2009-11-03 - 12:03
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın, bin yılda bedeller ödenerek bugünlere ulaşmış Türk
milletini, birbirinden kopmuş kabileler haline getirmek istediğini öne sürdü.
MHP TBMM Grubu Genel Başkan Devlet Bahçeli başkanlığında toplandı.
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, MHP'nin bu hafta sonu 9.
Olağan Büyük Kurultayı'nı gerçekleştireceğini hatırlattı.
Bahçeli, bu kurultayda ve sonrasında şekillenecek siyasal tablonun,
''ağır sorunlar altında ezilen'' Türkiye'nin geleceğinde belirleyici olacağına
inandığını ifade ederek, ''Türkiye, MHP ile birlikte hak ettiği mevkiye
yükselecek, milletimiz layık olduğu huzur, refah ve İstikrara kavuşacaktır. Büyük
kurultayımız, mücadele azmimizin, 40 yıldır şerefle taşıdığımız ilkelerimizin,
Türk milletine duyduğumuz bağlılığın bir kez daha teyidi olacaktır'' diye
konuştu.
''Güven ile kuşkunun, güvenlik ile korkunun, işbirliği ile çekişmenin,
bağımsızlık ile teslimiyetin, taviz ile onurun, çıkarcılık ile fedakarlığın,
alabildiğine çarpıştığı Türkiye'ye, milletin özlediği Türkiye'ye MHP'nin
karolarıyla kavuşulacağını'' savunan Bahçeli, ''İnancımız bu yöndedir. Hedefimiz
budur'' dedi.
Partisinin bugün millet ve devlet hayatında kambur olan bütün bu
sorunları çözmek için yola çıktığını ifade eden Bahçeli, bu konuda, yeterli
birikim ve tecrübelerinin, donanımlı kadrolarının bulunduğunu vurguladı.
Bahçeli, kurultaylarının partilerine, demokrasiye ve millete hayırlı
olması dileğinde de bulunarak, başta partinin kurucusu Alparslan Türkeş olmak
üzere dava arkadaşlarına şükranlarını sundu.
-''TERÖRLE DOĞRUDAN MÜZAKERE YAPILIYOR''-
Milletin bin yıllık kardeşliğinin bozulmak, ikinci bir dilin ise
resmiyete sokulmak istendiğini ileri süren Bahçeli, şöyle devam etti:
''Terörle doğrudan müzakere yapılmaktadır. Dağdaki canileri affetmenin
yolları aranmaktadır. Başbakan Erdoğan, bin yılda ağır bedeller ödenerek
bugünlere ulaşmış Türk milletini, birbirinden kopmuş kabileler haline getirmek
istemektedir. Özgürlük, demokrasi, insan hakları ve eşitlik adına bütün milli
değerler hayasızca linç edilmektedir. Kapanmamış tarihi hesaplar yeniden
açılmakta, Türk milletine karşı ahlaksızca meydan okunmaktadır. Türkiye, tarihi
günler yaşamaktadır. Bir yanda, teröristler alkışlar arasında dağdan inmektedir,
öte yanda milletimiz öfke ile ayağa kalkmaktadır. Bir tarafta, hükümet teröristle
pazarlık yapmaktadır, diğer yanda aziz şehitlerimizin yaraları bir kez daha
kanatılmaktadır. Bir tarafta, Başbakan bu rezaleti umut verici bulmaktadır, diğer
tarafta gazilerimiz gözyaşı dökmektedir. Ve elbette ki en önemlisi budur,
bugünümüzü borçlu olduğumuz, yarınımızı ise borçlu olacağımız gazilerimiz,
şehitlerimiz incitilmektedir. Şahadetle terörizm, vatan müdafaası ile kanlı
eylemler, gazi ile terörist, AKP zihniyeti tarafından aynı kefeye konulmaktadır.
Başbakan Erdoğan, zemzem ile zehiri karıştırmaya çalışmaktadır. Geçtiğimiz hafta
resmi törenlerle sınırdan geçen teröristlere hükümetin yaptığı teşrifat
milletimizi haklı olarak derinden yaralamıştır.''
