2014-04-08 - 16:01
TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye'nin Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi ile 2004 Gemi Balast Suyu ve Sedimanlarının Kontrolü ve Yönetimi Hakkında Uluslararası Sözleşmeye katılmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıları kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan yumruklu saldırı kınandı.
TBMM Genel Kurulu, 19 günlük seçim arasının ardından Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı.
Akşener, Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyı şahsı ve Başkanlık Divanı adına kınadığını belirterek, geçmiş olsun dileklerini iletti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, saldırıyı şiddetle kınadıklarını ifade ederek, "Türkiye'de toplumun her zamankinden daha çok huzura ihtiyacı olduğu süreçte yapılan bu saldırı siyaseti gerginleştirmek, bu gerginlikten çıkar sağlamak amaçlayan kişi ve gruplar tarafından gerçekleştirilmiştir" dedi.
Bu saldırıların CHP'nin yürüttüğü demokrasi, hak ve özgürlük mücadelesini sonuçlandırmasına engel olmayacağını belirten Hamzaçebi, CHP'nin şiddeti dışlayan politikasına devam edeceğini söyledi.
Meclis Televizyonunun, Kılıçdaroğlu'nun bugünkü CHP TBMM Grup Toplantısı konuşmasında gecikmeli yayına başladığını anlatan Hamzaçebi, "Meclis Başkanı Cemil Çiçek, CHP grup toplantısını sansür yetkisini nereden almaktadır? Çiçek'i şiddetle kınıyorum. Gelip açıklama yapmak zorundadır. Çiçek, bu parlamentoya Meclis Başkanı olarak yakışmıyor" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyı şiddetle lanetlediklerini ve kınadıklarını söyledi. Saldırının Kılıçdaroğlu'na değil demokrasiye, milletvekillerine ve Meclis'e yapıldığını ifade eden Canikli, her zaman bu tür saldırıların, bu tür şiddetin karşısında duracaklarını vurguladı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da saldırıyı kınayarak, "Bu saldırı, demokrasi ve milli iradeye yöneliktir. Parlamento tarihinde ilk kez bir genel başkana yönelik saldırı oldu. Kutuplaştırıcı siyasetin geldiği safhadan dolayı herkesin ibret alması gerekir. Saldırıyı yapanın hangi senaryo ve amaçla sevk edildiğinin ortaya konulması gerekiyor" dedi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de saldırıyı kınayarak, Kılıçdaroğlu ve CHP camiasına geçmiş olsun dileklerinde bulundu.
"Saldırı, Kılıçdaroğlu'nun şahsında demokratik siyaset yapma hedefine yöneliktir" diyen Baluken, tüm siyasi partiler ve liderlerin bu tarz saldırılara karşı ortak tavır alması gerektiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in vefatının 17. yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, Türkeş'in ömrünün tamamını canından aziz bildiği milletine adadığını iade etti.
Türkeş'in siyasetinin temelinde millet, hak ve adalet olduğunu dile getiren Vural, "Türkeş, adalet ve hakkaniyete dayanmayan yönetimin çökeceğine inanırdı. Bugün milli kimlik şuurundan, İslam ahlakından yoksun, rüşvet ve hileyle çiğnenen hukuk düzeniyle adaletin yara aldığı, demokrasiyi sözde uygulayan yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız" diye konuştu.
Türkeş'in, Türk milletinin kader çizgisini demokratik sistemde gördüğünü dile getiren Vural, "O bugün, en çok ihtiyacımız olan hukukun üstünlüğüne büyük önem atfeder. Ona göre insan hakları, insan haysiyeti, din ve vicdan hürriyetinin tam manada sağlanması, hukukun üstünlüğü gibi kavramların bütün toplumca kabulünün tesis edilmesi Türk siyasetinin başarması gereken en önemli ödevidir" dedi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise gündemdışı konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın nefret söylemi kullandığını ve bunun sonucunda Kılıçdaroğlu'na saldırının gerçekleştiğini öne sürdü.
