2013-11-12 - 17:12
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı.
Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşan Türkmenoğlu, çocuk haklarının BM bildirgesiyle evrenselleştiğini, ancak birçok ülkede çocuk haklarının ihlal edildiğini belirtti.
Çocukların çok sayıda ülkede merdivenaltı tabir edilen yerlerde çalıştığını, savaşlardan etkilendiğini dile getiren Türkmenoğlu, "Çocuklar bize Allah'ın emanetidir. Dünyanın neresinde olursa olsun haklarını savunmak insani erdemdir" dedi.
Çocukların farklı şekillerde istismar edilmesinin önüne geçilemediğini anlatan Türkmenoğlu, "İnsan hakları ihlalleri çocuklar için daha geniş boyutta ve büyüyerek devam ediyor" diye konuştu.
AK Parti hükümetleri döneminde 18 yaşından küçük herkesin sağlık güvencesine kavuşturulduğunun altını çizen Türkmenoğlu, "Çocuklarımızı devlet şefkatiyle kucaklamayı, eğitimde, sağlıkta ve beslenmede eşit olmalarını istiyoruz" dedi.
Gündemdışı söz alan MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, kentte inşaat sektöründe yaşanan sorunlara değindi. Denizli merkezdeki ruhsatlandırmalarda postmodern vesayet yaşandığını savunan Ayhan, ruhsatların bir kişinin onayına bağlı olduğunu ifade etti.
Denizli'ye yatırım yapılmadığını, müteahhitlerin de zorda olduğunu öne süren Ayhan, "Eskiden sanayisiyle ünlü Denizli, AKP eliyle ne hale geldi. Denizli'de ahlak polisinin denetim yapacağı köşe yazılarına konu edilir oldu. AKP Denizli'yi rezil etti. Herkes bir şey söylüyor. Başbakan'ın söylediği milletvekiliyle, bakanın söylediği Başbakan'ın söylediğiyle tutmuyor" diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da Malatya'nın sorunlarına değindiği gündemdışı konuşmasının başında, Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un sözlerine atıfta bulunarak, "Tüm kavaslardan özür diliyorum" dedi.
Malatya'ya, kentte bulunan iki hastanenin kapatılması karşılığında bir hastane yapıldığını anlatan Ağbaba, diğer iki hastanenin arazilerinin TOKİ'ye devredildiğini söyledi. Ağbaba, durumdan iktidar mensuplarının da şikayetçi olduğunu savunarak, "Malatyalı 2 verdi, 1 aldı. Bu işte sadece TOKİ'nin karı var" diye konuştu.
Başkanvekili Yakut, Ağbaba'nın konuşmasından dolayı kavaslara söz hakkı doğduğunu, ancak kavaslara söz vermesinin mümkün olmadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, cezaevlerindeki nakillerle ilgili araştırma önergesinin görüşülmesini içeren grup önerisi, kabul edilmedi.
TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanmaması üzerine BDP, cezavlerinde nakillerle ilgili sorunların araştırılmasını içeren grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı.
Öneri üzerine konuşan BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, demokratikleşme önündeki en büyük engel olan Terörle Mücadele Yasası ve TCK'daki düzenleme yapılmaması nedeniyle insanların siyasi çalışmaları nedeniyle cezaevlerinde tutulduğunu savunarak, "Cezaevlerinre yaşanan sorunlar artık tahammül edilemez noktalara geldi. 11 yıldaki günahlarınız her gün artıyor. Bingöl Cezaevi'ndeki firar olayından sonra cezavlerinde ayrı bir baskı mevzuatı uygulanıyor. Her cezaevinde insanlar haksız yere sorgulanıyor, psikolojik baskı altında tutuluyor, sürgün ve cezalar kanıksanır hale gelmiştir. Cezaevinde son nefesini vermek üzere olan hasta tutsaklarla karşı karşıyayız" dedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Meclis'in cezaevleriyle ilgili önemli düzenlemeleri hayata geçirdiğini, cezaevi koşullarının iyileştirildiğini, uluslararası standartlara uygun olmayanların kapatıldığını söyledi. Cezaevlerinin sayısı ve niteliğinin artırıldığını ifade eden Şahin, Baluken'in anlatıklarının "eski Türkiye fotoğrafı" olduğunu ileri sürdü. Cezaevlerine nakillerin; kapasiteleri uygun olanlara ve dönemsel olarak yapıldığını anlatan Şahin, bölgelerdeki cezaevleri yapımı tamamlandığında isteyenlerin buralara dönebileceğini söyledi. Şahin, insan hakları karnesi her geçen gün düzelen bir Türkiye'ye doğru adım adım gidildiğini savundu.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, öneri lehindeki konuşmasında, Türkiye'de cezaevlerine sağlam girenin sağlam çıkma şansı olmadığını belirterek, hapishanelerin hastalık üreten merkezler haline geldiğini savundu. Şahin'in yaptığı konuşmayı eleştiren Özel, iktidar kibirinden arınarak konuya yaklaşılmasını istedi. Özel, "İktidar kibridir ki kulakları sağır, gözleri kör eder. Basın özgürlüğünde Çin'i geçtik. Esed'i dörde katladık" diyerek, CHP olarak yazdıkları tutuklu milletvekilleri ve cezaevlerindeki hasta tutuklu ve mahkumlarla ilgili raporları gösterdi.
