2014-02-11 - 16:01
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, Kahramanmaraş'ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü dolayısıyla Gündemdışı konuşma yaptı.

Dedeoğlu, Kahramanmaraş'a yapılan yatırımların yetersiz olduğunu savunarak, buna ilişkin eleştirilerde bulundu.

Dedeoğlu, "Kahramanmaraş'ın kurutuluş mücadelesi hala devam etmektedir" dedi.

CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, İl Genel Meclis üyeleri ve İl Özel İdare çalışanlarıyla ilgili; AK Parti Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek, Bayburt'un kurtuluşu ile ilgili gündemdışı konuşma yaptılar.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin kamu görevlilerinin atamaları ve yer değiştirmelerle ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde MHP Grubu adına söz alan Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, "Devletin kolluk güçleri, adalet güçleri zapturapt altına alınarak yolsuzluk dosyaları kapatılmaya çalışılmıştır" iddiasında bulundu.

Korkmaz, bir gecede binlerce insanı ilgilendiren sürgün kararnamelerinin çıkarıldığını öne sürdü.

AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, AK Parti dönemlerinde hayal dahi edilemeyen yatırımların yapıldığını ve ülkenin 2023 yolunda önünün 17 Aralık operasyonlarıyla kesilmek istendiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, "Siz öyle bir noktaya geldiniz ki bürokrat değil, iş adamı, gazeteci, medya patronu atıyorsunuz" dedi.

AK Parti'nin getireceği grup önerisinde hafta sonu çalışma kararı bulunduğunu belirten İnce, "Hafta sonu ataması yapılmayan öğretmenleri, taşeron işçileri, emeklileri, yaşa takılanları görüşmeyeceğiz. Bunları görüşürsek hiç itirazımız yok. Ama hafta sonu Meclis hırsızlığın, yolsuzluğun, rüşvetin izlerini silmek için çalışacak. TBMM çamaşır makinesi görevi yapacak. Temizlik için lojistik destek sağlanacak" diye konuştu.

İnce, Özel Yetkili Mahkemelerin de kaldırılmasını öngören kanun tasarısına ilişkini eleştirilerde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, görev yeri değiştirilen hakim ve savcının yerine getirilenlerin de hakim ve savcı olduğunu ifade ederek, "Biz kimsenin kirli çamaşırlarını, icraatları temizlemek üzere seçilmedik ve bizim misyonumuzun içinde bu yoktur. Birileri geçmişte birilerinin kirli işlerini temizlediler ise AK Parti'yi böyle suçlayabilirler" diye konuştu.

"Soruşturma aşamasında olan bir konuyla ilgili infaz yapmayın" ifadesini kullanan Elitaş, Eskişehir ve İzmir belediye başkanları ile ilgili iddiaların da bulunduğunu ancak hüküm verilene kadar "masumdur" dediklerini kaydetti.

TBMM Genel Kurulu'nda bugün, Afet ve Acil Durum Yönetim Durumu Başkanlığı (AFAD) ile ilgili düzenlemeleri de içeren "torba kanun teklifi" görüşülecek.

Genel Kurul'da, AK Parti Grubu'nun Meclis'in çalışma düzenini belirleyen grup önerisi kabul edildi.

Genel Kurul bugün AFAD ile ilgili düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin bitimine kadar çalışacak.

Bazı uluslararası anlaşmalar da gündemin ön sıralarına alındı.

Genel Kurul, normal çalışma günlerinin dışında 14 Şubat Cuma, 15 Şubat Cumartesi, 16 Şubat Pazar ve 17 Şubat Pazartesi günleri de bazı uluslararası anlaşmaların bitimine kadar çalışacak.

Genel Kurul, 18 Şubat Salı 15.00'de, 19 Şubat Çarşamba ve 20 Şubat Perşembe günleri de 14.00'de toplanıp saat 23.00'e kadar çalışacak.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, "En büyük açlık özürlük açlığıdır ve bu Meclis buna cevap veremiyor" diye konuştu.

Tarım politikalarına ilişkin eleştirilerde bulunan Balbay, "Tarım Bakanı'nın tarımla tek ilişkisi soyadının Eker olmasıdır" dedi.

