2010-12-09 - 15:09
TBMM ARAŞTIRMASI KOMİSYONU...
''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'', AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında toplandı. Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, mevcut kanunun tam olarak uygulanmadığını bu nedenle de yeni yasa arayışı içinde olduklarını söyledi.
Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal
Karabıyık, mevcut kanunun tam olarak uygulanmadığını bu nedenle de yeni yasa
arayışı içinde olduklarını söyledi.

''Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak
Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma
Komisyonu'', AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında toplandı.

Toplantıda sunum yapan federasyon başkanı Karabıyık, Spor Kulüpleri
Yasası'nın hemen bir an önce çıkartılması gerektiğine dikkati çekerek, ''Mevcut
kanun tam olarak uygulanmıyor. Tam uygulanamadığı için yeni yasa arayışı
içindeyiz. Yasanın adı 'Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi' ise bizim
görüşümüz hiç alınmadı'' dedi.

Türkiye'de faal futbolcu sayısının Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü
verilerine göre 466 bin 445 ve toplamda da 711 bin 919 olduğunu belirten
Karabıyık, bunun da nüfusa oranının binde 9 olduğunu söyledi.

Karabıyık, şöyle devam etti:

''Almanya, Hollanda ve İtalya'da ise faal sporcu sayısının nüfusa oranı
yüzde 24'tir. Şu anda 10 bin 370 kulüp var. İdari ve mali anlamda özerklik çok
önemlidir. 2006 yılında bütçemiz 3 milyon TL, 2010 yılında ise 30 milyon TL
olmuştur. 2006 yılında 1,5 milyon TL borçla aldığımız federasyonumuzda bugün
gelinen nokta budur. Anayasa Mahkemesi'nde özerklik tehlike içindedir. Spor yapma
çağındaki nüfusumuz, Avrupa'da olimpiyat müdavimi olan pek çok ülkenin genel
nüfusuna yakın ve misliyle fazladır.''

Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, başarısız olanın
teşkilat değil, sistem olduğunu savunarak, ''En önce eğitim sistemi sporu ne
kadar yönlendiriyor. Bunu tartışmak lazım. Spor Kulüpleri Yasası hemen
çıkartılmalıdır. Yapılan bir kamuoyu araştırmasında, sporda şiddete medya yüzde
35'lik oranıyla ilk sırada yer alırken, siyasiler ise yüzde 4 ile son sırada
bulunuyor. Özel güvenlik sistemi içinde futbol ve diğer branşlar ayrılmalıdır.
Futbolda faaliyeti bulunan kulüplerin, basketbol, voleybol ve hentbol maçlarında
olay ve çirkin tezahürata rastlanabiliyor'' diyerek sunumunu tamamladı.

Federasyon başkanı Karabıyık, sunumunun ardından salonda yer alan
komisyon üyelerinin görüşlerini ve sorularını dinledi.

CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun ''Özel güvenlik
şirketleriyle federasyon olarak anlaşma yapmanız durumunda mevcut durumdaki sorun
giderilebilir mi?'' şeklindeki sorusuna Karabıyık, ''Bizim federasyon olarak üst
düzey taşra teşkilatımız yok. Tedbiri kim alacak? Taşra teşkilatı olmayan bir
federasyon için bu çok zor. Şu anda 400 adet kulübümüz var. Kimi giderlerin yanı
sıra özel güvenlik görevlilerinin ücretini de kulüplerden istersek, o zaman
onların ortaya çıkışını zorlaştırırız'' diyerek yanıtladı.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak ise Anayasa Mahkemesi'nde bekleyen
ve 19 Mart 2011'de yasal boşluğa düşecek olan özerkliği engellemek için bekleyen
her iki yasayı da birlikte görüşebileceklerini söyledi.

AK Parti İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişçi de göstermelik özel güvenlikle
hiçbir şeyin önlenemeyeceğini ifade etti.

Toplantının sonunda konuşan komisyon başkanı AK Parti İstanbul
Milletvekili Nazım Ekren, federasyon yetkililerinden konuyla ilgili bir rapor
isterken, 17 ve 18 Aralık'ta Abant'ta yapılacak toplantıda da kendilerini görmek
istediklerini iletti.

Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD)
Genel Başkanı İsmail Dilber, kulüplerin borç batağından kurtarılması için daha
fazla denetime ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Kulüpler, oyuncu transferleri
öncesinde Futbol Federasyonuna, borçlarının bulunmadığına dair temiz kağıdı
vermeli' dedi.

Toplantıda sunum yapan Dilber, eski bir futbolcu olduğunu, o dönemlerde
kulüplerin borçsuz idare edilebildiğini ve sahalarda bugünkü kadar küfür ve
şiddetin bulunmadığını söyledi. Dilber, günümüzde artık futbol kulüplerinde büyük
bir rantın söz konusu olduğunu, bu rantın hem kulüplerin ekonomisini hem de
tribünleri değiştirdiğini ifade etti.

Kazançları eskiye oranla daha fazla olmasına rağmen borç batağında
bulunan kulüplerin bulunduğunu belirten Dilber, kulüplerin bu duruma nasıl
geldiğinin ve bu bataktan nasıl kurtarılacağının sorgulanması gerektiğine işaret
etti.

Bu konuda Vanspor'u örnek gösteren Dilber, Vanspor'un 1. Lig'de olduğu
dönemlerde Türkiye'nin en zengin kulüplerinden birisi olduğunu, ancak daha sonra
borca battığını söyledi. Dilber, hiç kimsenin bu durumun sorumluluğunu üzerine
almadığını kaydetti.

Kulüplerin oyuncu transferlerinde ne Futbol Federasyonu ne de Maliyenin
denetiminin söz konusu olduğunu anlatan Dilber, bu durumda kulüplerin
ekonomilerinin denetimsiz işlediğini vurguladı.

Özellikle oyuncu transferlerinde kulüplerde denetim yapılması gerektiğini
kaydeden Dilber, ''Kulüpler zapturapt altına alınmalı. Özellikle transferlerden
önce Futbol Federasyonuna, borçlarının bulunmadığına ilişkin temiz kağıdı
vermeli'' dedi.

Futbol maçlarında meydana gelen şiddette amigoların rant kavgalarının da
etkili olduğunu belirten Dilber, bu nedenle yönetici-amigo ilişkisinin kesinlikle
ortadan kaldırılması gerektiğine işaret etti.

Komisyonda söz alan BDP Van Milletvekili Özdal Üçer de Dilber'in, Vanspor
ile ilgili konuşmasını anımsatarak, o dönemlerde, sınır ticareti yapanlardan bile
kulüp için adeta haraç toplandığını, korucu maaşlarından kesinti yapıldığını
savundu. Üçer, bu nedenle kulüplerle ilgili geçmişe yönelik de soruşturma
yapılması gerektiğini ifade etti.

Bu arada Dilber'in, bazı konularda daha açık konuşmak istediği, ancak
spekülasyona yol açmaktan kaçındığını söylemesi üzerine, Komisyon Başkanı Ekren,
kapalı oturuma geçilmesine karar verdi. Kısa bir süre sonra toplantı tekrar
basına açık devam etti.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Dilber, daha önce Türkiye Futbol
Federasyonunun yönetim kurulunda antrenörlerin de bulunduğunu, ancak bu
haklarının ellerinden alındığını anımsattı. Dilber, ''Biz sorunların çözümünde
değil elimizi, kafamızı taşın altına sokabiliriz. Yeter ki bu hakkımızı geri
verin'' dedi.(15.09)