Önerinin görüşmelerinde "tutuklu milletvekilleri" ile ilgili tartışma yaşandı.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, "Tutuklu milletvekillerini aday yaparken seçtirip kurtarmak amaç değil miydi? Kemal Kılıçdaroğlu, o zaman gazetecilerin sorularını yanıtlarken, 'Tabii ki yargı kararlarına uyacağız, yargı kararları karşısında boynumuz kıldan ince' demişti" ifadesini kullandı.
İktidarları döneminde infaz rejimine yönelik standartları yerine getirme amacıyla düzenlemeler yapıldığını anlatan Can, işkence ve kötü muameleye sıfır toleransla yaklaşıldığını, cezaevlerinin sürekli denetime açık olduğunu söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Bütün mesele demokrasi ve özgürlüklere nasıl yaklaştığımızdadır. Bugüne kadar toplam 4 milletvekili tutukluyken seçildiğinde, tutukluluğu sona ermiş ve TBMM'de göreve başlatılmıştır. Yargı millet iradesine aykırı karar veremez. Karar veriyorsa yönetimde olanlar buna seyirci kalamaz. Kılıçdaroğlu'nun söylediklerini başka anlamda kullanmayın" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de sataşma gerekçesiyle yaptığı konuşmada, "Kararı veren yargıdır. 'Yargı Hükümet'in emrindedir' deniliyor. Bunu doğrulayacak en ufak bir olay, delil ortaya koyamıyorlar. Ama aksini gösterecek, yargının Hükümet'in emrinde olmadığını gösteren sayısız örnek vardır. Şike davasından, MİT davasına kadar sayısız örnek vardır. Bu konuda makul, adaletli bir öneri getiremediniz" dedi.
Konuşmaların ardından BDP Grup önerisi kabul edilmedi. Grup önerisi görüşülürken Muharrem iftarı için ara verildi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar, hükümetin taşeron işçilerin sorunu olmadığı yönünde yaklaşımı bulunmadığını belirterek, kıdem tazminatı, yıllık izin, ücretlerin tam ve zamanında ödenmesi ve örgütlenme hakkıyla ilgili sorunların bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi.
MHP, taşeron işçilerin sorunlarının belirlenmesine ilişkin araştırma önergelerinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak TBMM Genel Kurulu'na getirdi.
MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem, AK Parti'nin taşeron işçilerin sorunlarını görmezden geldiğini ve bu sorunu önemsemediğini savundu.
Taşeron işçilerin, çalıştıkları şirketlerin değil, devletin işini yaptığını anlatan Erdem, işçilerin açtıkları davalarda şimdiye kadar 7 bin davanın devletin aleyhinde sonuçlandığını söyledi. Devletin bu davalarda şimdiye kadar 2 milyar lira tazminata mahkum olduğunu belirten Erdem, tüm taşeronların davasının devlet aleyhinde sonuçlanması halinde 200 milyar liralık tazminatla karşı karşıya kalınabileceğini ifade etti.
Davalarda verilen yargı kararlarının da idare tarafından uygulanmadığını dile getiren Erdem, "İleri demokrasiden vazgeçtik, sıradan demokrasiyi aradığımız günler yaşatıyorsunuz. Sıradan demokraside yargı kararının yerine getirilmesi şarttır. Yargı kararına rağmen, hukuk devletinin kurallarına uymadığınızı gösteriyorsunuz" diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Meclis araştırmasının en çok taşeron işçi konusunda gerekli olduğunu ifade ederek, AK Parti iktidarında taşeron işçi sayısının 10 kat arttığını ileri sürdü. Hemen her alanda taşeron işçi bulunduğunu anlatan Tüzel, taşeron işçiliğin yarım ücret, güvencesiz çalışma anlamına geldiğini söyledi.
Tüzel, Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 12 kadrolu, 800 taşeron işçi bulunduğuna işaret ederek, "En büyük taşeron işveren Sağlık Bakanlığı. Bakanlıktaki taşeron işçi sayısı 160 bine yaklaştı. Taşeronluk doğru bir çalışma biçimi değil" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de bu konunun Meclis'te defalarca konuşulduğunu, ancak hükümetin adım atmadığını öne sürdü. Çelebi, 2002'de devlette 20 bin taşeron işçi olduğunu, bugün bu sayının 580 bine ulaştığını belirtti.
