2010-04-20 - 14:52
BDP eş başkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliği teklifine değindi. Söz konusu teklifin, toplumun ihtiyaçları dikkate alınmadan, diyalog ve uzlaşı aranmadan hazırlandığını iddia eden Kışanak, anayasa metinlerinin toplumsal uzlaşı metinleri olması gerektiğini vurguladı.
BDP eş başkanı Gültan Kışanak, Anayasa değişikliği teklifineilişkin,
''AKP, yaptığı yanlışların üstünü Anayasa değişikliği şalı ile örtmeye çalışıyor''
dedi.
AK Parti'nin, ''Yargının tarafsız ve bağımsız olabilmesi için bu
değişikliklerin gerekli olduğu'' yönünde propaganda yaptığını savunan Kışanak,
asıl amacın, yargıyı tarafsız ve bağımsız yapmak değil, taraflı ve bağımlı olan
yargıya makas değiştirmek olduğunu ileri sürdü. Kışanak, asıl hedefin, ''şimdiye
kadar resmi ideolojinin emrinde olan yargıyı, bundan sonra AK Parti zihniyetinin
emrine sokmak'' olduğunu iddia etti.
Gültan Kışanak, ''Seçim stratejisini Anayasa değişikliği üzerine kuran
AKP, bütün yaptığı yanlışların ve yapmadığı hizmetlerin üstünü Anayasa
değişikliği şalı ile örtmeye çalışıyor'' dedi.
''Öyle bir ortam yaratmaya çalışıyor ki halk sandıkta AKP'den hesap
soramasın'' ifadesini kullanan Kışanak, şöyle devam etti:
''Kendisini demokrasi havarisi ilan edip, ya herkesi kandırarak yanına
çekecek ya da mağduriyet edebiyatına sığınarak oylarını korumaya çalışacak.
Yaratılmak istenen kutuplaşma siyasetinin temelinde bu seçim hesabı yatıyor. Ya
CHP ve MHP gibi statükodan yanasın ya da AKP'den yana olmaya mecbursun.
Yaratılmak istenen hava budur. Bu oyunun farkındayız.
Ne AKP ne CHP ne MHP siyasetine mahkum değiliz. Üçüncü tarafı, yani
halkın tarafını güçlü bir şekilde inşa etmeliyiz.
Seçimden sonra yeni anayasa yapma vaatleri tamamen yalandır,
kandırmacadır. Eğer gerçekten böyle bir niyetleri olsaydı, seçim barajını
indirir, toplumsal uzlaşmanın tüm taraflarının yeni Parlamentoda temsil
edilmesinin olanağını yaratırlardı. Halkın iradesinin önüne yüzde 10 gibi büyük
bir baraj koyarak, demokratik bir anayasa yapılamaz.''
Kışanak, 90 yıl önce Büyük Millet Meclisi açılarak, Cumhuriyetin ilk ve
en önemli adımının atıldığını, ancak aradan geçen 90 yıla rağmen Cumhuriyeti
demokrasi ile buluşturmanın mümkün olmadığını ileri sürdü. Kışanak, ''Ulusal
egemenlik iddiasını boşa çıkartan en önemli hususlardan biri de siyaset kurumunun
bir bütün olarak, seçkin ve elitlerin elinde olmasıydı'' dedi.
23 Nisan'ın aynı zamanda bir çocuk bayramı olduğunu ve bu bayramın her
yıl olduğu gibi bu yıl da görkemli törenlerle kutlanacağını ifade eden Kışanak,
şunları söyledi:
''Peki ya bu ülkenin öteki çocukları... Yoksulluğun bütün yükünü
omuzlarında taşıyan, tarlada, atölyede karın tokluğuna çalışan çocuklar. Bir taş
attıkları, bir slogan attıkları gerekçesiyle tutuklanan, yaşlarının iki katı
kadar ceza alan çocuklar... Sizler devlet erkanı, seçkinler, elitler, AKP
hükümeti, bu gerçeklere sırtınızı dönerek, görkemli kutlamalarda mutlu
olabilirsiniz. Bu ülkedeki milyonlarca öteki çocuğun yasadıklarından, sizin
sorumlu olduğunuzu unutabilirsiniz. Ama ne çocuklarımız ne de biz asla
unutmayacağız. İki elimiz sürekli yakanızda olacak. Çocuklarımıza eşit fırsatlar
sunmak, kendilerine geleceğe hazırlayabilecekleri imkanlar yaratmak, güvenli bir
ortam oluşturmak için mücadele edeceğiz.''
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de 1 Mayıs'ı kutlama hazırlıklarına
başlandığını belirten Kışanak, ''Yıllarca ülkemizde yasaklarla karşılaşan,
katliamlara sahne olan 1 Mayıs, 33 yıl aradan sonra bu yıl ilk kez Taksim
Meydanı'nda kutlanacak. Nasıl ki 1 Mayıs'ın resmi tatil ilan edilmesi, işçinin,
emekçinin mücadelesi sonucu elde edilen bir kazanıma dönüşmüşse, Taksim'in
kutlamalara açılması da aynı şekilde emek mücadelesinin bir zaferidir'' dedi. (14.52)
''AKP, yaptığı yanlışların üstünü Anayasa değişikliği şalı ile örtmeye çalışıyor''
dedi.
