2014-10-16 - 15:22
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Türkiye'de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Ülke Ofisi Kurulması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Biz şu ana kadar 268 tane büyük baraj yaptık. Biz, barajları lüks olsun diye yapmıyoruz. Türkiye'nin yarı kurak iklim bölgesi olmasından dolayı zaruretten yapıyoruz" dedi.
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, Kocaeli'nde yaşanan sağlık sorunları konusunda yaptığı gündem dışı konuşmada, sanayi alanında gelişen ve milli gelire bu yolla büyük katkı sağlayan kentin sağlık hizmetleri açısından ise büyük sıkıntılar yaşadığını söyledi.
Sanayinin yoğun olduğu Kocaeli'nde mikro cerrahi ünitesinin bulunmamasının kalıcı yaralanmalara yol açtığını vurgulayan Kaplan, hastanelerin acil servislerinde yaşanan sorunlara da dikkati çekti.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru da gündem dışı söz alarak Orta Anadolu Bölgesi'ndeki büyük kuraklık ve alınması gereken tedbirler konusuna değindi. Doğru, yaşanan kuraklık ve buna bağlı üretim düşüklüğünün üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu belirterek, "Kuraklık gelecekte ülkemizi büyük problemlerle baş başa bırakacaktır. Bu nedenle kuraklıkla mücadele programları hazırlanmalı ve taviz verilmeden uygulanmalıdır" diye konuştu.
Doğru'nun konuşmasının ardından söz alan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da hükümetin kuraklık ve beraberinde getirdiği sorunlarla mücadele hakkında bilgi verdi.
"Her ne kadar küresel iklim değişikliğinin etkisi varsa da Türkiye yarı kurak iklim bölgesinde" diyen Eroğlu, iktidarının geçmişte tüm illere yönelik içme ve kullanma suyu eylem planı hazırladığını, bu plan doğrultusunda pek çok yerleşim bölgesinin su sıkıntısının çözülmesi için yatırımlar yapıldığını anlattı. Eroğlu, "İçme suyuna yaptığımız bu yatırımlar pek çok ilde bugün su sıkıntısı yaşanmamasına sebep oldu. Kuraklığa rağmen gerçekten muhteşem bir su yönetimi ile şehirlere büyük bir sıkıntı çektirmedik" dedi.
Türkiye'nin suyunun yüzde 70-75'inin sulamada kullandığını, bu alanda doğru planlama ile tasarruf yapılabileceğini söyledi. Barajların bu açıdan önemli olduğunu belirten Eroğlu, "Biz şu ana kadar 268 tane büyük baraj yaptık. Biz, barajları lüks olsun diye yapmıyoruz. Türkiye'nin yarı kurak iklim bölgesi olmasından dolayı zaruretten yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Eroğlu, 1 Ocak 2012 de "1000 günde 1000 gölet" inşa etme projesini başlattıklarını projenin de en kısa zamanda tamamlanacağını da bildirdi.
Eroğlu, bazı CHP milletvekillerinin Sapanca Gölü'ne ilişkin eleştirileri üzerine de "Sapanca Gölü'nü kontrol ediyoruz sürekli. Herhangi bir problem yok" karşılığını verdi.
Daha sonra söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da Eroğlu'nun Sapanca Gölü'ne ilişkin sözlerini eleştirerek, gölün kuruduğunu söyledi. Akar, "1001 Gece Masalları gibi masallar anlatıyorsunuz" ifadesini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey ise Kız Çocukları ve Savaş konulu gündem dışı konuşma yaptı.
Toplumsal olumsuzluklardan en fazla etkilenen kesimin kız çocukları olduğunu belirten Pavey, "Dünyanın kız çocuklarına en kötü davranan 6. ülkesiyiz. Siz sağırmış gibi yapsanız da dünya duyuyormuş" ifadesini kullandı. Pavey, iktidarın kız çocuklarına bakış açısını ve çeşitli uygulamalarını eleştirdi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın, HDP'ye yönelik "Kobani bahanesiyle 40 kişi hayatını kaybettiyse, bu kanda sizin elleriniz var" sözlerine, HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "Bu ölümlerin yaşanmasında tek sorumlu Cumhurbaşkanı'dır. O akşam Selahattin Demirtaş o açıklamayı yapmasaydı bile halk sokağa çıkacaktı" karşılığını verdi.
