2015-03-25 - 15:02
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da görüşülen, "torba kanun teklifinin" 12 maddesi kabul edilerek, 28. maddeye gelindi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Mardin'in sorunları konusunda gündem dışı konuşma yaptı.
Kültürel zenginlikleriyle öne çıkan Mardin'in hak ettiği konumda olmadığını savunan Dora, özellikle kentte sık sık yaşanan elektrik kesintileri ve buna bağlı yaşanan su kesintilerine dikkati çekti. Kesintilerin kentte üretimi olumsuz etkilediğini belirten Dora, iktidar tarafından anlatılan yatırımların vatandaşların sorunlarına çare olmadığını söyledi.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Ardahan'a havalimanı yapılması ve devlet kurumları konusundaki gündem dışı konuşmasında, kente bir havalimanı yapılmasının zorunluluk olduğunu, bunun bölgedeki ticarete olumlu katkı yapacağını belirtti. Öğüt, "Bu havaalanı yapılmazsa biz gerekirse açlık grevine başlayacağız, alın ayak, başı açık Ankara'ya kadar yürüyeceğiz" dedi.
Gerekirse havalimanı için uygun arazilerin devlete bağışlanabileceğini söyleyen Öğüt, havalimanının kentte yoksulluğu gidereceğini, zenginlik ve istihdam getireceğini kaydetti. Çıldır ilçesinde adliyenin kapatıldığını, Posof'da ise diş hekimliği biriminin bulunmadığını anlatan ve bu durumu eleştiren Öğüt, vatandaşların sorunlarının giderilmesini istedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdalga ise BBP'nin merhum eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölüm yıldönümü nedeniyle gündem dışı söz aldı.
Yazıcıoğlu'nun Türk siyasetinin önemli bir ismi olduğunu ve vefatına rağmen hala gönüllerde yaşadığını kaydeden Özdalga, doğruluğu, dürüstlüğü ve vefasıyla da topluma örnek teşkil ettiğini belirtti. Özdalga, hem omurgalı olup hem de barışçı bir dil kullanmanın zor olduğunu ifade ederek, Yazıcıoğlu'nun üslubuyla da kardeşlik ve hoşgörüyü öne çıkardığını belirtti.
Daha sonra yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da ölümünün yıldönümü nedeniyle Yazıcıoğlu'nu andı. Yazıcıoğlu'nun ölümündeki bazı noktaların hala aydınlatılamadığını ifade eden Vural, onun ülkücü anlayış içinde hareket ettiğini anlattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da aynı zamanda arkadaşı olan Yazıcıoğlu'nu saygıyla andığını belirterek, onun bu topraklardaki insanların kalbinde yer etmiş bir mücadele insanı olduğunu söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise Yazıcıoğlu'nun anarak, ölümüne ilişkin kuşkuların hala giderilemediğini, bunun devletin bir ayıbı olduğunu söyledi.
Hamzaçebi, Körfez Geçiş Köprüsü'nde çalışan bir Japon mühendisin kopan halat ve yaşanan kaza nedeniyle kendini sorumlu tutarak intihar ettiğini de hatırlatarak, mühendise rahmet diledi. Böyle onurlu ve sorumluluk sahibi bir davranışı Türkiye'de görmenin artık mümkün olmadığını belirten Hamzaçebi, Yalova Belediyesi'nin Japon mühendisin anısına bir anıt dikme kararı aldığını bildirdi
Ardından bazı milletvekilleri söz alarak, Yazıcıoğlu'nu andılar, çeşitli konularda görüşlerini aktararak, bilgi sundular.
Meclis Başkanvekili Yakut da Yazıcıoğlu'nu andı ve Allah'tan rahmet dileğinde bulundu.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, son 10 yılda tarım alanlarının azaldığını, tarım üretiminde gerileme olduğunu iddia etti.
Yanlış hayvancılık politikası sonucu hayvan sayısının 5 milyon gerilediğini, hayvan ithalatına başlandığını savunan Aydoğan, 2000 yılında 7.8 milyon kişi tarımdan geçimini sağlarken şimdi bu sayının 6.1 milyona düştüğünü öne sürdü.
MHP Grubu adına konuşan Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, çiftçilerin yanlış politikalar sonucu, 12 yılın sonunda erzak yardımı alacak hale geldiğini ileri sürdü.
"Cumhurbaşkanı her ağzını açtığında olan çiftçiye oluyor, her konuştuğunda ithalata dayalı tarımın girdi maliyeti artıyor" diyen Durmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan, Başbakan iken verdiği, "çiftçinin mazotunu yarı yarıya indirme" sözünü yerine getirmesini istedi.
