2013-04-09 - 15:50
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı, üç milletvekili gündemdışı söz aldı. Genel Kurul'da, AK Parti'nin, çözüm sürecine ilişkin araştırma önergelerinin birleştirilerek bugün görüşülmesine yönelik grup önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.

Aslanoğlu, Dünya Romanlar Günü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, Roman vatandaşların sorunlarını dile getirdi.

Sözlerine, ''İlla da Roman olsun, ister çamurdan olsun, o da Allah kuludur, o da insandır'' diyerek başlayan Aslanoğlu, Romanların yıllardır ihmal edildiğini, ''taca atıldığını'' ancak hiçbir zaman devlete isyan etmediğini, devlete bağlı kaldığını kaydetti.

Aslanoğlu, ''Aş, iş istiyoruz. Bizi kimse müstakbel suçlu göremez. Bizi itmeyin. Nereye gitsek itiliyoruz. Biz de bu ülkenin vatandaşlarıyız. İlla da Roman olsun, taştan, çamurdan olsun. Onlar insan, onlara insanca yaklaşın'' diye konuştu.

MHP İstanbul Milletvekili Durmuşali Torlak, gündemdışı konuşmasında, denizcilik sektörünün sorunlarını dile getirdi. Torlak, 2008'de başlayan küresel ekonomik krizden en çok etkilenen sektörlerin başında denizcilik sektörünün geldiğini belirtti.

Torlak, Tuzla'da tersanelerin çalışmamasından Hükümet'in ve bakanın üzüntü duymadığını, tersane yatırımlarının yarım kaldığını savundu.

AK Parti Erzurum Milletvekili Fazilet Dağcı Çığlık, gündemdışı konuşmasında, katıldığı Ekvator'da yapılan Parlamentolararası Birliğin 128. Genel Kurul Toplantısı hakkında bilgi verdi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, polisin orantısız güç kullanması iddialarıyla ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.

Önerge üzerinde CHP adına söz alan Grup Başkanvekili Muharrem İnce, dün 45 milletvekiliyle Silivri'ye gittiğini anımsattı.

''Silivri'de mahkemecilik oynanıyor, onlar siyasi mahkemeler'' diyen İnce, ''Nasıl yargıçlar Türk milleti adına yargılama yapıyorsa milletvekilleri de milleti temsil ediyor. Bu düşüncelerle oraya gittik'' şeklinde konuştu.

Mahkeme heyetiyle yaptıkları görüşmede ''İleride sizin çocuklarınız sokağa çıkamayacak. Bu bir tehdit değildir, geleceğe ilişkin öngörüdür. İleride verdiğiniz bu karardan utanacaklar'' dediğini aktaran İnce, şunları söyledi:

''Başbakan'a Cem Karaca'nın bir şarkısını anlatayım; 'Namus belasına gardaş yattığımız zindan bizim.' Hiç merak etmeyin, yani biz senin belana da gider Silivri'de yatarız. Korkacak halimiz yok. Başbakan, yargıya talimat veriyor, diyor ki 'sen gereğini yap, ben Genel Kurul'a geldiğinde dokunulmazlıklarını kaldırırım.' Aynı resti BDP'lilere de çekmişti. Senin dokunulmazlığın senin olsun. CHP'nin 134 milletvekilinin 134'ünün de dokunulmazlığını kaldırın, söz, destek vereceğiz. Yargıyla müdahalenin kralını bilir Başbakan.''

''Yargıçlar, arka odada partinin üç yöneticisiyle birlikte nasıl, ne konuştuğumuzla ilgili vicdanları varsa çıkar açıklama yaparlar-'' ifadesini kullanan İnce, ''Sizden de yargınızdan da korkumuz yok. Biz bir tek Allah'tan korkarız, siz Allah'tan değil Amerika'dan daha çok korkarsınız. Bizim yargıya talimat veren hükümetten de hükümetten talimat alan yargıdan da kimseden korkumuz yok'' diye konuştu.

AK Parti'nin bugün görüşülmesi planlanan araştırma önergesinin CHP'nin önergesinden farklı olduğunu belirten İnce, ''İki önerge de taban tabana zıt. İkisini birleştirip aklınız sıra bize gol atmaya çalıyorsunuz'' dedi.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili, Milli Savunma Komisyonu Başkanı Oğuz Kağan Köksal, AK Parti'nin demokrasiye, kanunlara aykırı davranıyor denilemeyeceğini söyledi.