Kamu kurumlarının taşeron işçilerin lehine sonuçlanan yargı kararlarını uygulamadığını vurgulayan Çelebi, "Savcılar, yargı kararını yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında dava açmalı. Uludağ Üniversitesi, 19 Mayıs Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi rektörleri, Karayolları Genel Müdürü için Meclis kürsüsünden suç duyurusunda bulunuyorum" diye konuştu.
Çelebi, Meclis'in taşeron işçi sorununu çözmek durumunda olduğunu da söyledi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar ise taşeron işçilerle ilgili problem olmadığı yönünde yaklaşımları bulunmadığını söyledi.
Taşeron işçiliğin çalışma hayatının önünde duran çok önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Kaçar, "İşçi ve işverenin birbirine karşı olduğu yaklaşım Türkiye'ye kaybettirdi. İşçi ve işveren birbirinin tamamlayıcısıdır" dedi.
Hükümetin taşeron işçilik sorunu üzerinde durduğunu ve çeşitli çalışmalar yaptığını anlatan Kaçar, "Taşeron işçilerin kıdem tazminatı, yıllık izinleri, ücretlerin tam ve zamanında ödenmesi, örgütlenme haklarıyla ilgili sorunlar bir an önce çözülmeli. İnşallah taşeronlukla ilgili emek sömürüsüne dönen bu uygulamalara son verilmesi ve şartların düzeltilmesiyle ilgili yasal düzenleme bir an önce yapılır" diye konuştu.
MHP'nin grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Kocaeli'deki limanların durumuyla ilgili araştırma önergesinin görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, "Kocaeli'de 30-40 yıl önce denize girebiliyorduk, bugün bunların yerini limanlar, tersaneler aldı. Kocaeli halkı denize yakın ancak denize hasret yaşar" dedi.
Kocaeli'nde 14 limanın onay beklediğini ifade eden Akar, yeni yapılacak limanla ilgili bir grupla 2024 yılına kadar sözleşme yapıldığını, firmanın özel hükümle korunduğunu ileri sürdü. Akar, "Şimdiden adresi belirlemeye çalışıyorlar. Derince limanın özelleşmesiyle orada tekelleşme başlayacak, tarifeler değiştirilerek istedikleri paraları kazanacaklar" görüşünü savundu.
AK Parti Kocaeli Miletvekili İlyas Şeker, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, İzmit Körfezi planlarının hazırlandığını ve onay aşamasında olduğunu belirterek, artık bir metrekarelik alanın bile plansız olmadığını söyledi.
Şeker, "Hayal bile edemezdik ama Körfez'de iki noktada mavi bayrak alındı. İki ayrı noktada da mavi bayrak alınması için çalışmalar sürüyor. Denizlerde kirliliğin önlenmesi için deniz uçağımız 24 saat görev başında. Körfez eskiden lağım çukuru konumundayıdı ama şimdi oraya arıtılmamış bir damla su akıtılmıyor. Kentte yeşil alan arttı. Sanayinin Anadolu'ya kaydırılması lazım. Bunun için demiryolunun güçlendirilmesi gerekir" diye konuştu.
Öneri lehinde konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, sanayinin olduğu ilde limanların olmamasının düşünülemeyeceğini vurgulayarak, Kocaeli'ndeki limanların yetersiz kaldığını, ancak yapılacak yeni liman için kentte yer olmadığını savundu.
Yeni yapılacak liman için denize yeni dolgu alanı yapılacağını öne süren Türkkan, şu ifadeleri kullandı:
"Yeni bir liman yapılmıyor. Konteynır depolama alanı ihanet olur. Orada hiçbir ihale böyle uzun süreli sözleşmeye tabi tutulmadı. Hinlik burada. 5 milyon metreküp dolguyla körfezin tabiatını mahvedersiniz. Körfez temizlenmeye başlamışken, böyle bir dolgu kirliliği artıracak. Dilovası'nda yapılacak köprüye ihtiyaç kalmayacak. Öyle doldurdular ki neredeyse Dilovası, Yalova ile birleşecek. Kocaeli'nde kime giderseniz gidin, bu ihaleyi kimin alacağını söylüyor. Böyle bir ihaleden utanç duymaz mısınız? Bir gün hepimiz gideceğiz. Geride bıraktığınız işlerin yüzünüzü kızartmaması lazım. Birileri zengin olacak diye Türkiye'nin limanlarını peşkeş çekmeyin. Şu anda iktidar sarhoşluğu bir gün bitecek. Bitenleri gördük, yolda yürümekte zorlanıyorlar, sokağa çıkamıyorlar."
Konuşmaların ardından Genel Kurul'da, CHP grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisinin görüşmelerinde, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözleri tartışma yarattı.
AK Parti; TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanaması üzerine, gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Kadınların Genel Kurul çalışmalarına pantolon giymesine imkan veren TBMM İçtüzük değişikliği teklifi, seçim malzemeleri alımının Kamu İhale Yasası dışına çıkarılmasını içeren yasa teklifi, "tam gün" düzenlemesi ile uluslararası anlaşmaların onaylanmasını içeren üç yasa tasarısı, gündemin ön sıralarına çekildi.