Durmaz, çiftçinin enflasyon karşısında ezdirildiğini, ürün fiyatlarının enflasyonun gerisinde kaldığını iddia ederek, sadece buğday üreticisinin zararının 16 milyar lira, toplamda ise çiftçinin uğradığı zararın 60 milyar lira olduğunu savundu. Durmaz, Türkiye'nin 16 yıl aradan sonra canlı hayvan ve et ithal ettiğini, sorunlara yerinde ve kalıcı çözüm üretilmediği için etin ucuzlamadığını, bunun sonucunda da hem üreticinin hem tüketicinin zarar gördüğünü söyledi.
Et ithalatı nedeniyle 3 milyar doların yabancı ülkelere aktarıldığını iddia eden Durmaz, "Yani yabancı ülkenin çiftçisi desteklenmiştir. Yılın 12 ayı çiftçi için kara kışa dönüşmüştür, köylerde hüzün vardır, geçim derdi vardır, borç yükü her köylüye sinmiş ve sirayet etmiştir. Traktörler boşa çalışmaktadır. Biçerdöverlerle biçilen ürünün parası bankalara ve tefeciye gidecektir" dedi.
MHP'li Durmaz, AK Parti'nin çiftçiyi yüz üstü bıraktığını ileri sürerek, "Kaçak ve karanlık saraya sıra gelince trilyonları cebe koyan şebeke, konu çiftçi olunca, 'gözünü toprak doyursun' ve 'al ananı da git' diyebilmektedir" diye konuştu.
İki milyon insanın çiftçiliği bıraktığını, arazisini terkettiğini iddia eden Durmaz, "Saraydaki Recep değil, tarladaki Recep mağdurdur, kaçakçı Rıza değil Yozgat'lı Rıza mağdurdur. Bu iktidarın yatacak ve kaçacak yeri yoktur. Köylere kabus çökmüş, senetler ve icralar kuyruğa girmiştir" dedi.
HDP Grubu adına söz alan Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, tarım kooperatiflerinin işlevsiz hale getirilerek, tarım sektörünün piyasaya teslim edildiğini iddia etti.
Küçük üreticilerin büyük şirketlerin arasında yok olduğunu, şirket tarımının teşvik edildiğini ifade eden Aksoy, belde ve köylerde yaşayan, tarımla uğraşan insan sayısının yıllar boyunca azaldığını söyledi.
Aksoy, mevsimlik işçilerin sorunlarının devam ettiğini ve bu sorunlarına çözüm beklediğini belirterek, "Çiftçinin ürettiği ürün bir kaç elden geçtikten sonra üreticiye ulaşmaktadır ve bu da ürünün fiyatının yükselmesine neden olmaktadır. Bu durumda da üretici ve tüketici zarar etmekte, aradaki komisyoncular kazanmaktadır" dedi.
CHP Grubu adına konuşan Günaydın, Anadolu topraklarının tarım açısından dünyanın en önemli toprakları olduğunu ifade ederek, "Avcılık ve toplayıcılıkla geçimini sağlayan insanoğlu 10 bin yıl önce, bu topraklarda tarım ve hayvancılığa başlamıştır. Bu topraklar dünyada bulunmayan olanaklara sahiptir. Bir çok ülkenin olduğu Avrupa'da 12 bin bitki çeşidi varken, sadece Anadolu'da 13 bin bitki çeşidi vardır. Biz gen bankası üzerinde yaşıyoruz" diye konuştu.
Mısır, ayçiçeği ve çeltik dışındaki bütün ürünlerin ya azaldığını da üretimin sabit kaldığını iddia eden Günaydın, Türkiye'nin buğday, arpa, soya, ayçiçeği, mısır, çeltik, bakla, mercimek, fasulye, nohut ve hayvansal ürünlerin tamamında net ithalatçı konumunda olduğunu savundu.