-ŞEHİT YAKINLARININ VE GAZİLERİN TEPKİLERİ-
Devlet Bahçeli, ''şehit yakınları ve gazilerin protestolarına değinerek,
bu kişilerin derdini dinleyecek, kendisini karşılayacak, gözyaşını dökecek
hükümet temsilcisi ve devlet yöneticisi aradığını'' söyledi.
''Ne var ki hükümetin memurlarınca terörist kucaklarken gösterilen
nezaket, bu ruhları yaralanmış insanlara gösterilmemiştir'' iddiasında bulunan
Bahçeli, ''Devlet canilere teşrifatçı, şehit ailelerine ceberuttur. Hükümet
katillere kucaklayıcı, gazilere zorbadır'' dedi.
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Başbakana göre terörü İmralı'dan yönetmek, Kandil'den desteklemek,
teröristi alkışlamak demokratik hak ve fırsat; bayrağı yükseltmek, şehide sahip
çıkmak, gaziyi kucaklamak; kışkırtma ve tahriktir. Bu emsali görülmemiş bir
alçalma halidir ve bu leke Başbakan'ın alnına silinmemek üzere çalınmıştır. Tarih
asla affetmeyecek, bu kara leke asla çıkmayacaktır. Vatan görevine gitmiş eli
kınalı yiğitlerle, millete zulüm, etmiş eli kanlı katiller Başbakan'ın vicdanında
maalesef yer değiştirmiştir. Protez bacağını, kolunu çıkartıp atan gazilerimiz,
oğlunun madalyasını yerlere çalan şehit aileleri, evladının kahramanlık beratını
yırtıp atan babalar, şehidin emaneti torununu koklayan gözü yaşlı nineler,
kendisini durduran emniyet müdürüne 'Biz sizin kardeşiniz değiliz. Sizin
kardeşleriniz dağdan inenlerdir' diyen bacağını kaybetmiş öfkeli kahramanlar,
içinde insan sevgisi, millete bağlılık ve ilahi adalet hissi olan hepimizin
yüreğini derinden dağlamıştır.
En acılı günlerinde bile 'vatan sağolsun' diyenler, bugün öfke içindedir.
Ve bu utanç başta Başbakan olmak üzere, maalesef hepimizindir. Devlet ve hükümet
şehidine, gazisine ve hatıralarına sahip çıkamamıştır. Ve bu alçalma tarihimizde
bir ilktir ve zillet AKP'nin lekeli sicilinin utanç belgesidir.''
-''HESABINI KİM VERECEK?''-
Bahçeli, hunhar saldırılarda meydana gelen kayıpların sadece güvenlik
güçlerinden oluşmadığına dikkati çekerek, şu soruları yöneltti:
''Zor şartlar altında öğrencilerine bir kelime öğretebilmek için
çırpınırken PKK saldırılarında hayatını kaybeden yüzlerce öğretmenlerimizin
hesabını kim verecektir? Vatana bağlılığı, millete sadakati cemaate vaaz eden
sayısız din görevlilerinin PKK tarafından katledilmesinin hesabını kim
verecektir? Gece yarısı yaptığı baskınlarla maden ocaklarında, inşaat sahalarında
katlettiği mühendislerimizin, işçilerimizin hesabını kim verecektir?
Dağdakiler suçsuz, gelenler suçsuz, kalanlar suçsuz ise bunca yılın ağır
kayıplarının hakları nasıl helal edilecektir? Terörist için gözyaşı dökmeye
meraklı olanlara bunları da hatırlatmak isterim. Bu mücadelede bugüne kadar
başrol oynayan, akıl veren, tavsiye eden, sözde strateji geliştiren kurumlar ve
zevat bunun vebalını nasıl ödeyecektir? Geçmişte tutulan yol yanlış ise bugün
tutulan yolun doğru olduğunun güvencesini kim verecektir?''
Bahçeli, kendilerinin asla kan ve intikam peşinde olmadığını
vurgulayarak, ''Ama yapılanlar cezasız mı kalacaktır? Yapanın yanına kar kalacak
ise hatta teröristler törenlerle karşılanacaksa yıllardır verilen mücadele nereye
oturtulacaktır?'' dedi.
