2011-12-13 - 23:34
2012 YILI BÜTÇESİ GENEL KURUL'DA...
TBMM Genel Kurulunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının 2012 yılı bütçeleri görüşüldü. Daha sonra TBMM Genel Kurulunda yapılan oylamada, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının 2012 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.

Genel Kurulda, 2012 Yılı Bütçesi üzerinde 9. tur görüşmelere geçildi.

Bu turda, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bütçeleri ele alınıyor.

MHP Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker, Gençlik ve Spor Bakanlığının özellikle amatör sporcuyu desteklemesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin nüfusunun büyük bölümünü gençlerin oluşturduğunu ifade eden Şeker, bunun, Bakanlığa önemli görevler yüklediğini belirtti.

Şeker, amatör sporcuların çocuk yaştan itibaren kayıt altına alınması ve takip edilmesi gerektiğini, bu şekilde 10-15 yıllık planlama ile ileride performansı yüksek, başarılı sporcuların yetiştirilebileceğini ifade etti.

Amatör sporculara ve kulüplere verilecek desteğin, gençleri kötü alışkanlıklardan da uzak tutacağını anlatan Şeker, ''Ancak amatör bir spor takımının kuruluşu bile en az 20 bin liraya mal oluyor. Bu sorunlara çözüm bulunmalı'' dedi.

MHP Ankara Milletvekili Mustafa Erdem, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun (YURTKUR) artık talebi karşılayamadığını, öğrencilerin büyük bölümünün bu imkandan yararlanamadığını söyledi.

Türkiye'de art arda üniversite açıldığını, ancak buralarda okuyacak öğrencilerin barınma sorununun hesaba katılmadığını ifade eden Erdem, ''Ülkemizin geleceğine önemli katkıları olacak bu yavrularımıza barınak imkanı hazırlamalıyız. Kredi Yurtlar Kurumuna müracaat edecek olan genç, formu doldurmak için gittiğinde, kendisine, 'yüksek ücretli yurtlardan yararlanmak ister misiniz' diye soruluyor. Bu durum sınıflandırmaya, birilerinin dışlanmasına neden oluyor. Öğrenciler, başkaları tarafından açılan barınaklara mı yönlendirilmeye çalışılıyor-''

MHP Bursa Milletvekili Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, AK Parti iktidarı döneminde Türk kültürü ve tarihine karşı ''yok sayma'' çalışmaları yapıldığını ileri sürdü. Büyükataman, ''Türk kültür ve tarihinin öne çıkarılması gerekirken, Bizans ve Roma tarihine ait eserler, allanıp pullanıp gün yüzüne çıkarılıyor. Osmanlı ve Selçuklu eserlerine hak ettikleri ilgi gösterilmiyor'' diye konuştu.

Büyükataman, yeni nesillerin kültür şokuna uğramasına mani olacak, kaliteli ve ihtiyaca cevap verecek milli kültür değerlerinin işlenmesi gerektiğini söyledi.

CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Türkiye'de gençlerin çalışmak zorunda olduğu için spor yapamadığını belirterek, ayda yılda bir kez halı sahada spor yapanların kendini şanslı gördüğünü anlattı. AK Parti'nin spor politikasını eleştiren Özkoç, ''Özerk federasyon deyip Başbakanın talimatıyla federasyon başkanı tayin edildiğini, seçimlerde nasıl baskı yapıldığını biliyoruz'' dedi.

Muhalefetin söylediklerinin iktidar partisi tarafından ciddiye alınmadığını ifade eden Özkoç, ''Çünkü onların gözleri kör, kalpleri mühürlü ve dilsizdirler. Cumhuriyet, Atatürk, Atatürk ilke ve inkılapları, gençlik, spor, adalet diyorlar ben inanmıyorum. Çünkü siz her fırsatta bu değerlere saldırıyorsunuz. Yüzde 50 diyen ve genişçe gülen suratlarınızda bu ülkenin gençlerinin mahkumiyetini görüyorum'' diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, YURTKUR bütçesi üzerinde konuşurken, kendisinin de üniversitede okurken burs aldığını belirterek, ''O dönemde alınan burslarla öğrenci tüm ihtiyaçlarını karşılarken evlerine katkı olarak da bir miktar para gönderebiliyorlardı. Burs, en az asgari ücret kadar olmalıdır'' görüşünü ifade etti.

CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar, YURTKUR'un kontenjanları kaldırılması gerektiğini ifade etti.

Emperyalizmin bir ülkeye giderken sadece topu, tüfeği, ekonomik gücüyle değil, kültürüyle de gittiğini ifade eden Çandar, kültür emperyalizminin, ekonomik emperyalizmin görünmemesi için gerçekleştirildiğini ifade etti. Çandar, ''Çocuklarımız yarın bir gün bize gelip 'hi moruk, nasılsın-' derse, biz bu savaşı vermediğimiz içindir'' dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, opera ve balenin Cumhuriyetin modernleşme projesi olduğunu, bunlara sahip çıkmanın Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmak anlamına geleceğini kaydetti. Küçük, ''Tiyatro, temsil, seyirci sayısı arttı. Bunlar önemli gelişmeler ama sanatçılar özgür değilse, sanata yaşam hakkı tanınmıyorsa, kitaplar daha basılmadan toplatılıyorsa, gazeteciler, yazarlar düşünceleri nedeniyle hapse atılmışsa orada doğru bir kültür politikasından söz etmek mümkün değildir'' diye konuştu.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, ''16 stadyumun ihalesini bir takvim yılı içinde yapacak kadar sağlam bir ülkenin yurttaşları, bu kadar dik duran bir milletin vekilleri olarak kendimizle iftihar etmeli, gurur duymalıyız'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2012 Yılı Bütçesi üzerinde eleştirileri yanıtlayan Kılıç, bakanlık olarak Türkiye'nin muhtelif yerlerinde 154 yapımı devam eden projeleri bulunduğunu, 2012 yılı yatırım bütçesine dahil ettikleri projelerin ise 130 olduğunu bildirdi.

Bunların bir kısmının proje aşamasında olduğunu, önemli kısmına ise arsa ve yer teminine hız verdiklerini anlatan Kılıç, ''Hedefimiz; 2011 yılında başlayanları dahil ederek 2014 sonuna kadar Türkiye genelinde kapalı yüzme havuzu olmayan bir tek il bırakmamaktır'' açıklamasında bulundu.

Trabzon ve Erzurum'un spor altyapısın tamamlayan iller olduğunu, Mersin'de Akdeniz oyunlarının gerçekleşeceğini hatırlatan Kılıç, kente kazandırılacak yeni stadyumla birlikte toplam 12 parça yeni eser, 40 da eski eseri onarımını yaparak Mersin'in spor altyapısını da tamamlamış olacaklarını anlattı.

Kılıç, 176 ayrı yerde sentetik çim yüzeyli futbol sahalarının yapımını planladıklarını, ihalesi yapılan, ödeneği konulan, ihale aşamasında olan ya da yer teminine çalışılan ayrıca 121 sentetik çim yüzeyli futbol sahasının yapım ve projelendirme aşamasının sürdüğünü bildirdi.

Hangi illerde stadyum yapılacağı konusunda da bilgi veren Kılıç, şöyle konuştu:

''Sayın Başbakanın seçim öncesinde söz verdiği tüm illerde stadyum projeleri devam etmektedir. Afyonkarahisar temeli attık, TOKİ inşaatı devam ettiriyor. Protokolü imzalanan iller; Batman, Gaziantep, Hatay, Malatya, Mersin, Sivas, Trabzon, Adana, Antalya, Diyarbakır, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya ve Samsun. İstanbul'daki stadyum Türk Telekom Arena'yı zaten tamamladık, hizmet vermeye devam ediyor.