Günaydın, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in bakanlık yaptığı 11 yılda rakamları çarpıtmakta ustalaştığını iddia ederek, şöyle konuştu:
"Bakanlığın resmi rakamlarına göre, Türkiye tarım ve gıda ithalatı açısından 2014'de 6 milyar dolarlık tarım ürünü ithal etmiştir, ihracat ise bir milyar dolardır. Yani 5 milyar dolar dışarıya para gitmiş. 13 yıl boyunca tarım ve gıdaya toplam 139 milyar dolar (350 milyar lira) para ödenmiştir. Bunun üzerine daha ne söyleyeceğiz? Konya kadar olan Hollanda ise 103 milyar avro ihracat yapıyor, 66 milyar avro ise ithalat yapıyor. Küçücük Hollanda'nın 35 milyar avro para kazandığı bir dünyada, siz diğer ülkelerle tarım ve gıdada başa baş değilsiniz. Fransa 60 milyar avro ihracat, 48 milyar ithalat yapıyor, yani 12 milyar avro para kazanıyor. İspanya 13 milyar avro tarımdan para kazanıyor. Bu tablo karşısında, bu konu siyasi çekişmelerin dışına çıkartılmalı ve ona göre davranılmalı. Sizin 3 yıl boyunca tarıma verdiğiniz destek 70 milyar lira iken, ithalatınız 350 milyar liradır. Yani verdiğiniz desteğin 5 katını dışarıya vermişsiniz."
Bakan Eker'in Diyarbakır'lı olduğunu anımsatan Günaydın, bakanlık üst düzey yöneticilerinin de Diyarbakır'lı ve tarım sektörü dışından olmasını eleştirdi. Günaydın, "Diyarbakır kadim bir memlekettir ama bir bakan yöneticilerinin tamamını Diyarbakır'dan seçmişse, bunların tamamı da AKP'den milletvekili adayı olmak için istifa etmişse, burada siyasallaşma var demektir. İş de gıda ve tarımdaki başarısızlığın sebebi de budur" diye konuştu.
CHP'li Günaydın'ın konuşmasında kendisine "cahil" dediğini belirten AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak, sataşma gerekçesiyle geldiği kürsüde, "Bir milletvekilinin başka bir milletvekiline karşı böyle bir cümle kullanması yanlış. Ben size katkı yapmaya çalıştım. Hollanda örneğini verirken, Rotterdam Limanı'nı düşünmeniz lazım, orası lojistik üssüdür, tahıllar oraya gelir ve oradan dağıtılır. Orada o rakamla yapılan ihracat, bununla ilgili. İnsanlara 'cahil, bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam' demeyin" dedi.
HDP'nin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkındaki Gensoru Önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Bakan Eker hakkındaki gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler tamamlandı.
Gensorunun gündeme alınması reddedildi.
Ardından, CHP'nin yine Eker hakkında verdiği Gensoru Önergesi'nin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelere başlandı.
Gensoru hakkında ilk sözü önerge sahipleri adına CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar aldı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "Bizim kırsal kalkınma dahil olmak üzere başlattığımız gerek makine, ekipman destekleri, gerek ekonomik yatırım destekleri, gerekse diğer mekanizasyon ile ilgili aldığımız tedbirler Türkiye'de tarımsal üretimde verimliliği artırdı. Türkiye'nin alanı artmadı ama üretimi, verimliliği arttı" dedi.
Bakan Eker, TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin kendisi hakkında verdiği gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde hükümet adına söz aldı.
Eker, tarımı önemli ve stratejik bir alan olarak gördüğünü, buna uygun düzenlemeler yaptığını, tarım sektörünün Türkiye'nin geleceğine ve kalkınmasına daha fazla katkı getirecek düzeye ulaştırmaya çalıştığını söyledi.
Eker, "1991-2002 arasındaki 12 yılda tarımsal ihracatımız kümülatif olarak 49.3 milyar dolar olmuş. Biz 2002'de tarımsal ihracatı 3.8 milyar dolardan aldık. 12 yıl içinde, 2014'de 18 milyar dolara çıkardık. Bizim dönemimizdeki artış yüzde 374. Kümülatife bakın; 12 yılda tarımsal ihracatımız 134.1 milyar dolar olmuş" diye konuştu.
Türkiye'nin 2002 yılında 161 ülkeye bin 480 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ettiğini, AK Parti iktidarının ise buna 29 ülke daha ilave ettiğini ve çeşit sayısına da 227 çeşit daha artırdığını anlatan Eker, muhalefet partilerinin Türkiye ile kıyasladıkları Avrupa ülkelerine ilişkin de rakamlar verdi.
Muhalefetin tarım sektörünün küçüldüğü iddiasında bulunduğunu hatırlatan Eker, "1992-2002 arasında Türkiye'nin ortalama tarımsal büyümesi yılda yüzde 1.4, bizden önceki 12 yıl. Bizim dönemimizde 2003-2013 arasında bu oran yüzde 2.3 ortalama, her yıllık büyüme. Türkiye 2003-2013 döneminde, AB, 28 ülkenin üyesi olduğu bir topluluğun 10 katı daha fazla tarımda büyüme sağladı" diye konuştu.