Genel Kurul'da yarın pantolon, 14 Kasım Perşembe günü ise seçimle ilgili düzenlemeler ele alınacak.
Ayrıca, TBMM Genel Kurulu, bütçe görüşmelerine kadar iki hafta salı günleri 15.00-23.00, Çarşamba ve Perşembe günleri ise 14.00-23.00 saatleri arasında çalışacak, ancak günlük programını bitirememesi halinde tamamlanana kadar çalışmalarını sürdürecek.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, önerinin oylanmasından önce söz aldı. Türkiye'de yetersiz bir iktidarın devleti her yönüyle yıprattığını öne süren Genç, Tunceli Üniversitesi'nin yeni binaya taşınamadığı için yeni öğretim yılına başlanamadığını, rektörlerin "kral" gibi davrandığını, istediği gibi harcama yaptığını iddia etti.
"Bu memleketi onursuzca, aşağılık hale düşürenler var" diyen Genç'e, AK Parti Isparta Milletvekili Rıza Özel ile bazı milletvekilleri tepki gösterdi. Genç, kürsüye yakın oturan Özel'e dönerek, "Hala aklın gelişmemiş, zeka itibarıyla gelişmemişsin...Sen buraya kişiye özel kanun getirdin. MİT Kanununu...Hayatın boyunca o utancı taşıyacaksın" dedi.
Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un vatandaşlarla yaşadığı tartışmaya işaret eden Genç, "Bir adana valiniz var. Onu nasıl orada tutuyorsunuz? Akbil olayında müfetiş olarak Recep Tayyip Erdoğan'ın suiistimallerini örtbas eden rapor düzenledi. Tayyip Bey de kendisine kıyak olsun diye onu vali yaptı. Yaptığı harcamalara bakın. Bu valiyu orada tutan iktidar, buna katlanmak zorunda. Bu valiye gebeliğiniz yoksa, hemen görevden almalısınız. Bu kadar ağır hakaretleri yapan valiyi orada tutan siyasi iktidarın aklına şaşarım. Görevden alırsanız, 'Senin Akbil olayında pisliklerini temizledim, bir laf ettim ne olacak' diyecek. Bu valinin vatandaşa hakareti tasvip etmiyorsanız görevden almalısınız" diye konuştu.
Genç'in sözlerine AK Parti milletvekileri tepki gösterdi. AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can'ın, "Bu nasıl bir seviye" diye, AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel'in de "Oğlunun kaç dairesi var, dairelere gel dairelere" diye bağırdıkları duyuldu.
Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içeren sözleri üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli söz aldı. Genel Kurul'da milletvekilleri arasında tartışmanın sürmesi üzerine Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi.
Arada, MHP Kocaeli Milletvekli Lütfü Türkkan ile AK Parti istanbul Milletvekili Bülent Turan arasında tartışma devam etti.
Aranın ardından söz alan Canikli, "Ahlaktan nasibini almamış herhangi birisi ahlak dersi verebilir mi? Veremez. Ahlaktan nasibini almamış birisi çıkıp birilerini eleştirebilir mi? Zihninde zerre kadar beyin olmayan herhangi birinin konuşmalarını ciddiye almak mümkün mü?" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ayağa kalkarak Canikli'nin sözlerine itiraz etti. Birleşimi yöneten Başkanvekili Sadık Yakut, Hamzaçebi'ye, "Keşke bu itirazı Başbakan'a hakaret eden Genç konuşurken de yapsaydınız" diye konuştu.
AK Parti'li Canikli, Genç'e tepki gösteren AK Parti'li milletvekillerine, "Üzerinize almayın, alırsanız değer vermiş olursunuz. Ne akıl var ne izan var ne vicdan var" dedi.
CHP'li Hamzaçebi'nin "Genç eleştiri yaptı" demesine bazı AK Parti'li milletvekilleri, "Avukatı mısın?" diye tepki gösterdi. Hamzaçebi, milletvekillerine, "Grup başkanvekiliyim, var mı itirazınız? Canikli aynı sertlikte konuşabilir ama onun ötesine geçmemeli. Genç, birisine beyinsiz dedi mi? Söz alıp cevabını verecek" karşılığını verdi.
Yeniden söz alan CHP'li Genç, "Ben burada milletin hakkını savunuyorum. Canikli, 'beyinsiz' diyor. Gidelim beynimizi tartalım. Benim beynim, seninkinden 500 kat fazladır" dedi.
AK Parti'nin grup önerisi kabul edilmesinin ardından CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak'ın tutukluluk süreleriyle ilgili yasa teklifinin İçtüzük uyarınca komisyonlarda görüşülememesi üzerine doğrudan gündeme alınması teklifi, ele alındı.
