2010-06-15 - 14:45
CHP TBMM GRUP TOPLANTISI...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, ''CHP'nin iktidarında bizi eleştiren medyaya da hak ve özgürlükleri sonuna kadar tanıyacağız. Çünkü biz halkımıza hesap vermeyi namuslu bir görev kabul eden siyaset anlayışından geliyoruz'' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''CHP'nin
iktidarında bizi eleştiren medyaya da hak ve özgürlükleri sonuna kadar
tanıyacağız. Çünkü biz halkımıza hesap vermeyi namuslu bir görev kabul eden
siyaset anlayışından geliyoruz'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin
değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya başkanlık eden Grup Başkanvekili Muharrem
İnce, oturum açarken İstanbu İl Başkanlığı'na atanan Berhan Şimşek'in de
aralarında olduğunu belirterek, Şimşek'e başarılar diledi.

Kılıçdaroğlu da konuşmasının başında Şimşek'e başarılar dileyerek,
''İstanbul il başkanımızdan İstanbul'un tümünü istiyoruz. Değerli hizmetler veren
Sayın Gürsel Tekin ile beraber çalıştık, varoşlara girdik. Siz de aynı çabayı
göstereceksiniz. Genel merkez olarak biz de size her türlü desteği vereceğiz''
dedi.

Geçen hafta sonu gerçekleştirdiği Tokat ve Amasya gezileri hakkında bilgi
veren Kılıçdaroğlu, CHP'ye gösterilen ilginin sevindirici olduğunu söyledi.

AK Parti iktidarının görevde olduğu 8 yıl içinde ''Amasya'ya tek çivi
çakmadığını, yaptığı birkaç yatırımın da bitmediğini'' savunan Kılıçdaroğlu,
''Amasya kan kaybediyor, Amasyalı kan kaybediyor. Amasyalılara düşen bir görev
var, önümüzdeki seçimlerde Amasya'da halkın iktidarını kurmak'' diye konuştu.

Organize sanayi bölgesinin gelişmediğini, iş yerlerinin kapandığını,
çiftçinin borç içinde olduğunu, esnafın ekonomik sıkıntılar nedeniyle güçlükle
ayakta durduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, Tokat'ta da benzer durumla
karşılaştıklarını anlattı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ekim 2002'de Tokat'ta
gerçekleştirdiği mitingde vatandaşlara ''Şeker pancarından kotanın, tütündeki
yanlışlıkların kalktığını bizimle göreceksiniz. Çiftçi bizimle traktörüne mazot
koyacak. Yakın ışıkları Türkiye boydan boya aydınlansın. Yakın ışıkları herkese
iş bulalım'' diye seslendiğini anlatan Kılıçdaroğlu, iktidara gelmelerine rağmen
bu vaatlerin yerine getirilmediğini savundu. Kılıçdaroğlu, ''Geldiğimiz noktada
Tokatlılara bir görev düşüyor. Işıkları yaktılar şimdi ampulü söndürmenin
zamanıdır'' şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''AKP artık Türkiye'yi sağlıklı yönetme gücünü kaybetmiştir. AKP Türkiye
için artık bir karabasandır. AKP Türkiye'yi yönetme gücünü kaybetmenin ötesinde
günlük kısır tartışmalara mahkum olan ve halkın gündemini çalarak onun
gerçeklerden kopmasını sağlayan bir konuma gelmiştir. Halkın sorunlarından
kopmuştur, çözüm de üretemez noktaya gelmiştir. Sayın Başbakan'ın yaptığı
dedikodu üreterek başka partilerin iç işlerine karışarak, suni gündemler üreterek
Türkiye'yi gerçek gündeminden koparmaktır. Ama bizim görevimiz var. Biz
Türkiye'nin gündemini halkın önüne koymaya her zaman kararlıyız ve aynı
kararlılıkla devam edeceğiz.''