Eker, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bizim kırsal kalkınma dahil olmak üzere başlattığımız gerek makine, ekipman destekleri, gerek ekonomik yatırım destekleri, gerekse diğer mekanizasyon ile ilgili aldığımız tedbirler Türkiye'de tarımsal üretimde verimliliği artırdı. Türkiye'nin alanı artmadı ama üretimi, verimliliği arttı. Biz Cumhuriyet tarihinde ilk defa temel alt yapıyla ilgili 4.5 milyar hektar alanda toplulaştırmayı gerçekleştirdik. Bizden önceki 41 yılın toplamının 10 katından daha fazla."
Bakanlığın faaliyetleri hakkında da bilgi veren Eker, özellikle tarım sektöründe teknolojinin kullanımına ve teknolojinin katkısıyla üretim ve verimliliğin artırılmasına yönelik projeler geliştirdiklerini aktardı.
Muhalefet partisi sözcülerinin konuşmalarında, şu anda görevde olmayan Bakanlık Genel Müdürlerinden Nizamettin Ekinci'nin çok sayıda yönetim kurulu üyeliği olduğu ve aylık 20 bin lira maaşı aldığına ilişkin iddialarda bulunduklarını hatırlatan Eker, şöyle devam etti:
"Benim Genel Müdürüm Nizamettin Ekinci Devlet Personel Uzmanı ve Personel Genel Müdürü. Devlette 20 yıldan fazla emeği olan bir arkadaşım. Bu arkadaşımızın aldığı toplam 9 bin 700 lira. Bu arkadaşım 7 bin 300 lira genel müdür maaşı var, 2 bin 400 lira yönetim kurulu üyeliğinden ücreti var. Bir tane üyelikten maaş alınır. TMO yönetim kurulundan. Hesap açık ortada."
Muhalefetin, bakanlık kadrolarında çoğunlukla kendisi gibi Diyarbakırlılara yer verdiğine ilişkin eleştirilerine de yanıt veren Eker, "İnsanları doğum yerleriyle, doğdukları şehirlerle kalkıp bu şekilde zan altında bırakmak çok yanlıştır, ayıptır. İleri bir safhada bu nefret suçuna girer. Böyle bir şey yok" ifadesini kullandı.
İktidarları döneminde bakanlığa alınan mühendis ve veteriner hekim sayısının da cumhuriyet döneminde rastlanmadık şekilde yüksek olduğunu kaydeden Eker, "Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde Tarım Bakanlığı'na 81 tane sosyolog da alınmamıştır. Onu da biz aldık. Niye? Kırsal alan sosyolojisini bilsin, insanın olduğu yerde toplumda bu kardeşlerimizin de bu disiplinin de katkısı, emeği olsun" dedi.
Eker, sözlerini, "Daha bizim önümüzde yapacak işimiz var. Ben muhalefetin bütün bunlar yerine gerçekten daha güzel projelerle bizi tenkit etmesini beklerdim. Benim genel müdürümün doğum yerinin neresi olduğunu değil, tarım bakanlığına hangi yeni projeler lazım onu söyleseydi çok daha mutlu olurdum" diyerek tamamladı.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, sataşma nedeniyle söz alarak Bakan Eker'in bakanlığın bütün önemli kadrolarına kendisi gibi Diyarbakırlıları atadığını belirterek, "78 milyon insanın tamamını ayırmadan başımızın üzerinde taşırız. Ama siz kendi dar bölgecilik anlayışınız çerçevesinde koskoca bakanlığı bir ile hapsedersiniz birisi de çıkar size 'ayıp oluyor' der" değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan da grubu adına yaptığı konuşmada, geçmişte tarımda reform adı altında çiftçilere zehir içirildiğini, tarımın yanlış politikalarla ekonominin kara deliği haline getirildiğini söyledi.
AK Parti iktidarının ise stratejik öneme sahip tarım sektörünü geliştirdiğini, çiftçileri borç sarmalından kurtardığını belirten Erdoğan, tarım politikalarını popülist bir anlayışla değil, ülkenin ve vatandaşın çıkarlarını gözeterek düzenlediğini kaydetti.
Erdoğan, "Tarıma cumhuriyet döneminde hiç olmadığı kadar destek, bu dönemde AK Parti ile ulaştı. Tarımın milli gelire katkısı her yıl artıyor. Tarım ürünlerimiz artık dünya pazarlarında" dedi.
CHP'nin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkındaki Gensoru Önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Bakan Eker hakkındaki gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler tamamlandı.
