2015-02-18 - 15:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. AK Parti, CHP ve HDP grup başkanvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda dün yaşanan kavgayla ilgili söz aldı. Genel Kurul'da "İç Güvenlik Paketi"nin görüşülmesine yarın başlanacak.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. AK Parti, CHP ve HDP grup başkanvekilleri, TBMM Genel Kurulu'nda dün yaşanan kavgayla ilgili söz aldı.
CHP ve HDP grup başkanvekilleri, dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgayla ilgili kamera kayıtlarının incelenmesi için Meclis Başkanlığı'na başvurduklarını bildirdi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, iktidar partisinin, içtüzükten kaynaklanan haklarını kullanan muhalefet grubuna saldırdığını iddia etti. Gök, kamera kayıtlarının incelenerek, konunun soruşturulması için Meclis Başkanlığı'na dilekçe verdiklerini belirterek, "Sizlerden talebimiz, kavgada ağır saldırıları gerçekleştiren her kimse hakkında soruşturma açılması ve gerekli işlemlerin yapılmasıdır. Ben saldırganların tümünü kınıyor ve özür bekliyorum" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise dün Meclis'te sevimsiz olaylar yaşandığını ancak bu tür olaylar yaşanırken bir süreçten geçildiğinin önemli olduğunu ifade etti. Muhalefet grubunun ortak bir şekilde AK Parti'nin grup önerisinin geçmemesi için çaba sarf ettiğini anlatan Bostancı, "İçtüzükten kaynaklanan haklarını kullanmalarını saygıyla karşılarız. Ancak fiili durumların yaratılmasını ve kürsü işgali gibi müdahalelerle engelleme yapılmasını kabul etmeyiz. Bir arbede çıktığında orada artık kimin haklı kimin haksız olduğu önemini yitirir. O arbede çıkıncaya kadar o gerilimi yaratanlar, o süreci yaratanlar, insanları kışkırtanlar bundan sorumludurlar" diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de dün TBMM tarihine kara bir leke olarak geçecek olayların yaşandığını belirterek, "AKP Grup Başkanvekili iki kadın vekilimizi darp etmeye yöneldi. Kendisini takip eden bazı AKP'li vekiller de pek çok muhalefet milletvekilini darp etmiştir. Kadına şiddet ve kadın katliamlarının gündemleştiği bir haftada bir siyasi partiyi temsil eden bir Grup Başkanvekili'nin kadın milletvekillerine yönelik şiddet eğilimini kınıyoruz" dedi.
İdris Baluken de dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgada gerçeklerin açığa çıkması için kamera kayıtlarının incelenmesi amacıyla Meclis Başkanlığı'na dilekçe ile başvurduklarını bildirdi.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı da dün, Genel Kurul'da kadına karşı şiddetin lanetlendiğini, Meclis tarihinde ilk defa 75 milletvekiline, kadına karşı şiddetin lanetlenmesi için söz verdiklerini anımsattı.
Ancak, görüşmelerde bir kadın olarak kendisinin de sözlü şiddete maruz kaldığını anlatan Bahçekapılı, şöyle devam etti:
"Yetmedi kürsü işgal edildi. Yetmedi buradaki evraklarımız yırtıldı. Şu gördüğünüz gong kırıldı. Bütün bunlardan etkilenerek hepimizin gerildiği bir ortamda ben de rahatsızlandım. Ben bütün bu davranışların bir kadın olarak bana gösterilmiş olan bir şiddet olduğunu kabul ediyorum. Grup başkanvekili arkadaşlarımın da bunu belirtmesini beklerdim.
Yaşananları, şahsıma yönelik yaşananları esefle kınıyorum. Eğer kamera kayıtları incelenecek olursa orada görülecek. Bana hem sözlü sataşmalardan hem de bu kürsüye müdahale etmenin getirdiği birtakım sonuçlardan dolayı hukuki haklarımı saklı tutacağım.
Bu kürsü, hepimizin koruması gereken bir kürsüdür. Gazi Meclis'in kürsüsüdür. Eğer ben burada görev yapıyorsam, kadına karşı şiddetin lanetlendiği bir günde aynı tavrın bana gösterilmesini de beklerdim."
TBMM Genel Kurulu'nda İç Güvenlik Paketi nedeniyle dün kavgaya dönüşen gerginlik bugün sürüyor.
