2012-05-10 - 21:35
DANIŞTAY'IN 144. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ?
Danıştay Başkanlığı, Danıştay'ın 144. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla TBMM Tören Salonu'nda bir resepsiyon verdi. Resepsiyona katılan davetlileri TBMM Tören Salonu girişinde Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukcu karşıladı.
Danıştay Başkanlığı, Danıştay'ın 144. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla TBMM Tören Salonu'nda bir resepsiyon verdi.

Resepsiyona katılan davetlileri TBMM Tören Salonu girişinde Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukcu karşıladı.

TBMM'de düzenlenen resepsiyona, TBMM Başkanı Çemil Çiçek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İçişleri Komisyonu Başkanı Muammer Güler, TBMM Genel Sekreteri Dr.İrfan Neziroğlu, bazı Danıştay ve Yargıtay üyeleri, sivil yüksek yargı organlarının üyeleri, TBMM bürokratları ve çok sayıda davetli ile gazeteci katıldı.

TBMM Tören Salonu'ndaki resepsiyonda Danıştay Başkanı Karakullukcu, davetlilerin kutlamalarını tek tek kabul ederek, ''Hoş geldiniz'' dedi.

TBMM'de düzenlenen resepsiyona katılan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, 28 Şubat sürecinde bire bir yaşadığı çok şey olduğunu belirterek, ''Ama bunu belki bugün değil de yargı mensubu olmaktan çıktıktan sonra, uygun bir zamanda, uygun bir zeminde anlatmak mümkün olabilir'' dedi.

Kokteylde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıç, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nun iptali istemiyle açılan davada, raportörün raporunu henüz tamamlamadığını söyledi.

Bireysel başvuruyla ilgili çalışmalar için Anayasa Mahkemesi'nden bir heyetin İspanya'da olduğunu belirten Kılıç, ''Yarın akşam gelecekler. Raportör arkadaş da henüz raporunu tamamlamadı. Tamamladığı zaman en kısa sürede görüşmeye alacağız. O konuda bir sorun yok'' dedi.

Belirlenen bir takvim olup olmadığının sorulması üzerine Kılıç, ''Doğrusu bilemiyorum. Raportörün raporunu tamamlaması ne zaman biter, onu bilmiyorum. Ama tamamladıktan sonra, çok fazla sürmez. Bir hafta, 10 gün içinde gündeme alırız. Yani, ilk gündeme onu alırız'' diye konuştu.

Kılıç, bir gazetecinin, ''Daha önce, olası iptal halinde haziranda adaylık başvurusu söz konusu olabileceğinden bunu gözetebileceğinizi söylemiştiniz'' demesi üzerine ''Tabii ki onu gözeterek öyle söyledim. Bugün de aynı şeyi söylüyorum. En kısa zamanda, kamuoyunun yakından takip ettiği bir konuyu sonuca bağlamak bizim görevimiz. O nedenle en kısa süre içinde sonuçlandırmaya çalışacağız'' diye konuştu.

Kılıç, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu'nun bugün yaptığı konuşmada, başkanlık sistemine destek verdiğinin hatırlatılması ve görüşünün sorulması üzerine, bu tür siyasi, toplumu ve geniş kitleleri yakından ilgilendiren konularda ''bu doğrudur, bu yanlıştır'' diye bir genelleme yapmanın doğru olmayacağını belirtti.

Her sistemin kendine göre avantajları ve dezavantajları olduğunu ifade eden Kılıç, şöyle konuştu:

''Bunlar konuşulur, tartışılır. Sanıyorum bunun gündeme gelişi de ancak bu noktada oldu. Yani bir şeyin görüşülmesi, konuşulması, tartışılması her zaman mümkündür. Bundan niye kaçalım, niye bundan çekinelim. Konuşulabilir, görüşülebilir ama sonuçta buna karar verecek olan TBMM'deki irade sahibi olan milletvekillerimizdir. Bu nedenle ben, tartışılmasının, görüşme yapılmasının bir sakıncası olmadığı kanaatindeyim. Tabii ki bunlar tartışılabilir. Ama ben, 'şu şöyledir, böyledir' şeklinde ayak üstü, bir sistem hakkında olumlu, olumsuz görüşümü belirtmek istemem. Çünkü bu konu, aslında çok ciddi bir konu ve uzun uzun tartışılması gereken bir konu.''

Haşim Kılıç, bir başka soru üzerine, MİT görevlileri hakkındaki soruşmayı Başbakan'ın iznine bağlayan kanunun iptali istemiyle açılan davada da raportörün henüz raporunu tamamlamadığını bildirdi.

Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını öngören ve kamuoyunda ''4+4+4'' olarak bilinen yasanın iptali istemiyle açılan davaya ilişkin sorular üzerine de Kılıç, CHP'nin esasla ilgili değil, usule yönelik dava açtığını anımsatarak, anamuhalefet partisinin, ''Sadece bir içtüzük değişikliği niteliğinde ve dolayısıyla bunun iptali gerekir'' anlamında başvurusu olduğunu söyledi. Kılıç, bu davayı da en kısa zamanda bitirmeye çalışacaklarını kaydetti.

Başkan Kılıç, bir gazetecinin, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat dalgalarıyla ilgili 'Bu dalgalarda ülke boğulur' diyerek, bir eleştiri getirmişti. Buna katılıyor musunuz-'' sorusu üzerine, bir yargı mensubu olarak, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki bir olayla ilgili olumlu ya da olumsuz görüş belirtmesinin doğru olmadığını söyledi.

''O dönemde yaşadığınız mağduriyet var mıydı-'' sorusunu Kılıç, ''Hayır. Ben o dönemde Anayasa Mahkemesi üyesiydim. Herhangi bir şey yaşamadım. Anayasa Mahkemesi üyesiydim ve önümüzde çok önemli konular vardı. Hep beraber yaşadık onu, biliyorsunuz'' diye yanıtladı.

Bir başka soru üzerine Kılıç, soruşturmayı yürüten savcılık tarafından şu ana kadar kendilerinden herhangi bir bilgi ve belge istenmediğini, Refah Partisi'nin kapatılması davasıyla ilgili bir talepte bulunulmadığını kaydetti.

Haşim Kılıç, ''Size bire bir bir şey olmamış olabilir ama Refah Partisi kapatma davası sürerken, Anayasa Mahkemesi üzerinde 28 Şubat sürecinin ağırlığı ya da herhangi bir telkin, yönlendirme, baskı var mıydı-'' sorusu üzerine, ''Bire bir yaşadığımız çok şey oldu tabii ki ama bunu belki bugün değil de yargı mensubu olmaktan çıktıktan sonra, belki uygun bir zamanda, uygun bir zeminde anlatmak mümkün olabilir. Tabii ki yaşadığımız çok şey oldu ama onları bugün şu anda konuşmak çok hoş olmaz'' dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, nükleer santral projesiyle ilgili olarak, ''Bu konuda yasamanın, yürütmenin ve yargının yeknesak bir halde olduğunu görüyoruz. Bu bizim için sevindirici bir durum. Bu Türkiye'nin meselesi, hepimizin meselesi'' dedi.

Etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldız, nükleer santrallere ilişkin soru üzerine, çalışmaların devam ettiğini belirterek, ''Bu konuda yasamanın, yürütmenin ve yargının yeknesak bir halde olduğunu görüyoruz. Bu bizim için sevindirici bir durum. Bu Türkiye'nin meselesi, hepimizin meselesi. Sanayileşmeyle, elektrikteki çeşitlendirmeyle alakalı önemli bir başlık. O yüzden yasama, yürütme ve yargının tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz.

''Danıştay bunun da yürütmesini durdurabilir mi-'' sorusuna Yıldız, ''Yargıyla alakalı fikir yürütmek gibi bir durumumuz olamaz. Biz yalnızca izleriz'' karşılığını verdi.

Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu ise aynı soruyu, ''Ne varsa durduruyoruz. Yok, durdurma yok artık. İlerleme var. Ben espri yapıyorum siz ciddiye alıp yazıyorsunuz. Devletin, milletin lehine ne varsa yapılacak. Bunun lamı cimi yok. Öyle bir şey mi var- Onu durdur, bunu durdur. Durdurduk ne oldu- Bir şey görelim, beğenmezsek...'' diye esprili sözlerle yanıtladı.

Konuya yönelik eleştirileri nasıl değerlendirdiği sorulan Bakan Yıldız, ''Gayet normal karşılıyorum. Bu ülkemizin renkliliği, çeşitliliğidir. Eleştirenler olacak, tavsiye edenler olacak. Hepsine açığız. Biz bu nükleer santrali zaten Greenpeace ile birlikte yapacağız. Hep beraber yapacağız. Herkesin her konuda aynı şekilde düşünmesi söz konusu olmayabilir. Bunu normal karşılamak lazım. Ben normal karşılıyorum'' dedi. ''Siz görüşecek misiniz-'' sorusuna ise Yıldız, ''Her zaman görüşüyoruz zaten'' karşılığını verdi.

Bir gazetecinin, ''Onlar protesto ederken çimento dökülüp bacadan duman çıkacak mı-'' sorusu üzerine Bakan Yıldız, ''Olabilir. Bunun protestosunu yapan olacak. Olumsuz fikrini söyleyen olacak. Bir yandan işi yapan olacak. Devam edecek. Türkiye böyle büyüyor zaten. Bunları normal karşılıyorum'' dedi. (21:35)