HDP, Danışma Kurulu'nda oybirliği sağlanamadığı için Kürt kökenli basın çalışanlarının öldürülmesine dair araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, öneri lehinde yaptığı konuşmada, "Bingöl'e provokasyon diyorsunuz, evet provokasyondu. Bingöl olayını gerçekleştiren kim, kim başkomiseri katletti, kim emniyet müdürünü yaraladı, çıkarın. Fail diye lanse ettiklerinizin fail olmadığı balistik raporlarla ortaya çıktı. Kürt sokağını kim kana buladı?" diye sordu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da öneri lehinde söz alarak en çok tutuklu gazeteci, milletvekili, sendikacı, öğrenci ziyaret eden milletvekilleri olduklarını söyledi. Ağbaba, bunun nedeninin AK Parti'nin politikaları olduğunu ileri sürdü.
Ağbaba, AK Parti'nin iktidara geldiği ilk 5 yılda, demokrasi ve özgürlük kavramlarını çok sık kullandığını kaydederek, sözde aydın, gazeteci, yazarların bu söylemle sarhoş olduğunu, bazılarının ayılmasının uzun sürdüğünü, bazılarının çabuk ayıldığını savundu.
Ağbaba, gazetecilerin en temel hakları olan yaşam haklarının elinden alındığını iddia etti.
Ağbaba'ya sataşma gerekçesiyle yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, faşizm, diktatörlük olsaydı, Ağbaba'nın bu şekilde hakaret edemeyeceğini söyledi. Aydın, "Faşist yönetim, dikta yönetim görmek, ret, inkar görmek istiyorsanız geçmişinize bakın. Hakim, savcılarla ilgili kim etnik ayrımcılık yaptı, Moğultay'ın ifadelerine bakın. Genel Başkanınız Dersimli'dir ama özür bile dileyemedi, Dersim'in lafını edemedi. Dersim için ilk kez özür dileyen Erdoğan'dır" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de Aydın'ın sözleri nedeniyle kürsüye çıktı. Reyhanlı'da, dönemin Başbakanı Erdoğan hükümetin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun mezhepçi dış politikası nedeniyle 52 vatandaşın patlamada hayatını kaybettiğini söyledi. Hamzaçebi, Erdoğan'ın, "52 Sünni vatandaş şehit oldu" dediğini ifade ederek, "Biz Erdoğan'a kadar şehitlerin mezhebine göre ayrıldığını bilmiyorduk" dedi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, öneri aleyhinde söz alarak 1990'lı yıllarda Kürt kökenli gazetecilerin yanı sıra farklı kökenden gazetecilerin, Çetin Emeç, Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı gibi gazetecilerin de hayatını kaybettiğini anımsattı.
Son 12 yılda insan haklarının geliştirilmesinde önemli çalışmalar yapıldığını ifade eden Tunç, bu çalışmaları sıraladı.
Tunç, birlik beraberliğe en çok ihtiyacın olduğu bu günlerde, herkesin, özellikle basının, ülkede kardeşlik ortamını zedeleyecek yayınlardan uzak durmasını istedi.
Basını, "Türk, Kürt, sol, sağ, merkez, kenardaki basın" gibi ayrışmalarla nitelendirmenin doğru olmadığını vurgulayan Tunç, herkesin istediği, özgür şekilde yayınlarını yaptığını, bu ayrışmaların ülkeye yararının olmayacağını vurguladı.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, CHP'nin "Partinizde diktatörlük, otoriter yönetim var" dediğini belirterek, "Kendi partinize bakın. Partiniz yerde sürünüyor" dedi.
HDP Grubu adına konuşan milletvekilinden, HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan gibi özür dilemesini beklediğini belirten Tayyar, "Ancak inanılmaz pişkin çıktı, herkesi katil yaptı, tehdit, şantaj içerikli konuşma yaptı. Kobani bahanesiyle 40 kişi hayatını kaybettiyse, bu kanda sizin elleriniz var. Halk provokatörlerle beraber sokağa çıktı. Bingöl eylemi PKK eylemidir" görüşünü dile getirdi.
Sataşma gerekçesiyle Tayyar'a yanıt veren HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, IŞİD bahanesiyle yaşanan protestolara işaret etti.
