2026-06-17 - 19:07
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Buldan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı, AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık, finansal okuryazarlığın, insanın gelir, gider, borç, tasarruf, risk ve emeğinin karşılığını doğru okuyabilme becerisi olduğunu belirterek, çocuklara yönelik finansal okuryazarlık eğitimine erken yaşta başlanması gerektiğini söyledi.

Aile bütçesini omuzlayan, üreten, satan, kooperatiflerde yer alan veya küçük işletmesini büyütmeye çalışan kadınların maliyet hesabını fiyatlandırmayı, nakit akışını ve borçlanma şartlarını bilmesinin emeğinin karşılığını koruyacağını anlatan Karamık, öte yandan dijital mecralarda hızlı karar almaya yönlendirilen gençlerin durumuna işaret etti. Karamık, finansal okuryazarlığın acele etmeden düşünmeyi, kaynağı sorgulamayı ve risk ile vaat arasındaki farkı görmeyi sağladığını, bu yönüyle finansal bilginin dijital güvenliğin tamamlayıcı bir parçası olduğunu vurguladı.

Karamık, Türkiye'nin bu alandaki adımlarının memnuniyet verici olduğunu dile getirerek, Sermaye Piyasası Kurulu koordinasyonunda hayata geçirilen Finansal Okuryazarlık Platformu'nun vatandaşın temel finansal bilgilere daha kolay ulaşmasını sağlayan değerli bir zemin olduğunu kaydetti.

TBMM Dilekçe Komisyonu Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu'nun konunun Meclis çatısı altında kapsamlı biçimde ele alınmasını sağladığına dikkati çeken Karamık, Alt Komisyonun, vatandaşın finansal risklere karşı korunması ve toplumun farklı kesimlerine uygun çalışmalarının geliştirilmesi için faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı.

Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle 22 Mayıs'ın, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) koordinasyonunda Finansal Okuryazarlık Günü olarak kutlanmasına karar verildiğini anımsatan Karamık, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu güçlü iradeleri ve himayeleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü, takvimde yer alan sembolik bir tarih olmanın ötesinde, aileden okula, iş hayatından dijital mecralara kadar uzanan kalıcı çalışmalar için güçlü bir çağrıdır. Hedefimiz, her vatandaşımızı finans uzmanı yapmak değildir, vatandaşımızın kendi parasını, emeğini ve riskini daha doğru okuyabilmesidir. Bugün OECD koordinasyonunda yürütülen çalışmalar doğrultusunda OECD üyesi ülkeler başta olmak üzere, birçok ülkede vatandaşlarının finansal risklere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olması amacıyla çeşitli programlar uygulanmaktadır. Bu durum, finansal bilgi ve farkındalığın küresel ölçekte ortak öncelik haline geldiğini de göstermektedir. Bu vesileyle 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü'nün ülkemizde daha bilinçli, daha güvenli ve daha sağlam bir ekonomik kültürün gelişmesine katkı sunmasını diliyorum."

- "Her afet, tedbirin ihmale tercih edilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir"

CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, ülkede her geçen gün daha fazla çocuğun eğitimden uzaklaştığını ve çalışma hayatının içine zorunlu olarak sürüklendiğini öne sürdü.

Bu duruma tepki gösteren Yontar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 15-17 yaş grubundaki çocukların iş gücüne katılım oranının yüzde 25,5 olduğunu, bunun her 4 çocuktan 1'inin çalışma hayatı içerisinde olduğunu gösterdiğini söyledi. Erkek çocuklarda bu oranın yüzde 36,5 olduğunu, her 3 erkek çocuktan 1'inin çalışma hayatında bulunduğunu anlatan Yontar, "Bu rakamlar bize sadece istatistik bilgiden ziyade okuldan kopan bir çocuğu, yarım kalan bir hayali, çalınan bir geleceği göstermektedir." ifadesini kullandı.

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerinin kentte her geçen gün daha ağır hissedilmeye başlandığını belirterek, Akdeniz Havzası'nda yaşanan iklim değişiklikleri nedeniyle kentin tropikal iklime geçiş sürecini yaşadığını ifade etti.

