2008-11-03 - 17:40
TBMM Başkanı Toptan, ''Küresel krizle bir kez daha anlaşılmıştır ki artık herkes, her şey küresel değildir, milli düşünmek lazım gelmektedir, bunun da öncülüğünü üniversiteler yapabilir''
TBMM Başkanı Köksal Toptan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile birlikte Zonguldak
Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi yeni ek blok binasının açılışını yaptı.
Tıp Fakültesi Hastanesi Konferans Salonu'ndaki törene katılan Toptan ve
Demirel, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından,
ZKÜ Oda Orkestrasının konserini dinledi.
Toptan, yaptığı konuşmada, ZKÜ'nün 1992'deki kuruluşu aşamasında kentten
hiç tebrik mektubu almadıklarını, sadece 1 kişiden tıp fakültesinin nasıl
kurulacağına yönelik eleştiri içeren bir mektup geldiğini söyledi.
ZKÜ Tıp Fakültesi Hastanesinin kurularak, çok önemli boşluğunun
doldurulduğunu ifade eden Toptan, şöyle konuştu:
''Geçmişte Ankara'da her milletvekilinin yanına gelen hasta sayısı 5'i
buluyordu. Onlara da yardımcı olunuyordu. Şimdi bu sayı 1'e hatta sıfıra düştü.
Bu da üniversite hastanesi sayesindedir.
Türkiye ve ülkemizin üniversiteleri büyüyor. Kamunun ve özel sektörün en
büyük akıl evinin üniversiteler olması lazım. Kabul etmek lazım ki şu ana kadar
üniversitelerimizin bilgi birikiminden, potansiyelinden, çalışmalarından ve
araştırmalarından toplum olarak yararlanmış değiliz. Kamunun ve özel sektörün
gayretleriyle üniversitelerin araştırmalarıyla elde ettiği yeni bilgilerle
Türkiye'yi her alanda dünyayla rekabet edebilir hale getirmeyi başarabiliriz.
Benim bu yıl gezdiğim, konuşmalar yaptığım üniversitelerden edindiğimiz izlenim,
üniversitelerin böyle işbirliğine hazır olduğudur.''
-KÜRESEL KRİZ-
Bu yıl 14 üniversiteye gittiğini belirten Toptan, 1992'de kendisinin
Milli Eğitim Bakanlığı döneminde kurulan üniversitelerin de yenilerini
doğurduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, şöyle devam etti:
''Biz üniversiteleri kurmakla kalmadık, öğretim görevlileri yetişmesi
için 7 bin kadroyu yurt dışına gönderdik. Bunların büyük kısmı dönerek
üniversitelerini geliştirmişlerdir.
Küresel krizle bir kez daha anlaşılmıştır ki artık herkes, her şey
küresel değildir, milli düşünmek lazım gelmektedir, bunun da öncülüğünü
üniversiteler yapabilir.''
Toptan, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın da
açılış törenine gelmeyi planladığını ancak Bilkent Üniversitesi Mütevelli
Heyeti Başkanı İhsan Doğramacı'nın rahatsızlık geçirmesi nedeniyle yanından
ayrılamadığını kaydetti.
-9. CUMHURBAŞKANI DEMİREL-
9. Cumhurbaşkanı Demirel ise Türkiye'de Cumhuriyet ile birlikte
üniversitelerin kurulduğunu söyledi.
Demirel, 1950'li yıllara kadar da sadece 3 üniversitenin ülkede yer
aldığını belirterek, şunları kaydetti:
''Şu anda 134 üniversitemiz var. Cumhuriyetimizin 85. yılını coşkuyla
kutladığımız dönemlerde Türkiye Cumhuriyeti bu üniversiteleri büyük şehirlerin
tekelinden kurtarmıştır. Van, Zonguldak, Kars ve Diyarbakır gibi şehirlerde
üniversiteler kurulmuştur. Bunlar Cumhuriyetin eseridir. Üniversiteler uygarlığın
kapılarıdır. Üniversiteler, devlet ve millet için deniz feneridir. Yani hava
sislendiği zaman, açık denizde etrafınızı göremez hale geldiğiniz zaman hangi
yola gideceğinizi gösterecektir. Hep beraber Cumhuriyete ve Büyük Atatürk'e
sonsuza kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz. Cumhuriyetin temeline Büyük Atatürk 3
şeyi koymuştur. Türkiye mutlaka çağdaş, uygar ve zengin olacaktır. Bu bizim her
zaman rehberimiz olmuştur.''
-CUMHURİYET MEŞALESİ-
Atatürk'ün ''Benim mirasçım olmak istiyorsanız aklın ve bilimin
rehberliğinde olunuz'' dediğini, Cumhuriyet üniversitelerinin de dünyayla boy
ölçüşebilecek konumda olduğunu bildiren Demirel, şöyle devam etti:
''Cumhuriyetin en büyük eseri kendisidir. Bir orta zaman devletinden
çağdaş devlet kurulmuştur. Dün yüzde 90'ı köylü, fukara, medeniyetin
nimetlerinden nasibini almamış, okuma yazma bilmeyen insanların bugün yüzde 95'i
okur yazar hale geldiyse, 134 ülkeye sanayi ürünleri satılıyorsa ve hasta adamdan
Avrupa masasına oturan Türkiye varsa bu Cumhuriyetin eseridir. Türkiye bir dünya
devletidir. Dünya devleti kalmak için gayret sarf etmeye devam etme gerekliliği
vardır.''
