2010-06-30 - 14:17
TBMM KANSER ARAŞTIRMASI KOMİSYONU...
TBMM Kanser Araştırması Komisyonunun bugünkü toplantısında, Durmuş'un, ''Ergenekon'' soruşturması çerçevesinde tutuklu bulunan Prof. Dr. Mehmet Haberal'a ilişkin bazı sözleri tartışma yaşanmasına neden oldu.
MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş,
''Mehmet Haberal gibi bir kısım öğretim üyelerinin Ergenekon çerçevesinde
yargılanması tıp camiası için bir ayıptır'' dedi.

TBMM Kanser Araştırması Komisyonunun bugünkü toplantısında, Durmuş'un,
''Ergenekon'' soruşturması çerçevesinde tutuklu bulunan Prof. Dr. Mehmet
Haberal'a ilişkin bazı sözleri tartışma yaşanmasına neden oldu.

Haberal'ı ihtisas sahibi hekim olarak takdir ettiğini sonuna kadar
arkasında duracağını belirten Durmuş, ''Uluslararası itibarı olan bir adamdır.
Haberal'ın bir siyasal eğilimi vardır, benimle de aynı görüşte değildir. Daha
önce bir siyasi partiden aday da oldu. İddiaları vardır. Haberal gibi bir kısım
öğretim üyelerinin Ergenekon çerçevesinde yargılanması tıp camiası için bir
ayıptır'' diye konuştu.

Haberal'ın, ülkede ilk böbrek naklini yapan hekim olduğunu anımsatan
Durmuş, ''Karaciğer naklini de yapan adamdır. Haberal'dan hareketle hastanesinde
çalışan veya eğitim alanların hedef ve düşman olarak gösterilmesi ayıptır,
çirkindir asla kabul edilemez'' dedi.

Üroonkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Özen'in sunumunun ardından
söz alan AK Parti Rize Milletvekili Lütfi Çırakoğlu ise Haberal'ın hemşerisi
olduğunu belirterek, ''Bir kişi çıkıp da onun Rize'de bir hastayı ücretsiz
ameliyat ettiğini asla söyleyemez. Rize'de 13 yıl hekimlik yaptım, Allah için bir
fakir fukaraya bedava yardımcı olmamıştır. Maradona çok iyi futbolcudur ama
buradan yola çıkarak, onun kokain kullanmasını haklı gösteremezsiniz. Profesör
olabilir, şu olabilir, bu olabilir, suç işleme özgürlüğü hiç kimsede yoktur''
diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız'ın, ''Suç işlemiş gibi
gösteriyorsunuz'' diyerek eleştiride bulunması üzerine Çırakoğlu, ''Hayır
efendim, hukuk var. Ben suçlu demiyorum'' karşılığını verdi.

Osman Durmuş da ''Evet, savcı suçunu söylemedi. Adamı rehin aldınız.
Adamın hürriyetini gasp ediyorsunuz. Bu nasıl hakim, savcı direktifle çalışıyor.
Versin o zaman kararını görelim'' dedi.

Tartışmanın sürmesi üzerine araya giren Komisyon Başkanı Kemalettin
Aydın, herkesin gündemdeki konu hakkındaki konuşmalarına saygı duyduğunu ifade
ederek, yargıda görüşülmesine devam eden bir konu üzerinde konuşulmasının şık
olmadığı uyarısında bulundu.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Özmen,
''Dünyada ve Türkiye'de Meme Kanseri'' başlıklı sunum yaptı.

Asya'da ve gelişmekte olan ülkelerde meme kanseri görülme sıklığının
arttığına dikkati çeken Özmen, dünyada meme kanserinden ölümlerin yüzde 55'inin
gelişmiş, yüzde 45'inin ise gelişmekte olan ülkelerde görüldüğünü anlattı.

İstanbul Bahçeşehir'de yaptıkları, ''Meme Kanseri Farkındalık Anket
Çalışması'' hakkında bilgi veren Özmen, kansere ilişkin en çok televizyon
programlarından bilgi edinildiğini belirlediklerini ifade etti.

Erken tanının çok önemli olduğunu ve tedavi maliyetini önemli ölçüde
azalttığını anlatan Özmen, bu nedenle gelişmiş ülkelerde belirlenen meme kanseri
vakalarında 5 yıllık sağ kalım oranlarının yüzde 90'a yakın olduğuna dikkati
çekti.

Düzenli kanser kaydı yapılmayan ülkelerin gelişmişliğinden bahsetmenin
mümkün olamayacağını savunan Özmen, Türkiye'de kanser kayıtçılığının hemen hemen
hiç olmadığını söyledi.

Üroonkoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Haluk Özen ise erkeklerde en
çok görülen prostat kanseri hakkında bilgi verdi.

Prostat kanserinin ırki özellikler içeren bir tür olduğunu vurgulayan
Özen, '' Bu kanser ABD'de 1 numarada, Japonya'da ise sonuncu sırada. Ülkemizde
ise sıklıkla karşılaştığımız bir kanser türü'' dedi.

Prostat kanserinin önlenmesi konusunda çok iyi noktada bulunulmadığını,
ancak erken tanıda ileri bir seviyeye ulaşıldığını anlatan Özen, PSA adı verilen
kan testiyle kanserin erken teşhis şansının daha da arttığını söyledi.

Hastaların kan aldırmada hiçbir sorun yaşamadığını ancak prostat
muayenesinin sıkıntılı olduğunu belirten Özen, kanser kayıt elemanı çalıştırmanın
da önemine değindi.

Mesane kanserinin direkt olarak sigarayla ilgili olduğunu belirten Özen,
kadınlarda sigara kullanımının yaygınlaşması nedeniyle mesane kanseri vakasında
artış yaşandığını bildirdi. (14.17)