AK Parti'nin ''açılım'' söylemini gündeme getirdiği günden bu yana
Türkiye'nin 118 şehit verdiğini, son olarak da terörle mücadele eden kocasını
yalnız bırakmamak için zor koşullarda eşinin yanında olan Pınar Akdağ'ın şehit
edilmesinin milletin yüreğini burktuğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Öyle bir
noktaya geldik ki neredeyse Sayın Başbakan şehitleri suçlayacak. Akılla ve
mantıkla bağdaşır yönü yok. Zemin kaybediliyor, zemin kayıyor, zemin kaybettikçe
AKP daha baskıcı bir hal almaya başladı'' diye konuştu.

Son bir ayda kömür ocaklarında yaşamını yitiren işçilerin sayısının ise
31 olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, 21. yüzyılda mevcut teknoloji ile iki işçinin
cesedine hala ulaşılamamış olmasını eleştirdi.

''Bu hükümet halka hizmet etmek için değil, halka hükmetmek, zulüm
uygulamak, halkı baskılamak, onun özgürlüğünü elinden almak için çaba harcar bir
konuma gelmiştir'' diyen Kılıçdaroğlu, toplumun tüm kesimlerinin sıkıntılı
olduğunu, ancak bu sıkıntıları özgürce dile getiremediğini ileri sürdü.

Gitti tüm illerde meslek odaları ve kuruluşlarla bir araya geldiklerini
belirten Kılıçdaroğlu, yaşadıkları sıkıntıları sorduklarını aktardı.
Kılıçdaroğlu, ''Bizimle konuşmak istiyorlar ve şunu söylüyorlar, 'acaba sizinle
yapacağımız konuşmayı medyanın olmadığı bir ortamda yapabilir miyiz?' Şaşırdık,
'niye' dedik, 'Sizinle konuşur, dertlerimizi anlatırsak ertesi gün vergi
denetçileri bizim kapımıza gelir.' Biz sanıyorduk ki bu baskı sadece Ankara'da,
İstanbul'da ve medya üzerinde var. Bu baskı Anadolu'nun her tarafında var ve
gittikçe de yayılıyor'' şeklinde konuştu.

Bugün bir köşe yazısında ''bir kitap nedeniyle açılan adli soruşturmadan
ve kitabı basan yayınevine de vergi denetim elemanlarının gönderildiğinden''
bahsedildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Bu ne adına yapılıyor? Demokrasi adına, hak adına, hukuk adına
özgürlükler adına yapılıyor. Onun için her yerde söyledik, burada da
söyleyeceğiz: Eğer siz bunları demokrasi adına, hukuk adına, hak adına,
özgürlükler adına yapıyorsanız, alın o hakkı da, özgürlüğü de, demokrasiye de
başınıza çalın. Tam bir korku imparatorluğu yaratmış durumdalar. Vatandaş telefon
ediyor, 'efendim acaba telefonda söyleyebilir miyim?' Nedir sorun? 'Bizi
dinliyorlar.' Nereden çıktı, nasıl oldu bu... Ama buradan yurttaşlarımıza söz
veriyoruz, halkın iktidarında, CHP'nin iktidarında özgürlükler, demokrasi sonuna
kadar olacak, haklar sonuna kadar kullanılacak.

CHP'nin iktidarında bize eleştiren medyaya da hak ve özgürlükleri sonuna
kadar tanıyacağız. Çünkü biz halkımıza hesap vermeyi namuslu bir görev kabul eden
siyaset anlayışından geliyoruz. Biz birileri gibi hesap vermekten,
eleştirilmekten korkmuyoruz. Eleştirilmekten ve hesap vermekten korkarsanız bunun
sonu baskıcı rejimdir, bunun sonu korku imparatorluğuna gitmedir, bunun sonu
yurttaşın ağzını açmamasıdır, bunun sonu demokrasi değil, faşizmdir.''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Biz
konuşurken Recep Bey gibi camdan değil, candan konuşuyoruz'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubunda, emeklilerin durumuna ilişkin
değerlendirmelerde bulunarak, emeklilere seslendi.