"Demokrasi tek sesli, yüksek sesli, hırçın üslupla asla yetişmez. Demokrasi daha yumuşak bir hava ister" diyen Ağbaba, siyasette kendinden olmayan herkesin dışlandığı bir siyaset dönemi yaşandığını ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi de ölüm yıl dönümü dolayısıyla Türkeş'i rahmetle andıklarını dile getirdi.
Hamzaçebi ayrıca, Mısır'da 529 kişiye idam cezası verildiğini anımsatarak, "İdam cezası insanlık dışıdır. Hele hele siyaseten verilen idam cezası o toplumu bölmekten başka işe yaramaz. TBMM olarak Mısır'daki idam cezalarına karşı duruş sergileyelim, bu konudaki hassasiyetimizi Mısır parlamentosuna iletelim" diye konuştu.
CHP'nin, 4 eski bakan ile ilgili verdiği soruşturma önergeleri, TBMM Genel Kurulu'nda okundu.
Gündemdışı konuşmaların ardından eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ile eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında Meclis Soruşturması açılmasını içeren CHP'nin verdiği 4 ayrı önerge okundu.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Meral Akşener, önergeleri okutmadan önce, "önergeler bastırılıp, 5 Nisan Cumartesi günü milletvekillerine dağıtılmıştır" dedi.
Akşener, daha sonra önergeleri tek tek okutup, bilgiye sundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, kendilerinin verdiği 4 önergenin okunmasının ardından söz alarak, "CHP'li milletvekilleri ile AKP'nin önergesinin içeriği hakkında çok temel fark var. Bizimkiler TBMM İçtüzüğü'ne uygun hazırlanmıştır. İktidar grubunun verdiği önerge ise yasak savma kabilinden, 4 bakanı şimdiden aklama içeriğine sahiptir ve gerekli şartları taşımamaktadır. Bu önergenin işlem görmemesi gerekir. Eksikliğin AKP Grubu tarafından tamamlanması gerekir. Bakanların, suçları görevi sırasında işlediklerine önergede yer verilmeli" dedi.
Hamzaçebi'nin konuşmasının ardından Akşener, birleşime ara verirken, grup başkanvekillerini görüşmeye çağırdı.
AK Parti milletvekillerinin, 4 Eski Bakan ile ilgili Soruşturma Önergesi, TBMM Genel Kurulu'nda okutuldu.
Başkanvekili Meral Akşener, grup başkanvekilleriyle görüştüğü aradan sonra birleşimi yeniden açarken, AK Parti milletvekillerinin verdiği Soruşturma Önergesi'ninin okutulmaması yönünde başvuru olduğunu belirterek, usul tartışması açtı.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, AK Parti'nin soruşturma önergesinin İçtüzüğe aykırı olduğunu, eski bakanlar ile ilgili hiçbir fiilin yer almadığını söyledi. Önergede TCK'nın iki maddesine atıf olduğuna işaret eden Baluken, "İddialar nedir, hangi fiile karşılık önergeyi verdiniz, hangi bakanla ilgili hangi fiili konu ettiniz belirtilmemiş. Rüşvet mi, yolsuzluk mu, hırsızlık mı, farklı bir şey mi, casusluk mu? CHP'nin verdiği önergelerde fiiller açık şekilde yazılmış. TBMM Başkanlığı'nın bunu kabul etmesi doğru olmamıştır. AK Parti bunu geri çekerek, bütün fiilleri ve gerekçeleri açık şekilde yazmalı" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'in bir yanlışı başka bir yanlışla örtmeye çalıştığını savunarak, ilk yanlışın 19 Mart'ta Genel Kurul'un olağanüstü toplantısında TBMM Başkanlığı tarafından