2014-11-13 - 14:41
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kurulmasını öngören tasarının 2. bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık'ın, Erzincan'ın sorunlarıyla ilgili yaptığı Gündemdışı konuşmaya yanıt verdi.

Erzincan'da 12 tane gölet yapılmasını planladıklarını ve bunları süratle yapacaklarını belirten Eroğlu, ormanlık alanın Erzincan'da fakir olduğunu ifade etti. Buna yönelik ağaçlandırma çalışmalarının yapıldığını kaydeden Eroğlu, "Ormanlık alan il genelinin yüzde 14'ü. Dolayısıyla orada ağaçlandırmaya çok önem veriyoruz. Erzincan'a özellikle ağaçlandırma, baraj, gölet ve sulamada görülmemiş yatırım yapıyoruz" dedi.

Eroğlu, Erzincan'a hükümetleri döneminde 5 milyar TL yatırım yapıldığını, bunun 1,8 milyar TL'sinin ulaşıma harcandığını bildirdi.

AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz "Dünya Kalite Günü"; CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer de Tekirdağ'ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü dolayısıyla Gündemdışı konuşma yaptılar.

Öte yandan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız hakkında verdikleri gensoru önergelerini, Ermenek'te henüz 16 işçiye ulaşılamamış olması, bu yöndeki çalışmaların devam etmesi nedeniyle, işçilere ulaşılmasının ardından verilmek üzere ertelediklerini bildirdi.

TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun tasarısının görüşmeleri sürüyor.

"Temel kanun" olarak iki bölüm halinde ele alınan tasarının, 1 ile 27. maddelerini kapsayan ilk bölümü üzerinde gruplar görüşlerini dile getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, üniversitelerin desteklenmesi ve sorunlarına çözüm aranması gerekirken Sağlık Bakanlığı'na bağlı "kocaman" bir şirket kurulduğunu söyledi. Güven, bununla çözüm bulunulacağının düşünüldüğünü ifade ederek, sağlığı tamamen özelleştirmeye yönelik olarak şirkete bir çok hak verildiğini savundu.

MHP Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı'nın kurulmasının, verimli olmayacağını ve gerekli olmadığını öne sürdü.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, 34 ve 47. maddelerin tasarı metninden çıkarılacağını söyledi. Baluken, Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin kurulmasıyla ilgili düzenlemelerin çekilmesinden, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görevde yükselme ve kadrolaşmalarla ilgili pek çok şaibeyi uyandıran düzenlemelerin geri çekilmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti.

Genel Kurul'da milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, suyun ticarileşmesinin söz konusu olmadığını söyledi.

Sudan alınan ücretin diğer ülkelerle kıyaslandığında çok daha düşük olduğunu ifade eden Eroğlu, su ve atık su açısından Almanya ve İngiltere ile kıyaslama yapılabileceğini vurguladı.

Su ve kanalizasyon idarelerinin kar amaçlı olmadığını, sadece masraf aldığını kaydeden Eroğlu, "Su kanalizasyon idareleri sadece işletme masraflarını karşılayacak seviyede evlere su veriyor. Su, herkesin en doğal hakkı" dedi.

Eroğlu, 3. havaalanı ve 3. köprü yoluyla ilgili olarak yapılan protokole kesilen her ağaç için en az 5 fidan dikileceğine dair bir madde koyduklarını belirtti.

Genel Kurul'da Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kurulmasını öngören yasa tasarısının görüşmelerinde, MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu'nun Dersim ile ilgili açıklamalarını eleştirerek, bunların geçekten CHP'nin kurumsal görüşü olup olmadığını sordu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, konuşmasına başladığında kendisine laf atan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'e "Terbiyeli ol biraz. Terbiyesizlik yapıyorsun" şeklinde karşılık verdi.

"Dersim'de yaşananlar keşke yaşanmasaydı" diyen Altay, şunları kaydetti:

"Dersim, Türkiye için bir acıdır. Olmaması gereken işler olmuştur. Devlet elbette bir kalkışma halinde belli tedbirleri alır. Bunu içinde askeri tedbiri de alır ama ben daha 6 ay önce bu kürsüde insanların isyan etme özgürlüğünün olduğunu ve devletin isyan eden insanlara da şefkatli elini göstermesi gerektiğini söyledim. Kaldı ki Dersim'in CHP ile ilgili hiç ilgisi yoktur. Dersim'in CHP ile ilgili ne kadar ilgisi varsa Ak Parti'nin MHP'nin HDP'nin ilglisi de o kadardır. O günlerde o katı tedbirleri uygulayanların hepsi sonra DP'den gitmişlerdir. Bu konuyla ilgili komisyon kuruldu, o komisyon niye çalışmıyor? Tarihi tarihçilere bırakmak gerekir. Tarihteki olayları siyasi manivela gibi kullanmaya çalışmak yakışmaz. Olmamalıydı yaşanmamalıydı.