Köksal, Başbakan'ın ''hakimler vardır, gereğini yapacaktır'' anlamındaki sözlerini her vatandaşın söyleyebileceğini belirtti.

Kanunsuz hale dönüşmüş eylemlere güvenlik güçlerinin müdahalesinin söz konusu olduğunu belirten Köksal, polis güç kullanımında kendi yönetmelikleri çerçevesinde uygulamayı yaptığını ve öncesinde mutlaka ikazların yapıldığını kaydetti.

''Polis güç kullanmayı arzu etmez'' diyen Köksal, ''İnsanların toplumsal haklarını kullanması için her türlü gayreti sarf eden parti olarak her türlü tedbiri almaktayız. CHP önergesinde olduğu gibi orantısız güç kullanıldığını kabul etmiyoruz. Münferit olarak bu hususa uymayanlara gerekli cezalar uygulanmaktadır'' dedi.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, kişisel hatalardan kurumların yıpratılmaması gerektiğini ancak kural hatalarıyla bir kurumunun varlığının sürdürülmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

''Kimse kan aksın istemez. Bu ithamı şerefsizlikle suçluyorum'' diyen Uzunırmak, ''Bu ülkede terörü bitirmek istiyorsanız, ikna edilmesi gereken kan akıtanlardır'' ifadesini kullandı.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

AK Parti'nin, çözüm sürecine ilişkin Meclis araştırma önergesinin, CHP ve BDP'nin verdiği önergelerle birleştirilmesine dair grup önerisine, CHP ve MHP karşı çıktı.

AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için Meclis'in çalışma takvimine ilişkin önerisini, TBMM Genel Kurulu'na grup önerisi olarak getirdi.

AK Parti, partinin Grup Başkanvekilleri ile 187 milletvekilinin ''terör sorununun araştırılarak alınması gereken önlemleri belirlenmesi''; CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve 44 milletvekilinin ''Kanlı çatışmalı ortamlara neden olan olay ve olguların araştırması, toplumsal barışı dinamikleyen, ülke kaynaklarını heba eden, yurttaşların yaşamına mal olan bu sürecin son bulması için çözüm yollarının bulunması'' ve BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken'in ''Kürt sorununun araştırılmasına'' ilişkin verdiği araştırma önergelerinin, birleştirilerek, Genel Kurul'da bugün görüşülmesini önerdi.

AK Parti'nin bu grup önerisine hem MHP hem de CHP karşı çıktı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AK Parti'nin bu araştırma önergesinin ''külliyen yalan'' olduğunu, bir araştırmanın söz konusu olmadığını savundu. Vural, Oslo ve İmralı'daki mutabakatların, Meclis'e kabul ettirilmek istendiğini, önergenin çarptırılarak verildiğini öne sürerek, ''Siz süreci başlattınız, önlemleri aldınız. Meclis'i, milletvekillerini niye kandırıyorsunuz- Önergedeki bu ifade, önergenin amacını açıklamaktan, ortaya koymaktan uzaktır. Bir aldatma, kandırmadır. Bu önerinin değiştirilmesi gerekir'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, TBMM çatısı altında görülmemiş bir hileyle karşı karşıya olduklarını söyledi. Şandır, önergeleri birleştirmeye ya komisyon başkanı ya da Meclis Başkanı'nın yetkili olduğunu, önergeyi verenlerin rızasının alınması gerektiğini kaydederek, ''Birbirinden amacı, kapsamı farklı üç önergeyi, grup başkanvekili hangi hakla birleştiriyor-'' diye sordu. Şandır, Başkanlık Divanı'nın buna fırsat vermemesi gerektiğini ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de daha önce verdikleri önerge ile AK Parti'nin önergesinin, birbiriyle alakasız konular olduğunu ileri sürdü.

CHP'nin, ''Bu sorun nasıl çözülür'', AK Parti'nin ise ''Bu sürece nasıl destek veririz-'' dediğini ifade eden İnce, onayları alınmadan, bu iki önergenin nasıl birleştirildiğini sordu.