yapıldığını savundu. Soruşturma önergesinde bulunması gereken hususlar olduğuna işaret eden Vural, "Erdoğan Bayraktar ile diğer bakanların suçlamaları farklıdır, aynı kefeye nasıl sokarsınız, sapla samanı birbirine karıştırıp taktiksel amaçlı bir iş yapmış olursunuz. Böyle bir önerge nasıl işeme alınır? Meclis Başkanlığı, fezlekeleri milletvekilinin tetkik sunsaydı, biz de vicdanlarımıza göre takdir hakkımızı kullanırdık. Ama Meclis Başkanı yetkimizi gasp etmiştir. Rıza Sarraf Türkiye'yi nasıl parmağında oynatıyor? Bu, aklama paklama için kurulmuş bir tezgahtır. Meclis Başkanı'nı bu konuda dava ettim. Milletvekili olarak irademi gasp etmiştir. Siz hangi hakla, yetkiyle benim hakkımı kısıtlıyorsunuz? Kendinizi allameyi cihan saysanız ne olur? Meclis Başkanlığı, sunum yazısını geri çekmeli" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, iddiaların üzerinin örtülmesi ve kapatılmasının söz konusu olmadığını belirterek, TBMM İçtüzüğü'nün fiiller ve TCK'daki ilgili maddenin yer almasının zorunlu olduğunu söyledi. AK Parti milletvekillerinin verdiği önergede bakanlara atfedilen ve TCK'da yaptırıma bağlanan 257 ve 255. maddelerinin ithamlarının soruşturulmasının istendiğini anlatan Canikli, "İddiaların esas dayanağı menfaat teminidir. Her 4 bakan ile ilgili iddiaların en önemli bölümü, menfaat temini oluşturmaktadır. Sizinle aynı düşünmek zorunda değiliz" görüşünü savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise kendilerinin verdiği önergede bakanlarla ilgili resmi belgede sahtecilik, rüşvet almak, Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet, görevi kötüye kullanma, nüfuz suistimali ve suçluyu kayırma olmak üzere 6 suç, AK Parti'nin önergesinde ise nüfuz ticareti ve görevi kötüye kullanma olmak üzere iki suçun yer aldığını belirterek, "Kızılay'da vatandaşa 4 bakanla ilgili suçlamaları sorsak, herhalde birinci sırada rüşvet almak gelir. Ama AKP önergesinde bu suçlamaya yer verilmemiş. Baştan savma, iki suçlamaya yer verilmiş. Suçlama bile değil. 265 kelimelik önergenin 144 kelimesi, 4 eski bakanın verdiği dilekçeden söz ediyor. Bir suç işleniyorsa, haberleşmenin gizliliğinin arkasına kimse sığınamaz. Diyelim ki yasadışı şekilde birisi birisini kameraya aldı, izledi, o sırada bir cinayeti tespit etti. Kayıt yasadışı diye bunun üzerinde durmayacak mıyız? AKP'ninki bir soruşturma değil, aklama önergesidir. Tahkikat Komisyonu... Yani bu tapeleri kim sızdırdı, kim medyaya servis etti konusunda tahkikat komisyonu kurulması önergesidir. Soruşturma Komisyonu kurulmasını CHP talep ediyor, siz talep etmiyorsunuz, peşinen aklamışsınız" diye konuştu.
Hamzaçebi, Meclis Başkanlığı'nın fezlekeleri okutmayarak, eklerindeki dosyaları milletvekillerinin incelemesine sunmayarak suç işlediğini, ikinci suçu ise iktidar milletvekillerinin İçtüzüğe aykırı önergesini okutarak suç işlediğini savunan Hamzaçebi, "İçtüzük gayet açık; suçların hangi fiillerden dolayı işlendiği, bakanların görevleri sırasında işlendiği, kanundaki maddesi belirtilmek suretiyle yer alması gerekir. Bu önerge burada okutulmamalı" dedi.