Uzak ülkelerde büyükelçilikler açan Türkiye'nin komşusu olan 4 ülkede büyükelçisinin bulunmadığını söyleyen Balbay, iktidarın "çok kanallı tek seslilik peşinde" olduğunu öne sürdü.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, çözüm süreciyle ilgili ciddi adımlar atılması gerektiğini belirtti. Öcalan ile ilgili "montaj kasetlerin" piyasaya sürüldüğünü ifade eden Sakık, "Bu kasetlerin Kürt özgürlük hareketinde, BDP'de bir karşılığı yoktur. Biz Öcalan'ı çok iyi tanıyoruz" diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, "(Erdoğan'ın da akıbeti Menderes gibi olacak) diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avucunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yapılan yardımlardaki keyfi uygulamaların araştırılması amacıyla verilmiş olan Meclis Araştırma önergesinin gündeme alınması önerisinin görüşülmesi sırasında söz alan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, AK Parti'li belediyeler tarafından insanların fişlendiğini iddia etti. Özcan, "(Bu bize oy verecekse şayet buna yardım yapalım) deniliyor. Devletin memurları AKP'nin yöneticileri gibi 'bak sana bu yardımı yapıyoruz ama karşılığında oyunu vereceksin.' Bazen o insanlara Kur'an-ı Kerim uzatılıp üzerine yemin etmeleri şartı getiriliyor. Bunların hepsini biliyorsunuz. İlçelerde kaymakamlar AKP ilçe başkanı gibi olmuş. Kaymakamlar AKP'ye oy verilmesi karşılığında gidip bu yoksul insanlara yardım ediyor" diye konuştu.

AK Parti sıralarından itirazlar gelmesi üzerine, Özcan, "Sen utan bu tablo karşısında" dedi.

AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, Kur'an-ı Kerim'e el basmaktan dini siyasete alet etmeyle kadar itham edildiklerini belirterek, "Bu tabi bizi şaşırtmıyor. Neden? Bir taraftan başörtüsüyle alakalı kanunu Anayasa Mahkemesi'ne götürürken diğer taraftan çarşaflılara rozet takmayı adet edinmiş bir parti ancak bu şekilde bunları istismar edebilir diyorum" ifadelerini kullandı.

Sataşma nedeniyle tekrar söz alan Özcan ise "Gelin bu araştırma önergesine, grup önerimize 'evet' deyin. Ben size Kur'an-ı Kerim üzerine yemin ettirilerek, yardım alan insanları Bolu'da göstereyim. Var mısınız? Evine kadar götüreceğim. Bu insanların isimlerini buradan zikdredip, kendilerini ifşa etmek istemiyorum. Hangi kaymakamın AKP'ye oy vermesi karşılığında kömür yardımında bulunduğunu ispatlamaya hazırım. Benim buna yüreğim yetiyor. Peki sizin bu önergeye 'evet' demeye yüreğiniz yetiyor mu, yetmiyor mu? Mesele budur" karşılığını verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, iktidarları döneminde kurulan yapılarla Türkiye'nin birçok yerindeki yardıma muhtaç insanların bilimsel yöntemlerle tespit edildiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Sayın vekilin söylediği gibi AK Parti referansıyla bu yardımların yapıldığı, bu işin bir suiistimale dönüştüğü, hak etmediği halde evine büyük model LCD aldığına dair belgeleri, bilgileri, dokümanları varsa anında ilgili birimlere, kaymakamlıklara, valiliklere veya savcılıklara müracaat edebilirdi. Bu gibi konular siyasi malzeme yapılmaması gereken konular. Sizin artık konuşacak başka bir şeyiniz kalmadı, bunlarla uğraşmaya başladınız. Biz bu yardımlarla övünç duyuyoruz. Daha az gelirli insanlara destek politikalarına önem veriyoruz.

Dini konulardaki ve bu konudaki söylemleri reddediyorum. Kur'an-ı Kerim hepimizin başı tacıdır. Bir Kur'an-ı Kerim'e el basılarak kömür dağıtılması, kapılarına kömür bırakılması gibi basit bir konuyu size yakıştırmadığımı söylemek istiyorum."

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de, 17 Aralık'ın turuncu, portakal rengi darbe girişimi olarak tezahür ettiğini söyledi.

Özal'ın, Menderes'in, Abdülhamit'in, Abdülaziz'in milletin bağrında yaşadığını, Menderes'in idamına imza atanların ise tarihin çöplüğünde olduğunu vurgulayan Külünk, şöyle konuştu:

"Mustafa Kemal 'de yaşıyor. Mustafa Kemal'in de yaşadıkları bir gün tarih üzerinde daha açık olarak ortaya çıkacaktır. Mustafa Kemal'i cezalandırmak isteyen akılla 17 Aralık'taki yeşile bulandırılmış portakal rengi darbe girişimi arasında, 28 Şubat aklı arasında hiçbir fark yoktur. O da milli devlet dediği için Mustafa Kemal cezalandırılmak istenmiştir ve Milli Şef üzerinden.