Buldan, şunları kaydetti:
"Benim vicdanım ile senin vicdanın aynı kefeye asla konulamaz. İğneyi önce kendinize çuvaldızı da lütfen başkasına batırın. Bu ölümlerin yaşanmasında tek sorumlu Cumhurbaşkanı'dır. Kutuplaşmayı derinleştiren, şiddeti körükleyen açıklamalar yapmış, arkasından Başbakan ve hükümet yetkilileri açıklama yapmış ve bu olayların başlamasına sebep olmuştur. O akşam Sayın Selahattin Demirtaş o açıklamayı yapmasaydı bile halk sokağa çıkacaktı. Ölen, yaşamını yitiren 40 vatandaşın ailesine başsağlığı diliyorum. Ben senin gibi vicdansız değilim. Ben ölümün ne olduğunu bilen bir insanım. Sayın Selahattin Demirtaş'ı bu konuda sorumlu tutmak vicdansızlığın en büyüğüdür."
Buldan'ın sözleri, AK Partili milletvekilleri tepki gösterdi. Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu, tepkilerin artması ve karşılıklı tartışmaya dönüşmesi nedeniyle birleşime 10 dakika ara verdi.
Verilen aranın ardından HDP'nin önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, TBMM Genel Kurulu'nda, Soma'daki maden faciasını araştırma komisyonunun görev süresi, 21 Ekim'den itibaren 1 ay daha uzatıldı.
MHP'nin, elektrik ve doğalgaz zamlarına ilişkin önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisi TBMM Genel Kurulu'nda reddedildi. Önerinin görüşmeleri sırasında CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi'nin kullandığı "pervasız" ifadesi tartışmaya neden oldu
TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin elektrik ve doğalgaz zamlarının olumsuz etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, görüşmeler sırasında yaptığı konuşmada, zamların vatandaş yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığını, hükümetin bu konuda dar gelirlilere destek olması gerektiğini kaydetti.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora da MHP'nin grup önerisine ilişki yaptığı konuşmada, elektrik ve doğalgaza yapılan zamların bu enerji kaynaklarını kullanan tüm sektörlerde zamlara yol açacağını ve bunun da enflasyona olumsuz etki edeceğini söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın ise iktidarın doğalgaz ve elektriğe yaptığı zamları eleştirerek, bunun vatandaşa zulüm olduğunu söyledi. Günaydın, Beştepe'de inşa edilen yeni cumhurbaşkanlığı binasına ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunun burada verilmesine de değindi. Binanın Atatürk Orman Çiftliğindeki ağaçlar kesilerek yapıldığını, binada verilecek resepsiyona gelenlerin araçlarını nerede park edeceklerinin nereden yürüyeceklerinin bile güvenlik endişesi ile belirlendiğini savunan Günaydın, kendisine gönderilen resepsiyon davetiyesini kürsüde yırttı.
AK Parti Malatya Milletvekili Mahmut Fındıklı de AK Parti iktidarının enerji politikaları hakkında bilgi verdi. Türkiye'nin başarılı enerji politikaları yürüttüğünü belirten Fındıklı, "Bizim bu konuda alnımız açıktır? Bu dönemin enerji bakanlığını, yarın tarih altın harflerle yazacaktır" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin Fındıklı'nın sözlerinde sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak yaptığı konuşma sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik "pervasız" ifadesini kullanması bazı AK Parti milletvekillerinin tepkilerine yol açtı.
AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, oturduğu yerden Hamzaçebi'ye tepki gösterirken, Meclis Başkanvekili Mumcu'yu da Hamzaçebi'yi cumhurbaşkanına yönelik sözleri nedeniyle uyarmadığı gerekçesiyle eleştirdi. Bu sırada bazı milletvekilleri arasında kısa süreli sözlü tartışmalar yaşandı.
Ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın da Türkiye Cumhuriyeti'nin, milletin iradesiyle seçilmiş cumhurbaşkanından söz ederken böyle bir ifadenin kullanılamayacağını söyledi. Hamzaçebi'ye sözlerini misli ile iade ettiğini söyleyen Aydın, Mumcu'nun da Meclis İçtüzüğü'nü uygulaması ve bu davranışa tepki göstermesi gerektiğini savundu.