Başkanvekili Akşener, usul tartışmasının ardından, "Önerge, TBMM Başkanlığı tarafından 7 Nisan 2014 tarihli genel kağıtlar listesinde yer almış ve aynı gün dağıtılmıştır. Meclis Başkanlığınca işleme alınarak dağıtılan ve gelen kağıtlar listesinde yayınlanan bir Meclis Soruşturması Önergesi'nin, Genel Kurul'da okutularak bilgiye sunulması, İçtüzüğümüzün gereğidir. Birleşimi yöneten Başkanvekili olarak burada benim önergeyi işlemden kaldırma veya bilgiye sunmama yönünde bir işlemde bulunmam mümkün bulunmamaktadır" dedi.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in "Ne olacak?" sorusuna Akşener, "Okunacak ve bilginize sunulacak" dedi.
Daha sonra AK Parti milletvekillerinin imzasıyla verilen Soruşturma Önergesi okutuldu.
Akşener, "Bilgilerinize sunulmuştur. Anayasanın 100. maddesinde ifade olunan, Meclis bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karara bağlar' hükmü uyarınca, Soruşturma Önergesi'nin görüşülme gününe dair Danışma Kurulu önerisi daha sonra Genel Kurul'un onayına sunulacak" dedi.
Genel Kurul'da daha sonra Danışma Kurulu önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurul'da bugün sözlü sorular görüşülmeyerek, uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını içeren iki yasa tasarısı, gündemin ön sıralarına alındı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin iki uluslararası sözleşmeye katılmasına ilişkin kanun tasarıları kabul edildi.
Genel Kurul'da, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkındaki soruşturma komisyonu önergelerinin okunmasının ardından kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine geçildi.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş'ın, Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması önergesi görüşüldü. Toptaş, terörle mücadelede şehit olanların yakınlarıyla gazi ve malullerin mağduriyetlerinin devam ettiğini belirterek, teklifin bu kesimlerin sorunlarına çözüm getirmeyi amaçladığını söyledi.
Toptaş'ın kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi reddedildi.
Daha sonra, Türkiye'nin Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi ile 2004 Gemi Balast Suyu ve Sedimanlarının Kontrolü ve Yönetimi Hakkında Uluslararası Sözleşmeye katılmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıları kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, 19 günlük seçim arasının ardından Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı.
Akşener, Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyı şahsı ve Başkanlık Divanı adına kınadığını belirterek, geçmiş olsun dileklerini iletti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, saldırıyı şiddetle kınadıklarını ifade ederek, "Türkiye'de toplumun her zamankinden daha çok huzura ihtiyacı olduğu süreçte yapılan bu saldırı siyaseti gerginleştirmek, bu gerginlikten çıkar sağlamak amaçlayan kişi ve gruplar tarafından gerçekleştirilmiştir" dedi.
Bu saldırıların CHP'nin yürüttüğü demokrasi, hak ve özgürlük mücadelesini sonuçlandırmasına engel olmayacağını belirten Hamzaçebi, CHP'nin şiddeti dışlayan politikasına devam edeceğini söyledi.
Meclis Televizyonunun, Kılıçdaroğlu'nun bugünkü CHP TBMM Grup Toplantısı konuşmasında gecikmeli yayına başladığını anlatan Hamzaçebi, "Meclis Başkanı Cemil Çiçek, CHP grup toplantısını sansür yetkisini nereden almaktadır? Çiçek'i şiddetle kınıyorum. Gelip açıklama yapmak zorundadır. Çiçek, bu parlamentoya Meclis Başkanı olarak yakışmıyor" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıyı şiddetle lanetlediklerini ve kınadıklarını söyledi. Saldırının Kılıçdaroğlu'na değil demokrasiye, milletvekillerine ve Meclis'e yapıldığını ifade eden Canikli, her zaman bu tür saldırıların, bu tür şiddetin karşısında duracaklarını vurguladı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da saldırıyı kınayarak, "Bu saldırı, demokrasi ve milli iradeye yöneliktir. Parlamento tarihinde ilk kez bir genel başkana yönelik saldırı oldu. Kutuplaştırıcı siyasetin geldiği safhadan dolayı herkesin ibret alması gerekir. Saldırıyı yapanın hangi senaryo ve amaçla sevk edildiğinin ortaya konulması gerekiyor" dedi.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de saldırıyı kınayarak, Kılıçdaroğlu ve CHP camiasına geçmiş olsun dileklerinde bulundu.