"Her afetin, tedbirin ihmale tercih edilmesi gerektiğini açıkça gösterdiğini" belirten Başkan, "Bu noktada Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin çevreyi, toprağı ve suyu gelecek nesillere bırakılacak milli bir emanet olarak gören yaklaşımı bizlere önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Doğayı korumak, yalnızca çevre politikası değil, vatan toprağını, üreticimizin alın terini ve milletimizin geleceğini koruma meselesidir." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının taleplerini yıllardır dile getirdiğini belirterek, mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.

İktidarın 3600 ek gösterge ile ilgili verdiği sözü tutmadığını savunan Özdağ, 3600 ek göstergenin memurlar için önemine değindi.

Özdağ, 2016'da 800 bin taşeron işçiye kadro verildiğini, taşeron işçilerin bugün de kadro beklediğini ifade ederek, "Bir defaya mahsus olmak üzere bir kanun çıkarılarak bunlar kadroya geçirilmeli ve bundan sonra da bir kriter konulmalı." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i vefatının 11. yılında rahmet ve minnetle yad ettiğini belirtti.

Çömez, Et ve Süt Kurumu'nun geçen yıl 228 lira olarak belirlediği canlı dana kilogram fiyatını bu sene 420 liraya çıkarttığını belirterek, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir artış olmadığını savundu.

Et ve Süt Kurumu'nun Perakendeciler Derneği (PERDER) üyesi zincir marketlerde uygulanan güncel kırmızı et fiyatına yüzde 24 ila 28 oranında zam yaptığını ifade eden Çömez, "Et ve Süt Kurumuyla ilgili olarak Adalet Bakanına açıkça çağrıda bulunuyorum, fahiş zamları yapan bu kuruma derhal kayyum atayın, bu şekilde bu ülkenin protein ihtiyacı karşılanmaz." dedi.

- "Avrupa Parlamentosunun Türkiye raporu objektiflikten uzak"

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye'nin siyasi hayatında derin izler bırakan, devlet ve siyaset adamı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i vefatının yıl dönümünde rahmet ve saygıyla andığını söyledi.

Devletin sadece güvenliği sağlayan bir aygıt değil, nizamın, törenin, adaletin, hukukun, demokrasinin, istiklalin ve millet bütünlüğünün taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Akçay, şunları kaydetti:

"Devlet aklı binlerce yıllık yürüyüşün istikametini bugünün ve yarının kararlarına taşıyan yüksek düşüncedir, muhakemedir. Bugün 'Terörsüz Türkiye' hedefi de bu yüksek devlet aklının konusudur. Bu mesele ne yalnızca güvenlik bürokrasisinin teknik dosyasıdır ne de günlük siyasetin dar hesabına indirgenebilir. Bu mesele, milletin birliğini, devletin bekasını ve hukukun vakarını ve geleceğin huzurunu ilgilendiren tarihi bir eşiktir. Devlet aklı teröre boyun eğmez, devlet aklı taviz vermez fakat devlet aklı yalnızca tepkiyle değil, stratejiyle hareket eder. Öfkeyi akılla, gücü hukukla, kararlılığı adaletle birleştirir. Bizim davamız budur. Devlet politikasına dönüşen Terörsüz Türkiye konusuna da bakışımız bu yöndedir. Devlet aklının yüce Meclisimizden çıkacak kanunlara yansımasına da bu çerçevede bakıyoruz."

Avrupa Parlamentosu'nda bugün yeni ama öncekilerden farklı olmayan bir Türkiye raporunun daha oylamaya sunulacağını belirten Akçay, "Raporu bu haliyle reddettiğimizi peşinen ifade ediyorum. Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporu objektiflikten uzak, önyargılarla kaleme alınmış siyasi bir metindir. Bu rapor, hadsizliğin ve husumetin yeni bir vesikasıdır." dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, ücretli çalışanlar üzerindeki vergi yükünün çok yüksek olduğunu savunarak, "Ocakta zam alan bir kamu emekçisi temmuza geldiğinde enflasyon farkı olarak maaşına aldığı zamla vergiden dolayı kaybettiği farkı kapatamıyor yani ocak maaşının enflasyona rağmen gerisinde kalmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Temelli, Türkiye'de adaletli bir vergi sistemine ve ücret politikasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, öğretmenlerin yıllardır "Mülakatı kaldırın, liyakatle atayın bizleri" dediğini aktararak, 1 milyon öğretmen adayının atanmayı beklediğini, özel sektör öğretmenlerinin yıllardır güvenceli iş ve sendikalaşma talep ettiğini belirtti.

