2010-06-01 - 12:03
Partisinin Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in
Gazze'ye yardım götüren gemilere ilişkin saldırısını değerlendirirken, ''Mazlum
Gazzeli kardeşlerine insani amaçlarla yola çıkmış yardım gemimize yapılan
saldırı, Türk milletine karşı açık bir düşmanlıktır'' dedi.
Partisinin Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in
Gazze'ye yardım götüren gemilere ilişkin saldırısını değerlendirirken, ''Mazlum
Gazzeli kardeşlerine insani amaçlarla yola çıkmış yardım gemimize yapılan
saldırı, Türk milletine karşı açık bir düşmanlıktır'' dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, her gün
yeni bir iflasın ve skandalın toplumu sarstığı Türkiye'de, dün itibariyle iki
önemli gelişmenin gündeme düştüğüne dikkati çekti. Bunların, Gazze'ye yardım
götüren gemiye İsrail'in yaptığı, ''alçakça saldırı'' ile İskenderun'da Deniz Üs
Komutanlığına yapılan terör saldırısı olduğunu söyledi.
''Türkiye, hükümetin çaresiz ve çapsız politikalarının sonucu yakın
dönemin en ağır bunalımlarının sancılarını derinden yaşamaya başlamıştır'' diyen
Bahçeli, hayatın her alanında ortaya çıkan felaketler, facialar, saldırılar ve
zulmün artık tahammül edilemez boyutlara ulaştığını savundu.
''Devletin varlığına, milletin birliği ve devamına, toplumun dirlik ve
düzenine, tarihi şeref ve haysiyete yönelmiş en alçakça saldırılar karşısında,
hükümetin tam bir bozgun hali yaşadığını'' öne süren Bahçeli, şunları söyledi:
''Ve daha da vahimi, daha da önemlisi, daha da tehlikelisi, Adalet ve
Kalkınma Partisi ve Başbakan Erdoğan bu bozgunun, bu hezimetin ve bu ricat
halinin yalnızca sonucu değil, bizatihi nedenidir, gerekçesidir ve kaynağıdır.
Yaşadığımız sancılı gelişmeler, içine düştüğümüz darboğaz ve yedi buçuk yılın
ağır bedel ödenen tecrübeleri milletimize artık göstermiştir ki Başbakan Erdoğan
adeta Türkiye'yi çökertmek ve Türk milletini bölmek için misyon üstlenmiştir.
Bunca uyarıya, bunca olaya ve bunca derse rağmen yanlışta hala ısrar eden
bu zihniyetin ve ekibinin, savaş mağlubu bir ülkenin elleri kelepçeli
yöneticileri gibi yaşadıkları boyun eğmişlik halinin başka bir izah yolu ve
anlamı kalmamıştır. Bugün derinden hissettiğimiz ve yaşadığımız ağır tablonun tek
ve yegane sebebi, sorumlusu ve sonucu Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Bu
hükümetle gidilecek başka yol, bu aciz adamlarla ulaşılacak başka bir menzil,
varılacak mutlu, müreffeh, şerefli bir gelecek kesinlikle yoktur.
Türkiye'yi AKP hükümeti değil, hükümet üzerinden küresel projeler ve
kanlı küresel niyetler yönetmektedir. İsrail, yardım götüren vatandaşlarımıza
hunharca saldırmaktadır. Başbakan Erdoğan ise 'Medeniyetler İttifakının
Eşbaşkanı' unvanı ile Brezilya'da çalım satmaktadır. Aklı ve vicdanı olanlara
soruyorum. Eşbaşkanı olarak taşeronluk yaptığınız medeniyet hangi medeniyettir?
Bu oyuna nasıl girdiniz, bu akıntıya nasıl kapıldınız?
Başbakan tamamen tükenmiştir, hükümet tamamen bitmiştir, AKP tamamen
aciz, çaresizdir ve etkisizdir. Milletimizi daha büyük felaketlerle
yüzleştirmeden, Başbakan Erdoğan ve hükümeti aklını başına almalı ve girilen
tuzaklarla dolu yolun bu kavşağından bir an önce dönmelidir.''
İsrail askeri güçlerinin, Gazze'ye yardım götüren gemileri hedef alan
saldırısının yurtta haklı infial uyandırdığını belirten Bahçeli, ''Tamamen insani
amaçlarla ve sivil toplumun iyi niyetli ve samimi çabalarıyla yürütülen bir
yardım faaliyetinin katliama varan tepki ile sonuçlanmış olması Türk milleti
tarafından asla kabul edilmeyecek olan bir saldırganlıktır. Mazlum Gazzeli
kardeşlerine insani amaçlarla yola çıkmış yardım gemimize yapılan saldırı Türk
milletine karşı açık bir düşmanlıktır'' diye konuştu.