Hamzaçebi ise yerinden tekrar söz alarak kendisinin cumhurbaşkanı, başbakan ya da herhangi bir bakana kürsüden hakaret etmeyi hiçbir zaman aklından geçirmediğini, böyle bir üslubu olmadığını belirterek, iktidar milletvekillerinden pervasız kelimesinin sözlük anlamına bakmalarını istedi. Hamzaçebi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na hiç kimsenin hakaret etme hakkına sahip olmadığını da söyledi.
AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de yerinden söz alarak, Hamzaçebi'nin ilgili maddeyi işaret ederek Meclis İçtüzüğü gereğince oturumdan çıkarılma ile cezalandırılması gerektiğini savundu.
Hamzaçebi ise bunun üzerine yerinden, pervasız kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığını okudu ve "çekinmez, sakınmaz korkusuz kimse" anlamına geldiğini söyledi.
Tartışmanın ardından oylanan MHP'nin grup önerisi reddedildi.
Türkiye'de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Ülke Ofisi Kurulması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
CHP'nin çekirdeksiz kuru üzüm üreticilerinin sorunlarının araştırılmasına dair Meclis Araştırması açılması önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi Genel Kurul'da görüşülerek reddedildi.
Ardından DSÖ Avrupa Bölge Ofisi ile Türkiye arasında Türkiye'de DSÖ Ülke Ofisi Kurulması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, tasarının geneli üzerine yaptığı konuşmada hükümetin sağlık politikalarını eleştirerek, özellikle bebek ve anne ölümlerinin önlenmesinde etkili politikalar uygulanmadığını ileri sürdü.
MHP Mersin Milletvekili Ali Öz de konuşmasında alt yapısı yetersiz kurulan tıp fakültelerinin ileride yaratacağı sıkıntılara dikkati çekti. 1 Ekim'de Sağlık Uygulama Tebliği çıkarıldığını ifade eden Öz, tebliğin getirdiği mağduriyetler nedeniyle bazı ameliyatların yapılamaz hale geldiğini söyledi. Öz, iktidarın sağlık alanında yaptığı olumlu hizmetleri söylemekten de çekinmediklerini belirterek, sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanmasının bunlardan biri olduğunu kaydetti. Öz, koruyucu hekimlik hizmetlerine öncelik verilmesini de istedi.
Görüşmelerin ardından tasarı oylanarak, kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu, birleşimi 21 Ekim Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Biz şu ana kadar 268 tane büyük baraj yaptık. Biz, barajları lüks olsun diye yapmıyoruz. Türkiye'nin yarı kurak iklim bölgesi olmasından dolayı zaruretten yapıyoruz" dedi.
CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, Kocaeli'nde yaşanan sağlık sorunları konusunda yaptığı gündem dışı konuşmada, sanayi alanında gelişen ve milli gelire bu yolla büyük katkı sağlayan kentin sağlık hizmetleri açısından ise büyük sıkıntılar yaşadığını söyledi.
Sanayinin yoğun olduğu Kocaeli'nde mikro cerrahi ünitesinin bulunmamasının kalıcı yaralanmalara yol açtığını vurgulayan Kaplan, hastanelerin acil servislerinde yaşanan sorunlara da dikkati çekti.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru da gündem dışı söz alarak Orta Anadolu Bölgesi'ndeki büyük kuraklık ve alınması gereken tedbirler konusuna değindi. Doğru, yaşanan kuraklık ve buna bağlı üretim düşüklüğünün üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu belirterek, "Kuraklık gelecekte ülkemizi büyük problemlerle baş başa bırakacaktır. Bu nedenle kuraklıkla mücadele programları hazırlanmalı ve taviz verilmeden uygulanmalıdır" diye konuştu.
Doğru'nun konuşmasının ardından söz alan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da hükümetin kuraklık ve beraberinde getirdiği sorunlarla mücadele hakkında bilgi verdi.
"Her ne kadar küresel iklim değişikliğinin etkisi varsa da Türkiye yarı kurak iklim bölgesinde" diyen Eroğlu, iktidarının geçmişte tüm illere yönelik içme ve kullanma suyu eylem planı hazırladığını, bu plan doğrultusunda pek çok yerleşim bölgesinin su sıkıntısının çözülmesi için yatırımlar yapıldığını anlattı. Eroğlu, "İçme suyuna yaptığımız bu yatırımlar pek çok ilde bugün su sıkıntısı yaşanmamasına sebep oldu. Kuraklığa rağmen gerçekten muhteşem bir su yönetimi ile şehirlere büyük bir sıkıntı çektirmedik" dedi.