HDP Grubu'nun, "Uludere katliamı" ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergesinin bugün ele alınmasına ilişkin görüşmelerde dünkü kavga ve İç Güvenlik Paketi tartışmaları devam etti.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Meclis Başkanlığı'na dilekçe verdiğini belirterek, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'ya, "Önünüzdeki tokmak kanlı tokmaktır. Orada tutamazsınız. Suç delilidir, adli emanete alınması lazım" dedi. Başkanlık Divanı'ndaki gongun da darp aracı olarak kullanıldığını ifade eden Kaplan, bu tür delillerin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Kaplan, iktidarın keyfi uygulamalarına karşı seslerini çıkaracaklarını dile getirerek, İç Güvenlik Paketi'ne karşı İçtüzük'ten kaynaklanan haklarını kullanacaklarını belirtti.
AK Parti'nin Mart ayının sonuna kadar 24 saat çalışma takvimi getirdiğini anlatan Kaplan, "Bunun adı mobbingdir, insan haklarının, insan sağlığının ayaklar altına alınmasıdır. Siz köle misiniz? Siz biat eden emir kulları mısınız? Siz birilerinin emri altında Meclis'in Kunta Kinteleri misiniz?" diye konuştu.
Kaplan, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın iktidar partisi grubunun talimatıyla oturumu yönetmeye çalıştığını ve HDP'ye söz hakkı vermediğini öne sürdü.
TBMM Başkanvekili Bahçekapılı, Kaplan ile 30 yıldır tanıştıklarını ve dostane ilişkilerin siyasetin üstünde yer almasını tercih ettiğini dile getirerek, "Bana 'deli' diye bağırmasını, 'sen görürsün bundan sonra' dediğini bilmesini isterim" dedi.
Kaplan, kendisine söz hakkı verilmediğini yineleyerek, Bahçekapılı'ya, "Hukukçu vicdanınızı AK Parti'ye satmasaydınız, dün konuşurdum" diye bağırdı. Bunun üzerine Bahçekapılı, bu ifade karşısında hakkını hukuki yollardan arayacağını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, İç Güvenlik Paketi'nin iç barışı bozacağını öne sürerek, "Daha dün yasa görüşülmeye başlanmadan, yasanın üzerine şiddet düştü, kan düştü. Bu yasa artık lekeli bir yasa. Derhal çekin" dedi.
Genel Kurul'da dün 5 milletvekilinin yaralandığını, AK Parti grubunun ise muhalefetin erteleme talebine rağmen yasayı getirmekte ısrar ettiğini dile getiren Gök, "Yazıklar olsun size. Kamera kayıtlarını istiyoruz, kamuoyuyla paylaşılsın" diye konuştu.
"İç Güvenlik Paketi atom bombasıdır, Türkiye'yi yakacak" diyen Gök, tehditlerden korkmadıklarını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise muhalefetin İçtüzük'ten kaynaklanan haklarını kullanmasının doğal olduğunu belirterek, "Ama kürsü işgali hak mıdır?" diye sordu.
Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş kürsüdeyken HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in kürsüye geldiğini anlatan Bostancı, "Kürsünün başında üç kişinin ne işi var, iki bayanın ne işi var? Sayın Elitaş'ın konuşmasına fiili müdahale var. Bunu başka şekilde takdim etmenin gereği yok" dedi.
Bostancı, yasaya karşı çıkarken şiddet tonuyla konuşulmaması gerektiğini ifade ederek, "İçtüzük haklarınızı kullanın ama 'bunu geçirtmeyeceğiz'... Bunu kabul etmeyiz" diye konuştu. İktidarın ve muhalefetin birbirini dinleyeceğini ifade eden Bostancı, uygulamalar karşısında nihai kararı halkın vereceğini söyledi.
Bostancı'nın konuşmasının ardından söz alan HDP'li Tuncel, dün kendilerine yapılan saldırıyı kınadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş'ın, oturumu nasıl yönetmesi gerektiği konusunda Bahçekapılı'ya sürekli müdahale ettiğini savunan Tuncel, "Edebi ifadelerle bu şiddeti gizleyemezsiniz. Kürsüyü dün Elitaş işgal etti, vekillerimizi darp etti" dedi.
Tuncel, konuşmasının ardından yerine geçerken kendisine laf atan AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak'a "Kes sesini" diye bağırdı.