AK Parti'nin, ''Yargının tarafsız ve bağımsız olabilmesi için bu
değişikliklerin gerekli olduğu'' yönünde propaganda yaptığını savunan Kışanak,
asıl amacın, yargıyı tarafsız ve bağımsız yapmak değil, taraflı ve bağımlı olan
yargıya makas değiştirmek olduğunu ileri sürdü. Kışanak, asıl hedefin, ''şimdiye
kadar resmi ideolojinin emrinde olan yargıyı, bundan sonra AK Parti zihniyetinin
emrine sokmak'' olduğunu iddia etti.
Gültan Kışanak, ''Seçim stratejisini Anayasa değişikliği üzerine kuran
AKP, bütün yaptığı yanlışların ve yapmadığı hizmetlerin üstünü Anayasa
değişikliği şalı ile örtmeye çalışıyor'' dedi.
''Öyle bir ortam yaratmaya çalışıyor ki halk sandıkta AKP'den hesap
soramasın'' ifadesini kullanan Kışanak, şöyle devam etti:
''Kendisini demokrasi havarisi ilan edip, ya herkesi kandırarak yanına
çekecek ya da mağduriyet edebiyatına sığınarak oylarını korumaya çalışacak.
Yaratılmak istenen kutuplaşma siyasetinin temelinde bu seçim hesabı yatıyor. Ya
CHP ve MHP gibi statükodan yanasın ya da AKP'den yana olmaya mecbursun.
Yaratılmak istenen hava budur. Bu oyunun farkındayız.
Ne AKP ne CHP ne MHP siyasetine mahkum değiliz. Üçüncü tarafı, yani
halkın tarafını güçlü bir şekilde inşa etmeliyiz.
Seçimden sonra yeni anayasa yapma vaatleri tamamen yalandır,
kandırmacadır. Eğer gerçekten böyle bir niyetleri olsaydı, seçim barajını
indirir, toplumsal uzlaşmanın tüm taraflarının yeni Parlamentoda temsil
edilmesinin olanağını yaratırlardı. Halkın iradesinin önüne yüzde 10 gibi büyük
bir baraj koyarak, demokratik bir anayasa yapılamaz.''
Kışanak, 90 yıl önce Büyük Millet Meclisi açılarak, Cumhuriyetin ilk ve
en önemli adımının atıldığını, ancak aradan geçen 90 yıla rağmen Cumhuriyeti
demokrasi ile buluşturmanın mümkün olmadığını ileri sürdü. Kışanak, ''Ulusal
egemenlik iddiasını boşa çıkartan en önemli hususlardan biri de siyaset kurumunun
bir bütün olarak, seçkin ve elitlerin elinde olmasıydı'' dedi.
23 Nisan'ın aynı zamanda bir çocuk bayramı olduğunu ve bu bayramın her
yıl olduğu gibi bu yıl da görkemli törenlerle kutlanacağını ifade eden Kışanak,
şunları söyledi:
''Peki ya bu ülkenin öteki çocukları... Yoksulluğun bütün yükünü
omuzlarında taşıyan, tarlada, atölyede karın tokluğuna çalışan çocuklar. Bir taş
attıkları, bir slogan attıkları gerekçesiyle tutuklanan, yaşlarının iki katı
kadar ceza alan çocuklar... Sizler devlet erkanı, seçkinler, elitler, AKP
hükümeti, bu gerçeklere sırtınızı dönerek, görkemli kutlamalarda mutlu
olabilirsiniz. Bu ülkedeki milyonlarca öteki çocuğun yasadıklarından, sizin
sorumlu olduğunuzu unutabilirsiniz. Ama ne çocuklarımız ne de biz asla
unutmayacağız. İki elimiz sürekli yakanızda olacak. Çocuklarımıza eşit fırsatlar
sunmak, kendilerine geleceğe hazırlayabilecekleri imkanlar yaratmak, güvenli bir
ortam oluşturmak için mücadele edeceğiz.''
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de 1 Mayıs'ı kutlama hazırlıklarına
başlandığını belirten Kışanak, ''Yıllarca ülkemizde yasaklarla karşılaşan,
katliamlara sahne olan 1 Mayıs, 33 yıl aradan sonra bu yıl ilk kez Taksim
Meydanı'nda kutlanacak. Nasıl ki 1 Mayıs'ın resmi tatil ilan edilmesi, işçinin,
emekçinin mücadelesi sonucu elde edilen bir kazanıma dönüşmüşse, Taksim'in
kutlamalara açılması da aynı şekilde emek mücadelesinin bir zaferidir'' dedi. (14.52)