Türkiye'nin suyunun yüzde 70-75'inin sulamada kullandığını, bu alanda doğru planlama ile tasarruf yapılabileceğini söyledi. Barajların bu açıdan önemli olduğunu belirten Eroğlu, "Biz şu ana kadar 268 tane büyük baraj yaptık. Biz, barajları lüks olsun diye yapmıyoruz. Türkiye'nin yarı kurak iklim bölgesi olmasından dolayı zaruretten yapıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Eroğlu, 1 Ocak 2012 de "1000 günde 1000 gölet" inşa etme projesini başlattıklarını projenin de en kısa zamanda tamamlanacağını da bildirdi.
Eroğlu, bazı CHP milletvekillerinin Sapanca Gölü'ne ilişkin eleştirileri üzerine de "Sapanca Gölü'nü kontrol ediyoruz sürekli. Herhangi bir problem yok" karşılığını verdi.
Daha sonra söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar da Eroğlu'nun Sapanca Gölü'ne ilişkin sözlerini eleştirerek, gölün kuruduğunu söyledi. Akar, "1001 Gece Masalları gibi masallar anlatıyorsunuz" ifadesini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey ise Kız Çocukları ve Savaş konulu gündem dışı konuşma yaptı.
Toplumsal olumsuzluklardan en fazla etkilenen kesimin kız çocukları olduğunu belirten Pavey, "Dünyanın kız çocuklarına en kötü davranan 6. ülkesiyiz. Siz sağırmış gibi yapsanız da dünya duyuyormuş" ifadesini kullandı. Pavey, iktidarın kız çocuklarına bakış açısını ve çeşitli uygulamalarını eleştirdi.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın, HDP'ye yönelik "Kobani bahanesiyle 40 kişi hayatını kaybettiyse, bu kanda sizin elleriniz var" sözlerine, HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "Bu ölümlerin yaşanmasında tek sorumlu Cumhurbaşkanı'dır. O akşam Selahattin Demirtaş o açıklamayı yapmasaydı bile halk sokağa çıkacaktı" karşılığını verdi.
HDP, Danışma Kurulu'nda oybirliği sağlanamadığı için Kürt kökenli basın çalışanlarının öldürülmesine dair araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, öneri lehinde yaptığı konuşmada, "Bingöl'e provokasyon diyorsunuz, evet provokasyondu. Bingöl olayını gerçekleştiren kim, kim başkomiseri katletti, kim emniyet müdürünü yaraladı, çıkarın. Fail diye lanse ettiklerinizin fail olmadığı balistik raporlarla ortaya çıktı. Kürt sokağını kim kana buladı?" diye sordu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da öneri lehinde söz alarak en çok tutuklu gazeteci, milletvekili, sendikacı, öğrenci ziyaret eden milletvekilleri olduklarını söyledi. Ağbaba, bunun nedeninin AK Parti'nin politikaları olduğunu ileri sürdü.
Ağbaba, AK Parti'nin iktidara geldiği ilk 5 yılda, demokrasi ve özgürlük kavramlarını çok sık kullandığını kaydederek, sözde aydın, gazeteci, yazarların bu söylemle sarhoş olduğunu, bazılarının ayılmasının uzun sürdüğünü, bazılarının çabuk ayıldığını savundu.
Ağbaba, gazetecilerin en temel hakları olan yaşam haklarının elinden alındığını iddia etti.
Ağbaba'ya sataşma gerekçesiyle yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, faşizm, diktatörlük olsaydı, Ağbaba'nın bu şekilde hakaret edemeyeceğini söyledi. Aydın, "Faşist yönetim, dikta yönetim görmek, ret, inkar görmek istiyorsanız geçmişinize bakın. Hakim, savcılarla ilgili kim etnik ayrımcılık yaptı, Moğultay'ın ifadelerine bakın. Genel Başkanınız Dersimli'dir ama özür bile dileyemedi, Dersim'in lafını edemedi. Dersim için ilk kez özür dileyen Erdoğan'dır" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de Aydın'ın sözleri nedeniyle kürsüye çıktı. Reyhanlı'da, dönemin Başbakanı Erdoğan hükümetin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun mezhepçi dış politikası nedeniyle 52 vatandaşın patlamada hayatını kaybettiğini söyledi. Hamzaçebi, Erdoğan'ın, "52 Sünni vatandaş şehit oldu" dediğini ifade ederek, "Biz Erdoğan'a kadar şehitlerin mezhebine göre ayrıldığını bilmiyorduk" dedi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, öneri aleyhinde söz alarak 1990'lı yıllarda Kürt kökenli gazetecilerin yanı sıra farklı kökenden gazetecilerin, Çetin Emeç, Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı gibi gazetecilerin de hayatını kaybettiğini anımsattı.