Gensorunun gündeme alınması reddedildi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Mardin'in sorunları konusunda gündem dışı konuşma yaptı.
Kültürel zenginlikleriyle öne çıkan Mardin'in hak ettiği konumda olmadığını savunan Dora, özellikle kentte sık sık yaşanan elektrik kesintileri ve buna bağlı yaşanan su kesintilerine dikkati çekti. Kesintilerin kentte üretimi olumsuz etkilediğini belirten Dora, iktidar tarafından anlatılan yatırımların vatandaşların sorunlarına çare olmadığını söyledi.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Ardahan'a havalimanı yapılması ve devlet kurumları konusundaki gündem dışı konuşmasında, kente bir havalimanı yapılmasının zorunluluk olduğunu, bunun bölgedeki ticarete olumlu katkı yapacağını belirtti. Öğüt, "Bu havaalanı yapılmazsa biz gerekirse açlık grevine başlayacağız, alın ayak, başı açık Ankara'ya kadar yürüyeceğiz" dedi.
Gerekirse havalimanı için uygun arazilerin devlete bağışlanabileceğini söyleyen Öğüt, havalimanının kentte yoksulluğu gidereceğini, zenginlik ve istihdam getireceğini kaydetti. Çıldır ilçesinde adliyenin kapatıldığını, Posof'da ise diş hekimliği biriminin bulunmadığını anlatan ve bu durumu eleştiren Öğüt, vatandaşların sorunlarının giderilmesini istedi.
AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdalga ise BBP'nin merhum eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölüm yıldönümü nedeniyle gündem dışı söz aldı.
Yazıcıoğlu'nun Türk siyasetinin önemli bir ismi olduğunu ve vefatına rağmen hala gönüllerde yaşadığını kaydeden Özdalga, doğruluğu, dürüstlüğü ve vefasıyla da topluma örnek teşkil ettiğini belirtti. Özdalga, hem omurgalı olup hem de barışçı bir dil kullanmanın zor olduğunu ifade ederek, Yazıcıoğlu'nun üslubuyla da kardeşlik ve hoşgörüyü öne çıkardığını belirtti.
Daha sonra yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da ölümünün yıldönümü nedeniyle Yazıcıoğlu'nu andı. Yazıcıoğlu'nun ölümündeki bazı noktaların hala aydınlatılamadığını ifade eden Vural, onun ülkücü anlayış içinde hareket ettiğini anlattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da aynı zamanda arkadaşı olan Yazıcıoğlu'nu saygıyla andığını belirterek, onun bu topraklardaki insanların kalbinde yer etmiş bir mücadele insanı olduğunu söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise Yazıcıoğlu'nun anarak, ölümüne ilişkin kuşkuların hala giderilemediğini, bunun devletin bir ayıbı olduğunu söyledi.
Hamzaçebi, Körfez Geçiş Köprüsü'nde çalışan bir Japon mühendisin kopan halat ve yaşanan kaza nedeniyle kendini sorumlu tutarak intihar ettiğini de hatırlatarak, mühendise rahmet diledi. Böyle onurlu ve sorumluluk sahibi bir davranışı Türkiye'de görmenin artık mümkün olmadığını belirten Hamzaçebi, Yalova Belediyesi'nin Japon mühendisin anısına bir anıt dikme kararı aldığını bildirdi
Ardından bazı milletvekilleri söz alarak, Yazıcıoğlu'nu andılar, çeşitli konularda görüşlerini aktararak, bilgi sundular.
Meclis Başkanvekili Yakut da Yazıcıoğlu'nu andı ve Allah'tan rahmet dileğinde bulundu.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, son 10 yılda tarım alanlarının azaldığını, tarım üretiminde gerileme olduğunu iddia etti.
Yanlış hayvancılık politikası sonucu hayvan sayısının 5 milyon gerilediğini, hayvan ithalatına başlandığını savunan Aydoğan, 2000 yılında 7.8 milyon kişi tarımdan geçimini sağlarken şimdi bu sayının 6.1 milyona düştüğünü öne sürdü.
MHP Grubu adına konuşan Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, çiftçilerin yanlış politikalar sonucu, 12 yılın sonunda erzak yardımı alacak hale geldiğini ileri sürdü.
"Cumhurbaşkanı her ağzını açtığında olan çiftçiye oluyor, her konuştuğunda ithalata dayalı tarımın girdi maliyeti artıyor" diyen Durmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan, Başbakan iken verdiği, "çiftçinin mazotunu yarı yarıya indirme" sözünü yerine getirmesini istedi.
