2010-03-31 - 17:10
AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara başkanlığında toplanan Kayıp Çocuklar Başta Olmak Üzere Çocukların Mağdur Olduğu Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal'ı dinledi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara başkanlığında toplanan, Kayıp Çocuklar Başta Olmak Üzere Çocukların Mağdur Olduğu Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal'ı dinledi.
Komisyonun kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Köksal, çocuklarla ilgili olumsuz bir olay meydana geldikten sonra en son polise intikal ettiğini ve bu intikale kadar olayın bir çok safhası olduğunu belirterek, ''Dolayısıyla kamuoyunda güvenlik teşkilatları bu işin sorumlusu gibi algılanır'' dedi.
Olay meydana gelmeden önceki safhalarda diğer kuruluşların en az Emniyet kadar, hatta daha fazla sorumluluğu olduğunu belirten Köksal, Emniyet teşkilatının çocuklara yönelik yapılanmasını ve bazı çalışmaları anlattı.
Köksal, çocuk şubelerinin son derece önemli olduğunu ve daha da etkin hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çocuk şubesi polislerine etkin şekilde hizmet içi eğitim verildiğini ve seminerler düzenlendiğini belirten Köksal, bu polislerin konuya son derece hakim olduklarını dile getirdi.
Köksal, kayıp çocukların zarar görmeden bulunmasının temel öncelikleri olduğunu anlattı.
Komisyon toplantısı daha sonra basına kapatıldı.
iNCEKARA'NIN AÇIKLAMASI..
Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, sunumun ardından yaptığı açıklamada, cinsel istismar konusunun komisyonda epey değerlendirildiğini ifade etti. Komisyon Üyesi AK Parti Ankara Milletvekili Aşkın Asan'ın anlatılanlardan kalkarak ''istismar kelimesi hafif kalır'' dediğini bildiren İncekara, ''Bunu şunun için örnek veriyorum; Belki bu çalışma neticesinde kullandığımız bir sürü kavramla ilgili zihniyet değişikliği yapmak durumunda kalacağız'' dedi.
Kayıp çocuklar konusunda çeşitli kişileri dinlediklerini belirten İncekara, bütün araştırma komisyonu raporlarında kurumlararası koordinasyonsuzluktan söz edildiğini anımsattı. İncekara, ''Kendi adıma söylüyorum, zaman zaman boşluğa nara attığımı hissediyorum. Çünkü, kurumlar rapor sonuçlarından 'benim üzerine ne düşer' diye düşünmek yerine 'o işini yapmadı' ile konuşmaya başlarsa bizim bu işin altından kalkmamız mümkün değil'' diye konuştu.
Emniyetin verdiği bilgiye göre, kayıp çocukların yüzde 95'nin bulunduğunu ifade eden İncekara, Uşak Eşme'de yatılı bölge okulundan ayrıldıktan sonra kaybolan Umut Balık ile ilgili açıklamalarda da bulundu.
İncekara, Balık'ın kaybının Emniyete 12 saat sonra bildirildiğini ifade ederek, ''Ne tesadüftür ki okulun aileye bildirme saatiyle ailenin bildirme saati birbirine çok yakın. Aynı odada kalan arkadaşları hiç arkadaşlarını merak etmemiş midir? Nöbetçi öğretmen çocuklarla ilgili bir hareket ve eylemde bulunmamış mıdır?'' dedi.
Ailenin ''savcılığın çok geç hareket ettiği'' yönünde şikayetinin olduğunu kaydeden İncekara, savcılıkların genelde çocuk kayıplarını ''idari bir vaka'' olarak yorumlayarak ''dosya açmadıklarını'' söyledi.
Dosya açılmadığı için polisin arama, teknik takip yapamadığını ifade eden İncekara, ''Bunu yapmadığı zaman, o onu geciktiriyor, o onu geciktiriyor, maalesef sonuç alamıyoruz'' diye konuştu.
İncekara, şöyle devam etti:
''Eşme olayından sonra bir endişem var. 'Haydi kızlar okula' diye çocukları okula kazandırmak için bir sürü kampanya yaparken bir ihmal sonucu bir çocuğun kaybı, bırakın kız çocuklarını, aileler erkek çocuklarını bile okula göndermekten imtina edecek. İnşallah Umut çocuğumuz sağlıklı bir şekilde bulunur. Ama bu bize ders olsun. Bize, kamuya teslim edilen kişilerin şakası yok. Bunların sorumlusu müdürse, öğretmense, kaymakamsa, vali ise ki çok büyük eksikliklerini görüyorum.... Okuldaki çocuklarımızı sadece 23 Nisan'dan 23 Nisan'a, Cumhuriyet Bayramından Cumhuriyet Bayramına hatırlamak yerine makam arabasız, kırmızı plakasız haber vermeden okul denetimleri yapılsa eksikliklerin çoğu yaşanmaz. Hemen kusuru bir yere bulmak doğru olmaz. Bu sadece okul müdürünün de sorumluluğunda değil, bu ilçenin bir kaymakamı, milli eğitim müdürü var. Astığınız kameranın çalışıp çalışmadığınından emin değilseniz, sokağa çıkan çocuğun güvenliğinden emin değilseniz, herkes birbirine sorar; niye oturuyorsunuz oralarda?''
Organ mafyası konusunda endişelerinin olduğunu belirten İncekara, Emniyetin kayıp olduğu halde bulunan çocuklar arasındaki araştırmasında organ mafyası izine rastlanmadığını ifade etti.
