2016-03-01 - 16:54
AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI RAMAZANOĞLU'NUN TBMM TV RÖPORTAJI?
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, TBMM TV'ye verdiği röportajda, Bakanlığının bütçesi ve son dönem çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, TBMM TV'ye verdiği röportajda, Bakanlığının bütçesi ve son dönem çalışmaları hakkında bilgi verdi.

2016 yılı bütçesinin Bakanlığa, devlete ve millete hayırlı olmasını dileyen Ramazanoğlu, "İnşallah bu bütçe hayırlı işler yapmamıza vesile olur. Çok güzel projelerimiz var, atacağımız önemli adımlar var. Bütün bunlar için bu bütçe, bir kapının eşiği. Bundan sonra artık çalışmalarımızı bu çerçevede başlatacağız" dedi.

Ramazanoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili olarak şöyle konuştu:

"Dünya Kadınlar Günü konsepti ve 8 Mart tarihi batı toplumlarında, sanayi toplumlarında ezilen kadınlar, hakları yenen kadınlar ve toplumsal olarak görünmez kılınan kadınların bir mücadelesi sonucunda,'biz de varız, bizim de sesimizi duyun' dedikleri bir gün. Oradan hareketle bütün dünyanın kabul ettiği ve bütün dünyada yaygınlaşan bir gün.

Bizim kendi toplumumuzda, kadim kültürümüzde tabii ki aile değerlerimiz içerisinde hak hukuk temelli bireylerin, kadınların, anne baba olarak, erkeklerin, çocukların, yaşlı bireylerin, engellilerin her birinin kendi içerisinde hak ve hukuk temelli bir konumu vardır, bir pozisyonu vardır. Ve bir ilişkiler ağı vardır. Kadın sadece bizim gördüğümüz kadın değil, kadının başka fonksiyonları da, başka görevleri var. Kadın aynı zamanda bir anne. Kadın aynı zamanda toplumun inşasının da temel olan ailenin bütün etrafında döndüğü bir odak noktası. Aynı zamanda kadın dediğimizde bir eştir kadın, bir annedir, bir teyzedir, yeri geldiğinde bir nenedir, üreten bir kadındır. Dizayn eden, düzenleyen birisidir. Sosyal ilişkileri ayarlayandır. Gerektiğinde devlet yönetiminde de söz sahibi olan birisidir. Bu kadar çok fonksiyonu ve en önemlisi de annelik dediğimiz neslin devamı gibi dediğimiz bir görevle, biyolojik bir görevle üstlenilmiş, aynı zamanda bir biyolojik varlıktır. Kadın dediğimizde anneliğini kesinlikle yadsıyamayız. O, temel fonksiyonlarından birisidir. Gerçekten de hem kadim kültürümüz hem de bu kadim kültürler çerçevesinde kutsanmış bir şeydir."

Kadınların sosyal hayatta da var olduğuna dikkat çeken Ramazanoğlu, kadınların annelik fonksiyonunu da koruyacak bir takım düzenlemeler yaptıklarını belirtti:

"Bu çerçevede iktidarımızın son on iki yıl içerisinde kadınların hayatlarının kolaylaştırılması, kadınların sosyal haklarının iyileştirilmesi, annelik görevini yerine getirirken, gerek dış dünyasındaki kariyerinden geri kalmaması ve sosyal haklarından da yoksun olmaması için çok önemli yasal düzenlemeler yaptık."

Kadına ve kız çocuklarına şiddet ve cinsel istismar konularına da değinen Ramazanoğlu, bu konuda da gerekli çalışmaların devam ettiğini anlattı:
"Sosyal bir problem olan kadın cinayetleri ve kız çocuklarına tecavüzler, kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi gibi ciddi sosyal problemlerimizle mücadele için de temelden yaklaşımlarımız var. Tabii ki bunlar için gerekli bir sürü hukuki düzenlemeler yaptık. 6284 sayılı Aile Yasası dediğimiz bir yasayı da çıkarmıştık. Ta ki iktidara geldiğimiz 2002 yılından bu güne kadar kadınlar konusunda adım adım çok önemli mesafeler kat ettik ve çok önemli yasal düzenlemelerle beraber bunların da hayata geçirilmesi konusunda takipçisi olduk."

Doğum yapan memurlar için düzenlenen yeni yasa ile ilgili olarak da bilgi veren Ramazanoğlu, ücretsiz izin ve yarı zamanlı çalışma konularında şunları söyledi:

"Doğum sonrası ücretsiz izinlerimiz var, isterseniz 6 ay, isterseniz 1 yıl kullanabilirsiniz. Eğer kadının akademik kariyeri çok önemliyse, terk edemeyecekse emzirme süresini kendisi ne kadar istiyorsa tayin edip, ücretsiz izni eşi de kullanabiliyor. Ve doğuma bağlı olarak ödül veriyoruz kadınlarımıza. Birinci çocuk için 300, ikinci çocuk için 400, üçüncü çocuk için 600 lira bir ödülümüz var.