Yaklaşık 9 milyon emekli olduğunu, eşleriyle birlikte bu sayının 13-15
milyonu bulduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, emeklilere, ''AK Parti'nin yaptığı
oyunları anlatacağını'' belirtti.

Kılıçdaroğlu, emeklileri, ''sosyal devletin tapu senedi, varlık nedeni''
olarak tanımlayarak, AK Parti'nin, emeklileri 2. sınıf yurttaş konumuna soktuğunu
savundu.

Çıkarılan bir yasayla, emeklilere milli gelir artışından pay
verilmeyeceği düzenlemesinin getirildiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, emeklilere,
''Siz bu ülkenin 2. sınıf yurttaşı olmayı kabul ediyor musunuz? Kabul
etmiyorsanız, 1 yıl sonra seçim sandığı önünüze gelecek, kendinize 1. sınıf
yurttaşlık yolunu açın'' diye seslendi.

Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarında, Türkiye'de dolar milyarderi sayısının
Japonya'yı geçtiğini belirterek, ''Size verilmeyen milli gelir artışındaki paylar
kime gitti, dolar milyarderi sayısı arttı? Bunu da emekli kahvesinde düşünün''
görüşünü dile getirdi.

AK Parti'nin emeklileri sevmediğini, AK Parti'nin sosyal devleti
istemediğini öne süren Kılıçdaroğlu, hakça bölüşme olmayıp, bazılarının ikinci
sınıf yurttaş konumuna sokulması halinde, sosyal devletin dibine dinamit konulmuş
olacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, bu dinamitin, emeklinin kahvesinde, evinde
olduğunu kaydederek, ''Ya patlayacak, ya patlayacak... Seçim sandığında bu
dinamitin şekil ve yönü belli olacak'' dedi.

Kılıçdaroğlu, emeklilerin aylıklarından yüzde 1 sağlık sigortası primi
kesilmesine yönelik bir yasa çıktığını, Anayasa Mahkemesine giderek, bunu iptal
ettirdiklerini anımsattı.

''Recep Bey, 'Bunlar Anayasa Mahkemesine gidiyorlar' diyerek, bizi
suçluyor'' diyen Kılıçdaroğlu, emeklilere, ''Anayasa Mahkemesine gidip,
aylığınızdan yüzde 1 kesilmesin diye mücadele eden CHP'ye mi güveniyorsun yoksa
aylığından yüzde 1'i kesip seni açlığa mahkum eden AKP'ye mi güveniyorsun?''
sorusunu yöneltti. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Esnaf emekli olduktan sonra, çalışması halinde yüzde 10 sigorta primi
keseriz denildi. Bu uygulama AKP'den önceydi ama bunlar 'esnaftan kesilen yüzde
10 az, yüzde 40 yapacağız' dediler, kanun çıktı. CHP, Anayasa Mahkemesine gitti
ve iptal edildi. 9 milyon emekli ve eşlerine sesleniyorum; sizin hakkınızı
savunan CHP mi sizin yanınızda yoksa sizin aylığınıza göz koyan AKP mi? AKP'ye
göre biz suçluyuz, çünkü Anayasa Mahkemesine gittik. Emeklinin, işçinin, köylünün
hakkını, demokrasiyi koruyacaksın; suçlusun. Ne zaman suçsuz olursun; Recep Bey
konuşur, sen alkışlarsan diyecek, 'Ne güzel alkışlıyor'. Dost acı söyler, biz
emeklilerle dostuz. Biz, emekten, emekliden, alın terinden, ezilmiş, yoksuldan
yanayız. Biz konuşurken Recep Bey gibi camdan değil, candan konuşuyoruz.