Teklifin oylamasında karar yeter sayısının bulunamaması üzerine Başkanvekili Sadık Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşan Türkmenoğlu, çocuk haklarının BM bildirgesiyle evrenselleştiğini, ancak birçok ülkede çocuk haklarının ihlal edildiğini belirtti.
Çocukların çok sayıda ülkede merdivenaltı tabir edilen yerlerde çalıştığını, savaşlardan etkilendiğini dile getiren Türkmenoğlu, "Çocuklar bize Allah'ın emanetidir. Dünyanın neresinde olursa olsun haklarını savunmak insani erdemdir" dedi.
Çocukların farklı şekillerde istismar edilmesinin önüne geçilemediğini anlatan Türkmenoğlu, "İnsan hakları ihlalleri çocuklar için daha geniş boyutta ve büyüyerek devam ediyor" diye konuştu.
AK Parti hükümetleri döneminde 18 yaşından küçük herkesin sağlık güvencesine kavuşturulduğunun altını çizen Türkmenoğlu, "Çocuklarımızı devlet şefkatiyle kucaklamayı, eğitimde, sağlıkta ve beslenmede eşit olmalarını istiyoruz" dedi.
Gündemdışı söz alan MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, kentte inşaat sektöründe yaşanan sorunlara değindi. Denizli merkezdeki ruhsatlandırmalarda postmodern vesayet yaşandığını savunan Ayhan, ruhsatların bir kişinin onayına bağlı olduğunu ifade etti.
Denizli'ye yatırım yapılmadığını, müteahhitlerin de zorda olduğunu öne süren Ayhan, "Eskiden sanayisiyle ünlü Denizli, AKP eliyle ne hale geldi. Denizli'de ahlak polisinin denetim yapacağı köşe yazılarına konu edilir oldu. AKP Denizli'yi rezil etti. Herkes bir şey söylüyor. Başbakan'ın söylediği milletvekiliyle, bakanın söylediği Başbakan'ın söylediğiyle tutmuyor" diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da Malatya'nın sorunlarına değindiği gündemdışı konuşmasının başında, Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un sözlerine atıfta bulunarak, "Tüm kavaslardan özür diliyorum" dedi.
Malatya'ya, kentte bulunan iki hastanenin kapatılması karşılığında bir hastane yapıldığını anlatan Ağbaba, diğer iki hastanenin arazilerinin TOKİ'ye devredildiğini söyledi. Ağbaba, durumdan iktidar mensuplarının da şikayetçi olduğunu savunarak, "Malatyalı 2 verdi, 1 aldı. Bu işte sadece TOKİ'nin karı var" diye konuştu.
Başkanvekili Yakut, Ağbaba'nın konuşmasından dolayı kavaslara söz hakkı doğduğunu, ancak kavaslara söz vermesinin mümkün olmadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, cezaevlerindeki nakillerle ilgili araştırma önergesinin görüşülmesini içeren grup önerisi, kabul edilmedi.
TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanmaması üzerine BDP, cezavlerinde nakillerle ilgili sorunların araştırılmasını içeren grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı.
Öneri üzerine konuşan BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, demokratikleşme önündeki en büyük engel olan Terörle Mücadele Yasası ve TCK'daki düzenleme yapılmaması nedeniyle insanların siyasi çalışmaları nedeniyle cezaevlerinde tutulduğunu savunarak, "Cezaevlerinre yaşanan sorunlar artık tahammül edilemez noktalara geldi. 11 yıldaki günahlarınız her gün artıyor. Bingöl Cezaevi'ndeki firar olayından sonra cezavlerinde ayrı bir baskı mevzuatı uygulanıyor. Her cezaevinde insanlar haksız yere sorgulanıyor, psikolojik baskı altında tutuluyor, sürgün ve cezalar kanıksanır hale gelmiştir. Cezaevinde son nefesini vermek üzere olan hasta tutsaklarla karşı karşıyayız" dedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Meclis'in cezaevleriyle ilgili önemli düzenlemeleri hayata geçirdiğini, cezaevi koşullarının iyileştirildiğini, uluslararası standartlara uygun olmayanların kapatıldığını söyledi. Cezaevlerinin sayısı ve niteliğinin artırıldığını ifade eden Şahin, Baluken'in anlatıklarının "eski Türkiye fotoğrafı" olduğunu ileri sürdü. Cezaevlerine nakillerin; kapasiteleri uygun olanlara ve dönemsel olarak yapıldığını anlatan Şahin, bölgelerdeki cezaevleri yapımı tamamlandığında isteyenlerin buralara dönebileceğini söyledi. Şahin, insan hakları karnesi her geçen gün düzelen bir Türkiye'ye doğru adım adım gidildiğini savundu.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, öneri lehindeki konuşmasında, Türkiye'de cezaevlerine sağlam girenin sağlam çıkma şansı olmadığını belirterek, hapishanelerin hastalık üreten merkezler haline geldiğini savundu. Şahin'in yaptığı konuşmayı eleştiren Özel, iktidar kibirinden arınarak konuya yaklaşılmasını istedi. Özel, "İktidar kibridir ki kulakları sağır, gözleri kör eder. Basın özgürlüğünde Çin'i geçtik. Esed'i dörde katladık" diyerek, CHP olarak yazdıkları tutuklu milletvekilleri ve cezaevlerindeki hasta tutuklu ve mahkumlarla ilgili raporları gösterdi.
