu şöyle konuştu:
"Bir başka sorun da torba kanun tasarısı, normalde yine Başbakanlığın hazırladığı mevzuat hazırlama usul ve esasları hakkındaki yönetmeliğe göre bu tür kanunların gelmemesi lazım. Ama her haziran ayı içerisinde bakıyoruz bütün bakanlıkların birikmiş işleri tek bir torba kanun içerisine dahil edilerek Meclis'ten geçirilmeye çalışılıyor. Bu çok sağlıklı bir yasama süreci değil. "
Neziroğlu, konuyla ilgili bir başka sıkıntının da kurumlar arasındaki iletişimsizlik olduğunu kaydetti. Bu iletişimsizliğin devlete maliyetinin oldukça yüksek olduğuna vurgu yapan Neziroğlu, "Biz şunu arzu ediyoruz. Kurumlar arasında bir sorun olduğunda, bakıyorsunuz bazen işte çok basit, bir telefonla çözülecek bir mesele resmi yazıya dökülüyor. Bazen öyle oluyor ki mesaj çok sağlıklı gelmiyor. O yüzden istiyoruz ki buradaki arkadaşları birebir tanıyın. Bunu sağlamamız lazım" şeklinde konuştu.