-''PKK'IN SİLAHLA ELDE EDECEĞİ HEDEF KALMADI''
Terörizmin bütün bölücü talepleri taahhüde ve takvime bağlandığını ileri
süren Bahçeli, ''PKK'nın silahla elde edeceği hedef kalmamıştır. Tamamı AKP
kadrolarınca vadelendirilmiştir. Teröristin dağda durmalarına gerek yoktur, onlar
da sözde fırsat adı verilen teslim törenleri ile dönüş yolundadır'' ifadelerini
kullandı.
Son MGK toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamayı eleştiren
Bahçeli, ''Biz içeride ne konuşulduğuna değil, dışarıya verilen mesaja bakarız''
dedi.
Bahçeli, ''anaların gözyaşlarının, Türkiye'yi bölerek mi dineceğini''
sorarak, şunları kaydetti:
''Teröristin elindeki paçavrayı indiremeyen hükümet, şehit ailesinin
elindeki al bayrağı indirerek mi anaların gözyaşını durduracaktır? Son rezaletler
de bundan öncekiler gibi işbirlikçi hükümetin girdiği çıkmaz yolun sonucu ve
eseridir. Şehit analarını anlayışa davet eden küstah zihniyeti terbiyeye,
nezakete ve hürmete davet ediyorum. Buradan söyleyeceğim sözüm şudur: Bizler
varlığımızı milletimize borçlu olduğuna inanan siyaset temsilcileriyiz. Millete
yönelen her hakaret bizleri de derinden incitir ve yaralar. Aziz milletimiz,
muhterem aileleri ve evlatlarımız üzerlerimizdeki haklarını helal etsinler.
Bilinsin ki bu yaşanan hıyanet asla ve asla milletimizin hissiyatı değildir. Emin
olunuz ki her evde acılarınız paylaşılmaktadır, tüten her ocakta anılarınız
yaşatılmaktadır. Bugünlerimizi borçlu olduğumuz evlatlarımızı unutmamız mümkün
değildir. MHP ve onun sevdalıları bize bugünleri bahşeden evlatlarını
unutmayacaktır. Biz biliyoruz ki şehit vurulunca değil, unutulunca ölür. Asla
unutmayacağız. Hatıralarını ve mücadelelerini asla unutturmayacağız. Bunun
hesabını, bu ihaneti yaşatanlardan da Allah'ın izniyle mutlaka soracağız.''
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, MHP'nin bu hafta sonu 9.
Olağan Büyük Kurultayı'nı gerçekleştireceğini hatırlattı.
Bahçeli, bu kurultayda ve sonrasında şekillenecek siyasal tablonun,
''ağır sorunlar altında ezilen'' Türkiye'nin geleceğinde belirleyici olacağına
inandığını ifade ederek, ''Türkiye, MHP ile birlikte hak ettiği mevkiye
yükselecek, milletimiz layık olduğu huzur, refah ve İstikrara kavuşacaktır. Büyük
kurultayımız, mücadele azmimizin, 40 yıldır şerefle taşıdığımız ilkelerimizin,
Türk milletine duyduğumuz bağlılığın bir kez daha teyidi olacaktır'' diye
konuştu.
''Güven ile kuşkunun, güvenlik ile korkunun, işbirliği ile çekişmenin,
bağımsızlık ile teslimiyetin, taviz ile onurun, çıkarcılık ile fedakarlığın,
alabildiğine çarpıştığı Türkiye'ye, milletin özlediği Türkiye'ye MHP'nin
karolarıyla kavuşulacağını'' savunan Bahçeli, ''İnancımız bu yöndedir. Hedefimiz
budur'' dedi.
Partisinin bugün millet ve devlet hayatında kambur olan bütün bu
sorunları çözmek için yola çıktığını ifade eden Bahçeli, bu konuda, yeterli
birikim ve tecrübelerinin, donanımlı kadrolarının bulunduğunu vurguladı.
Bahçeli, kurultaylarının partilerine, demokrasiye ve millete hayırlı
olması dileğinde de bulunarak, başta partinin kurucusu Alparslan Türkeş olmak
üzere dava arkadaşlarına şükranlarını sundu.