Önerinin görüşmelerinde "tutuklu milletvekilleri" ile ilgili tartışma yaşandı.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, "Tutuklu milletvekillerini aday yaparken seçtirip kurtarmak amaç değil miydi? Kemal Kılıçdaroğlu, o zaman gazetecilerin sorularını yanıtlarken, 'Tabii ki yargı kararlarına uyacağız, yargı kararları karşısında boynumuz kıldan ince' demişti" ifadesini kullandı.
İktidarları döneminde infaz rejimine yönelik standartları yerine getirme amacıyla düzenlemeler yapıldığını anlatan Can, işkence ve kötü muameleye sıfır toleransla yaklaşıldığını, cezaevlerinin sürekli denetime açık olduğunu söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Bütün mesele demokrasi ve özgürlüklere nasıl yaklaştığımızdadır. Bugüne kadar toplam 4 milletvekili tutukluyken seçildiğinde, tutukluluğu sona ermiş ve TBMM'de göreve başlatılmıştır. Yargı millet iradesine aykırı karar veremez. Karar veriyorsa yönetimde olanlar buna seyirci kalamaz. Kılıçdaroğlu'nun söylediklerini başka anlamda kullanmayın" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de sataşma gerekçesiyle yaptığı konuşmada, "Kararı veren yargıdır. 'Yargı Hükümet'in emrindedir' deniliyor. Bunu doğrulayacak en ufak bir olay, delil ortaya koyamıyorlar. Ama aksini gösterecek, yargının Hükümet'in emrinde olmadığını gösteren sayısız örnek vardır. Şike davasından, MİT davasına kadar sayısız örnek vardır. Bu konuda makul, adaletli bir öneri getiremediniz" dedi.
Konuşmaların ardından BDP Grup önerisi kabul edilmedi. Grup önerisi görüşülürken Muharrem iftarı için ara verildi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar, hükümetin taşeron işçilerin sorunu olmadığı yönünde yaklaşımı bulunmadığını belirterek, kıdem tazminatı, yıllık izin, ücretlerin tam ve zamanında ödenmesi ve örgütlenme hakkıyla ilgili sorunların bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi.
MHP, taşeron işçilerin sorunlarının belirlenmesine ilişkin araştırma önergelerinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak TBMM Genel Kurulu'na getirdi.
MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem, AK Parti'nin taşeron işçilerin sorunlarını görmezden geldiğini ve bu sorunu önemsemediğini savundu.
Taşeron işçilerin, çalıştıkları şirketlerin değil, devletin işini yaptığını anlatan Erdem, işçilerin açtıkları davalarda şimdiye kadar 7 bin davanın devletin aleyhinde sonuçlandığını söyledi. Devletin bu davalarda şimdiye kadar 2 milyar lira tazminata mahkum olduğunu belirten Erdem, tüm taşeronların davasının devlet aleyhinde sonuçlanması halinde 200 milyar liralık tazminatla karşı karşıya kalınabileceğini ifade etti.
Davalarda verilen yargı kararlarının da idare tarafından uygulanmadığını dile getiren Erdem, "İleri demokrasiden vazgeçtik, sıradan demokrasiyi aradığımız günler yaşatıyorsunuz. Sıradan demokraside yargı kararının yerine getirilmesi şarttır. Yargı kararına rağmen, hukuk devletinin kurallarına uymadığınızı gösteriyorsunuz" diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Meclis araştırmasının en çok taşeron işçi konusunda gerekli olduğunu ifade ederek, AK Parti iktidarında taşeron işçi sayısının 10 kat arttığını ileri sürdü. Hemen her alanda taşeron işçi bulunduğunu anlatan Tüzel, taşeron işçiliğin yarım ücret, güvencesiz çalışma anlamına geldiğini söyledi.
Tüzel, Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 12 kadrolu, 800 taşeron işçi bulunduğuna işaret ederek, "En büyük taşeron işveren Sağlık Bakanlığı. Bakanlıktaki taşeron işçi sayısı 160 bine yaklaştı. Taşeronluk doğru bir çalışma biçimi değil" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de bu konunun Meclis'te defalarca konuşulduğunu, ancak hükümetin adım atmadığını öne sürdü. Çelebi, 2002'de devlette 20 bin taşeron işçi olduğunu, bugün bu sayının 580 bine ulaştığını belirtti.