"Saldırı, Kılıçdaroğlu'nun şahsında demokratik siyaset yapma hedefine yöneliktir" diyen Baluken, tüm siyasi partiler ve liderlerin bu tarz saldırılara karşı ortak tavır alması gerektiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, eski MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in vefatının 17. yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, Türkeş'in ömrünün tamamını canından aziz bildiği milletine adadığını iade etti.
Türkeş'in siyasetinin temelinde millet, hak ve adalet olduğunu dile getiren Vural, "Türkeş, adalet ve hakkaniyete dayanmayan yönetimin çökeceğine inanırdı. Bugün milli kimlik şuurundan, İslam ahlakından yoksun, rüşvet ve hileyle çiğnenen hukuk düzeniyle adaletin yara aldığı, demokrasiyi sözde uygulayan yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız" diye konuştu.
Türkeş'in, Türk milletinin kader çizgisini demokratik sistemde gördüğünü dile getiren Vural, "O bugün, en çok ihtiyacımız olan hukukun üstünlüğüne büyük önem atfeder. Ona göre insan hakları, insan haysiyeti, din ve vicdan hürriyetinin tam manada sağlanması, hukukun üstünlüğü gibi kavramların bütün toplumca kabulünün tesis edilmesi Türk siyasetinin başarması gereken en önemli ödevidir" dedi.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise gündemdışı konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın nefret söylemi kullandığını ve bunun sonucunda Kılıçdaroğlu'na saldırının gerçekleştiğini öne sürdü.
"Demokrasi tek sesli, yüksek sesli, hırçın üslupla asla yetişmez. Demokrasi daha yumuşak bir hava ister" diyen Ağbaba, siyasette kendinden olmayan herkesin dışlandığı bir siyaset dönemi yaşandığını ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ve CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi de ölüm yıl dönümü dolayısıyla Türkeş'i rahmetle andıklarını dile getirdi.
Hamzaçebi ayrıca, Mısır'da 529 kişiye idam cezası verildiğini anımsatarak, "İdam cezası insanlık dışıdır. Hele hele siyaseten verilen idam cezası o toplumu bölmekten başka işe yaramaz. TBMM olarak Mısır'daki idam cezalarına karşı duruş sergileyelim, bu konudaki hassasiyetimizi Mısır parlamentosuna iletelim" diye konuştu.
CHP'nin, 4 eski bakan ile ilgili verdiği soruşturma önergeleri, TBMM Genel Kurulu'nda okundu.
Gündemdışı konuşmaların ardından eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ile eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında Meclis Soruşturması açılmasını içeren CHP'nin verdiği 4 ayrı önerge okundu.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Meral Akşener, önergeleri okutmadan önce, "önergeler bastırılıp, 5 Nisan Cumartesi günü milletvekillerine dağıtılmıştır" dedi.
Akşener, daha sonra önergeleri tek tek okutup, bilgiye sundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, kendilerinin verdiği 4 önergenin okunmasının ardından söz alarak, "CHP'li milletvekilleri ile AKP'nin önergesinin içeriği hakkında çok temel fark var. Bizimkiler TBMM İçtüzüğü'ne uygun hazırlanmıştır. İktidar grubunun verdiği önerge ise yasak savma kabilinden, 4 bakanı şimdiden aklama içeriğine sahiptir ve gerekli şartları taşımamaktadır. Bu önergenin işlem görmemesi gerekir. Eksikliğin AKP Grubu tarafından tamamlanması gerekir. Bakanların, suçları görevi sırasında işlediklerine önergede yer verilmeli" dedi.