Elitaş, Tuncel'in konuşmasında sataşma olduğu gerekçesiyle söz istedi. Bu sırada HDP Van Milletvekili Nazmi Gür, "Hangi yüzle konuşacaksın terbiyesiz adam" diye yerinden bağırınca, çok sayıda milletvekili arasında laf atışması yaşandı.
Elitaş, dün sokaktaki hareketin aynısını Meclis'te uygulamaya çalışan zihniyetle karşı karşıya geldiklerini ifade ederek, "Başkanvekili beni kürsüye çağırdı. Geldim, konuşmak üzereydim. Çocukları panzerlerin önüne sürdükleri gibi iki kadını buraya getirip malzeme olarak kullandınız, yazıklar olsun size. Kadın milletvekillerini getirip bana şiddet uygulamayı kendinize nasıl reva görüyorsunuz?" demesi tansiyonu yeniden yükseltti.
HDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, kürsüdeki Elitaş'ın üzerine yürüdü. Zenderlioğlu'nu, diğer HDP'li milletvekilleri tutarak engelledi.
Söz alan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ise dün Elitaş'ın kendilerine şiddet uyguladığını savunarak, "Sen yalancının tekisin. Yaptığınız sadece kadına değil, topluma diktatörlüktür. 'Sebahat Tuncel beni itekledi' diyorsunuz, yalan. Kürsüye geldiniz, iteklediniz. 'Kadın milletvekilleri kendi kendini darp etti' dediniz, bu da yalan. 'Musa Çam'ın ayağı takıldı' dediniz, bu da yalan" diye konuştu.
Milletvekilleri arasında atışmaların artması üzerine TBMM Başkanvekili Bahçekapılı tutanakları incelemek için birleşime ara verdi.
HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise aranın ardından yaptığı konuşmada, AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş'ın kendilerine yönelik sözleriyle ilgili olarak, şunları söyledi:
"Sayın Elitaş gelecek, kamusal alanda grubumuzdan özür dileyecek. Gittiğimiz her yerde terörist olarak değil, seçkin, saygın, demokrat, halk temsilcileri olarak muamele görüyoruz. Bu sözü bize değil, Başbakanı'na sorsun, 'sen niye bu teröristlerle görüşüyorsun?' diye, ona göre de haysiyetli bir tavır belirlesin. Çocuklara kimin ne yaptığını, kendi Başbakanı'nın 'polis burada hiçbir şey kullanmadı' deyip, ikinci gün polis kurşunuyla öldürülmesinin hesabını önce kendi vicdanında versin. Hiçbir vekilimize şiddet amaçlı bir kılıç mesafesinden fazla yaklaşmayın, pişman olursunuz."
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi, kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, tarım ve hayvancılık sektöründeki üreticilerin sorunlarıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.
MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde konuşan MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, geçmişte sadece Çukurova'nın ülkenin pamuk ihtiyacını karşılayabilecek kadar pamuk ekerken geçen yıl üretilen pamuğun ancak yüzde 10'unu karşılayabildiğini belirterek, "Pamuktan para kazanamayan çiftçi, pamuk ekmekten vazgeçiyor. İsteyen istediği gibi pamuğu sırtına vurup getirip Türkiye'de işleyebiliyor. Çiftçimiz bu pamuğu üretebilecekken, bu gücü varken, bu bilgi birikimi varken biz Yunanistan'ın, ABD'nin, Hindistan'ın çiftçisine oluk gibi para akıtıyoruz. Çiftçinin bu ülkede Rıza Sarraf, ayakkabı kutusunda para saklayanlar kadar kıymeti yok mu?" dedi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Türkiye'de yaklaşık bir milyondan mevsimlik tarım işçilerinin sorunları olduğunu, ancak bugüne kadar ciddi hiçbir düzenleme yapılmadığını belirterek, 3,8 milyon insana iş imkanı yaratacak GAP bünyesinde sulama kanallarının bitirilemediğini, batıya göçün teşvik edildiğini ileri sürdü. Tan, "Bölgenin kalkındırılmak istenmemesi nedeniyle göç kapısı açık tutuluyor, sulama kanalları bitirilmiyor. Bölgede ciddi elektrik sorunu var, topraklar tuzlanıyor, pamuk primi ve mazot desteği artırılmıyor" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, öneri lehinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de milyonlarca insanının yanlış ve kasıtlı politikalar nedeniyle süründürüldüğünü belirterek, 12 yılda tarım ve gıda ithalatına 300 katrilyondan fazla para ödendiğini söyledi. "Bundan daha büyük utanç olur mu?" diyen Günaydın, "iktidarın yat sahiplerine 1,5 liradan, üreticiye ise 4 liradan mazot vermekten utanmadığını" söyledi.