Bu ücretsiz izin sırasında özlük haklarınız da korunuyor, yani emeklilik süreçleriniz işliyor. Daha önce bu işçi kadınlarımız için yoktu. Şimdi yeni yaptığımız yasal düzenlemelerle bu işçi kadınlarımıza da ücretsiz izin süresinde özlük haklarının korunması hakkını getiriyoruz.

Bir de bunun yanı sıra yarı zamanlı esnek çalışma uygulaması getiriyoruz. Bu da kadınlar için gerçekten çok ama çok önemli bir uygulama. Bir yandan çalıştığınız yerdeki işinizden ayrı kalmıyorsunuz, hem üretime devam ediyorsunuz, bu bir akademik kariyer olabilir, bürokrasi olabilir veyahut başka bir işiniz de olabilir. Öteki taraftan çocuklarınızla da ilgilenebiliyorsunuz."

Kadın cinayetleri konusunda bir çalışma devam ettiğini belirten Ramazanoğlu, iyi hal indirimi ile ilgili olarak bu konuya "sıfır tolerans yaklaşım" mantığıyla yaklaştıklarını belirterek şunları söyledi:

"Meclis'te olan bir yasamız var, kadın cinayetleri ile ilgili. İyi hal indirimi konusunda, kız çocuklarına karşı işlenen cinsel suçlar, cinsel istismarlar, kadınlara karşı yapılan tecavüz, cinsel istismarlar, aynı zamanda kadın cinayetleri, bütün bunlarda bu yasayla sıfır tolerans yaklaşım diyoruz. Zaten bütün bu olaylarda biz Bakanlığımız olarak hukuki anlamda müdahil oluyoruz ve basınla da bu konuda son derece net bir tavrımız var. Lütfen diyoruz, bu konuda el ele verelim. Basın, kamuoyu, medya, biz bakanlık olarak ve sivil toplum örgütleri hepsi, bütün bir toplum olarak bunun karşısında duralım. Ve bununla topyekûn mücadelemizi edelim. Kadına karşı şiddet konusunda topyekûn mücadelemizi beraber sürdürelim. Kanun da inşallah önümüzdeki süreçte çıkaracağız. Onun da takipçisiyiz."

Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesini önlemek için kız çocuklarının okulda kalma süresini 12 yıla çıkarmayı hedeflediklerini ve bunun için kız yurtları inşa edileceğini ifade eden Ramazanoğlu:

"Şu anda kız çocuklarının okullaşma süresi, yani okulda kalma süresi ortalama 6,7 yıl. Bizim yeni yapacağımız çalışmalarla orta öğretim kız yurtları inşa edeceğiz inşallah, bu bütçemizin de kaynaklarıyla. Orta öğretime yönelik kız yurtlarında hedeflediğimiz şey kız çocuklarının okullaşma sürecini 12 yıla çıkarmak. Eğer bir kız çocuğumuz, biz 7 yaşında okula başladığında 12 yıl okulda tutarsak, yani 12 yılın sonunda mezun edersek zaten o kız çocuğumuz 18-19 yaşına gelmiş olacak. O yaştan sonra evlenebilir, çalışabilir, üniversiteye devam edebilir, artık reşit bir insan olmuş olacak. Ve bu süreyi de 7 ile 18 yaş arasındaki süreyi de kırsalda veya olumsuz şartlar içerisinde kalıyor ve okula gitmesine engel oluyorsa yatılı okulda tutarak, ailesinin olumsuz şartlarından, erken yaşta evlendirilmelerinden, aile içi ensest, cinsel istismarlardan da kız çocuğumuzu uzaklaştırmış olacağız" dedi.

Ramazanoğlu, mültecilerle ilgili de Bakanlıkta ciddi çalışmaların devam ettiğini, Aile ve Toplum Genel Müdürlüğü bünyesinde bir göç dairesi kurulduğunu ve hedef kitlelerinin mülteci kadınlar, çocuklar ve engelliler olduğunu söyledi. Mültecilerin artık çalışma izinlerinin olduğuna dikkat çeken Ramazanoğlu, "kadınlara yönelik dil eğitimi ve mesleki bir takım becerilerin kazandırılması, sonra o kadınların da istihdama yönlendirilmesi ve üreten hale dönüştürülmesi" konusunda çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Yaklaşık 4 hafta önce başlatılan 'Aile Sosyal Destek Projesi'ne de değinen Ramazanoğlu şöyle konuştu:

"Eylem planımızın içerisinde şu anda yaklaşık altı ilimizde ve birçok ilçemizde bu projemizi başlatmış durumdayız. Bu projemizin ana temeli, her ailemizin bir sosyal danışmanı olacak, aile hekimliği gibi. Sosyal danışman, aileleri ziyaret edecek. Bunlar, psikologlar, sosyal psikologlar veya klinik psikologlar, toplum hizmetleri uzmanlarından oluşuyor. Evinizi ziyarete geliyor. Önce ailenin bir genel kaydını tutuyor, ailede kaç kişi var, kaç çocuk, yaşları, kadın-erkek, engelli, yaşlı hepsini. Bu kayıt tutulduktan sonra ailenin riskli gruplarını belirliyor. Çocuklar, kronik hasta, kadınlarla ilgili bir problem var mı, aileye hem rehberlik hizmeti veriyor."