AK Parti'nin önergesinin anayasaya aykırı, CHP'nin ise aykırı olmadığını savunan İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu önergeyi verdiğimizde henüz İmralı'dan giden mektuplar yoktu. Milliyet gazetesinin tutanakları, AKP'nin Akil İnsanları yoktu, henüz AKP kuyuya düşmemişti. Bu süreci desteklemek için Meclis'i payanda yapmak istiyor. Bu oyuna gelmemek için CHP milletvekilleri, önergedeki imzalarını geri çekiyorlar. Fakat Meclis tarihinde bir ilk oluyor, AKP milletvekilleri gidiyor CHP önergesine imza atıyor. Bu ahlak, etik dışı olay, İçtüzüğe, anayasaya, ahlaka, etiğe, her şeye aykırı. Bu doğru bir şey değil. Bu şekilde, bu görüşme yapılamaz. 10 milletvekilimiz imzasını çekti. Emir kulları gitmiş önergeye imza atıyor. İstemiyorum, önergeme imza atma, seninle beraber olmak, seninle anılmak istemiyorum. Bizim önergemizi çekin. Bu önerge düştü.''

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Genel Kurul'da, ruh hallerine göre görüşmeler yapmadıklarını dile getirdi.

İçtüzük ve anayasanın ilgili maddesinin son derece açık olduğunu vurgulayan Ünal, İçtüzük, teamüllere aykırı bir durumun bulunmadığını, anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddelerine uygun verildiğini belirtti.

Ünal, benzer araştırma önergelerinin, bu yöndeki tekliflerin birleştirilmesi yönünde tekliflerinin, en doğal hakları olduğunu vurguladı.

Tanrıkulu'nun imzasıyla verilen araştırma önergesinin, gerekçesi itibariyle son derece açık olduğunu ifade eden Ünal, İçtüzük'te milletvekillerinin, uygun gördükleri önergelere imza vermesini engelleyen düzenleme bulunmadığını vurguladı.

Ünal, 21 AK Parti'li milletvekilinin CHP'li Sezgin Tanrıkulu ve arkadaşları tarafından verilen Meclis araştırma önergesine imza koymasına ilişkin, '''Arkadaşlarımız da bu düzenlemeye imzalarını koymuşlardır. Grup önerisi olarak bunların birleştirilmesini talep ettik. Danışma Kurulu toplansaydı, Meclis Başkanı başkanlığında görüşülür, ortak sonuca varılırdı. Toplanmadığı için grup önerisini, Genel Kurul'a getirdik. Grup önerimiz, anayasa ve İçtüzüğe uygundur'' diye konuştu.

MHP'li Oktay Vural'ın, ''Yalanla siyaset yapılmaz'' demesi üzerine Ünal, ''Bağırarak da siyaset yapılmaz'' karşılığını verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Anayasa'nın 98. maddesinin, hangi şartlarda Meclis araştırması açılabileceğini düzenlediğini, İçtüzük 104 ve 105. maddelerin de çok açık olduğunu kaydetti.

Aydın, önergelerin, ülkenin en önemli meselelerinden birinin çözümüne Meclis'in, partilerin ortak edilmesi amacıyla verildiğini ifade etti.

CHP'nin önergesine, arkadaşlarının baktığını, değerlendirdiğini dile getiren Aydın, ''Önergeye imza atıyorsak, bunun alkışlanması lazım. Çözümü istediğimizin en güzel örneğidir'' dedi.

Tartışmaların uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut birleşime ara vererek, grup başkanvekillerini toplantıya çağırdı.

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin, çözüm sürecine ilişkin Meclis araştırması açılmasına ilişkin grup önerisi görüşülmeye başlandı. Kendi önergelerinden imzalarını çektiklerini belirten CHP milletvekilleri ile AK Parti'li milletvekilleri arasında, Başkanlık Divanı'nın önünde tartışma çıktı.

Grup başkanvekilleriyle görüşmenin ardından açıklama yapan TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, CHP'nin önergesinde 18 milletvekilinin imzasını geri çektiğini ancak önergede halen 20'den fazla milletvekilinin imzasının bulunduğunu belirterek, ''Dolayısıyla önergenin düşmesi, çekilmesi söz konusu değildir'' dedi.