Durmaz, çiftçinin enflasyon karşısında ezdirildiğini, ürün fiyatlarının enflasyonun gerisinde kaldığını iddia ederek, sadece buğday üreticisinin zararının 16 milyar lira, toplamda ise çiftçinin uğradığı zararın 60 milyar lira olduğunu savundu. Durmaz, Türkiye'nin 16 yıl aradan sonra canlı hayvan ve et ithal ettiğini, sorunlara yerinde ve kalıcı çözüm üretilmediği için etin ucuzlamadığını, bunun sonucunda da hem üreticinin hem tüketicinin zarar gördüğünü söyledi.
Et ithalatı nedeniyle 3 milyar doların yabancı ülkelere aktarıldığını iddia eden Durmaz, "Yani yabancı ülkenin çiftçisi desteklenmiştir. Yılın 12 ayı çiftçi için kara kışa dönüşmüştür, köylerde hüzün vardır, geçim derdi vardır, borç yükü her köylüye sinmiş ve sirayet etmiştir. Traktörler boşa çalışmaktadır. Biçerdöverlerle biçilen ürünün parası bankalara ve tefeciye gidecektir" dedi.
MHP'li Durmaz, AK Parti'nin çiftçiyi yüz üstü bıraktığını ileri sürerek, "Kaçak ve karanlık saraya sıra gelince trilyonları cebe koyan şebeke, konu çiftçi olunca, 'gözünü toprak doyursun' ve 'al ananı da git' diyebilmektedir" diye konuştu.
İki milyon insanın çiftçiliği bıraktığını, arazisini terkettiğini iddia eden Durmaz, "Saraydaki Recep değil, tarladaki Recep mağdurdur, kaçakçı Rıza değil Yozgat'lı Rıza mağdurdur. Bu iktidarın yatacak ve kaçacak yeri yoktur. Köylere kabus çökmüş, senetler ve icralar kuyruğa girmiştir" dedi.
HDP Grubu adına söz alan Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, tarım kooperatiflerinin işlevsiz hale getirilerek, tarım sektörünün piyasaya teslim edildiğini iddia etti.
Küçük üreticilerin büyük şirketlerin arasında yok olduğunu, şirket tarımının teşvik edildiğini ifade eden Aksoy, belde ve köylerde yaşayan, tarımla uğraşan insan sayısının yıllar boyunca azaldığını söyledi.
Aksoy, mevsimlik işçilerin sorunlarının devam ettiğini ve bu sorunlarına çözüm beklediğini belirterek, "Çiftçinin ürettiği ürün bir kaç elden geçtikten sonra üreticiye ulaşmaktadır ve bu da ürünün fiyatının yükselmesine neden olmaktadır. Bu durumda da üretici ve tüketici zarar etmekte, aradaki komisyoncular kazanmaktadır" dedi.
CHP Grubu adına konuşan Günaydın, Anadolu topraklarının tarım açısından dünyanın en önemli toprakları olduğunu ifade ederek, "Avcılık ve toplayıcılıkla geçimini sağlayan insanoğlu 10 bin yıl önce, bu topraklarda tarım ve hayvancılığa başlamıştır. Bu topraklar dünyada bulunmayan olanaklara sahiptir. Bir çok ülkenin olduğu Avrupa'da 12 bin bitki çeşidi varken, sadece Anadolu'da 13 bin bitki çeşidi vardır. Biz gen bankası üzerinde yaşıyoruz" diye konuştu.
Mısır, ayçiçeği ve çeltik dışındaki bütün ürünlerin ya azaldığını da üretimin sabit kaldığını iddia eden Günaydın, Türkiye'nin buğday, arpa, soya, ayçiçeği, mısır, çeltik, bakla, mercimek, fasulye, nohut ve hayvansal ürünlerin tamamında net ithalatçı konumunda olduğunu savundu.