-''TERÖRLE DOĞRUDAN MÜZAKERE YAPILIYOR''-
Milletin bin yıllık kardeşliğinin bozulmak, ikinci bir dilin ise
resmiyete sokulmak istendiğini ileri süren Bahçeli, şöyle devam etti:
''Terörle doğrudan müzakere yapılmaktadır. Dağdaki canileri affetmenin
yolları aranmaktadır. Başbakan Erdoğan, bin yılda ağır bedeller ödenerek
bugünlere ulaşmış Türk milletini, birbirinden kopmuş kabileler haline getirmek
istemektedir. Özgürlük, demokrasi, insan hakları ve eşitlik adına bütün milli
değerler hayasızca linç edilmektedir. Kapanmamış tarihi hesaplar yeniden
açılmakta, Türk milletine karşı ahlaksızca meydan okunmaktadır. Türkiye, tarihi
günler yaşamaktadır. Bir yanda, teröristler alkışlar arasında dağdan inmektedir,
öte yanda milletimiz öfke ile ayağa kalkmaktadır. Bir tarafta, hükümet teröristle
pazarlık yapmaktadır, diğer yanda aziz şehitlerimizin yaraları bir kez daha
kanatılmaktadır. Bir tarafta, Başbakan bu rezaleti umut verici bulmaktadır, diğer
tarafta gazilerimiz gözyaşı dökmektedir. Ve elbette ki en önemlisi budur,
bugünümüzü borçlu olduğumuz, yarınımızı ise borçlu olacağımız gazilerimiz,
şehitlerimiz incitilmektedir. Şahadetle terörizm, vatan müdafaası ile kanlı
eylemler, gazi ile terörist, AKP zihniyeti tarafından aynı kefeye konulmaktadır.
Başbakan Erdoğan, zemzem ile zehiri karıştırmaya çalışmaktadır. Geçtiğimiz hafta
resmi törenlerle sınırdan geçen teröristlere hükümetin yaptığı teşrifat
milletimizi haklı olarak derinden yaralamıştır.''
-ŞEHİT YAKINLARININ VE GAZİLERİN TEPKİLERİ-
Devlet Bahçeli, ''şehit yakınları ve gazilerin protestolarına değinerek,
bu kişilerin derdini dinleyecek, kendisini karşılayacak, gözyaşını dökecek
hükümet temsilcisi ve devlet yöneticisi aradığını'' söyledi.
''Ne var ki hükümetin memurlarınca terörist kucaklarken gösterilen
nezaket, bu ruhları yaralanmış insanlara gösterilmemiştir'' iddiasında bulunan
Bahçeli, ''Devlet canilere teşrifatçı, şehit ailelerine ceberuttur. Hükümet
katillere kucaklayıcı, gazilere zorbadır'' dedi.
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Başbakana göre terörü İmralı'dan yönetmek, Kandil'den desteklemek,
teröristi alkışlamak demokratik hak ve fırsat; bayrağı yükseltmek, şehide sahip
çıkmak, gaziyi kucaklamak; kışkırtma ve tahriktir. Bu emsali görülmemiş bir
alçalma halidir ve bu leke Başbakan'ın alnına silinmemek üzere çalınmıştır. Tarih
asla affetmeyecek, bu kara leke asla çıkmayacaktır. Vatan görevine gitmiş eli
kınalı yiğitlerle, millete zulüm, etmiş eli kanlı katiller Başbakan'ın vicdanında
maalesef yer değiştirmiştir. Protez bacağını, kolunu çıkartıp atan gazilerimiz,
oğlunun madalyasını yerlere çalan şehit aileleri, evladının kahramanlık beratını
yırtıp atan babalar, şehidin emaneti torununu koklayan gözü yaşlı nineler,
kendisini durduran emniyet müdürüne 'Biz sizin kardeşiniz değiliz. Sizin
kardeşleriniz dağdan inenlerdir' diyen bacağını kaybetmiş öfkeli kahramanlar,
içinde insan sevgisi, millete bağlılık ve ilahi adalet hissi olan hepimizin
yüreğini derinden dağlamıştır.
En acılı günlerinde bile 'vatan sağolsun' diyenler, bugün öfke içindedir.
Ve bu utanç başta Başbakan olmak üzere, maalesef hepimizindir. Devlet ve hükümet
şehidine, gazisine ve hatıralarına sahip çıkamamıştır. Ve bu alçalma tarihimizde
bir ilktir ve zillet AKP'nin lekeli sicilinin utanç belgesidir.''