Her olayı yaşandığı koşullar içinde değerlendirmek lazım. Dersim'de o gün için yeni kurulan yeni otoriteye kabullenmemeleri normal görülebilirdi, rehabilitasyon mekanizması işletilebilirdi. İnsanlık normlarında kabul edilemeyecek acı olaylar yaşandı. Ama bu olaylardan dolayı Dersim ahalisinden özür dileyecek merci CHP değildir. CHP özür dileme noktasında değildir. O acıları yaşatan Türkiye Cumhuriyeti devletidir ve yanlış yapılmıştır. Sezgin Tanrıkulu kendi adına özür dilemiştir olsa olsa. Çünkü hiçbir siyasi partinin özür dilemesi gerekmez, özür dileyecek olan devlettir. Dersim'in sorumlusu CHP olsaydı bugün oradan sizin milletvekiliniz olurdu. Dersim'in iki milletvekili de CHP sıralarında oturuyor."

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, geçmişte yaşanmış bir dramın üzerini kapatmaya çalışırken toplumun geleceğinde yeni yaralar açmamak gerektiğini söyledi.

Bu tür tarihsel olaylara ilişkin tarihçilerin görevlerini yapacaklarını ve yaptıklarını belirten Bostancı, "Siyasetin de burada görevi var. Eğer geçmişimizde bu tür yaralar varsa hepimize düşen bu yaraları iyileştiren siyasal dili egemen kılmaktır. AK Parti'nin yapmaya çalıştığı budur" dedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Dersim'in araştırılması için defalarca önerge getirdiklerini belirterek, "Gelin Meclis olarak hep beraber araştıralım. Tarihi yüzleşmenin önünü açalım. Dersim'de isyan, kalkışma yok, açık bir katliam var, olanlar sistemli bir soykırımdır" ifadelerini kullandı.

Baluken, sadece Dersim değil bütün karanlık olaylarla ilgili yüzleşilmesi gerektiğini söyledi.

Yeniden söz alan CHP Grup Başkanvekili Altay, "Tanrıkulu'nun o sözü çok insanidir, insanı bir reflekstir. 'Genel Başkan Yardımcımız yanlış konuşuyor' demedim. Bir deli bir kuyuya bir taş atmış 40 akıllı çıkaramamış. O duruma düşmeyelim. Bence biraz akıllı olalım. Ama madem özür bir erdemse ki bir erdemdir, keşke AKP Roboski için, MHP Bahçelievler katliamı için özür dilese" dedi.

Tartışmanın uzaması üzerine, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu birleşime ara verdi.

Verilen aranın ardından MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, HDP Grup Başkanvekili Baluken'in Devletin soykırım yaptığı iddiasını ortaya koyduğunu anımsatarak, "Bu söz burada söylenemez. Devleti soykırım yapmakla suçlanmasına müsaade edemezsiniz. Bu sözü tutanaklardan acilen çıkarılması lazım. Türk milletini soykırım yapmakla suçlamak kimsenin haddi ve hakkı değil. Başkanlık, bakanlar, grup başkanvekilleri buna izin vermemeliydi" diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin Dersim dahil geçmişte herhangi bir soykırım suçu işlemediği hususunu açıklıkla ifade etmek isterim" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, "Bu ifadeyi kabul etmemiz mümkün değil. Bunu bu şekilde kabul edeceksek, Meclis'in böyle devam etmemesi gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Altay da "Dersim'de yaşananları soykırım diye adlandırmak bizce de kabul edilebilir bir durum değildir" dedi.

Mumcu, Baluken'e söz vermeden önce birleşime yeniden ara verdi.

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulmasını öngören yasa tasarısının 1. bölümü, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Tasarı'nın 1 ile 27. maddelerini kapsayan 1. bölümünde kabul edilen düzenlemeler şöyle:

Sağlık bilim ve teknolojileri alanında hizmet etmek amacıyla kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeli, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulacak. TÜSEB'in merkezi İstanbul, ilgili olduğu bakanlık da Sağlık Bakanlığı olacak.