Son 12 yılda insan haklarının geliştirilmesinde önemli çalışmalar yapıldığını ifade eden Tunç, bu çalışmaları sıraladı.
Tunç, birlik beraberliğe en çok ihtiyacın olduğu bu günlerde, herkesin, özellikle basının, ülkede kardeşlik ortamını zedeleyecek yayınlardan uzak durmasını istedi.
Basını, "Türk, Kürt, sol, sağ, merkez, kenardaki basın" gibi ayrışmalarla nitelendirmenin doğru olmadığını vurgulayan Tunç, herkesin istediği, özgür şekilde yayınlarını yaptığını, bu ayrışmaların ülkeye yararının olmayacağını vurguladı.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, CHP'nin "Partinizde diktatörlük, otoriter yönetim var" dediğini belirterek, "Kendi partinize bakın. Partiniz yerde sürünüyor" dedi.
HDP Grubu adına konuşan milletvekilinden, HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan gibi özür dilemesini beklediğini belirten Tayyar, "Ancak inanılmaz pişkin çıktı, herkesi katil yaptı, tehdit, şantaj içerikli konuşma yaptı. Kobani bahanesiyle 40 kişi hayatını kaybettiyse, bu kanda sizin elleriniz var. Halk provokatörlerle beraber sokağa çıktı. Bingöl eylemi PKK eylemidir" görüşünü dile getirdi.
Sataşma gerekçesiyle Tayyar'a yanıt veren HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, IŞİD bahanesiyle yaşanan protestolara işaret etti.
Buldan, şunları kaydetti:
"Benim vicdanım ile senin vicdanın aynı kefeye asla konulamaz. İğneyi önce kendinize çuvaldızı da lütfen başkasına batırın. Bu ölümlerin yaşanmasında tek sorumlu Cumhurbaşkanı'dır. Kutuplaşmayı derinleştiren, şiddeti körükleyen açıklamalar yapmış, arkasından Başbakan ve hükümet yetkilileri açıklama yapmış ve bu olayların başlamasına sebep olmuştur. O akşam Sayın Selahattin Demirtaş o açıklamayı yapmasaydı bile halk sokağa çıkacaktı. Ölen, yaşamını yitiren 40 vatandaşın ailesine başsağlığı diliyorum. Ben senin gibi vicdansız değilim. Ben ölümün ne olduğunu bilen bir insanım. Sayın Selahattin Demirtaş'ı bu konuda sorumlu tutmak vicdansızlığın en büyüğüdür."
Buldan'ın sözleri, AK Partili milletvekilleri tepki gösterdi. Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu, tepkilerin artması ve karşılıklı tartışmaya dönüşmesi nedeniyle birleşime 10 dakika ara verdi.
Verilen aranın ardından HDP'nin önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, TBMM Genel Kurulu'nda, Soma'daki maden faciasını araştırma komisyonunun görev süresi, 21 Ekim'den itibaren 1 ay daha uzatıldı.
MHP'nin, elektrik ve doğalgaz zamlarına ilişkin önergesinin gündeme alınmasına ilişkin önerisi TBMM Genel Kurulu'nda reddedildi. Önerinin görüşmeleri sırasında CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi'nin kullandığı "pervasız" ifadesi tartışmaya neden oldu
TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin elektrik ve doğalgaz zamlarının olumsuz etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, görüşmeler sırasında yaptığı konuşmada, zamların vatandaş yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığını, hükümetin bu konuda dar gelirlilere destek olması gerektiğini kaydetti.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora da MHP'nin grup önerisine ilişki yaptığı konuşmada, elektrik ve doğalgaza yapılan zamların bu enerji kaynaklarını kullanan tüm sektörlerde zamlara yol açacağını ve bunun da enflasyona olumsuz etki edeceğini söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın ise iktidarın doğalgaz ve elektriğe yaptığı zamları eleştirerek, bunun vatandaşa zulüm olduğunu söyledi. Günaydın, Beştepe'de inşa edilen yeni cumhurbaşkanlığı binasına ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunun burada verilmesine de değindi. Binanın Atatürk Orman Çiftliğindeki ağaçlar kesilerek yapıldığını, binada verilecek resepsiyona gelenlerin araçlarını nerede park edeceklerinin nereden yürüyeceklerinin bile güvenlik endişesi ile belirlendiğini savunan Günaydın, kendisine gönderilen resepsiyon davetiyesini kürsüde yırttı.