Kamu kurumlarının taşeron işçilerin lehine sonuçlanan yargı kararlarını uygulamadığını vurgulayan Çelebi, "Savcılar, yargı kararını yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında dava açmalı. Uludağ Üniversitesi, 19 Mayıs Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi rektörleri, Karayolları Genel Müdürü için Meclis kürsüsünden suç duyurusunda bulunuyorum" diye konuştu.
Çelebi, Meclis'in taşeron işçi sorununu çözmek durumunda olduğunu da söyledi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar ise taşeron işçilerle ilgili problem olmadığı yönünde yaklaşımları bulunmadığını söyledi.
Taşeron işçiliğin çalışma hayatının önünde duran çok önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Kaçar, "İşçi ve işverenin birbirine karşı olduğu yaklaşım Türkiye'ye kaybettirdi. İşçi ve işveren birbirinin tamamlayıcısıdır" dedi.
Hükümetin taşeron işçilik sorunu üzerinde durduğunu ve çeşitli çalışmalar yaptığını anlatan Kaçar, "Taşeron işçilerin kıdem tazminatı, yıllık izinleri, ücretlerin tam ve zamanında ödenmesi, örgütlenme haklarıyla ilgili sorunlar bir an önce çözülmeli. İnşallah taşeronlukla ilgili emek sömürüsüne dönen bu uygulamalara son verilmesi ve şartların düzeltilmesiyle ilgili yasal düzenleme bir an önce yapılır" diye konuştu.
MHP'nin grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Kocaeli'deki limanların durumuyla ilgili araştırma önergesinin görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, "Kocaeli'de 30-40 yıl önce denize girebiliyorduk, bugün bunların yerini limanlar, tersaneler aldı. Kocaeli halkı denize yakın ancak denize hasret yaşar" dedi.
Kocaeli'nde 14 limanın onay beklediğini ifade eden Akar, yeni yapılacak limanla ilgili bir grupla 2024 yılına kadar sözleşme yapıldığını, firmanın özel hükümle korunduğunu ileri sürdü. Akar, "Şimdiden adresi belirlemeye çalışıyorlar. Derince limanın özelleşmesiyle orada tekelleşme başlayacak, tarifeler değiştirilerek istedikleri paraları kazanacaklar" görüşünü savundu.
AK Parti Kocaeli Miletvekili İlyas Şeker, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, İzmit Körfezi planlarının hazırlandığını ve onay aşamasında olduğunu belirterek, artık bir metrekarelik alanın bile plansız olmadığını söyledi.
Şeker, "Hayal bile edemezdik ama Körfez'de iki noktada mavi bayrak alındı. İki ayrı noktada da mavi bayrak alınması için çalışmalar sürüyor. Denizlerde kirliliğin önlenmesi için deniz uçağımız 24 saat görev başında. Körfez eskiden lağım çukuru konumundayıdı ama şimdi oraya arıtılmamış bir damla su akıtılmıyor. Kentte yeşil alan arttı. Sanayinin Anadolu'ya kaydırılması lazım. Bunun için demiryolunun güçlendirilmesi gerekir" diye konuştu.
Öneri lehinde konuşan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, sanayinin olduğu ilde limanların olmamasının düşünülemeyeceğini vurgulayarak, Kocaeli'ndeki limanların yetersiz kaldığını, ancak yapılacak yeni liman için kentte yer olmadığını savundu.
Yeni yapılacak liman için denize yeni dolgu alanı yapılacağını öne süren Türkkan, şu ifadeleri kullandı:
"Yeni bir liman yapılmıyor. Konteynır depolama alanı ihanet olur. Orada hiçbir ihale böyle uzun süreli sözleşmeye tabi tutulmadı. Hinlik burada. 5 milyon metreküp dolguyla körfezin tabiatını mahvedersiniz. Körfez temizlenmeye başlamışken, böyle bir dolgu kirliliği artıracak. Dilovası'nda yapılacak köprüye ihtiyaç kalmayacak. Öyle doldurdular ki neredeyse Dilovası, Yalova ile birleşecek. Kocaeli'nde kime giderseniz gidin, bu ihaleyi kimin alacağını söylüyor. Böyle bir ihaleden utanç duymaz mısınız? Bir gün hepimiz gideceğiz. Geride bıraktığınız işlerin yüzünüzü kızartmaması lazım. Birileri zengin olacak diye Türkiye'nin limanlarını peşkeş çekmeyin. Şu anda iktidar sarhoşluğu bir gün bitecek. Bitenleri gördük, yolda yürümekte zorlanıyorlar, sokağa çıkamıyorlar."
Konuşmaların ardından Genel Kurul'da, CHP grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisinin görüşmelerinde, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözleri tartışma yarattı.
AK Parti; TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanaması üzerine, gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Kadınların Genel Kurul çalışmalarına pantolon giymesine imkan veren TBMM İçtüzük değişikliği teklifi, seçim malzemeleri alımının Kamu İhale Yasası dışına çıkarılmasını içeren yasa teklifi, "tam gün" düzenlemesi ile uluslararası anlaşmaların onaylanmasını içeren üç yasa tasarısı, gündemin ön sıralarına çekildi.