Bakın, Özal'a da 'sivil diktatör' demiştiniz, Özal'a da. 'Erdoğan'ın da akıbeti Menderes gibi olacak' diye birileri rakı masalarında konuşuyor. Avucunu yalayacaklar. Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek. Kimsenin endişesi olmasın."

Konuşması sırasında Külünk, Abdülhamit'in, Abdülaziz ile İstanbul'un eski ve şu anki fotoğraflarını fotoğraflarını gösterdi. Ayrıca Başbakan Erdoğan'ın da fotoğrafını gösteren Külünk, "Bu millet liderini yedirtmedi, yedirtmeyecek" ifadesini yineledi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de söz alarak, "Devletin geleneklerini kim yok etti, kurumlarını kim diz çöktürdü? Bunları çok iyi biliyoruz. Lale devrini gösteriyor. İstanbul'da lale ektiklerini. Osmanlı'da lale devrini yaşadı ama çöktü. Tıpkı Osmanlı'daki Lale devri gibi siz de çöküş noktasındasınız" dedi.

TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın İnce'ye, "Sataşmadan söz aldınız, sataşmaya cevap verin" demesi üzerine İnce, "İsmet Paşa o camilere, Trakya'da Alman ordularına karşı saman doldurup içine silah koydu. Ey tarih cahilleri, bunu okuyun da o silahlarla Türkiye'yi savunmak için yaptılar bunu. Ya cahiller ya yalancılar söylüyor bunu. Cahilseniz de yalancıysanız da sizi Allah'a havale ediyorum. İnsaf, yazık, günah, ayıp bu memleketin kurucularına 60 yıldır aynı yalanları söylüyorsunuz. Bıkmadınız mı bu yalandan, utanmıyor musunuz daha hala yalan söylemekten" diye konuştu.

Metin Külünk ise söz alarak günlerdir kendilerine hakaret edildiğini iddia etti. Külünk, "Biz insanız. İzzeti nefsimizle bu derece oynamaya hiç kimsenin hakkı yoktur" diye konuştu.

Daha sonra Bahçekapılı'nın CHP'nin önerisini anımsatarak, konuşmaların bunun üzerinden yapılmasını istemesine muhalefet sıralarından tepki geldi.

Bahçekapılı, açıklamasını bütün Genel Kurul'a yaptığını, her tarafa eşit mesafede davrandığını söyledi.

İnce ise Bahçekapılı'ya, "Eğer bir daha benim bu şekilde sözümü keserseniz hakkınızda tartışma başlatırım" dedi. Bunun üzerine Bahçekapılı, "Sayın İnce bana bu şekilde davranmaya hakkınız yok. İçtüzüğü okursanız aksine kınama yetkisinin bana ait olduğunu görürsünüz. Ben bütün Genel Kurul'a hitap ettim. Hiç kimseyi hedef almıyorum" karşılığını verdi.

Bahçekapılı, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'na da, grubunu hedef almadığını söyledi.

CHP'nin önerisi kabul edilmedi.

Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Tasarının tümü, 7 Şubat'ta yapılan oylamalarda toplantı yeter sayısı bulunamadığı için kabul edilememişti.

Tasarının tümü bugün oylanarak kabul edildi.

Kanunla, 2010 referandumunda kabul edilen Anayasa'daki "Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan'da yargılanacak" hükmü, ilgili kanuna aktarılıyor.

Bu suçlardan dolayı soruşturma açılmasına, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları hakkında Başbakan; Jandarma Genel Komutanı hakkında İçişleri Bakanı karar verecek.

İsimsiz, imzasız, adressiz yahut takma adla yapıldığı anlaşılan ya da belli bir olayı ve nedeni içermeyen, delilleri ve dayanakları gösterilmeyen ihbar ve şikayetler işleme konulmayacak.

Hava değişimi ve istirahat sürelerinin askerlikten sayılacak kısmı, uzun döneme tabi olanlar için 90 günden 30 güne, kısa döneme tabi olanlar için 45 günden 15 güne düşürüldü.

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Askerlik Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna göre, celp dönemleri ve celp ile sevk esaslarını belirleme yetkisi, Milli Savunma Bakanlığına veriliyor. Her yıl yoklamalar sonucunda askere elverişli oldukları tespit edilenler, Genelkurmay Başkanlığının teklifi üzerine, Milli Savunma Bakanlığınca belirlenecek celp ve sevk esaslarına göre 21 yaşına girdikleri yıl askere alınmak üzere çağrılacak.

