2009-11-03 - 12:03
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan: ''Türkiye'nin potansiyelini fark edemeyen, milletin arzu ve taleplerini göremeyen, dünyadaki değişimi izleyemeyen, yaşı geçmiş, heyecanı kaybolmuş, ufku daralmış siyaset anlayışının üzeri, 7 yıl önce 3 kasım seçimlerinde milletimiz
tarafından çizilmiştir'
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya,
AK Parti'nin 7 yıl önce bugün iktidara geldiğini hatırlatarak başladı.
Bugün; ülke, millet ve demokrasi için fevkalade önem arz eden bir
yıldönümünü hep birlikte kutladıklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
''Tam 7 yıl önce bugün, 3 Kasım 2002'de Türkiye tercihi yaptı ve AK
Parti'yi tek başına iktidara taşıdı. 3 Kasım 2002 seçimleri, Türkiye için aziz
milletimiz için yeni bir dönemin başlangıcı, bir dönüm noktası, demokratik
tarihimizde adeta bir milat olmuştur. AK Parti'yi tek başına iktidara getirirken,
koalisyon dönemlerine, istikrarsızlığa, güvensizliğe, öngörüsüzlüğe, belirsizliğe
milletimiz son vermiş, güçlü, genç, dinamik, heyecanlı, coşkulu bir kadroyu iş
başına getirmiş, 'Yeter söz de karar da milletindir' demiştir.
Aziz milletimiz, 3 Kasım seçimleriyle çözüm üretemeyen siyaset tarzına
son vermiştir. Çağın gerisinde, dünya gerçeklerinin gerisinde, Türkiye
gerçeklerinin gerisinde kalan siyasetçi profilini reddetmiş, tedavülden
kaldırmış, Meclisin dışında bırakmıştır. Türkiye'nin potansiyelini fark edemeyen,
milletin arzu ve taleplerini göremeyen, dünyadaki değişimi izleyemeyen, yaşı
geçmiş, heyecanı kaybolmuş, ufku daralmış siyaset anlayışının üzeri, 7 yıl önce 3
Kasım seçimlerinde milletimiz tarafından çizilmiştir.
Bu seçimler; rakamsal, oransal sonuçların ötesinde bir iktidar
değişiminin ötesinde, bir zihniyet devriminin iç politikada, dış politikada,
ekonomide ve sosyal yaşamda bir dönüşümü de beraberinde getirmiştir.
AK Parti olarak siyaset etme tarzına kazandırdığımız yeni anlayış,
Türkiye'nin bundan sonra asla eskisi gibi olmayacağını ortaya koymuştur.''
Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, ''İrticayla Mücadele
Eylem Planı''na değindi.
AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
''Geçtiğimiz aylarda partimize yönelik kirli senaryoları içeren bir belge
ortaya çıktı. Ben o zamanki gurup toplantımızda da ifade ettim: 'Gerçekse de
vahim, sahteyse de vahim' dedim. Bu kötü. Bu belgenin peşini bırakmayacağımızı,
hukuk ve demokrasi çerçevesinde bu işi takip edeceğimizi ifade ettim. Sabırlı
olmamız gerektiğini, konunun hukuka intikal ettiğini, sonucu beklememiz
gerektiğini söyledim. Nitekim, hukuk işliyor. Partimle ilgili hazırlanmış olan
böyle bir rapor karşısında sessiz kalmamız, hiçbir şey söylemememiz, hele hele bu
ülke de kahir ekseriyetle parlamentonun yüzde 65'ini bu millet size verecek, siz
sessiz kalacaksınız. Böyle bir şey düşünülebilir mi? Tabii ki biz hukuka
yüklendik. Farklı yerlerde bir arayışa girmedik. Ve gerçeklerin gün yüzüne
çıkması için adeta bir yoğun çalışma ve adaletin işlediğini görüyoruz ve bütün
kurumlarımız hukuka yardımcı olarak savcı ve hakimlerimizin işlerini
kolaylaştıracak şekilde sürece katkı verdi, destek verdiler.''