Genel Kurul'da yarın pantolon, 14 Kasım Perşembe günü ise seçimle ilgili düzenlemeler ele alınacak.
Ayrıca, TBMM Genel Kurulu, bütçe görüşmelerine kadar iki hafta salı günleri 15.00-23.00, Çarşamba ve Perşembe günleri ise 14.00-23.00 saatleri arasında çalışacak, ancak günlük programını bitirememesi halinde tamamlanana kadar çalışmalarını sürdürecek.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, önerinin oylanmasından önce söz aldı. Türkiye'de yetersiz bir iktidarın devleti her yönüyle yıprattığını öne süren Genç, Tunceli Üniversitesi'nin yeni binaya taşınamadığı için yeni öğretim yılına başlanamadığını, rektörlerin "kral" gibi davrandığını, istediği gibi harcama yaptığını iddia etti.
"Bu memleketi onursuzca, aşağılık hale düşürenler var" diyen Genç'e, AK Parti Isparta Milletvekili Rıza Özel ile bazı milletvekilleri tepki gösterdi. Genç, kürsüye yakın oturan Özel'e dönerek, "Hala aklın gelişmemiş, zeka itibarıyla gelişmemişsin...Sen buraya kişiye özel kanun getirdin. MİT Kanununu...Hayatın boyunca o utancı taşıyacaksın" dedi.
Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un vatandaşlarla yaşadığı tartışmaya işaret eden Genç, "Bir adana valiniz var. Onu nasıl orada tutuyorsunuz? Akbil olayında müfetiş olarak Recep Tayyip Erdoğan'ın suiistimallerini örtbas eden rapor düzenledi. Tayyip Bey de kendisine kıyak olsun diye onu vali yaptı. Yaptığı harcamalara bakın. Bu valiyu orada tutan iktidar, buna katlanmak zorunda. Bu valiye gebeliğiniz yoksa, hemen görevden almalısınız. Bu kadar ağır hakaretleri yapan valiyi orada tutan siyasi iktidarın aklına şaşarım. Görevden alırsanız, 'Senin Akbil olayında pisliklerini temizledim, bir laf ettim ne olacak' diyecek. Bu valinin vatandaşa hakareti tasvip etmiyorsanız görevden almalısınız" diye konuştu.
Genç'in sözlerine AK Parti milletvekileri tepki gösterdi. AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can'ın, "Bu nasıl bir seviye" diye, AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel'in de "Oğlunun kaç dairesi var, dairelere gel dairelere" diye bağırdıkları duyuldu.
Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içeren sözleri üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli söz aldı. Genel Kurul'da milletvekilleri arasında tartışmanın sürmesi üzerine Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi.
Arada, MHP Kocaeli Milletvekli Lütfü Türkkan ile AK Parti istanbul Milletvekili Bülent Turan arasında tartışma devam etti.
Aranın ardından söz alan Canikli, "Ahlaktan nasibini almamış herhangi birisi ahlak dersi verebilir mi? Veremez. Ahlaktan nasibini almamış birisi çıkıp birilerini eleştirebilir mi? Zihninde zerre kadar beyin olmayan herhangi birinin konuşmalarını ciddiye almak mümkün mü?" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ayağa kalkarak Canikli'nin sözlerine itiraz etti. Birleşimi yöneten Başkanvekili Sadık Yakut, Hamzaçebi'ye, "Keşke bu itirazı Başbakan'a hakaret eden Genç konuşurken de yapsaydınız" diye konuştu.
AK Parti'li Canikli, Genç'e tepki gösteren AK Parti'li milletvekillerine, "Üzerinize almayın, alırsanız değer vermiş olursunuz. Ne akıl var ne izan var ne vicdan var" dedi.
CHP'li Hamzaçebi'nin "Genç eleştiri yaptı" demesine bazı AK Parti'li milletvekilleri, "Avukatı mısın?" diye tepki gösterdi. Hamzaçebi, milletvekillerine, "Grup başkanvekiliyim, var mı itirazınız? Canikli aynı sertlikte konuşabilir ama onun ötesine geçmemeli. Genç, birisine beyinsiz dedi mi? Söz alıp cevabını verecek" karşılığını verdi.
Yeniden söz alan CHP'li Genç, "Ben burada milletin hakkını savunuyorum. Canikli, 'beyinsiz' diyor. Gidelim beynimizi tartalım. Benim beynim, seninkinden 500 kat fazladır" dedi.
AK Parti'nin grup önerisi kabul edilmesinin ardından CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak'ın tutukluluk süreleriyle ilgili yasa teklifinin İçtüzük uyarınca komisyonlarda görüşülememesi üzerine doğrudan gündeme alınması teklifi, ele alındı.
Teklifin oylamasında karar yeter sayısının bulunamaması üzerine Başkanvekili Sadık Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