Emeklilere sesleniyorum; biz size sahip çıktık kusura bakmayın ama sizin
önemli bir kitleniz de gidip AKP'ye sahip çıktı. Bu akıl tutulmasını önümüzdeki
sandıkta gidermek zorundayız. Emekli, bu toplumda hak ettiği yere gelmek
zorundadır ama bize destek verirse gelir, destek vermezse bilin ki önümüzdeki
süreçte, emekli bugün içinde bulunduğu koşullardan çok daha kötü koşullara
gelecektir. Çünkü AKP'nin temel felsefesi budur. Ne kadar yoksulluk artarsa,
emekli bir lokma, bir hırkaya muhtaç olursa, o zaman AKP, 'işte tam benim
istediğim kıvama geldi' diyecek, bu kıvama gelmeye emekliler razı mı? O zaman
yapacağımız şey çok açık, sandık geliyor, ders vermek.''

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 3 Mart
2004'te verdiği bir röportajda, niye ticaretle uğraştığı sorusuna, ''Ticaret
yapmazsam, bu maaşla geçinemem' karşılığını verdiğini söyledi.

Başbakanların, taksi, dolmuş, uçak parası ödemediğini, Erdoğan'ın okul
masrafının da olmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''9 Milyon vatandaş sormayacak
mı; Sayın Başbakan sen aldığın 10 binle geçinemiyorsun ben aldığım 500-600
lirayla nasıl geçiniyorum, sen hiç bunu düşündün mü?'' dedi.

''Bunlar vatandaşı aldatıyorlar, vatandaşa doğruları söylemiyorlar,
kandırıyorlar'' diyen Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'dan, ilk yurt dışı
gezisinde, o ülkede emeklilerin kaç lira aldığını sormasını ve bunu açıklamasını
istedi.

Seçimlerin geldiğini, emeklilerin önünde iki seçenek bulunduğunu ifade
eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Emekliler, 'bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıyız, yaratılan katma
değerden biz de pay almak istiyoruz' derlerse, çözüm; eşittir halkın iktidarı
eşittir CHP. Ama emekli kardeşlerimiz, 'bizim aldığımız emekli aylığı fazla
geliyor, yurt dışı, yurt içi gezilerle idare ediyoruz bu parayı, gül gibi
geçiniyoruz' derse, o zaman çözüm; eşittir AKP, eşittir oylarını oraya versinler.
Eğer önümüzdeki seçimlerde, emekliler yine gider AKP'ye oy verirlerse, iki elimiz
emeklilerin yakasında olacak.

Başbakan'ın Anayasa Mahkemesine gidiyoruz diye şikayetleri var; Başbakan
Türkiye'nin gündeminden koptuğu için, ne söyleyeceğinin aslında o da farkında
değil. Başbakan, meraklanmasın, halkın iktidarında yetim hakkı yiyenlerin
dosyalarını tekerlekli sandalyeyle değil, onları kamyonlarla, kamyonetlerle
Anayasa Mahkemesine götüreceğiz.''

İş adamlarının A ya da B partisini tutabileceğini, ancak iktidarın, iş
adamlarının karşılaştığı engelleri kaldırması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu,
iş dünyasına siyaseti sokmanın doğru olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, bunun
yapılması halinde, toplumun ayrışacağını dile getirerek, ''Ayrıştırdığınız için
zaten toplum bu noktaya geldi'' dedi.

Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarında, bir ikisi hariç, üniversitelerin
sesinin çıkmadığını kaydederek, hukukun askıya alındığı bir düzende, iktidarda
önce hukuk fakültelerinin buna karşı çıkması gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu,
''Ama her yeri ele geçireceksiniz, her ortam sizin düşüncelerinizi dillendirecek
ve siz buna demokrasi diyeceksiniz; bu doğru değil'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında köylülerin, mazotu ÖTV'siz alacağını,
çiftçinin, alın terinin karşılığını bulacağını dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,
partisinin iktidarında, milli gelirdeki artışın emekli aylıklarına
yansıtılacağını, sosyal güvenlik destek priminin aşamalı olarak kaldırılacağını,
''İntibak Yasası''nın çıkarılacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''kul
hakkı yiyenleri sonuna kadar takip edeceklerini'' ifade etti. Kılıçdaroğlu,
''Derse ki Sayın Başbakan, 'kim bu kul hakkı yiyenler?' Etrafına baksın, aynaya
baksın; ihaleye fesat karıştıran, naylon faturacı, hayali ihracatçı, siyasette
zenginleşmeyi maharet sayanlar kimdir görsün. Bunun lamı cimi yok. Her şeyi
affederiz kul hakkı yiyenleri affetmeyiz'' diye konuştu.