Günaydın, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in bakanlık yaptığı 11 yılda rakamları çarpıtmakta ustalaştığını iddia ederek, şöyle konuştu:
"Bakanlığın resmi rakamlarına göre, Türkiye tarım ve gıda ithalatı açısından 2014'de 6 milyar dolarlık tarım ürünü ithal etmiştir, ihracat ise bir milyar dolardır. Yani 5 milyar dolar dışarıya para gitmiş. 13 yıl boyunca tarım ve gıdaya toplam 139 milyar dolar (350 milyar lira) para ödenmiştir. Bunun üzerine daha ne söyleyeceğiz? Konya kadar olan Hollanda ise 103 milyar avro ihracat yapıyor, 66 milyar avro ise ithalat yapıyor. Küçücük Hollanda'nın 35 milyar avro para kazandığı bir dünyada, siz diğer ülkelerle tarım ve gıdada başa baş değilsiniz. Fransa 60 milyar avro ihracat, 48 milyar ithalat yapıyor, yani 12 milyar avro para kazanıyor. İspanya 13 milyar avro tarımdan para kazanıyor. Bu tablo karşısında, bu konu siyasi çekişmelerin dışına çıkartılmalı ve ona göre davranılmalı. Sizin 3 yıl boyunca tarıma verdiğiniz destek 70 milyar lira iken, ithalatınız 350 milyar liradır. Yani verdiğiniz desteğin 5 katını dışarıya vermişsiniz."
Bakan Eker'in Diyarbakır'lı olduğunu anımsatan Günaydın, bakanlık üst düzey yöneticilerinin de Diyarbakır'lı ve tarım sektörü dışından olmasını eleştirdi. Günaydın, "Diyarbakır kadim bir memlekettir ama bir bakan yöneticilerinin tamamını Diyarbakır'dan seçmişse, bunların tamamı da AKP'den milletvekili adayı olmak için istifa etmişse, burada siyasallaşma var demektir. İş de gıda ve tarımdaki başarısızlığın sebebi de budur" diye konuştu.
CHP'li Günaydın'ın konuşmasında kendisine "cahil" dediğini belirten AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak, sataşma gerekçesiyle geldiği kürsüde, "Bir milletvekilinin başka bir milletvekiline karşı böyle bir cümle kullanması yanlış. Ben size katkı yapmaya çalıştım. Hollanda örneğini verirken, Rotterdam Limanı'nı düşünmeniz lazım, orası lojistik üssüdür, tahıllar oraya gelir ve oradan dağıtılır. Orada o rakamla yapılan ihracat, bununla ilgili. İnsanlara 'cahil, bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam' demeyin" dedi.
HDP'nin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkındaki Gensoru Önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Bakan Eker hakkındaki gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler tamamlandı.
Gensorunun gündeme alınması reddedildi.
Ardından, CHP'nin yine Eker hakkında verdiği Gensoru Önergesi'nin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelere başlandı.
Gensoru hakkında ilk sözü önerge sahipleri adına CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar aldı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "Bizim kırsal kalkınma dahil olmak üzere başlattığımız gerek makine, ekipman destekleri, gerek ekonomik yatırım destekleri, gerekse diğer mekanizasyon ile ilgili aldığımız tedbirler Türkiye'de tarımsal üretimde verimliliği artırdı. Türkiye'nin alanı artmadı ama üretimi, verimliliği arttı" dedi.
Bakan Eker, TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin kendisi hakkında verdiği gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde hükümet adına söz aldı.
Eker, tarımı önemli ve stratejik bir alan olarak gördüğünü, buna uygun düzenlemeler yaptığını, tarım sektörünün Türkiye'nin geleceğine ve kalkınmasına daha fazla katkı getirecek düzeye ulaştırmaya çalıştığını söyledi.
Eker, "1991-2002 arasındaki 12 yılda tarımsal ihracatımız kümülatif olarak 49.3 milyar dolar olmuş. Biz 2002'de tarımsal ihracatı 3.8 milyar dolardan aldık. 12 yıl içinde, 2014'de 18 milyar dolara çıkardık. Bizim dönemimizdeki artış yüzde 374. Kümülatife bakın; 12 yılda tarımsal ihracatımız 134.1 milyar dolar olmuş" diye konuştu.
Türkiye'nin 2002 yılında 161 ülkeye bin 480 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ettiğini, AK Parti iktidarının ise buna 29 ülke daha ilave ettiğini ve çeşit sayısına da 227 çeşit daha artırdığını anlatan Eker, muhalefet partilerinin Türkiye ile kıyasladıkları Avrupa ülkelerine ilişkin de rakamlar verdi.
Muhalefetin tarım sektörünün küçüldüğü iddiasında bulunduğunu hatırlatan Eker, "1992-2002 arasında Türkiye'nin ortalama tarımsal büyümesi yılda yüzde 1.4, bizden önceki 12 yıl. Bizim dönemimizde 2003-2013 arasında bu oran yüzde 2.3 ortalama, her yıllık büyüme. Türkiye 2003-2013 döneminde, AB, 28 ülkenin üyesi olduğu bir topluluğun 10 katı daha fazla tarımda büyüme sağladı" diye konuştu.