İncekara, bir soru üzerine Kayseri'de kaybolan çocuklarla ilgili yeni bir bilginin olmadığını söyledi. İncekara, Emniyetin ''gerekli çalışmanın yapıldığı'' yolunda bilgi verdiğini kaydetti. (17:10)
Komisyonun kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Köksal, çocuklarla ilgili olumsuz bir olay meydana geldikten sonra en son polise intikal ettiğini ve bu intikale kadar olayın bir çok safhası olduğunu belirterek, ''Dolayısıyla kamuoyunda güvenlik teşkilatları bu işin sorumlusu gibi algılanır'' dedi.
Olay meydana gelmeden önceki safhalarda diğer kuruluşların en az Emniyet kadar, hatta daha fazla sorumluluğu olduğunu belirten Köksal, Emniyet teşkilatının çocuklara yönelik yapılanmasını ve bazı çalışmaları anlattı.
Köksal, çocuk şubelerinin son derece önemli olduğunu ve daha da etkin hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çocuk şubesi polislerine etkin şekilde hizmet içi eğitim verildiğini ve seminerler düzenlendiğini belirten Köksal, bu polislerin konuya son derece hakim olduklarını dile getirdi.
Köksal, kayıp çocukların zarar görmeden bulunmasının temel öncelikleri olduğunu anlattı.
Komisyon toplantısı daha sonra basına kapatıldı.
iNCEKARA'NIN AÇIKLAMASI..
Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, sunumun ardından yaptığı açıklamada, cinsel istismar konusunun komisyonda epey değerlendirildiğini ifade etti. Komisyon Üyesi AK Parti Ankara Milletvekili Aşkın Asan'ın anlatılanlardan kalkarak ''istismar kelimesi hafif kalır'' dediğini bildiren İncekara, ''Bunu şunun için örnek veriyorum; Belki bu çalışma neticesinde kullandığımız bir sürü kavramla ilgili zihniyet değişikliği yapmak durumunda kalacağız'' dedi.
Kayıp çocuklar konusunda çeşitli kişileri dinlediklerini belirten İncekara, bütün araştırma komisyonu raporlarında kurumlararası koordinasyonsuzluktan söz edildiğini anımsattı. İncekara, ''Kendi adıma söylüyorum, zaman zaman boşluğa nara attığımı hissediyorum. Çünkü, kurumlar rapor sonuçlarından 'benim üzerine ne düşer' diye düşünmek yerine 'o işini yapmadı' ile konuşmaya başlarsa bizim bu işin altından kalkmamız mümkün değil'' diye konuştu.
Emniyetin verdiği bilgiye göre, kayıp çocukların yüzde 95'nin bulunduğunu ifade eden İncekara, Uşak Eşme'de yatılı bölge okulundan ayrıldıktan sonra kaybolan Umut Balık ile ilgili açıklamalarda da bulundu.
İncekara, Balık'ın kaybının Emniyete 12 saat sonra bildirildiğini ifade ederek, ''Ne tesadüftür ki okulun aileye bildirme saatiyle ailenin bildirme saati birbirine çok yakın. Aynı odada kalan arkadaşları hiç arkadaşlarını merak etmemiş midir? Nöbetçi öğretmen çocuklarla ilgili bir hareket ve eylemde bulunmamış mıdır?'' dedi.
Ailenin ''savcılığın çok geç hareket ettiği'' yönünde şikayetinin olduğunu kaydeden İncekara, savcılıkların genelde çocuk kayıplarını ''idari bir vaka'' olarak yorumlayarak ''dosya açmadıklarını'' söyledi.
Dosya açılmadığı için polisin arama, teknik takip yapamadığını ifade eden İncekara, ''Bunu yapmadığı zaman, o onu geciktiriyor, o onu geciktiriyor, maalesef sonuç alamıyoruz'' diye konuştu.
İncekara, şöyle devam etti:
''Eşme olayından sonra bir endişem var. 'Haydi kızlar okula' diye çocukları okula kazandırmak için bir sürü kampanya yaparken bir ihmal sonucu bir çocuğun kaybı, bırakın kız çocuklarını, aileler erkek çocuklarını bile okula göndermekten imtina edecek. İnşallah Umut çocuğumuz sağlıklı bir şekilde bulunur. Ama bu bize ders olsun. Bize, kamuya teslim edilen kişilerin şakası yok. Bunların sorumlusu müdürse, öğretmense, kaymakamsa, vali ise ki çok büyük eksikliklerini görüyorum.... Okuldaki çocuklarımızı sadece 23 Nisan'dan 23 Nisan'a, Cumhuriyet Bayramından Cumhuriyet Bayramına hatırlamak yerine makam arabasız, kırmızı plakasız haber vermeden okul denetimleri yapılsa eksikliklerin çoğu yaşanmaz. Hemen kusuru bir yere bulmak doğru olmaz. Bu sadece okul müdürünün de sorumluluğunda değil, bu ilçenin bir kaymakamı, milli eğitim müdürü var. Astığınız kameranın çalışıp çalışmadığınından emin değilseniz, sokağa çıkan çocuğun güvenliğinden emin değilseniz, herkes birbirine sorar; niye oturuyorsunuz oralarda?''
Organ mafyası konusunda endişelerinin olduğunu belirten İncekara, Emniyetin kayıp olduğu halde bulunan çocuklar arasındaki araştırmasında organ mafyası izine rastlanmadığını ifade etti.
İncekara, bir soru üzerine Kayseri'de kaybolan çocuklarla ilgili yeni bir bilginin olmadığını söyledi. İncekara, Emniyetin ''gerekli çalışmanın yapıldığı'' yolunda bilgi verdiğini kaydetti. (17:10)