Barışta, muvazzaf ve yedek erbaş ve erlerden askere çağrıldıkları sırada tutuklu ve hükümlü bulunanlar, tahliyelerine kadar sevk edilmeyecek. Bunlardan askerlikle ilişiği olanlar tahliyelerinde serbest bırakılmayarak ilgili kolluk kuvvetlerince askerlik şubelerine teslim edilecek.

Askere alınmadan önce veya askeri yargının görev alanına girenler hariç askerlikleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı bir yıl ve daha az süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza, kısa süreli hapis cezaları yerine, hükmedilen TCK uyarınca getirilen tedbirler veya adli para cezasına mahkum edilen er ve erbaşlar ile yedek subaylar hakkında verilen ceza ve tedbirlerin yerine getirilmesi, askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılacak. Bu durumdakiler, terhis edildikleri zaman serbest bırakılmayıp cezalarının çektirilmesi için kıtalarınca bulundukları yerin cumhuriyet başsavcılıklarına teslim edilecek.

Bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilenler, kıtalarınca bulundukları yerin cumhuriyet başsavcılıklarına teslim edilecek. Tahliye olanlar geri kalan askerlik hizmetlerini tamamlatılmak üzere en yakın askerlik şubesine teslim edilecek. İnfazları geri bırakılan mahkumiyetler için zamanaşımı işlemeyecek.

Tabi oldukları celp döneminde silah altına alınacakları bildirilmiş olan yedek subay aday adaylarından, sevk öncesi hazırlık işlemlerini yaptırmak maksadıyla belirlenen tarihlerde yurt içinde askerlik şubesi başkanlıklarına gelmeyenler, yabancı ülkelerde bulundukları yerin elçilik veya konsolosluklarına başvurmayanlar ile sınıflandırılan yedek subay adaylarından askerlik şubesi başkanlıklarına gelip sevk tarihlerinde sevk evrakını almayanlar veya sevk evrakını alıp kendilerine verilen yol süresi sonunda sınıf okulu veya eğitim merkezine katılmayanlardan mazeretleri bulunmadığı anlaşılanlar, bakaya olarak kabul edilecek.

Terhis edilen yükümlüler için birlik komutanlığı veya kurum amirliğince terhis belgesi tanzim edilerek yükümlünün kendisine verilecek ve kayıtlı olduğu askerlik şubesine gönderilecek. Eksik hizmetle terhis edilenlerin; eksik hizmetleri ile askerlik yükümlülüğü esnasında yerine getirilemeyen hizmetten men cezaları nedeniyle eksik kalan hizmetler tamamlattırılacak. Eksik kalan hizmetin tamamlattırılmasıyla ilgili usul ve esaslar Genelkurmay Başkanlığı'nın görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.

Kanunla, "uzun dönem" ve "kısa dönem" askerlik yapanların hava değişimi ve istirahat sürelerinin askerlikten sayılacak kısmı düşürülüyor. Hava değişimi ve istirahat sürelerinin askerlikten sayılacak kısmı, uzun dönem olan 12 aylık hizmete tabi olanlar için 90 günden 30 güne, kısa dönem 6 aylık hizmete tabi olanlar için 45 günden 15 güne düşürülüyor.

Kendilerini askerliğe elverişsiz hale getirmeye veya getirtmeye teşebbüs ettikleri mahkeme kararıyla sabit olan erbaş ve erlerin yargılanmalarına esas eylemleri dolayısıyla ortaya çıkan rahatsızlıklar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması nedeniyle mahkeme tarafından haklarında tedaviye karar verilen erbaş ve erlerin bu karar nedeniyle yatarak gördüğü tedaviler veya istirahatte ya da hava değişiminde geçirdikleri süreler, muvazzaf askerlik hizmetlerinden sayılmayacak.

Kanunla, bakaya yedek subay adaylarının askerlik şubelerine başvurmaları halinde derhal eğitim merkezi, birlik veya sınıf okullarına sevk edilmeleri sağlanıyor.

Milli istihbarat hizmetleri ve emniyet hizmetleri sınıfına mensup emekli personel ile çarşı ve mahalle bekçilerinin emeklilerine her ay ödenen 100 liradan, makam tazminatı almayan subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş emeklileri de yararlanacak.

Kimlik kartları, özlük dosyaları, kişisel veriler ve ve posta gönderilerine ilişkin hususlar yeniden düzenleniyor. Buna göre, askeri kimlik kartı; kişinin, TSK personeli olduğunu ve kimliğini gösteren resmi belge olacak. TSK mensupları, yönetmelikle belirlenen istisnalar saklı kalmak kaydıyla askeri kimlik kartlarını resmi ve sivil olarak üzerlerinde bulunduracak.