''İsrail devleti, bu kanlı eylemle, yıllardır mazlum Filistinlilere reva
gördüğü zulme, bu kez Tük milletinin evlatlarını da dahil etmiş ve telafisi
mümkün olmayacak yaranın açılmasına neden olmuştur'' diye konuşan Bahçeli, şöyle
devam etti:
''Bu katliam, sıradan mesajlarla geçiştirilerek, büyükelçilerin birkaç
günlüğüne geri çekilmesiyle, diplomatların cılız ve etkisiz kınama kararlarıyla
veya ucuz siyasi kabadayılıklarla, hamasetle örtülemeyecek kadar ciddi, son
derece önemli ve hayatidir. Tamamen sivillerden oluşan ve kardeşlerine yardım
etmekten başka bir amacı olmayan kadirşinas milletimin temsilcilerine karşı
İsrail ordusunca yapılmış saldırı doğrudan Türk milletine yapılmıştır. Bu hunhar
saldırıdan sonra, hiçbir özür, bahane, gerekçe olayı örtemeyecek, Türk milleti bu
saldırganlığı hesap hanesine mutlaka yazacaktır. Olayın gerçekleştiği saatlerde,
Başbakan Şili'de, Dışişleri Bakanı Brezilya'da küresel projelerin taşeronluğunun
peşindedir. Günün ilerleyen saatlerine kadar hükümet suskun, aciz ve
çaresizdir.
Milletimiz, Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada yer verilen
'sonuçlarına katlanırsınız' ifadesinin ve ilerleyen saatlerde Başbakan;ın
uyarısındaki 'yetti artık' sözünün gerçek karşılığını görmek istemektedir.
Sabırsızdır. Umarız ki bu ikazlar, Başbakan ve hükümetinin geçmişte PKK'ya ve
Barzani'ye karşı savurduğu kuru tehditler gibi boş sözlerden ibaret olmasın,
bugün söylenenler yarın unutulmasın.''
Türk milletinin, bu mütecaviz ve alçakça saldırıları durdurmaya da
cevabını vermeye de muktedir olduğunu belirten Bahçeli, ''Türk devleti, kendinde
güç vehmederek tarihi bir yanılgıya düşenlere gereken karşılığı vermeye kadirdir.
Milletimizi haklı iken haksız çıkartacak duygusal tepkilerden uzak kalmaya, doğru
zeminlerle ve doğru yöntemlerle İsrail'den soracakları hesabın arkasında durmaya,
ancak sağduyuya çağırıyorum. Türkiye'nin sokaklarda taşkınlık yaparak bulacağı
bir çözüm yoktur, tepkiler demokrasinin sınırları ve meşruiyet içinde olmalıdır.
Konu bu aşamadan sonra siyasetin de üstünde milli bir konudur. Bu olayla
birlikte, İsrail ile ilişkilerin geleceği hakkında derhal yeni bir strateji
belirlenmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi acilen özel gündemle toplanmalıdır.
Bu toplantıda, yaşanan saldırılar, geride kalan diplomatik skandallar, karşılıklı
restleşmeler de dahil olmak üzere Türkiye-İsrail ilişkileri değerlendirmelidir''
diye konuştu.
Hükümetin, ''İsrail'le ilişkilerindeki ikircikli tavrından vazgeçmeli''
çağrısında bulunan Bahçeli, ''Bu konuda verilecek tepkilerin siyasi, hukuki ve
diplomatik ve gerekirse askeri olmak üzere ayrıntılı esasları belirlenmelidir''
dedi.
Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:
''İsrail taraftarlığı ve karşıtlığı üzerine magazinleştirilen ilişkiler
süreci iç siyasetin ucuz malzemesi haline getirilmeden derhal en sert karşılık
verilmelidir. Geride kalan yıllarda olduğundan farklı geçici, hamasi, oyalayıcı
siyaset üslubundan kaçınılarak, vicdanı ve onuru yara almış Türk milletinin
müsterih olacağı ve kabul edebileceği bir çözüm yöntemi oluşturulmalıdır.''
Bahçeli, bir süredir geçici üyeliği Türkiye'de olan Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi nezdindeki girişimin yerinde ve doğru olduğunu, bu platformda
kınama, çözüm ve tazminatlar için girişimde bulunulması gerektiğini söyledi.
İsrail'in alıkoyduğu, hayatını kaybeden, yaralanan ve tutulan vatandaşlar
ile yardım gemilerini acilen iade etmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, ''Bu
düşmanca tavrın sonucunda ortaya çıkan mağduriyetin ve kayıpların hakları ve
hukuku mutlaka takip edilmeli ve İsrail'den tazminat talep edilmelidir'' dedi.