İhale sonrası bu stadyumların yaklaşım maliyeti, en az 1,2 veya 1,3 katrilyon lira civarında olacak. Yunanistan'ın emekli maaşlarını ödeyemediği, İtalya'da hükümetin ekonomiyi yönetemediğinden dolayı istifa ettiği küresel ekonomik kriz döneminde 16 stadyumun ihalesini bir takvim yılı içinde yapacak kadar sağlam ülkenin yurttaşları, bu kadar dik duran bir milletin vekilleri olarak kendimizle iftihar etmeli, gurur duymalıyız. Bu eserler bizim. Bu işleri yaparken kaynağı hiçbirimiz babamızın evinden getirmedik. Çok çalıştık. Bu toprakların kaynağını paraya, imkana, fırsata dönüştürdük, bu projeleri yapabilecek bir dirayeti, istikrarı ortaya koyabildik. AK Parti'yi, Hükümeti, kendimi kastetmiyorum, Türk milleti olarak kendimizle ne kadar gurur duysak azdır.''

Kılıç, Spor Toto'dan futbola aktarılan kaynağın 1 katrilyon 17 trilyon lira, TFF ve Basketbol Federasyonu dahil kulüplere aktarılan toplam kaynağın 1 katrilyon 270 trilyon lira olduğunu belirterek, ''Bunun yanında sadece 61 federasyona ve sadece 2011 yılında aktardığımız kaynak ise 137 trilyon... Federasyonlara 2010 yılında aktardığımız kaynak 195 trilyon'' dedi.

Bakan Kılıç, bir milletvekilinin eleştirisine üzüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:

''Cumhuriyet Türkiyesi hepimizin ortak değeri. Bir milletvekilimiz konuşurken, 'Atatürk, Cumhuriyet' dediklerinde samimiyetlerine inanmıyorum' dedi. Art niyetli olduğunu düşünmek istemiyorum. İyi niyetli olunuz, müsterih olunuz; eğer Atatürk, Cumhuriyet, hukuk, insan hakları ve özgürlükler diyen benim arkadaşlarım ise benim zerre kadar tereddütüm yok. Muhalefetteki arkadaşlarımın bu konuda yaklaşımından benim zerre kadar tereddüt duymam söz konusu değil. Kullandığımız imkanlar Cumhuriyet Türkiyesinin imkanlarıdır. Bunu böyle bilmeliyiz. Her birimiz geldiğimiz yeri çok iyi bilmeliyiz. Bulunduğumuz yerde, Cumhuriyet ve demokratik rejiminin bize sunduğu imkanlar, fırsatlar sayesinde bulunuyoruz.''

Kılıç, yakın dönem tarihinde bir takvim yılında 192 yurt projesinin aynı takvim yılına tarihlendiği başka bir dönem yaşanmadığını belirterek, 192 yurt projesiyle ortaya çıkacak yeni yatak kapasitesinin 110 bin olduğunu, bunun 2 yıl gibi kısa sürede yapılacağını söyledi.

Yeni yurt yapılan yerleri sayan Kılıç, ''Bitmedi... Allah bereket versin'' dedi.

Bir milletvekilinin ''Kürdistan bölgesi yatırımlardan mahrum bırakılıyor'' ifadesini kullandığını belirten Kılıç, Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesi olduğunu hatırlattı.

Kılıç, ''Türkiye'de Kürdistan diye bir bölge yoktur. Hepimizin coğrafyamızın her parçasında birlikte hayat sürdüğümüz ülkemiz var. Bu ülkeyle gurur duymalıyız. Bu ülkede yeni bölge ihdas etmenin kimseye sağlayacağı en küçük katkı, rütbe, paye söz konusu değil. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Arnavutuyla etle tırnak olmuş bir tek milletiz. Bunu tartışmanın anlamı yok'' diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, ''tiyatroların okullarla yarışmasını istediğini'' söyledi.

TBMM Genel Kurulunda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşan İncekara, Devlet Tiyatrolarının 50 yılda güzel şeyler yaptığını, ancak ''milletle barışık yaşamadığını'' savundu.

Kendisinden önce bazı milletvekillerinin konuşmasına işaret eden İncekara, ''Bazı arkadaşları dinlerken, azınlık ve soylu kesimin uzantılarını görüyorum'' dedi.