Önergenin ilk imzacısı CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da söz alarak, ''Benim önergem usule aykırı birleştirildi. Her iki önergenin niteliği ve içeriği aynı değil. Bizim önergemizin ayrı görüşülmesi lazım. Gerçekten AKP, CHP'nin katkısını istiyorsa o zaman CHP'nin önergesine destek versin. Bu olmadan CHP'nin katkısını başka noktaya çekmek siyaseten yanlıştır. Bugün önergemi çekiyorum ama imzamın arkasındayım. 1 saat sonra bu kez 50 imza ile yeniden vereceğiz'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de ''Biz AKP ile birlikte anılmak istemiyoruz çünkü bizim ile AKP'nin kurmak istediği komisyon birbirine benzerlik göstermiyor. AKP'nin önerisi Anayasaya ve İçtüzüğe aykırıdır. En son 'ilk imza sahibi çekerse biz de çekeriz' dediler ama o da çekti, ama yine yan yollara başvuruyorlar'' ifadelerini kullandı.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de önergede yeteri kadar imza bulunduğunu ve birleştirilebileceğini söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, ''Meclis geleneğinde hileyi parmakla meşrulaştırmak gibi bir yolu açıyorsunuz, vebal altındasınız. Sizi hukuka ve İçtüzük'e davet ediyorum. Gerekirse Meclis Başkanı buna müdahale etmeli. Yaptığınız iş hukuksuzluktur. Dürüstçe, adam gibi kendi iddianızı millete karşı savunun. Kendi önergeniz sizin amacınızı gerçekleştirmeye yetmiyor mu- Belli ki bir yerde suç işliyorsunuz- Ana muhalefet partisini de suç ortağı olarak yanınıza almak istiyorsunuz'' diye konuştu.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ise hakaret içeren ifadeler kullanarak önergeyi eleştirdi.

Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın da şu ifadeleri kullandı:

''AK Parti Grubu olarak onurlu, şerefli ve ahlaklı olarak ülkemizin uzun yıllarını heba eden terör sorunun çözümü noktasına başımızı taşın altına koymuş durumdayız. Biz bunu yaparken de tek yol, arkadaşımız vardır, o da aziz milletimizdir. Arada bir de olsa 'CHP doğru şeyler yapıyor' demişiz, doğru nereden geliyorsa o doğrunun altına imzamızı atarız. Peki size ne oldu, ne değişti- Niye kaçıyorsunuz- Niye sorunun çözümü için destek vermiyorsunuz ve imzanızı geri çekiyorsunuz- Bir kere de olsa sözünüzün arkasında durun. Sözünüzün eri olun, kaçmayın.''

Yakut, konuşma taleplerinin uzaması üzerine usul tartışması açtı.

CHP Grup Başkanvekli Muharrem İnce, ''Bir yazılı eserin içini CHP'nin onayını almadan değiştiremezsiniz. Bütün arkadaşlarımız imzasını geri çekti. Bundan sonrası zorbalık olur. Zorbalık yapmayın, zorbalığa hukukla karşılık verilmez. Zorbalığa zorbalıkla karşılık verilir. Biz CHP'nin adını orada görüştürtmeyeceğiz. Hile ile olmaz bu işler. Meclis'i kullandınız, CHP'yi size kullandırtmayacağız. Bu, buradan geçmeyecek'' dedi.

Yakut, tutumunu Genel Kurul'un oyuna sundu. Yakut'un tutumunun doğru olduğunun kabul edilmesi üzerine, katip üye, CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, Divan'ı terk etti. Yalçınkaya'nın yerine AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin oturdu. CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, Şahin'in yanına kürsüye gitti. Bu sırada AK Parti'li ve CHP'li milletvekilleri kürsü önünde toplandı. Bu sırada tartışmalar ve zaman zaman itişmeler yaşandı. Bunu üzerine Yakut, birleşime yeniden ara verdi. Arada da tartışmalar sürdü.

Aranın ardından Yakut, daha önce 18 olarak açıkladığı önergeden imza çeken milletvekili sayısının 24'e çıktığını belirterek, CHP'nin önergesinin AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ve 20 milletvekilinin imzasıyla işlem göreceğini söyledi. Genel Kurul'da, BDP'nin önergesiyle de birleştirilmesi öngörülen grup önerisinin görüşmeleri devam ediyor.

