2011-08-03 - 17:40
AK Parti TBMM Grup Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, AK Parti
iktidarının, Türk siyasetini normalleştirdiği ve AB'ye uyum süreci çerçevesinde
demokratikleşme çalışmalarına hız verdiği ifade edildi.
AK Parti TBMM Grup Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, AK Parti
iktidarının, Türk siyasetini normalleştirdiği ve AB'ye uyum süreci çerçevesinde
demokratikleşme çalışmalarına hız verdiği ifade edildi.
Seçimlerde, AK Parti'nin bugüne kadar ortaya koyduğu politikalar ve
uygulamaların halkın takdirini ve güvenoyunu kazandığı, seçimlerde tecelli eden
millet iradesinin, AK Parti'nin hayata geçirdiği demokratik dönüşümü onayladığını
bir kez daha gösterdiği belirtildi.
Açıklamada, son günlerde yaşanan gelişmelerin, bir krizi değil,
normalleşmeyi yansıttığı, her şeyin hukuka uygun şekilde gerçekleştiği, tüm
kurumların yetki alanları çerçevesinde hareket ettiği ifade edildi.
Demokratik hukuk sistemlerinde, siyasi iktidarların görev ve yetkilerinin
anayasa ve yasalarda belirlendiği anlatılan açıklamada, bu yetkilerin keyfi bir
şekilde kısıtlanamayacağı gibi, başka kurumlara da devredilemeyeceği vurgulandı.
Demokrasiye inanan tüm siyasi partilerin, siyasi iktidarın yetkilerini
kullanmasını desteklemesi ve sivil siyasete güç vermesi gerektiği belirtildi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin bugün düzenlediği basın
toplantısına işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''CHP Grup Başkanvekilinin kamuoyuna yansıyan açıklamaları sivilleşme,
demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü gibi kavramların yeterince anlaşılamadığını
ortaya koymaktadır. Siyasi iktidara muhalefet etmek ile siyasi iktidarın sivil ve
demokratik konumuna gölge düşürmek arasındaki ayırım iyi yapılmalıdır.
CHP, anamuhalefet partisi olarak iktidara muhalefet edebilir, bir kısım
eleştiriler getirebilir. Ancak siyasi iktidarın bürokrasi karşısındaki konumuna
halel getirecek yaklaşımlar sergilemek, demokratik siyaseti güçten düşürmek
anlamına gelecektir.
İleri demokrasi yolunda değişim ve dönüşüm geçirmek, milletimizin en
büyük arzusu ve beklentisidir. Herkes bilmelidir ki Türkiye bir hukuk devletidir
ve gelişmeler buna uygun şekilde cereyan etmektedir. Milletimiz, yaşanan
normalleşmeyi olumlu şekilde algılamaktadır. CHP sözcüleri bir kez daha toplumsal
psikolojiden ve milletimizin hassasiyetinden uzağa düşmektedir.
Sayın İnce'nin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı için sarf ettiği ifadeler,
yakışıksız olduğu kadar büyük bir cehalet örneği ve çirkin bir benzetmedir.
İnce'nin Balyoz, Ergenekon, şike gibi süren davaları terör örgütüne af çıkarma
zemini olarak değerlendirmesi ise ciddiyetten uzak bir yaklaşımdır, bir
hezeyandır. Bu derece önemli konuları ciddiyetten uzak bir şekilde değerlendirmek
anamuhalefet partisinin grup yönetimine yakışmamaktadır. CHP Grup Başkanvekilinin
değerlendirmelerinin nasıl bir ruh halini yansıttığını kamuoyunun takdirlerine
sunuyoruz.''
(17.40)
iktidarının, Türk siyasetini normalleştirdiği ve AB'ye uyum süreci çerçevesinde
demokratikleşme çalışmalarına hız verdiği ifade edildi.
Seçimlerde, AK Parti'nin bugüne kadar ortaya koyduğu politikalar ve
uygulamaların halkın takdirini ve güvenoyunu kazandığı, seçimlerde tecelli eden
millet iradesinin, AK Parti'nin hayata geçirdiği demokratik dönüşümü onayladığını
bir kez daha gösterdiği belirtildi.
Açıklamada, son günlerde yaşanan gelişmelerin, bir krizi değil,
normalleşmeyi yansıttığı, her şeyin hukuka uygun şekilde gerçekleştiği, tüm
kurumların yetki alanları çerçevesinde hareket ettiği ifade edildi.
Demokratik hukuk sistemlerinde, siyasi iktidarların görev ve yetkilerinin
anayasa ve yasalarda belirlendiği anlatılan açıklamada, bu yetkilerin keyfi bir
şekilde kısıtlanamayacağı gibi, başka kurumlara da devredilemeyeceği vurgulandı.
Demokrasiye inanan tüm siyasi partilerin, siyasi iktidarın yetkilerini
kullanmasını desteklemesi ve sivil siyasete güç vermesi gerektiği belirtildi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce'nin bugün düzenlediği basın
toplantısına işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''CHP Grup Başkanvekilinin kamuoyuna yansıyan açıklamaları sivilleşme,
demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü gibi kavramların yeterince anlaşılamadığını
ortaya koymaktadır. Siyasi iktidara muhalefet etmek ile siyasi iktidarın sivil ve
demokratik konumuna gölge düşürmek arasındaki ayırım iyi yapılmalıdır.
CHP, anamuhalefet partisi olarak iktidara muhalefet edebilir, bir kısım
eleştiriler getirebilir. Ancak siyasi iktidarın bürokrasi karşısındaki konumuna
halel getirecek yaklaşımlar sergilemek, demokratik siyaseti güçten düşürmek
anlamına gelecektir.
İleri demokrasi yolunda değişim ve dönüşüm geçirmek, milletimizin en
büyük arzusu ve beklentisidir. Herkes bilmelidir ki Türkiye bir hukuk devletidir
ve gelişmeler buna uygun şekilde cereyan etmektedir. Milletimiz, yaşanan
normalleşmeyi olumlu şekilde algılamaktadır. CHP sözcüleri bir kez daha toplumsal
psikolojiden ve milletimizin hassasiyetinden uzağa düşmektedir.
Sayın İnce'nin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı için sarf ettiği ifadeler,
yakışıksız olduğu kadar büyük bir cehalet örneği ve çirkin bir benzetmedir.
İnce'nin Balyoz, Ergenekon, şike gibi süren davaları terör örgütüne af çıkarma
zemini olarak değerlendirmesi ise ciddiyetten uzak bir yaklaşımdır, bir
hezeyandır. Bu derece önemli konuları ciddiyetten uzak bir şekilde değerlendirmek
anamuhalefet partisinin grup yönetimine yakışmamaktadır. CHP Grup Başkanvekilinin
değerlendirmelerinin nasıl bir ruh halini yansıttığını kamuoyunun takdirlerine
sunuyoruz.''
(17.40)