AK Parti Malatya Milletvekili Mahmut Fındıklı de AK Parti iktidarının enerji politikaları hakkında bilgi verdi. Türkiye'nin başarılı enerji politikaları yürüttüğünü belirten Fındıklı, "Bizim bu konuda alnımız açıktır? Bu dönemin enerji bakanlığını, yarın tarih altın harflerle yazacaktır" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin Fındıklı'nın sözlerinde sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak yaptığı konuşma sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik "pervasız" ifadesini kullanması bazı AK Parti milletvekillerinin tepkilerine yol açtı.
AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, oturduğu yerden Hamzaçebi'ye tepki gösterirken, Meclis Başkanvekili Mumcu'yu da Hamzaçebi'yi cumhurbaşkanına yönelik sözleri nedeniyle uyarmadığı gerekçesiyle eleştirdi. Bu sırada bazı milletvekilleri arasında kısa süreli sözlü tartışmalar yaşandı.
Ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın da Türkiye Cumhuriyeti'nin, milletin iradesiyle seçilmiş cumhurbaşkanından söz ederken böyle bir ifadenin kullanılamayacağını söyledi. Hamzaçebi'ye sözlerini misli ile iade ettiğini söyleyen Aydın, Mumcu'nun da Meclis İçtüzüğü'nü uygulaması ve bu davranışa tepki göstermesi gerektiğini savundu.
Hamzaçebi ise yerinden tekrar söz alarak kendisinin cumhurbaşkanı, başbakan ya da herhangi bir bakana kürsüden hakaret etmeyi hiçbir zaman aklından geçirmediğini, böyle bir üslubu olmadığını belirterek, iktidar milletvekillerinden pervasız kelimesinin sözlük anlamına bakmalarını istedi. Hamzaçebi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na hiç kimsenin hakaret etme hakkına sahip olmadığını da söyledi.
AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de yerinden söz alarak, Hamzaçebi'nin ilgili maddeyi işaret ederek Meclis İçtüzüğü gereğince oturumdan çıkarılma ile cezalandırılması gerektiğini savundu.
Hamzaçebi ise bunun üzerine yerinden, pervasız kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığını okudu ve "çekinmez, sakınmaz korkusuz kimse" anlamına geldiğini söyledi.
Tartışmanın ardından oylanan MHP'nin grup önerisi reddedildi.
Türkiye'de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Ülke Ofisi Kurulması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
CHP'nin çekirdeksiz kuru üzüm üreticilerinin sorunlarının araştırılmasına dair Meclis Araştırması açılması önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi Genel Kurul'da görüşülerek reddedildi.
Ardından DSÖ Avrupa Bölge Ofisi ile Türkiye arasında Türkiye'de DSÖ Ülke Ofisi Kurulması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, tasarının geneli üzerine yaptığı konuşmada hükümetin sağlık politikalarını eleştirerek, özellikle bebek ve anne ölümlerinin önlenmesinde etkili politikalar uygulanmadığını ileri sürdü.
MHP Mersin Milletvekili Ali Öz de konuşmasında alt yapısı yetersiz kurulan tıp fakültelerinin ileride yaratacağı sıkıntılara dikkati çekti. 1 Ekim'de Sağlık Uygulama Tebliği çıkarıldığını ifade eden Öz, tebliğin getirdiği mağduriyetler nedeniyle bazı ameliyatların yapılamaz hale geldiğini söyledi. Öz, iktidarın sağlık alanında yaptığı olumlu hizmetleri söylemekten de çekinmediklerini belirterek, sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanmasının bunlardan biri olduğunu kaydetti. Öz, koruyucu hekimlik hizmetlerine öncelik verilmesini de istedi.
Görüşmelerin ardından tasarı oylanarak, kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu, birleşimi 21 Ekim Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