Günaydın, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan birçok bürokratın AK Parti'den milletvekili olmak için istifa ettiğini savundu. Bürokratların büyük bölümünün tek görev yerine birkaç görev yaptıklarını savunan Günaydın, "Bir genel müdürün üç ayrı yerde yönetim kurulu üyeliği yapıp ayda 20 bin lira maaş alması hak mı? Kendinize yemeğe gelince para var, GAP'a gelince gözünü diktiğiniz yer İşsizlik Fonu... Bu hızla 66 yılda GAP alanı sulanacak" dedi.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, elindeki kağıtları göstererek, "Bir sürü uyduruk kağıt getirdim. MHP grup önerileri... Türkiye 2002-2015 yılları arasında her alanda olduğu gibi tarımda da çağ atlamıştır. Bunun takdirini millet yapıyor. Tarım, yıllık ortalama 10 kat daha fazla büyümüştür. Tarımsal hasılatımız Avrupa'da birinci sıraya yükselmiştir. Türk tarımı artık küresel aktör haline gelmiştir. Sektörde sıkıntı varsa buna yine çareyi AK Parti bulacak" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Koca'nın "uyduruk kağıtlar" sözünü geri almasını istedi. Birleşimi yöneten Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Koca'ya, sözlerini hangi anlamda kullandığını sordu. Koca'nın ifadesinde kasıt olmadığını söylemesi üzerine Vural, sözlerin tutanaklara geçtiğini ifade etti. Bahçekapılı, tutanaklara bakacağını kaydetti.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, sağlık hizmetlerine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, iktidarın, anayasaya, insan haklarına, ahlaka ve vicdana aykırı şekilde, sağlık hizmetini sadece parayla ulaşılabilir hale getirdiğini ileri sürdü. Atıcı, özellikle emeklilerin mağdur olduğunu, sağlık hizmeti alan emeklilerden 11 farklı noktada para kesildiğini savundu.
MHP Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, sağlıkta dönüşüm programının, sağlık hizmetlerinin istenilen noktaya getiremediğini savundu. Şimşek, hasta-hekim ilişkisinin bozulduğunu, puan sisteminin hasta istismarına neden olduğunu öne sürdü.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Süleyman Hamzaoğulları, sağlıkta dönüşüm programıyla, sağlık hizmetlerinin kapsamının derinliğinin arttığını, halkın memnuniyet oranının yüzde 75'e yükseldiğini söyledi.
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, vatandaşın, sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte sağlık hizmetinden duyduğu memnuniyetin arttığını belirterek, bu dönüşüm programında imzası olan herkese teşekkür ettiğini söyledi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda "İç Güvenlik Paketi"nin görüşülmesine yarın başlanacak.
AK Parti, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneride İç Güvenlik Paketi'nin gündemin ön sırasına alınması ve görüşmelerine yarın başlanması, yarın bitmemesi durumunda 20 Şubat Cuma, 21 Şubat Cumartesi, 22 Şubat Pazar ve 23 Şubat Pazartesi günleri de çalışılması, Mart ayı sonuna kadar çalışma takvimi yer aldı.
Öneri aleyhinde konuşan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, İç Güvenlik Paketi'ni "polis devleti yasası" olarak tanımladı.
"Siyasetin çok temel bir kuralı vardır; bir iktidarın iktidar süresi uzadıkça otoriterleşme eğilimi, yani kamu gücünü kullanma eğilimi artar" diyen Hamzaçebi, 13. yılında iktidar partisinin Türkiye'yi otoriter yönetime taşımayı amaçlayan düzenlemeyi Meclis'e getirdiğini savundu. Otoriterleşme yönündeki her adımın tepki birikimine yol açtığını belirten Hamzaçebi, toplumun kutuplaştığını, ülkeyi yönetilemez hale getirdiğini ileri sürdü.