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin, çözüm sürecine ilişkin araştırma önergelerinin birleştirilerek bugün görüşülmesine yönelik grup önerisi kabul edildi.

AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için bugün araştırma önergelerinin; yarın 4. Yargı Paketi olarak adlandırılan tasarının, perşembe günü ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda Değişiklik Yapan Tasarı'nın görüşülmesine dair teklifini, grup önerisi olarak Genel Kurul'a getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, Meclis'e yakışmayan olayların yaşandığını belirterek, ''Yangından mal mı kaçırıyoruz-'' dedi.

Şandır, AK Parti'nin gündeme getirdiği araştırma önergesini, Cumhuriyet tarihinde, gelecek nesillerin ibretle sorgulayacağını savunarak, ''Hani Sayın Başbakan, 'Bu konu Hükümet'in meselesidir' diyordu. Şimdi Meclis'e niye getiriyorsunuz- Emri nereden aldınız- Kimin baskısıyla, kimin talebiyle bu komisyon Meclis'te kuruluyor- Milletin iradesini kim gasp ediyor-'' diye sordu.

Yapılan işin, İmralı canisinin taleplerini Meclis'e getirmek olduğunu öne süren Şandır, ''Daha önce teröristin elini sıkmıyordunuz, şimdi terörün kucağına oturdunuz'' görüşünü savundu.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, öneri lehinde yaptığı konuşmada, 30 yıllık süreçte yaşadıkları acıların, çatışmaların, ölümlerin önlenmesi için yapılabilecekler konusunda Meclis dışında bir adres olup olmadığını sordu.

Kaplan, ''Bu sorunun konuşulacak yeri, Meclis değil mi- Meclis anayasayı konuşmayacak mı, yasalar yapmayacak mı, komisyonlar kurup bu sorunu irdelemeyecek mi- Biz niçin seçilip, buraya geldik; can alıcı sorunları özgürce ve uygarca konuşalım diye geldik. Meclis'teki bu gerilim, dalga dalga dışarıya, üniversitelere yayılıyor'' diye konuştu.

Barış için hiçbir dönem bu kadar kamuoyunun, halkın desteği olmadığını ifade eden Kaplan, bu konunun çözüm adresinin Meclis olduğunu, kimsenin bundan kaçamayacağını belirtti. Kaplan, anamuhalefetin, vicdanları gereği bu sürecin içinde yer alması gerektiğini savundu.

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, CHP'nin önergesinin altına imza atan 21 AK Parti'li milletvekilinin ismini okudu. Erdemir, önergelerini çalanların, bu gece aynaya baktığında zorlanacağını savunarak, bu kişilere kızmadığını, sadece bunu yaptıranlara kızdığını söyledi. Erdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunu yaptıranlar, mert, onurlu, şerefliyseler kendi isimlerini buraya koyacaklardı. Kim ki arkasındaydı, kendi imzasını koyacaktı. Barışı, toplumsal mutabakatı, birliği bugün itibariyle neyin üzerine inşa ediyoruz, güvenin mi dürüstlüğün mü samimiyetin mi yoksa hilenin, desisenin mi- Kendi iradenize, emeğinize, sözünüze, nefesinize güveniyorsanız, o zaman mert şekilde kendi aklınızı, yüreğinizi koyun. Ahlaksızlığa karşı çıkıyoruz. Bu ülkeye barış, toplumsal mutabakat; diyalogla, anlayışla, uzlaşmayla gelecek. Bu ülkeye barış, bir okka edebe muhtaç olanlarla gelmez.''

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ise Erdemir'in sözlerine, sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.

Ünal, edeple söze başlanıldıysa, edeple bitirmek gerektiğini dile getirerek, ''Edep bunu gerektirir. Bir milletvekili bir önerge verdiğinde, yasama işlemi haline gelir, yayınlandığından itibaren milletvekilleri buna katılabilir. Bunu intihal olarak nitelendirmek, içtüzüğü bilmemektir. Dürüstlük, ahlaksızlıkla ilgili ithamlarınıza cevap vermiyor, misliyle iade ediyorum'' dedi.

Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***