-''HİÇBİR ŞEYİN ÜSTÜ ÖRTÜLEMEZ''-
''Hiçbir şeyin üzeri örtülmüyor, örtülemez de... Hiçbir şey karanlıkta
kalmıyor kalmayacak da... Bunu böyle bilelim'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
''Ancak bu süreçte gerek hukuk sisteminin gerek kurumlarımızın bir hedef
haline getirilmesini, acımasızca eleştirilmesini de son derece mahzurlu gördüğümü
ifade etmek durumundayım. Hukuki süreç işlerken, bir kaç zanlı üzerinden
ülkemizin köklü kurumlarının, ülkemizin hukuk sisteminin yıpratılması asla doğru
değildir. Hukuka da demokrasiye de ülkemize ve milletimize de bunlar yarar
sağlamaz. Biz, suç sabit olmadıkça, sen suçlusun deme hakkına sahip değiliz. Hani
büyüklerimizin ifade ettiği gibi, 'beraati zimmet asıldır'. Biz böyle hareket
ederiz. Bir kez daha ifade ediyorum, AK Parti olarak bu iddiaların peşini
bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız, adaletin tecellisi noktasında parti
olarak, iktidar olarak üzerimize düşeni, hukuk ve demokrasi çerçevesinde yerine
getirmeye devam edeceğiz. Bütün yanlışlar ortaya çıkmalıdır ve süreç hakkaniyet
içinde devam etmelidir. Kim olursa olsun, nerede olursa olsun bunların ortaya
çıkarılması lazım. Ama bunlar ortaya çıkarken kurumlar asla yıpratılmamalı,
burada da hassas olmamız gerekir. Bu silahlı kuvvetlerimiz için gereklidir, bu
güvenlik teşkilatlarımız için, emniyet teşkilatımız için gereklidir. Bütün mesele
nedir, oradaki zanlılar varsa bunların ortaya çıkarılması, bunların hukuka teslim
edilmesidir. Burada da yönetici makamında olanların tutuculuk içine girmemesi
gerekir. Rahatlıkla gelip yargıya bunları teslim etmelidir. Burada rahat
olacağız.''
****AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM Grup Toplantısındaki konuşmasının tamamına haberimizin "İLGİLİ DOKÜMANLAR" bölümünden ulaşabilirsiniz
AK Parti'nin 7 yıl önce bugün iktidara geldiğini hatırlatarak başladı.
Bugün; ülke, millet ve demokrasi için fevkalade önem arz eden bir
yıldönümünü hep birlikte kutladıklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
''Tam 7 yıl önce bugün, 3 Kasım 2002'de Türkiye tercihi yaptı ve AK
Parti'yi tek başına iktidara taşıdı. 3 Kasım 2002 seçimleri, Türkiye için aziz
milletimiz için yeni bir dönemin başlangıcı, bir dönüm noktası, demokratik
tarihimizde adeta bir milat olmuştur. AK Parti'yi tek başına iktidara getirirken,
koalisyon dönemlerine, istikrarsızlığa, güvensizliğe, öngörüsüzlüğe, belirsizliğe
milletimiz son vermiş, güçlü, genç, dinamik, heyecanlı, coşkulu bir kadroyu iş
başına getirmiş, 'Yeter söz de karar da milletindir' demiştir.
Aziz milletimiz, 3 Kasım seçimleriyle çözüm üretemeyen siyaset tarzına
son vermiştir. Çağın gerisinde, dünya gerçeklerinin gerisinde, Türkiye
gerçeklerinin gerisinde kalan siyasetçi profilini reddetmiş, tedavülden
kaldırmış, Meclisin dışında bırakmıştır. Türkiye'nin potansiyelini fark edemeyen,
milletin arzu ve taleplerini göremeyen, dünyadaki değişimi izleyemeyen, yaşı
geçmiş, heyecanı kaybolmuş, ufku daralmış siyaset anlayışının üzeri, 7 yıl önce 3
Kasım seçimlerinde milletimiz tarafından çizilmiştir.