Emeklinin 18 yaşını dolduran ama evlenmeyen kızının sağlık sigortası
primi yatırmaması durumunda sağlık hizmetlerinden yararlanmaması için yasa
çıkarıldığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Allah aşkına, tasarruf için bula bula
emeklinin 18 yaşını doldurmuş kızını mı buldunuz? Tasarruf bu mu? İki
dolandırıcılığı, yolsuzluğu önleseydiniz bunu karşılardınız. Faturayı niye
emeklinin kız çocuğuna çıkarıyorsunuz'' diye konuştu.

Türkiye'nin kendine özgü koşullarının olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu,
''Bu AKP'de insan haklarına saygı duyma, yoksulu koruma diye bir anlayış yoktur''
dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, emeklilerin ''İntibak Yasası''nın çıkarılmasını
beklediğini ifade ederek, ''Ben söyleyeyim; AKP iktidar olduğu sürece hayatta
çıkarmazlar. Çünkü emekliyi sevmiyorlar. Emekliyi yüceltmek değil, ezmek
hoşlarına gidiyor'' görüşünü savundu. Bu haksızlığı halktan yana bir iktidarın
kaldırabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, onun CHP iktidarı olduğunu kaydetti.
Kılıçdaroğlu, ''emeklilin uyanması ve CHP'yi görmesi gerektiğini'' söyledi.

Kuru soğan, yeşil soğan, patates, marul, et, sivri biber, pırasa ve
ıspanak gibi ürünlerin fiyatlarındaki yıllık artışları hakkında bilgi veren ve
mutfaktaki enflasyonun yüzde 36 civarında olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu,
''Merkez Bankası ne diyor? Gıda enflasyonunda Türkiye dünya ikincisi. Emekli bunu
unutmasın. 4,6 maaşına zam yapıldı, mutfaktaki enflasyon yüzde 36, gıda
enflasyonunda dünya ikincisiyiz'' şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, ''AKP'nin emekliyi ezdiğini, insaf diye bir kavrama sahip
olmadığı'' savunarak, ''Çünkü, artık sırça köşkte oturuyorlar. Artık bunlar öyle
toplumdan koptular ki toplumun sorunlarını bir köşeye bıraktılar, suni
gündemlerin peşinde gidiyorlar'' dedi.

Emeklilere vaatlerde bulunan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

''CHP iktidarında milli gelir artışından emekli aylıklarına yansıma
olacak. Sosyal güvenlik destek pirimini aşamalı olarak kaldıracağız. İntibak
Yasası'nı çıkaracağız. Emeklinin evlenmemiş kız çocuğu eskinden olduğu gibi
ölünceye kadar anne ve babasının sosyal güvencesi altında olacak.

Biz aracıyız, söz veririz. Verdiğimiz sözün arkasında dururuz. Diğerleri
gibi yapmayız. Her şeyi yerinde ve dozunda yaparız. Doğruyu sözleriz.
Söylediklerimizi de hesabını kitabını yaptıktan sonra söyleriz. Emekli
kardeşlerime sesleniyorum: Sandık geliyor. 9 milyon emeklisiniz, eşlerinizle
beraber, çocuklarınıza da alın yanınıza ve sandığa gidin. Kendinize sahip çıkın.
Kendi makus talihinizi kendi iradenizle kurtarın, Türkiye'yi de aydınlığa
çıkarın. Sosyal devleti kuralım, refahı hep beraber tabana yayalım.''

(14.45)