TÜSEB, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun sağlık bilimi ve teknolojileri konusunda aldığı kararları uygulayacak veya bu kararların uygulanmasında eşgüdüm sağlayacak, Ar-Ge yapacak, Ar-Ge'lere mali ya da bilimsel destek sağlayacak, bunları koordine ve teşvik edecek, izleyecek, bu amaçla program ve projeler geliştirecek.

TÜSEB, görevleri kapsamında yurt içi veya dışında, kamu hukuku ve özel hukuk tüzel kişilerine veya TÜSEB'e ait sağlık kurumları, enstitüler, Ar-Ge merkezleri ve laboratuvarları, insan kaynağı, fiziki mekan ve altyapı, donanım, finansman dahil her türlü kaynağı, iş birliği veya birlikte kullanım protokolü çerçevesinde kullanabilecek veya kullandırabilecek.

TÜSEB, yönetim kurulu, yüksek danışma kurulu ve başkanlıktan oluşacak. Yönetim kurulu, Sağlık Bakanı'nın başkanlığında, Bakanlık Müsteşarı, başkan ve Bakan tarafından seçilecek 2 üye, Yükseköğretim Kurulu'ndan 2 üye ve 2 enstitü başkanı olmak üzere 9 üyeden oluşacak.

"Başkanlık projeleri dahil, kamu kaynağı kullanılacak ve tutarı 1 milyon TL'nin üzerindeki TÜSEB'in faaliyet alanı kapsamındaki Ar-Ge projelerine, bilim kurullarının görüşlerini de alarak izin vermek" Yönetim Kurulunun görevleri arasında yer alacak. Bu tutar, Bakanlar Kurulu'nca 5 katına kadar artırılabilecek, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacak.

Yüksek Danışma Kurulu, Bakanın başkanlığında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı müsteşarları, Savunma Sanayii Müsteşarı, Başkan, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi başkanları, Bakanlık Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu tarafından seçilecek 6 üye ile YÖK Başkanlığı'nın vereceği 3 üye olmak üzere toplam 32 üyeden oluşacak.

Başkanlık, başkan, genel sekreterlik ile başkana bağlı olarak faaliyet gösteren enstitülerden kurulacak. Başkan, 3 yıl süreyle görev yapmak üzere Bakanın teklifi üzerine Başbakan tarafından atanacak. Süresi biten başkan, iki dönem daha aynı usulle yeniden atanabilecek. Başkana yardımcı olmak üzere iki başkan yardımcısı görevlendirilebilecek.

Genel sekreter, başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından atanacak. Enstitü başkanları, başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından 3 yıllığına görevlendirilecek. "Enstitü başkanlarının 1 milyon TL altındaki Ar-Ge proje teklifleri hakkında karar vermek" başkanın görevleri arasında yer alacak.

TÜSEB bünyesinde, Türkiye Kanser Enstitüsü, Türkiye Biyoteknoloji Enstitüsü, Türkiye Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsü, Türkiye Kronik Hastalıklar Enstitüsü, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü, Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kurulacak.

Bu enstitüler dışında, Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla, TÜSEB'in merkezi dışındaki illerde de olmak üzere yeni enstitüler kurulabilecek. Enstitüler bünyesinde, ihtiyaca göre bilim kurulları oluşturulabilecek. Başkanlık personeli, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalıştırılacak. Başkanlığa 400 kadro ihdas edilecek.

Başkan, başkan yardımcıları, genel sekreter ve enstitü başkanlarında, en az doçent derecesine sahip olması, İngilizce, Almanca ya da Fransızca'dan en az birini iyi derecede bilmesi, en az 10 yıl kamu veya özel sektörde çalışmış olması şartı aranacak. Başkanlıkta çalıştırılacak yabancı uzmanlar için Türk vatandaşlığı şartı aranmayacak.

Enstitülerde Ar-Ge projelerinin gerektirdiği niteliklere sahip olanlar, proje süresi ile sınırlı olmak üzere, belirli süreli iş sözleşmesiyle istihdam edilebilecek. Yabancı uyruklu uzmanlar bir yıla kadar çalıştırılabilecek. Devlet memurları ile öğretim elemanları, Başkanlık kadrolarında istihdam edilebilecek.

Kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışanlar, başkan tarafından, yapılacak çalışmanın kapsamı ve süresi de dikkate alınarak en çok 3 yıl süreyle TÜSEB'de görevlendirilebilecek. Süresi sona erenler yeniden görevlendirilebilecek. Bu şekilde görevlendirileceklerin sayısı toplam kadro sayısının yarısını geçmeyecek. Başkan ve diğer personelin ücreti ile diğer mali haklarının üst sınırı, bakanın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek.