Bu seçimler; rakamsal, oransal sonuçların ötesinde bir iktidar
değişiminin ötesinde, bir zihniyet devriminin iç politikada, dış politikada,
ekonomide ve sosyal yaşamda bir dönüşümü de beraberinde getirmiştir.
AK Parti olarak siyaset etme tarzına kazandırdığımız yeni anlayış,
Türkiye'nin bundan sonra asla eskisi gibi olmayacağını ortaya koymuştur.''
Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Erdoğan, ''İrticayla Mücadele
Eylem Planı''na değindi.
AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
''Geçtiğimiz aylarda partimize yönelik kirli senaryoları içeren bir belge
ortaya çıktı. Ben o zamanki gurup toplantımızda da ifade ettim: 'Gerçekse de
vahim, sahteyse de vahim' dedim. Bu kötü. Bu belgenin peşini bırakmayacağımızı,
hukuk ve demokrasi çerçevesinde bu işi takip edeceğimizi ifade ettim. Sabırlı
olmamız gerektiğini, konunun hukuka intikal ettiğini, sonucu beklememiz
gerektiğini söyledim. Nitekim, hukuk işliyor. Partimle ilgili hazırlanmış olan
böyle bir rapor karşısında sessiz kalmamız, hiçbir şey söylemememiz, hele hele bu
ülke de kahir ekseriyetle parlamentonun yüzde 65'ini bu millet size verecek, siz
sessiz kalacaksınız. Böyle bir şey düşünülebilir mi? Tabii ki biz hukuka
yüklendik. Farklı yerlerde bir arayışa girmedik. Ve gerçeklerin gün yüzüne
çıkması için adeta bir yoğun çalışma ve adaletin işlediğini görüyoruz ve bütün
kurumlarımız hukuka yardımcı olarak savcı ve hakimlerimizin işlerini
kolaylaştıracak şekilde sürece katkı verdi, destek verdiler.''
-''HİÇBİR ŞEYİN ÜSTÜ ÖRTÜLEMEZ''-
''Hiçbir şeyin üzeri örtülmüyor, örtülemez de... Hiçbir şey karanlıkta
kalmıyor kalmayacak da... Bunu böyle bilelim'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
''Ancak bu süreçte gerek hukuk sisteminin gerek kurumlarımızın bir hedef
haline getirilmesini, acımasızca eleştirilmesini de son derece mahzurlu gördüğümü
ifade etmek durumundayım. Hukuki süreç işlerken, bir kaç zanlı üzerinden
ülkemizin köklü kurumlarının, ülkemizin hukuk sisteminin yıpratılması asla doğru
değildir. Hukuka da demokrasiye de ülkemize ve milletimize de bunlar yarar
sağlamaz. Biz, suç sabit olmadıkça, sen suçlusun deme hakkına sahip değiliz. Hani
büyüklerimizin ifade ettiği gibi, 'beraati zimmet asıldır'. Biz böyle hareket
ederiz. Bir kez daha ifade ediyorum, AK Parti olarak bu iddiaların peşini
bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız, adaletin tecellisi noktasında parti
olarak, iktidar olarak üzerimize düşeni, hukuk ve demokrasi çerçevesinde yerine
getirmeye devam edeceğiz. Bütün yanlışlar ortaya çıkmalıdır ve süreç hakkaniyet
içinde devam etmelidir. Kim olursa olsun, nerede olursa olsun bunların ortaya
çıkarılması lazım. Ama bunlar ortaya çıkarken kurumlar asla yıpratılmamalı,
burada da hassas olmamız gerekir. Bu silahlı kuvvetlerimiz için gereklidir, bu
güvenlik teşkilatlarımız için, emniyet teşkilatımız için gereklidir. Bütün mesele
nedir, oradaki zanlılar varsa bunların ortaya çıkarılması, bunların hukuka teslim
edilmesidir. Burada da yönetici makamında olanların tutuculuk içine girmemesi
gerekir. Rahatlıkla gelip yargıya bunları teslim etmelidir. Burada rahat
olacağız.''
****AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın TBMM Grup Toplantısındaki konuşmasının tamamına haberimizin "İLGİLİ DOKÜMANLAR" bölümünden ulaşabilirsiniz