Güney Amerika'da Şili'ye gittiğini, orada bir parkta da Atatürk büstü
bulunduğunu anlatan Demirel, şunları kaydetti:
''Atatürk büstünün altında 'Büyük adam, devlet kurucusu. Kendi içindeki
ateşi, milletinin fertlerine mal eden, kendi meşalesini milletinin adına
vatandaşlarına veren kahraman adam' yazıyor. Bütün her şey onun yaktığı meşaleyle
meydana gelmiştir. Cumhuriyet meşalesi ve onu yakan Büyük Atatürk ebediyete kadar
var olmaya, Türk milleti güçlenmeye ve var olmaya devam edecektir.''
-DİĞER KONUŞMACILAR-
Zonguldak Valisi Erdal Ata, üniversitelerin toplumların en önemli
kurumları olduğunu, ZKÜ hastanesinin ek binasının hizmete girmesiyle daha fazla
insana sağlık hizmeti sunulabileceğini söyledi.
ZKÜ Rektörü Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz, hastanelerinin 2000'deki
açılışından itibaren 1 milyon 60 bin 218 kişinin poliklinikte muayene edildiğini
belirterek, ''Üniversitenin özel bütçesi, döner sermayesi ve öğrencinin getirisi
hesaplandığında 2000'den itibaren kente katkısı 854 milyon 184 bin 972 YTL'dir''
dedi.
Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Cömert de 1996'da Tıp
Fakültesi Hastanesinin temelini atarken Demirel'in söylediği ''göç yolda düzelir'
sözünün hayat bulduğunu kaydetti.
Törenin ardından Rektör Açıkgöz, Toptan ve Demirel'e teşekkür plaketi
verdi. Bu sırada, hastane inşaatına katkı sağladığı bildirilen iş adamı Mevlüt
Hamzaoğlu, Demirel'e sarılarak öptü. Sendeleyen Demirel, gülerek ''Beni az kaldı
düşürüyordun'' dedi.
Yapımı tamamlanan ek bloğa giden Toptan ve Demirel, protokol üyeleriyle
açılışı yaptı. Toptan ve Demirel, 180 yatak, 6 yeni ameliyathane bulunan ek bloğu
gezerek, yetkililerden bilgi aldı.
Meclis Başkanı Toptan ve Demirel, daha sonra ZKÜ Rektörlük binasına
giderek bazı protokol üyeleriyle yemek yedi.
Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi yeni ek blok binasının açılışını yaptı.
Tıp Fakültesi Hastanesi Konferans Salonu'ndaki törene katılan Toptan ve
Demirel, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından,
ZKÜ Oda Orkestrasının konserini dinledi.
Toptan, yaptığı konuşmada, ZKÜ'nün 1992'deki kuruluşu aşamasında kentten
hiç tebrik mektubu almadıklarını, sadece 1 kişiden tıp fakültesinin nasıl
kurulacağına yönelik eleştiri içeren bir mektup geldiğini söyledi.
ZKÜ Tıp Fakültesi Hastanesinin kurularak, çok önemli boşluğunun
doldurulduğunu ifade eden Toptan, şöyle konuştu:
''Geçmişte Ankara'da her milletvekilinin yanına gelen hasta sayısı 5'i
buluyordu. Onlara da yardımcı olunuyordu. Şimdi bu sayı 1'e hatta sıfıra düştü.
Bu da üniversite hastanesi sayesindedir.
Türkiye ve ülkemizin üniversiteleri büyüyor. Kamunun ve özel sektörün en
büyük akıl evinin üniversiteler olması lazım. Kabul etmek lazım ki şu ana kadar
üniversitelerimizin bilgi birikiminden, potansiyelinden, çalışmalarından ve
araştırmalarından toplum olarak yararlanmış değiliz. Kamunun ve özel sektörün
gayretleriyle üniversitelerin araştırmalarıyla elde ettiği yeni bilgilerle
Türkiye'yi her alanda dünyayla rekabet edebilir hale getirmeyi başarabiliriz.
Benim bu yıl gezdiğim, konuşmalar yaptığım üniversitelerden edindiğimiz izlenim,
üniversitelerin böyle işbirliğine hazır olduğudur.''
-KÜRESEL KRİZ-
Bu yıl 14 üniversiteye gittiğini belirten Toptan, 1992'de kendisinin
Milli Eğitim Bakanlığı döneminde kurulan üniversitelerin de yenilerini
doğurduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, şöyle devam etti:
''Biz üniversiteleri kurmakla kalmadık, öğretim görevlileri yetişmesi
için 7 bin kadroyu yurt dışına gönderdik. Bunların büyük kısmı dönerek
üniversitelerini geliştirmişlerdir.