TSK personelinin temin, yetiştirme, istihdam, emeklilik, ayırma, atama, yer değiştirme, görevlendirme, seferberlik ve özlük hakları gibi işlemleri ve askeri hizmetlerin yürütülmesine ilişkin kişisel verileri; personel bilgi sistemlerinde ve özlük dosyalarında korunacak.

Uzman erbaşlar hariç erbaş ve erler ile askeri öğrenciler tarafından gönderilen ve kendilerine gelen posta gönderileri, ilgilinin amirince denetlenebilecek.

TSK mensupları; kendi kıta, karargah ve kurumları içinde amatör askeri spor kulüpleri kurabilecek ve bu kulüplerde faaliyette bulunabilecek. Harp ve vazife malulleri ile gaziler tarafından rehabilitasyon amacıyla kurulan spor kulüplerinin TSK spor tesislerinden istifadesine Genelkurmay Başkanlığınca izin verilebilecek.

Garnizon komutanlığı görevinin hangi kıta, komutan veya kurum amiri tarafından yapılacağı Genelkurmay Başkanlığınca düzenlenecek. Bu görevin yürütülmesi amacıyla Genelkurmay Başkanlığınca garnizonda bulunan kıta, karargah ve kurumların dışında kadro ve teşkiller oluşturulabilecek.

TSK personelinin sosyal ve moral ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışmayı artırmak, mesleki, sosyal gelişmelerini mümkün kılacak imkanları hazırlamak amacıyla Genelkurmay Başkanlığının izniyle orduevi ve bağlı şubeler, askeri gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri kurulabilecek. Bunların merkezi yönetim bütçe kanunuyla belirlenen giderleri genel bütçeden karşılanabilecek.

Genelkurmay Başkanlığının izniyle belirli zamanlarda özel askeri eğitimlerin yapılması, personelin moral ve motivasyonuna katkı sağlanması için özel, yerel veya kış eğitim merkezleri kurulabilecek.

Orduevleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin gelirleri; işletme ve kira gelirlerinden, üye aidatlarından, bağış ve kart ücretlerinden, sergi, fuar, promosyon, reklam ve diğer gelirlerden oluşacak.

Genelkurmay Başkanlığının izniyle ihtiyaç görülen yerlerde rehabilitasyon merkezleri, gazi uyum evleri, refakatçi misafirhaneleri, kreş, gündüz bakımevleri ve özel bakım merkezleri açılıp işletilebilecek.

Özel ihtisas gerektiren hizmetlerin, personel yetersizliği veya maliyeti nedeniyle verilememesi halinde, hizmetler, hizmet alımı veya kiralama yoluyla dışarıdan karşılanabilecek.

Bu tesislerin kiraya verilmesi, işletilmesi, işlettirilmesi, mal ve hizmet alımı işlemleri tesis müdürlüklerince yerine getirilecek.

TSK personelinin dayanıklı tüketim malları hariç zaruri ihtiyaçlarının daha ucuz ve kolaylıkla sağlanması için her kışlada kantin kurulabilecek. Askeri kantinlerin tamamı, bir kısmı, bazı şubeleri veya reyonları kiraya verilebilecek ya da üçüncü şahıslara işlettirilebilecek.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin sosyal, tarihi ve teknik gelişimini dönemlere göre yansıtmak, dünya tarihindeki etkinliğini, kahramanlığını, yerine getirdiği görevlerini sergilemek amacıyla askeri müzeler kurulacak.

TSK tarafından kuruluş amaçlarına göre işletilen orduevi ve bağlı şubeleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri ve bunların müştemilatı, özel, yerel ve kış eğitim merkezleri, askeri kantinler ve askeri müzeler kurumlar vergisinden muaf olacak. Bu muafiyet, yapılacak vergi kesintilerini kapsamayacak.

Belirtilen tesisler Emlak Vergisi'nden bu tesislerin mal ve hizmet alımları nedeniyle düzenlediği ödemeye ilişkin kağıtlar; Damga Vergisi'nden istisna olacak.

Orduevi ve şubeleri, özel, yerel veya kış eğitim merkezleri ve kışla dışındaki askeri kantinlerin aylık gayrisafi hasılatının yüzde 1'i; askeri müzelerin kültür sitesi aylık gayrisafi hasılatının yüzde 1'i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimine yatırılacak.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKUMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****