CHP'lilerin kendisine laf atması üzerine İncekara, ''Sizin 50 yılda yaptıklarınız ile bizimkileri karşılaştıralım; 23 sahneyle bırakmışsınız, biz bunu 58 yapmışız. 8 bin koltuk sayısını 20 bin yapmışız. Hep biz yapmışız, hep iyisini, çoğunu yapmışız. Öyle bir hızdayız ki durduramıyoruz. O dalga geçtiğiniz iktidar neler yapmış. Sadece kadın ve çocukları hedef alarak değil, katılımcı yaparak, halkla bütünleşen bir 10 yıl geçirmişiz. Zor bir şeydir kıskançlık. Tiyatroların okullarla yarışmasını istiyorum'' diye konuştu.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Armağan Uslu, iktidarları döneminde yeni bir kültür politikası hayata geçirildiğini belirterek, ''Devletin işi toplumsal kimlikler arasında taraf tutmak veya kendisi taraf olarak ortaya çıkmak değil. Toplumu devlet eliyle çağdaşlaştırma tarihte kalmıştır'' dedi.

Bakanlığın yayınları arasında ''Mem-ü Zin'' ile Necip Fazıl, Ziya Gökalp ile Nazım Hikmet'in kitaplarının yan yana olduğunu belirten Uslu, 'Olması gereken de budur, normalleşme de budur'' diye konuştu.

AK Parti Sakarya Milletvekili Ayşenur İslam da sanatçıların özlük hakları ve emekliliğine ilişkin düzenleme yapılması, ayrıca modern tiyatro, konser ve opera binalarının da çoğaltılması gerektiğini ifade etti.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, ''Van depreminin yaralarının binde birinin bile sarılamadığını'' iddia etti.

Üçer, Van Valisinin uygulamalarını eleştirerek, ''Öyle bir vali var ki tek derdi siyasi rant sağlayabilmek. Biz Van'da eğitim, ticaret başlasın istiyoruz. Okullar açılsa bile ben bir veliyim aynı zamanda, bu koşullarda açılan hiçbir okula kendi çocuğumu göndermem. Halka da açıkça sesleniyorum; kimse de okula çocuğunu göndermesin'' diye konuştu.

Üçer, laf atılması üzerine, ''Ana dilde eğitim almadığı bir okula da göndermek istemiyorum'' karşılığını verdi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Kutsal emanetlerin bir çekim mekanı olarak kullanılmasının doğru olmadığı şahsi kanaatindeyim. Bu konuyu araştırıyorum. Tekrar etmemesi konusunda gerekli önlemleri alacağım'' dedi.

Günay, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2012 yılı bütçesi üzerindeki eleştirileri yanıtlarken, bazı milletvekillerinin bakanlığının bütçesinin yetersiz bulduğunu söylediğini, kendilerinin de bunun farkında olduğunu söyledi.

Ancak, kendi içinde bakıldığında bir artışın söz konusu olduğunu ifade eden Günay, ''Kamunun, milletin hakkı olan bir tek kuruşu amacı dışında kullanmamaya bütün gücümüzle özen göstermeye çalışıyoruz'' diye konuştu.

Son yıllarda turizm ve kültür alanındaki performansın ''yüz ağartacak duruma geldiğini'' dile getiren Günay, turist sayısında bu yıl 30 milyonun üzerinde bir rakam görüleceğini belirtti.

Turizmde sıcak iklim ülkesi olmanın ötesinde kış sporları, kongre turizmi, termal turizmi, yayla turizmi, arkeoloji, tarih, yemek, geleneksel sanat imkanlarını da turizm sunumunun içine katmaya çalıştıklarını söyleyen Günay, ''Türkiye'nin bütün tarihsel ve kültür varlığına ayrımsız sahip çıkmaya çalışıyoruz'' diye konuştu. Günay, şöyle devam etti:

''Biz, dünyada uygarlığın beşiği olmuş bir alanda yaşıyoruz. Dünyada böyle bir toprak yok. Bu kadar zengin, derin toprak yok. Bu toprağın zenginlikleri arasında bizim ayrım yapma hakkımız yok. Onun için hangi dönemden hangi çağdan hangi uygarlıktan, kültürden, etnik kökenden, inançtan kalmış olursa olsun Anadolu'da bir tek çiçeği, rengi soldurmamaya çalışıyoruz. Burada bizim zihin altı ipoteklerimiz var. Biz engelleri aşarak gidiyoruz. Birbirimizi anlamaya çalışalım. Yargılamaya, niyet okumaya çalışmayalım. Türkiye dar boğazlardan geldi. Şimdi bu zihin altı tortularımızı bir tarafa bırakarak kardeşçe, barış içinde bir arada yaşayan, birbirini seven, sayan, birbirini hakkına, hukukuna, zenginliğine, felsefesine saygı duyan bir yurttaşlık anlayışı nasıl oluşturabiliriz- Kültürün çalıştığı alanlardan birisi bu. Bunu yapmaya çalışıyoruz.''