-''HESABINI KİM VERECEK?''-
Bahçeli, hunhar saldırılarda meydana gelen kayıpların sadece güvenlik
güçlerinden oluşmadığına dikkati çekerek, şu soruları yöneltti:
''Zor şartlar altında öğrencilerine bir kelime öğretebilmek için
çırpınırken PKK saldırılarında hayatını kaybeden yüzlerce öğretmenlerimizin
hesabını kim verecektir? Vatana bağlılığı, millete sadakati cemaate vaaz eden
sayısız din görevlilerinin PKK tarafından katledilmesinin hesabını kim
verecektir? Gece yarısı yaptığı baskınlarla maden ocaklarında, inşaat sahalarında
katlettiği mühendislerimizin, işçilerimizin hesabını kim verecektir?
Dağdakiler suçsuz, gelenler suçsuz, kalanlar suçsuz ise bunca yılın ağır
kayıplarının hakları nasıl helal edilecektir? Terörist için gözyaşı dökmeye
meraklı olanlara bunları da hatırlatmak isterim. Bu mücadelede bugüne kadar
başrol oynayan, akıl veren, tavsiye eden, sözde strateji geliştiren kurumlar ve
zevat bunun vebalını nasıl ödeyecektir? Geçmişte tutulan yol yanlış ise bugün
tutulan yolun doğru olduğunun güvencesini kim verecektir?''
Bahçeli, kendilerinin asla kan ve intikam peşinde olmadığını
vurgulayarak, ''Ama yapılanlar cezasız mı kalacaktır? Yapanın yanına kar kalacak
ise hatta teröristler törenlerle karşılanacaksa yıllardır verilen mücadele nereye
oturtulacaktır?'' dedi.
-''PKK'IN SİLAHLA ELDE EDECEĞİ HEDEF KALMADI''
Terörizmin bütün bölücü talepleri taahhüde ve takvime bağlandığını ileri
süren Bahçeli, ''PKK'nın silahla elde edeceği hedef kalmamıştır. Tamamı AKP
kadrolarınca vadelendirilmiştir. Teröristin dağda durmalarına gerek yoktur, onlar
da sözde fırsat adı verilen teslim törenleri ile dönüş yolundadır'' ifadelerini
kullandı.
Son MGK toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamayı eleştiren
Bahçeli, ''Biz içeride ne konuşulduğuna değil, dışarıya verilen mesaja bakarız''
dedi.
Bahçeli, ''anaların gözyaşlarının, Türkiye'yi bölerek mi dineceğini''
sorarak, şunları kaydetti:
''Teröristin elindeki paçavrayı indiremeyen hükümet, şehit ailesinin
elindeki al bayrağı indirerek mi anaların gözyaşını durduracaktır? Son rezaletler
de bundan öncekiler gibi işbirlikçi hükümetin girdiği çıkmaz yolun sonucu ve
eseridir. Şehit analarını anlayışa davet eden küstah zihniyeti terbiyeye,
nezakete ve hürmete davet ediyorum. Buradan söyleyeceğim sözüm şudur: Bizler
varlığımızı milletimize borçlu olduğuna inanan siyaset temsilcileriyiz. Millete
yönelen her hakaret bizleri de derinden incitir ve yaralar. Aziz milletimiz,
muhterem aileleri ve evlatlarımız üzerlerimizdeki haklarını helal etsinler.
Bilinsin ki bu yaşanan hıyanet asla ve asla milletimizin hissiyatı değildir. Emin
olunuz ki her evde acılarınız paylaşılmaktadır, tüten her ocakta anılarınız
yaşatılmaktadır. Bugünlerimizi borçlu olduğumuz evlatlarımızı unutmamız mümkün
değildir. MHP ve onun sevdalıları bize bugünleri bahşeden evlatlarını
unutmayacaktır. Biz biliyoruz ki şehit vurulunca değil, unutulunca ölür. Asla
unutmayacağız. Hatıralarını ve mücadelelerini asla unutturmayacağız. Bunun
hesabını, bu ihaneti yaşatanlardan da Allah'ın izniyle mutlaka soracağız.''