Yoksullukla mücadele kapsamında verilen sosyal yardımları eleştiren Emir, "Herkesi yoksul yapmışsınız, destekleme fonlarına, o küçücük ödentilere, küçücük gelirlere mahkum etmişsiniz ve insanların onuruyla çalışacağı, emek vereceği, alnının terinin hakkını alacağı, güvenceli çalışacağı, sendikalı çalışacağı bir Türkiye'yi bitirmişsiniz." diye konuştu.

- "Çevre projelerimizle kuraklık yaşayan coğrafyalara örnek teşkil ettik"

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, bugünün 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü olduğunu anımsatarak, Türkiye'nin çölleşme ve erozyonla mücadelede uluslararası alanda kararlı bir duruş sergilediğini belirtti.

Yenişehirlioğlu, milyarlarca fidanı toprakla buluşturarak yeşil mirası büyüttüklerini belirterek, "Geliştirdiğimiz dinamik erozyon izleme sistemleri, kuraklığa dayanıklı tarım projeleri ve yeşil kuşak ağaçlandırma hamleleri sayesinde vatan toprağımızı da koruma altına aldık. Erozyonla kaybedilen toprak miktarını ciddi oranda düşürerek bu alanda dünyaya örnek olacak bir başarı hikayesini de ortaya koyduk. Uluslararası sözleşmelere öncülük ederek bölgesel çevre projelerimizle kuraklık yaşayan coğrafyalara da örnek teşkil ettik." dedi.

Türkiye'nin ortaya koyduğu büyük hedefler doğrultusunda ekonomi ve ihracat alanında küresel ölçekte başarılara imza atmaya devam ettiklerini söyleyen Yenişehirlioğlu, şunları kaydetti:

"Bu yılın 5 ayında dünya ticaretindeki tüm zorluklara, dalgalanmalara rağmen ihracatımız binde 3 oranında istikrarlı bir artış göstererek 111 milyar 169 milyon dolar gibi güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde tam 40 ilimizde ihracat hacmi artmış, 21 güçlü ilimiz ise tek başına 1 milyar dolar barajını aşarak tarihi bir başarı elde etmiştir. İstanbul, Kocaeli ve İzmir lider rollerini sürdürürken Ankara, Osmaniye ve Şırnak gibi illerimiz rekor artış hızlarıyla yerel kalkınmanın öncüsü olmuşlardır. Yakaladığımız bu güçlü ivme Türkiye'mizin küresel ticarette de oyun kurucu bir güç haline geldiğini açıkça göstermektedir."

ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik 780 milyon avro tutarında sözleşme imzalandığını anımsatan Yenişehirlioğlu, bunun Türkiye için çok güçlü ve stratejik bir adım olduğunu dile getirdi.

Yenişehirlioğlu, "Anlaşmayla tamamen yerli ve milli sistemler sistemi çelik kubbenin gücüne güç katılmaktadır. En alçak irtifadan en yüksek menzile kadar her türlü tehdidi bertaraf edecek bu katmanlı mimari Dronedef, KORKUT, GÜRZ, HİSAR ve SİPER gibi göz bebeği sistemlerimizle gökyüzümüzü bir zırh gibi kaplamaktadır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin "emeklilik sistemi", İYİ Parti'nin "öğretmenler", DEM Parti'nin "illegal faktoring hizmeti görenler" ile CHP'nin "cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler"e ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, gençlerin çetelere, mafyaya özenmeye başladığını belirterek, bu duruma karşı önlem alınmasını istedi.