TÜSEB tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle sınırlı olmak kaydıyla, proje kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan kamu kurum veya kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında bulunanlara, bir ayda ödenmekte olan tutarın yüzde 75'ini geçmemek kaydıyla, proje sözleşmesinde belirlenen oranda proje teşvik ikramiyesi ödenebilecek.

TÜSEB'in gelirleri, genel bütçeden yapılacak yardımlar, faaliyet gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan, şirketlerin ve teknoparkların karlarından, ulusal ve uluslararası Ar-Ge fonları ile iş birliklerinden, fikri haklardan, bağış ve vasiyetlerden, müşavirlik hizmetlerinden elde edilecek gelirler ve gelirlerin nemalarından oluşacak.

TÜSEB'in görevleriyle ilgili yaptığı faaliyetlerden elde ettiği gelirleri dolayısıyla kurumlar vergisi açısından iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacak.

TÜSEB'e makbuz karşılığında yapılan nakdi bağış ve yardımlar, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde, gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyan edilen gelirden veya kurum kazancından indirilebilecek.

Başkanlık, Harçlar Kanunu ile Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi ve harçlardan ve katılma payından, damga vergisinden, kendisine yapılan bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip olduğu taşınmazları dolayısıyla emlak vergisinden muaf olacak.

Başkanlık, yapacağı araştırma ve incelemeler için hiçbir ilmühaber, ruhsatname veya imtiyaz almak zorunda olmayacak.

Yükseköğretim kurumlarıyla yapılacak protokoller çerçevesinde, yüksek lisans, doktora, eczacılık, veteriner hekimlik, tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi ile doktora sonrası bilimsel çalışma yapanlar, bu eğitim ve çalışmalarını enstitülerde yapabilecek.

Başkanlık, görevleri kapsamında Ar-Ge konuları için gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflara ait olanlar dahil tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebilecek. Kendilerinden bilgi talep edilenler, fikri hakları saklı kalmak kaydıyla, bu bilgileri vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden gizli mahiyetinde olanların gizliliğine riayet edilecek.

Sağlık Bakanlığı tarafından, Maliye Bakanlığı'nın onayıyla belirlenen özellikli tıbbi işlemler karşılığı yapılacak ek ödemelerde yüzde 800 ve yüzde 700 oranları bir kat artırılarak uygulanacak.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, bu oranları kamu hastane birlikleri bazında hesaplamaya da yetkili olacak. Ancak bu halde dahi yüzde 50 oranı, sağlık tesisi bazında yüzde 65'i geçemeyecek.

Milli Eğitim Bakanlığı, aday öğretmenlerin sınavlarını yazılı veya yazılı ve sözlü olarak yapabilecek.

Veteriner hekimlikte de uzmanlık yapılabilecek, tasarı ayrıca diş hekimliği ve eczacılıkta da uzmanlık eğitimini öngörüyor.

Yeni kurulan devlet üniversitelerinde ortaya çıkan öğretim üyesi açığının kapatılmasına katkıda bulunmak amacıyla, vakıf üniversitelerine yapılan görevlendirme 2 yılı geçemeyecek.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Ebola ile ilgili bir sıkıntı yaşamadık ve en ileri tedbirleri alıyoruz" dedi.

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Tasarı'nın ikinci bölümünde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Müezzinoğlu, Ebola ile ilgili en ileri ülkeler hangi tedbirleri alıyorsa Türkiye'nin de aynı tedbirleri aldığını söyledi.

Havaalanlarından itibaren takipleri yaptıklarını belirten Müezzinoğlu, "Ebola ile ilgili bir sıkıntı yaşamadık ve tedbirleri de en ileri tedbirler şeklinde alıyoruz" dedi.

Müezzinoğlu, "IŞİD militanlarının tedavisiyle" ilgili bir soru üzerine, hekim ve sağlık hizmeti sunan yerlerin, sağlık hizmetine ihtiyacı olanın insan olup olmadığına bakacağını, ondan sonraki sürecin emniyetin olduğunu belirterek, "Biliyorsam onun IŞİD üyesi olduğunu onu yine emniyete bildiririm, o gereğini yapar. Benim bilmek gibi bir zorunluluğum da yok. Hastaysa, tedaviye ihtiyacı varsa, yaralıysa tedavisini yapmakla sorumlu" diye konuştu.

Müezzinoğlu, bir başka soru üzerine, sahte stent olayıyla ilgili 1230 ürüne el konulduğunu, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***