Hamzaçebi, "Türkiye buraya doğru gitmektedir. Bu tasarı yasalaşırsa Türkiye otoriterleşme yolunda bir adım daha öteye gidecek. Hükümet; molotof, sapan, taş atılması, kamu binalarının yakılıp yıkılması diyor. Bu cümlelerin arkasına saklanarak, hukuk ve demokrasi dışı düzenlemeleri bunun içine sokmuştur. Söylendiği gibi bu düzenlemeler AB ülkelerinde yok. AKP Grubu bir broşür hazırlamış ve tüm milletvekillerine dağıtmış, bu paketin adına 'Özgürlükleri Koruma Paketi' demiş. Hükümet, jakoben anlayışla kendi anlayışını topluma dikte etmek için böylesine otoriter yasayı getiriyor" dedi.
Pakette Anayasa'ya aykırı düzenlemeler olduğunu ve bunlardan örnekler veren Hamzaçebi, "Anayasa'yı çok açık şekilde çiğniyorsunuz. Bir demokrasiyi demokrasi yapan seçimler ve kuvvetler ayrılığıdır. Bir hükümet hangi davaya, hangi hakimin, mahkemenin bakacağını belirliyorsa orada kuvvetler ayrılığından bahsedemezsiniz" diye konuştu.
Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Hamzaçebi'ye "son derece şık şekilde eleştirilerini sunduğu" için teşekkür etti.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, öneri lehinde yaptığı konuşmada, huzur toplumu oluşturmak, kişilerin yaşam hakkını önceleyen özgürlük paketini gündeme getirdiklerini belirterek, "Birileri için özgürlük paketi olmayabilir. Yaşam hakkı en önde gelen haktır. Sade, suça karışmayan vatandaşın güven içinde toplumda yaşamasını arzu ediyoruz. Yeter ki Gezi, Kobani türü eylemler olmasın, Muhalefetin de buna destek vermesini, bu gök kubbede hoş sada, gelecek nesillere güzel bir Türkiye bırakmak istiyoruz" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da öneri aleyhinde konuşmasında pakete karşı itirazlarını ifade ettiklerini ancak iktidarın kendileriyle irtibatta bulunmadığını, bunun yerine HDP ve İmralı ile görüşüldüğünü savundu. Terörle mücadele yerine müzakere edenlerin, "molotof", "demir bilye", "sapan" üzerinden "terörle mücadele etmek istiyoruz" diyenlerin komik duruma düştüklerini ileri süren Vural, "Kaleşnikofları meşrulaştırdınız. Hükümet'in terörle mücadele iradesi söz konusu değil. Teröristleri size ev ödevi verecek kadar cesaretlendiren bu süreçten vazgeçin, iradenizi terör örgütüne ve silaha terk etmeyin. Molotofla, bonzai ile mücadele etmek istiyorsanız hodri meydan size, MHP burada. Demir bilye, cam veya bakır olduğunda ne olacak?" dedi.
Vural, molotof ve bonzai gibi düzenlemelere tam destek verdiklerini ifade ederek, "Bunlar ekseninde sen kalkıp istihbari dinleme adı altında bizi izlemeyi ve dinlemeyi meşrulaştıran, tayin ettiğiniz birisi tarafından dinlenilmesini, insanların gözaltına alınmasını, hürriyetleri kısıtlayan ceberut korku devleti oluşturan bu anlayışa karşı demokrasi ve hukuk devletini savunuyoruz. Milletin hukuku daha üstündür. Terörle müzakere edeceksiniz, devletin güçleriyle de milleti korkutacaksınız. Kürdistan kurmak isteyenlerin, terörü meşrulaştıran, PKK ve Kandil'den medet umanların terörle mücadelede hiçbir iradesi yoktur. Bu Damat Ferit'in kararnamesinin tıpkısının aynısıdır. Hükümeti terörle mücadeleye davet ediyoruz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti Grup önerisi kabul edildi.
Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
CHP ve HDP grup başkanvekilleri, dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgayla ilgili kamera kayıtlarının incelenmesi için Meclis Başkanlığı'na başvurduklarını bildirdi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, iktidar partisinin, içtüzükten kaynaklanan haklarını kullanan muhalefet grubuna saldırdığını iddia etti. Gök, kamera kayıtlarının incelenerek, konunun soruşturulması için Meclis Başkanlığı'na dilekçe verdiklerini belirterek, "Sizlerden talebimiz, kavgada ağır saldırıları gerçekleştiren her kimse hakkında soruşturma açılması ve gerekli işlemlerin yapılmasıdır. Ben saldırganların tümünü kınıyor ve özür bekliyorum" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise dün Meclis'te sevimsiz olaylar yaşandığını ancak bu tür olaylar yaşanırken bir süreçten geçildiğinin önemli olduğunu ifade etti. Muhalefet grubunun ortak bir şekilde AK Parti'nin grup önerisinin geçmemesi için çaba sarf ettiğini anlatan Bostancı, "İçtüzükten kaynaklanan haklarını kullanmalarını saygıyla karşılarız. Ancak fiili durumların yaratılmasını ve kürsü işgali gibi müdahalelerle engelleme yapılmasını kabul etmeyiz. Bir arbede çıktığında orada artık kimin haklı kimin haksız olduğu önemini yitirir. O arbede çıkıncaya kadar o gerilimi yaratanlar, o süreci yaratanlar, insanları kışkırtanlar bundan sorumludurlar" diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de dün TBMM tarihine kara bir leke olarak geçecek olayların yaşandığını belirterek, "AKP Grup Başkanvekili iki kadın vekilimizi darp etmeye yöneldi. Kendisini takip eden bazı AKP'li vekiller de pek çok muhalefet milletvekilini darp etmiştir. Kadına şiddet ve kadın katliamlarının gündemleştiği bir haftada bir siyasi partiyi temsil eden bir Grup Başkanvekili'nin kadın milletvekillerine yönelik şiddet eğilimini kınıyoruz" dedi.
İdris Baluken de dün TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgada gerçeklerin açığa çıkması için kamera kayıtlarının incelenmesi amacıyla Meclis Başkanlığı'na dilekçe ile başvurduklarını bildirdi.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı da dün, Genel Kurul'da kadına karşı şiddetin lanetlendiğini, Meclis tarihinde ilk defa 75 milletvekiline, kadına karşı şiddetin lanetlenmesi için söz verdiklerini anımsattı.
Ancak, görüşmelerde bir kadın olarak kendisinin de sözlü şiddete maruz kaldığını anlatan Bahçekapılı, şöyle devam etti:
"Yetmedi kürsü işgal edildi. Yetmedi buradaki evraklarımız yırtıldı. Şu gördüğünüz gong kırıldı. Bütün bunlardan etkilenerek hepimizin gerildiği bir ortamda ben de rahatsızlandım. Ben bütün bu davranışların bir kadın olarak bana gösterilmiş olan bir şiddet olduğunu kabul ediyorum. Grup başkanvekili arkadaşlarımın da bunu belirtmesini beklerdim.
Yaşananları, şahsıma yönelik yaşananları esefle kınıyorum. Eğer kamera kayıtları incelenecek olursa orada görülecek. Bana hem sözlü sataşmalardan hem de bu kürsüye müdahale etmenin getirdiği birtakım sonuçlardan dolayı hukuki haklarımı saklı tutacağım.
Bu kürsü, hepimizin koruması gereken bir kürsüdür. Gazi Meclis'in kürsüsüdür. Eğer ben burada görev yapıyorsam, kadına karşı şiddetin lanetlendiği bir günde aynı tavrın bana gösterilmesini de beklerdim."
TBMM Genel Kurulu'nda İç Güvenlik Paketi nedeniyle dün kavgaya dönüşen gerginlik bugün sürüyor.
HDP Grubu'nun, "Uludere katliamı" ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergesinin bugün ele alınmasına ilişkin görüşmelerde dünkü kavga ve İç Güvenlik Paketi tartışmaları devam etti.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Meclis Başkanlığı'na dilekçe verdiğini belirterek, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'ya, "Önünüzdeki tokmak kanlı tokmaktır. Orada tutamazsınız. Suç delilidir, adli emanete alınması lazım" dedi. Başkanlık Divanı'ndaki gongun da darp aracı olarak kullanıldığını ifade eden Kaplan, bu tür delillerin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Kaplan, iktidarın keyfi uygulamalarına karşı seslerini çıkaracaklarını dile getirerek, İç Güvenlik Paketi'ne karşı İçtüzük'ten kaynaklanan haklarını kullanacaklarını belirtti.