(12.03)
Gazze'ye yardım götüren gemilere ilişkin saldırısını değerlendirirken, ''Mazlum
Gazzeli kardeşlerine insani amaçlarla yola çıkmış yardım gemimize yapılan
saldırı, Türk milletine karşı açık bir düşmanlıktır'' dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, her gün
yeni bir iflasın ve skandalın toplumu sarstığı Türkiye'de, dün itibariyle iki
önemli gelişmenin gündeme düştüğüne dikkati çekti. Bunların, Gazze'ye yardım
götüren gemiye İsrail'in yaptığı, ''alçakça saldırı'' ile İskenderun'da Deniz Üs
Komutanlığına yapılan terör saldırısı olduğunu söyledi.
''Türkiye, hükümetin çaresiz ve çapsız politikalarının sonucu yakın
dönemin en ağır bunalımlarının sancılarını derinden yaşamaya başlamıştır'' diyen
Bahçeli, hayatın her alanında ortaya çıkan felaketler, facialar, saldırılar ve
zulmün artık tahammül edilemez boyutlara ulaştığını savundu.
''Devletin varlığına, milletin birliği ve devamına, toplumun dirlik ve
düzenine, tarihi şeref ve haysiyete yönelmiş en alçakça saldırılar karşısında,
hükümetin tam bir bozgun hali yaşadığını'' öne süren Bahçeli, şunları söyledi:
''Ve daha da vahimi, daha da önemlisi, daha da tehlikelisi, Adalet ve
Kalkınma Partisi ve Başbakan Erdoğan bu bozgunun, bu hezimetin ve bu ricat
halinin yalnızca sonucu değil, bizatihi nedenidir, gerekçesidir ve kaynağıdır.
Yaşadığımız sancılı gelişmeler, içine düştüğümüz darboğaz ve yedi buçuk yılın
ağır bedel ödenen tecrübeleri milletimize artık göstermiştir ki Başbakan Erdoğan
adeta Türkiye'yi çökertmek ve Türk milletini bölmek için misyon üstlenmiştir.
Bunca uyarıya, bunca olaya ve bunca derse rağmen yanlışta hala ısrar eden
bu zihniyetin ve ekibinin, savaş mağlubu bir ülkenin elleri kelepçeli
yöneticileri gibi yaşadıkları boyun eğmişlik halinin başka bir izah yolu ve
anlamı kalmamıştır. Bugün derinden hissettiğimiz ve yaşadığımız ağır tablonun tek
ve yegane sebebi, sorumlusu ve sonucu Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Bu
hükümetle gidilecek başka yol, bu aciz adamlarla ulaşılacak başka bir menzil,
varılacak mutlu, müreffeh, şerefli bir gelecek kesinlikle yoktur.
Türkiye'yi AKP hükümeti değil, hükümet üzerinden küresel projeler ve
kanlı küresel niyetler yönetmektedir. İsrail, yardım götüren vatandaşlarımıza
hunharca saldırmaktadır. Başbakan Erdoğan ise 'Medeniyetler İttifakının
Eşbaşkanı' unvanı ile Brezilya'da çalım satmaktadır. Aklı ve vicdanı olanlara
soruyorum. Eşbaşkanı olarak taşeronluk yaptığınız medeniyet hangi medeniyettir?
Bu oyuna nasıl girdiniz, bu akıntıya nasıl kapıldınız?
Başbakan tamamen tükenmiştir, hükümet tamamen bitmiştir, AKP tamamen
aciz, çaresizdir ve etkisizdir. Milletimizi daha büyük felaketlerle
yüzleştirmeden, Başbakan Erdoğan ve hükümeti aklını başına almalı ve girilen
tuzaklarla dolu yolun bu kavşağından bir an önce dönmelidir.''
İsrail askeri güçlerinin, Gazze'ye yardım götüren gemileri hedef alan
saldırısının yurtta haklı infial uyandırdığını belirten Bahçeli, ''Tamamen insani
amaçlarla ve sivil toplumun iyi niyetli ve samimi çabalarıyla yürütülen bir
yardım faaliyetinin katliama varan tepki ile sonuçlanmış olması Türk milleti
tarafından asla kabul edilmeyecek olan bir saldırganlıktır. Mazlum Gazzeli
kardeşlerine insani amaçlarla yola çıkmış yardım gemimize yapılan saldırı Türk
milletine karşı açık bir düşmanlıktır'' diye konuştu.