Hamzaçebi'nin konuşmasının ardından Akşener, birleşime ara verirken, grup başkanvekillerini görüşmeye çağırdı.
AK Parti milletvekillerinin, 4 Eski Bakan ile ilgili Soruşturma Önergesi, TBMM Genel Kurulu'nda okutuldu.
Başkanvekili Meral Akşener, grup başkanvekilleriyle görüştüğü aradan sonra birleşimi yeniden açarken, AK Parti milletvekillerinin verdiği Soruşturma Önergesi'ninin okutulmaması yönünde başvuru olduğunu belirterek, usul tartışması açtı.
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, AK Parti'nin soruşturma önergesinin İçtüzüğe aykırı olduğunu, eski bakanlar ile ilgili hiçbir fiilin yer almadığını söyledi. Önergede TCK'nın iki maddesine atıf olduğuna işaret eden Baluken, "İddialar nedir, hangi fiile karşılık önergeyi verdiniz, hangi bakanla ilgili hangi fiili konu ettiniz belirtilmemiş. Rüşvet mi, yolsuzluk mu, hırsızlık mı, farklı bir şey mi, casusluk mu? CHP'nin verdiği önergelerde fiiller açık şekilde yazılmış. TBMM Başkanlığı'nın bunu kabul etmesi doğru olmamıştır. AK Parti bunu geri çekerek, bütün fiilleri ve gerekçeleri açık şekilde yazmalı" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'in bir yanlışı başka bir yanlışla örtmeye çalıştığını savunarak, ilk yanlışın 19 Mart'ta Genel Kurul'un olağanüstü toplantısında TBMM Başkanlığı tarafından yapıldığını savundu. Soruşturma önergesinde bulunması gereken hususlar olduğuna işaret eden Vural, "Erdoğan Bayraktar ile diğer bakanların suçlamaları farklıdır, aynı kefeye nasıl sokarsınız, sapla samanı birbirine karıştırıp taktiksel amaçlı bir iş yapmış olursunuz. Böyle bir önerge nasıl işeme alınır? Meclis Başkanlığı, fezlekeleri milletvekilinin tetkik sunsaydı, biz de vicdanlarımıza göre takdir hakkımızı kullanırdık. Ama Meclis Başkanı yetkimizi gasp etmiştir. Rıza Sarraf Türkiye'yi nasıl parmağında oynatıyor? Bu, aklama paklama için kurulmuş bir tezgahtır. Meclis Başkanı'nı bu konuda dava ettim. Milletvekili olarak irademi gasp etmiştir. Siz hangi hakla, yetkiyle benim hakkımı kısıtlıyorsunuz? Kendinizi allameyi cihan saysanız ne olur? Meclis Başkanlığı, sunum yazısını geri çekmeli" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, iddiaların üzerinin örtülmesi ve kapatılmasının söz konusu olmadığını belirterek, TBMM İçtüzüğü'nün fiiller ve TCK'daki ilgili maddenin yer almasının zorunlu olduğunu söyledi. AK Parti milletvekillerinin verdiği önergede bakanlara atfedilen ve TCK'da yaptırıma bağlanan 257 ve 255. maddelerinin ithamlarının soruşturulmasının istendiğini anlatan Canikli, "İddiaların esas dayanağı menfaat teminidir. Her 4 bakan ile ilgili iddiaların en önemli bölümü, menfaat temini oluşturmaktadır. Sizinle aynı düşünmek zorunda değiliz" görüşünü savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise kendilerinin verdiği önergede bakanlarla ilgili resmi belgede sahtecilik, rüşvet almak, Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet, görevi kötüye kullanma, nüfuz suistimali ve suçluyu kayırma olmak üzere 6 suç, AK Parti'nin önergesinde ise nüfuz ticareti ve görevi kötüye kullanma olmak üzere iki suçun yer aldığını belirterek, "Kızılay'da vatandaşa 4 bakanla ilgili suçlamaları sorsak, herhalde birinci sırada rüşvet almak gelir. Ama AKP önergesinde bu suçlamaya yer verilmemiş. Baştan savma, iki suçlamaya yer verilmiş. Suçlama bile değil. 265 kelimelik önergenin 144 kelimesi, 4 eski bakanın verdiği dilekçeden söz ediyor. Bir suç işleniyorsa, haberleşmenin gizliliğinin arkasına kimse sığınamaz. Diyelim ki yasadışı şekilde birisi birisini kameraya aldı, izledi, o sırada bir cinayeti tespit etti. Kayıt yasadışı diye bunun üzerinde durmayacak mıyız? AKP'ninki bir soruşturma değil, aklama önergesidir. Tahkikat Komisyonu... Yani bu tapeleri kim sızdırdı, kim medyaya servis etti konusunda tahkikat komisyonu kurulması önergesidir. Soruşturma Komisyonu kurulmasını CHP talep ediyor, siz talep etmiyorsunuz, peşinen aklamışsınız" diye konuştu.