Eker, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bizim kırsal kalkınma dahil olmak üzere başlattığımız gerek makine, ekipman destekleri, gerek ekonomik yatırım destekleri, gerekse diğer mekanizasyon ile ilgili aldığımız tedbirler Türkiye'de tarımsal üretimde verimliliği artırdı. Türkiye'nin alanı artmadı ama üretimi, verimliliği arttı. Biz Cumhuriyet tarihinde ilk defa temel alt yapıyla ilgili 4.5 milyar hektar alanda toplulaştırmayı gerçekleştirdik. Bizden önceki 41 yılın toplamının 10 katından daha fazla."
Bakanlığın faaliyetleri hakkında da bilgi veren Eker, özellikle tarım sektöründe teknolojinin kullanımına ve teknolojinin katkısıyla üretim ve verimliliğin artırılmasına yönelik projeler geliştirdiklerini aktardı.
Muhalefet partisi sözcülerinin konuşmalarında, şu anda görevde olmayan Bakanlık Genel Müdürlerinden Nizamettin Ekinci'nin çok sayıda yönetim kurulu üyeliği olduğu ve aylık 20 bin lira maaşı aldığına ilişkin iddialarda bulunduklarını hatırlatan Eker, şöyle devam etti:
"Benim Genel Müdürüm Nizamettin Ekinci Devlet Personel Uzmanı ve Personel Genel Müdürü. Devlette 20 yıldan fazla emeği olan bir arkadaşım. Bu arkadaşımızın aldığı toplam 9 bin 700 lira. Bu arkadaşım 7 bin 300 lira genel müdür maaşı var, 2 bin 400 lira yönetim kurulu üyeliğinden ücreti var. Bir tane üyelikten maaş alınır. TMO yönetim kurulundan. Hesap açık ortada."
Muhalefetin, bakanlık kadrolarında çoğunlukla kendisi gibi Diyarbakırlılara yer verdiğine ilişkin eleştirilerine de yanıt veren Eker, "İnsanları doğum yerleriyle, doğdukları şehirlerle kalkıp bu şekilde zan altında bırakmak çok yanlıştır, ayıptır. İleri bir safhada bu nefret suçuna girer. Böyle bir şey yok" ifadesini kullandı.
İktidarları döneminde bakanlığa alınan mühendis ve veteriner hekim sayısının da cumhuriyet döneminde rastlanmadık şekilde yüksek olduğunu kaydeden Eker, "Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde Tarım Bakanlığı'na 81 tane sosyolog da alınmamıştır. Onu da biz aldık. Niye? Kırsal alan sosyolojisini bilsin, insanın olduğu yerde toplumda bu kardeşlerimizin de bu disiplinin de katkısı, emeği olsun" dedi.
Eker, sözlerini, "Daha bizim önümüzde yapacak işimiz var. Ben muhalefetin bütün bunlar yerine gerçekten daha güzel projelerle bizi tenkit etmesini beklerdim. Benim genel müdürümün doğum yerinin neresi olduğunu değil, tarım bakanlığına hangi yeni projeler lazım onu söyleseydi çok daha mutlu olurdum" diyerek tamamladı.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, sataşma nedeniyle söz alarak Bakan Eker'in bakanlığın bütün önemli kadrolarına kendisi gibi Diyarbakırlıları atadığını belirterek, "78 milyon insanın tamamını ayırmadan başımızın üzerinde taşırız. Ama siz kendi dar bölgecilik anlayışınız çerçevesinde koskoca bakanlığı bir ile hapsedersiniz birisi de çıkar size 'ayıp oluyor' der" değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan da grubu adına yaptığı konuşmada, geçmişte tarımda reform adı altında çiftçilere zehir içirildiğini, tarımın yanlış politikalarla ekonominin kara deliği haline getirildiğini söyledi.
AK Parti iktidarının ise stratejik öneme sahip tarım sektörünü geliştirdiğini, çiftçileri borç sarmalından kurtardığını belirten Erdoğan, tarım politikalarını popülist bir anlayışla değil, ülkenin ve vatandaşın çıkarlarını gözeterek düzenlediğini kaydetti.
Erdoğan, "Tarıma cumhuriyet döneminde hiç olmadığı kadar destek, bu dönemde AK Parti ile ulaştı. Tarımın milli gelire katkısı her yıl artıyor. Tarım ürünlerimiz artık dünya pazarlarında" dedi.
CHP'nin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkındaki Gensoru Önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Bakan Eker hakkındaki gensorunun gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler tamamlandı.
Gensorunun gündeme alınması reddedildi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