Esnafın kredi alamadığını, çareyi tefecide bulduğunu öne süren Sakık, "Bu kişiler, tefeciye kolunu kaptırıyor. Malı, mülkü ne varsa tek tek gidiyor. Esnaf ve sanatkarlar bunların elinde mağdur oluyor." diye konuştu.

Türkiye'nin birçok yerini tefecilerin kuşattığını öne süren Sakık, diğer partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından tefecilere, çetelere karşı birlik oluşturmalarını istedi.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, tefecilik yapanlara verilen cezaların yeterli olmadığını savundu. Ekmen, "Kanunumuzda tefeciliğin bir cezası var ama 2 yıldan 6 yıla kadar başlıyor. Çoğu zaman delilsizlik veya başka gerekçelerle iyi hal indirim sebepleriyle erteleme sınırları içerisinde kalıyor. Kanun, tefecilik yoluyla elde edilen mala ve mülke el konulmasına cevaz veriyor. Etrafınızda herhangi bir tefecinin mal varlığına el konulduğunu duydunuz mu?" diye konuştu.

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Türkiye'de tefeciliğin artık birkaç kişinin yaptığı yasa dışı bir faaliyet olmaktan çıktığını, organize suç örgütlerinin de dahil olduğu büyük bir sömürü düzenine dönüştüğünü öne sürdü. Esnaf, KOBİ, küçük işletme, çiftçi, geçim sıkıntısı çeken vatandaşların bu işin mağdurları olduğunu söyleyen Türkkan, "Bu insanlar, banka kapılarından boş dönüyor, çareye önce yakın çevrelerinde bakıyor, eş dost, akrabadan da bir şey olmayınca 'kayıt dışı finansman ağları' dediğimiz bu tefecilerin ellerine düşüyorlar." ifadelerini kullandı.

CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, tefeciliğin alın terini sömürmek, umudu yüksek faizle rehin almak olduğunu söyledi.

Tefeciliğin ekonomik bir sorun değil, sosyal bir alarm olduğunu dile getiren Çiler, "Tefecilik düzeni insanları borçlandırmakla kalmıyor, aileleri dağıtıyor, işletmeleri batırıyor, hayatları koparıyor. Tefeciler vatandaşların çaresizliği üzerinden servet inşa ediyor. Ekonomik sıkıntıların arttığı dönemlerde insanlar bankaya ulaşamadığında, finansmana erişemediğinde maalesef tefecilerin kapısını çalmaktadır. O kapıdan içeri giren birçok vatandaş borçlu olarak değil adeta esir olarak çıkmakta." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı Veysel Tipioğlu, tefeciliğin suç olarak tanımlandığını, devletin de bununla kararlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Tefecilikle mücadelede devletin yetersiz kaldığı yönündeki değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade eden Tipioğlu, Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirilen operasyonlarla suç örgütleri ve yasa dışı yapıların ortaya çıkarıldığını, suçtan elde edilen mal varlıklarına el konulduğunu, sorumluların adalet önüne çıkarıldığını belirtti.

Tipioğlu, şöyle konuştu:

"Emniyet Genel Müdürlüğümüzün ve Jandarma Genel Komutanlığınca yürütülen soruşturmalar neticesinde tefecilik suçuna yönelik 2024 yılında 1027 operasyonda 461 şahıs tutuklanmıştır. 2025 yılında 1231 operasyonda 617 şahıs tutuklanmıştır. 2026'nın ilk altı ayında 743 operasyonda 522 şahıs tutuklanmıştır. Bu, kararlı mücadelenin somut bir göstergesidir.

Meclis araştırmaları belirli bir konuda bilgi edinmek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla başvurulan önemli denetim araçlarından bir tanesidir. Ancak bugün tefecilik konusunda yasal düzenlemelerimiz mevcuttur. İlgili tüm kurumlarımız görevlerinin başındadır ve adli süreçler etkin bir şekilde işletilmektedir. Güvenlik ve adalet mekanizmalarımız kararlılıkla çalışmalarını yürütmektedirler. Dolayısıyla bugün tefecilik konusunda yeni bir araştırma komisyonu kurulmasına ihtiyaç olmadığı kanaatindeyiz."

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, daha sonra Emniyet Teşkilatına ve basına yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.