Hamzaçebi, Meclis Başkanlığı'nın fezlekeleri okutmayarak, eklerindeki dosyaları milletvekillerinin incelemesine sunmayarak suç işlediğini, ikinci suçu ise iktidar milletvekillerinin İçtüzüğe aykırı önergesini okutarak suç işlediğini savunan Hamzaçebi, "İçtüzük gayet açık; suçların hangi fiillerden dolayı işlendiği, bakanların görevleri sırasında işlendiği, kanundaki maddesi belirtilmek suretiyle yer alması gerekir. Bu önerge burada okutulmamalı" dedi.
Başkanvekili Akşener, usul tartışmasının ardından, "Önerge, TBMM Başkanlığı tarafından 7 Nisan 2014 tarihli genel kağıtlar listesinde yer almış ve aynı gün dağıtılmıştır. Meclis Başkanlığınca işleme alınarak dağıtılan ve gelen kağıtlar listesinde yayınlanan bir Meclis Soruşturması Önergesi'nin, Genel Kurul'da okutularak bilgiye sunulması, İçtüzüğümüzün gereğidir. Birleşimi yöneten Başkanvekili olarak burada benim önergeyi işlemden kaldırma veya bilgiye sunmama yönünde bir işlemde bulunmam mümkün bulunmamaktadır" dedi.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in "Ne olacak?" sorusuna Akşener, "Okunacak ve bilginize sunulacak" dedi.
Daha sonra AK Parti milletvekillerinin imzasıyla verilen Soruşturma Önergesi okutuldu.
Akşener, "Bilgilerinize sunulmuştur. Anayasanın 100. maddesinde ifade olunan, Meclis bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karara bağlar' hükmü uyarınca, Soruşturma Önergesi'nin görüşülme gününe dair Danışma Kurulu önerisi daha sonra Genel Kurul'un onayına sunulacak" dedi.
Genel Kurul'da daha sonra Danışma Kurulu önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurul'da bugün sözlü sorular görüşülmeyerek, uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını içeren iki yasa tasarısı, gündemin ön sıralarına alındı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin iki uluslararası sözleşmeye katılmasına ilişkin kanun tasarıları kabul edildi.
Genel Kurul'da, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkındaki soruşturma komisyonu önergelerinin okunmasının ardından kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine geçildi.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş'ın, Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması önergesi görüşüldü. Toptaş, terörle mücadelede şehit olanların yakınlarıyla gazi ve malullerin mağduriyetlerinin devam ettiğini belirterek, teklifin bu kesimlerin sorunlarına çözüm getirmeyi amaçladığını söyledi.
Toptaş'ın kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi reddedildi.
Daha sonra, Türkiye'nin Uluslararası Deniz Trafiğinin Kolaylaştırılması Sözleşmesi ile 2004 Gemi Balast Suyu ve Sedimanlarının Kontrolü ve Yönetimi Hakkında Uluslararası Sözleşmeye katılmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıları kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