Küresel krizle bir kez daha anlaşılmıştır ki artık herkes, her şey
küresel değildir, milli düşünmek lazım gelmektedir, bunun da öncülüğünü
üniversiteler yapabilir.''
Toptan, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın da
açılış törenine gelmeyi planladığını ancak Bilkent Üniversitesi Mütevelli
Heyeti Başkanı İhsan Doğramacı'nın rahatsızlık geçirmesi nedeniyle yanından
ayrılamadığını kaydetti.
-9. CUMHURBAŞKANI DEMİREL-
9. Cumhurbaşkanı Demirel ise Türkiye'de Cumhuriyet ile birlikte
üniversitelerin kurulduğunu söyledi.
Demirel, 1950'li yıllara kadar da sadece 3 üniversitenin ülkede yer
aldığını belirterek, şunları kaydetti:
''Şu anda 134 üniversitemiz var. Cumhuriyetimizin 85. yılını coşkuyla
kutladığımız dönemlerde Türkiye Cumhuriyeti bu üniversiteleri büyük şehirlerin
tekelinden kurtarmıştır. Van, Zonguldak, Kars ve Diyarbakır gibi şehirlerde
üniversiteler kurulmuştur. Bunlar Cumhuriyetin eseridir. Üniversiteler uygarlığın
kapılarıdır. Üniversiteler, devlet ve millet için deniz feneridir. Yani hava
sislendiği zaman, açık denizde etrafınızı göremez hale geldiğiniz zaman hangi
yola gideceğinizi gösterecektir. Hep beraber Cumhuriyete ve Büyük Atatürk'e
sonsuza kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz. Cumhuriyetin temeline Büyük Atatürk 3
şeyi koymuştur. Türkiye mutlaka çağdaş, uygar ve zengin olacaktır. Bu bizim her
zaman rehberimiz olmuştur.''
-CUMHURİYET MEŞALESİ-
Atatürk'ün ''Benim mirasçım olmak istiyorsanız aklın ve bilimin
rehberliğinde olunuz'' dediğini, Cumhuriyet üniversitelerinin de dünyayla boy
ölçüşebilecek konumda olduğunu bildiren Demirel, şöyle devam etti:
''Cumhuriyetin en büyük eseri kendisidir. Bir orta zaman devletinden
çağdaş devlet kurulmuştur. Dün yüzde 90'ı köylü, fukara, medeniyetin
nimetlerinden nasibini almamış, okuma yazma bilmeyen insanların bugün yüzde 95'i
okur yazar hale geldiyse, 134 ülkeye sanayi ürünleri satılıyorsa ve hasta adamdan
Avrupa masasına oturan Türkiye varsa bu Cumhuriyetin eseridir. Türkiye bir dünya
devletidir. Dünya devleti kalmak için gayret sarf etmeye devam etme gerekliliği
vardır.''
Güney Amerika'da Şili'ye gittiğini, orada bir parkta da Atatürk büstü
bulunduğunu anlatan Demirel, şunları kaydetti:
''Atatürk büstünün altında 'Büyük adam, devlet kurucusu. Kendi içindeki
ateşi, milletinin fertlerine mal eden, kendi meşalesini milletinin adına
vatandaşlarına veren kahraman adam' yazıyor. Bütün her şey onun yaktığı meşaleyle
meydana gelmiştir. Cumhuriyet meşalesi ve onu yakan Büyük Atatürk ebediyete kadar
var olmaya, Türk milleti güçlenmeye ve var olmaya devam edecektir.''
-DİĞER KONUŞMACILAR-
Zonguldak Valisi Erdal Ata, üniversitelerin toplumların en önemli
kurumları olduğunu, ZKÜ hastanesinin ek binasının hizmete girmesiyle daha fazla
insana sağlık hizmeti sunulabileceğini söyledi.
ZKÜ Rektörü Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz, hastanelerinin 2000'deki
açılışından itibaren 1 milyon 60 bin 218 kişinin poliklinikte muayene edildiğini
belirterek, ''Üniversitenin özel bütçesi, döner sermayesi ve öğrencinin getirisi
hesaplandığında 2000'den itibaren kente katkısı 854 milyon 184 bin 972 YTL'dir''
dedi.
Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Cömert de 1996'da Tıp
Fakültesi Hastanesinin temelini atarken Demirel'in söylediği ''göç yolda düzelir'
sözünün hayat bulduğunu kaydetti.
Törenin ardından Rektör Açıkgöz, Toptan ve Demirel'e teşekkür plaketi
verdi. Bu sırada, hastane inşaatına katkı sağladığı bildirilen iş adamı Mevlüt
Hamzaoğlu, Demirel'e sarılarak öptü. Sendeleyen Demirel, gülerek ''Beni az kaldı
düşürüyordun'' dedi.
Yapımı tamamlanan ek bloğa giden Toptan ve Demirel, protokol üyeleriyle
açılışı yaptı. Toptan ve Demirel, 180 yatak, 6 yeni ameliyathane bulunan ek bloğu
gezerek, yetkililerden bilgi aldı.
Meclis Başkanı Toptan ve Demirel, daha sonra ZKÜ Rektörlük binasına
giderek bazı protokol üyeleriyle yemek yedi.