2003'de 50'lerden aldıkları arkeolojik kazıların bugün 120 kadar Türk, 40'dan fazla da yabancı kazıya ulaştığını belirten Günay, ''Türkiye, en fazla kazı yapılan ülkelerden birisi'' diye konuştu.

Yapılan bazı çalışmalarla ilgili bilgi veren Günay, ''Hacı Bayram ile Hacıbektaş'ı, Mevlana ile Yunus'u karşı karşıya koymuyoruz. Bunların hepsini Anadolu'nun zenginliği sayıyoruz ve çalışıyoruz'' dedi.

Edirne Selimiye Camisi'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdiğini belirten Günay, 2007'de 18 olan listedeki eser sayısının şu an 26'ya ulaştığını söyledi.

Yazma eserlerle ilgili yeni bir yasa çıkardıklarını anımsatan Günay, Türk kültürü ve dilini öğretmek için yurtdışında 18 tane Yunus Emre Kültür Merkezi açıldığını, bu yılın sonuna kadar sayıyı 25'e çıkaracaklarını kaydetti.

2003'den 25 olan devlet tiyatrosu sayısının yıl sonu itibariyle üzerine 35 tane daha ilave edilmiş olacağını söyleyen Günay, ''Türkiye'de bizim barışa, birbirimizi dinlemeye, anlamaya ihtiyacımız var. Türkiye'de ve dünyada barış olursa başaramayacağımız bir hiç bir şey yok. Türkiye'nin güney doğusunun, doğusunun, barış ortamında, herhangi bir başka yatırıma ihtiyaç olmadan sadece şehir, kültür turizmi potansiyeliyle ayağa kalkacağını size taahhüt ediyorum'' diye konuştu.

Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Günay, Mehmet Akif Eviyle ilgili bir gecikme olduğunu, evin tespiti konusunda sorun çıktığını anlattı. Şimdi daireyi tespit ettiklerini ve kamulaştırılmasıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü bildiren Günay, ''Mısır Apartmanı'nda gecikme olduğu için Ankara'da Mehmet Akif Ersoy adıyla Edebiyat Müze Kütüphanesi açtık. Ayrıca bir kitap çalışması da yapılıyor'' dedi.

Harran'ı gelecek yıl, gezilirken rahatsız olmayacak hale dönüştürmeye çalışacaklarını kaydeden Günay, Atatürk'ün babasının eviyle ilgili de bu yıl restorasyon çalışmasına başlanmış olacağını söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın mukaddes emanetlerin olduğu bir yerde dizi çekilmesini kabul etmediğini belirterek, buna nasıl izin verildiğini sorması üzerine, Günay, şöyle konuştu:

''Topkapı Sarayı bütünüyle ve kutsal emanetler de özel olarak benim önem verdiğim bir alan. Arkadaşlarımız böylesi bir başvuru olunca, biz son yıllarda tarihi eser kaçakçılığına önem veriyoruz.Bu çekim sınırlı bir çekim. Bu çekim içinde tarihi eser kaçıkçığı ile ilgili bir repliğin olması kaydıyla ve işin biraz da bu dizilerimiz dünyada çok dolaşma imkanı bulduğu için tanıtımı düşüncesiyle izin ve imkan vermişler. Ben bu şartlar altında bile olsa kutsal emanetlerin böyle bir çekim mekanı olarak kullanılmasının doğru olmadığı şahsi kanaatindeyim. Bu konuyu araştırıyorum. Tekrar etmemesi konusunda gerekli önlemleri alacağım.''

Daha sonra TBMM Genel Kurulunda yapılan oylamada, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bütçeleri kabul edildi.

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, yarın saat 11.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı. (23.34)