''İsrail devleti, bu kanlı eylemle, yıllardır mazlum Filistinlilere reva
gördüğü zulme, bu kez Tük milletinin evlatlarını da dahil etmiş ve telafisi
mümkün olmayacak yaranın açılmasına neden olmuştur'' diye konuşan Bahçeli, şöyle
devam etti:
''Bu katliam, sıradan mesajlarla geçiştirilerek, büyükelçilerin birkaç
günlüğüne geri çekilmesiyle, diplomatların cılız ve etkisiz kınama kararlarıyla
veya ucuz siyasi kabadayılıklarla, hamasetle örtülemeyecek kadar ciddi, son
derece önemli ve hayatidir. Tamamen sivillerden oluşan ve kardeşlerine yardım
etmekten başka bir amacı olmayan kadirşinas milletimin temsilcilerine karşı
İsrail ordusunca yapılmış saldırı doğrudan Türk milletine yapılmıştır. Bu hunhar
saldırıdan sonra, hiçbir özür, bahane, gerekçe olayı örtemeyecek, Türk milleti bu
saldırganlığı hesap hanesine mutlaka yazacaktır. Olayın gerçekleştiği saatlerde,
Başbakan Şili'de, Dışişleri Bakanı Brezilya'da küresel projelerin taşeronluğunun
peşindedir. Günün ilerleyen saatlerine kadar hükümet suskun, aciz ve
çaresizdir.
Milletimiz, Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada yer verilen
'sonuçlarına katlanırsınız' ifadesinin ve ilerleyen saatlerde Başbakan;ın
uyarısındaki 'yetti artık' sözünün gerçek karşılığını görmek istemektedir.
Sabırsızdır. Umarız ki bu ikazlar, Başbakan ve hükümetinin geçmişte PKK'ya ve
Barzani'ye karşı savurduğu kuru tehditler gibi boş sözlerden ibaret olmasın,
bugün söylenenler yarın unutulmasın.''
Türk milletinin, bu mütecaviz ve alçakça saldırıları durdurmaya da
cevabını vermeye de muktedir olduğunu belirten Bahçeli, ''Türk devleti, kendinde
güç vehmederek tarihi bir yanılgıya düşenlere gereken karşılığı vermeye kadirdir.
Milletimizi haklı iken haksız çıkartacak duygusal tepkilerden uzak kalmaya, doğru
zeminlerle ve doğru yöntemlerle İsrail'den soracakları hesabın arkasında durmaya,
ancak sağduyuya çağırıyorum. Türkiye'nin sokaklarda taşkınlık yaparak bulacağı
bir çözüm yoktur, tepkiler demokrasinin sınırları ve meşruiyet içinde olmalıdır.
Konu bu aşamadan sonra siyasetin de üstünde milli bir konudur. Bu olayla
birlikte, İsrail ile ilişkilerin geleceği hakkında derhal yeni bir strateji
belirlenmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi acilen özel gündemle toplanmalıdır.
Bu toplantıda, yaşanan saldırılar, geride kalan diplomatik skandallar, karşılıklı
restleşmeler de dahil olmak üzere Türkiye-İsrail ilişkileri değerlendirmelidir''
diye konuştu.
Hükümetin, ''İsrail'le ilişkilerindeki ikircikli tavrından vazgeçmeli''
çağrısında bulunan Bahçeli, ''Bu konuda verilecek tepkilerin siyasi, hukuki ve
diplomatik ve gerekirse askeri olmak üzere ayrıntılı esasları belirlenmelidir''
dedi.
Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:
''İsrail taraftarlığı ve karşıtlığı üzerine magazinleştirilen ilişkiler
süreci iç siyasetin ucuz malzemesi haline getirilmeden derhal en sert karşılık
verilmelidir. Geride kalan yıllarda olduğundan farklı geçici, hamasi, oyalayıcı
siyaset üslubundan kaçınılarak, vicdanı ve onuru yara almış Türk milletinin
müsterih olacağı ve kabul edebileceği bir çözüm yöntemi oluşturulmalıdır.''
Bahçeli, bir süredir geçici üyeliği Türkiye'de olan Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi nezdindeki girişimin yerinde ve doğru olduğunu, bu platformda
kınama, çözüm ve tazminatlar için girişimde bulunulması gerektiğini söyledi.
İsrail'in alıkoyduğu, hayatını kaybeden, yaralanan ve tutulan vatandaşlar
ile yardım gemilerini acilen iade etmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, ''Bu
düşmanca tavrın sonucunda ortaya çıkan mağduriyetin ve kayıpların hakları ve
hukuku mutlaka takip edilmeli ve İsrail'den tazminat talep edilmelidir'' dedi.
(12.03)