AK Parti'nin Mart ayının sonuna kadar 24 saat çalışma takvimi getirdiğini anlatan Kaplan, "Bunun adı mobbingdir, insan haklarının, insan sağlığının ayaklar altına alınmasıdır. Siz köle misiniz? Siz biat eden emir kulları mısınız? Siz birilerinin emri altında Meclis'in Kunta Kinteleri misiniz?" diye konuştu.
Kaplan, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın iktidar partisi grubunun talimatıyla oturumu yönetmeye çalıştığını ve HDP'ye söz hakkı vermediğini öne sürdü.
TBMM Başkanvekili Bahçekapılı, Kaplan ile 30 yıldır tanıştıklarını ve dostane ilişkilerin siyasetin üstünde yer almasını tercih ettiğini dile getirerek, "Bana 'deli' diye bağırmasını, 'sen görürsün bundan sonra' dediğini bilmesini isterim" dedi.
Kaplan, kendisine söz hakkı verilmediğini yineleyerek, Bahçekapılı'ya, "Hukukçu vicdanınızı AK Parti'ye satmasaydınız, dün konuşurdum" diye bağırdı. Bunun üzerine Bahçekapılı, bu ifade karşısında hakkını hukuki yollardan arayacağını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, İç Güvenlik Paketi'nin iç barışı bozacağını öne sürerek, "Daha dün yasa görüşülmeye başlanmadan, yasanın üzerine şiddet düştü, kan düştü. Bu yasa artık lekeli bir yasa. Derhal çekin" dedi.
Genel Kurul'da dün 5 milletvekilinin yaralandığını, AK Parti grubunun ise muhalefetin erteleme talebine rağmen yasayı getirmekte ısrar ettiğini dile getiren Gök, "Yazıklar olsun size. Kamera kayıtlarını istiyoruz, kamuoyuyla paylaşılsın" diye konuştu.
"İç Güvenlik Paketi atom bombasıdır, Türkiye'yi yakacak" diyen Gök, tehditlerden korkmadıklarını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise muhalefetin İçtüzük'ten kaynaklanan haklarını kullanmasının doğal olduğunu belirterek, "Ama kürsü işgali hak mıdır?" diye sordu.
Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş kürsüdeyken HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in kürsüye geldiğini anlatan Bostancı, "Kürsünün başında üç kişinin ne işi var, iki bayanın ne işi var? Sayın Elitaş'ın konuşmasına fiili müdahale var. Bunu başka şekilde takdim etmenin gereği yok" dedi.
Bostancı, yasaya karşı çıkarken şiddet tonuyla konuşulmaması gerektiğini ifade ederek, "İçtüzük haklarınızı kullanın ama 'bunu geçirtmeyeceğiz'... Bunu kabul etmeyiz" diye konuştu. İktidarın ve muhalefetin birbirini dinleyeceğini ifade eden Bostancı, uygulamalar karşısında nihai kararı halkın vereceğini söyledi.
Bostancı'nın konuşmasının ardından söz alan HDP'li Tuncel, dün kendilerine yapılan saldırıyı kınadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş'ın, oturumu nasıl yönetmesi gerektiği konusunda Bahçekapılı'ya sürekli müdahale ettiğini savunan Tuncel, "Edebi ifadelerle bu şiddeti gizleyemezsiniz. Kürsüyü dün Elitaş işgal etti, vekillerimizi darp etti" dedi.
Tuncel, konuşmasının ardından yerine geçerken kendisine laf atan AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak'a "Kes sesini" diye bağırdı.
Elitaş, Tuncel'in konuşmasında sataşma olduğu gerekçesiyle söz istedi. Bu sırada HDP Van Milletvekili Nazmi Gür, "Hangi yüzle konuşacaksın terbiyesiz adam" diye yerinden bağırınca, çok sayıda milletvekili arasında laf atışması yaşandı.
Elitaş, dün sokaktaki hareketin aynısını Meclis'te uygulamaya çalışan zihniyetle karşı karşıya geldiklerini ifade ederek, "Başkanvekili beni kürsüye çağırdı. Geldim, konuşmak üzereydim. Çocukları panzerlerin önüne sürdükleri gibi iki kadını buraya getirip malzeme olarak kullandınız, yazıklar olsun size. Kadın milletvekillerini getirip bana şiddet uygulamayı kendinize nasıl reva görüyorsunuz?" demesi tansiyonu yeniden yükseltti.
HDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, kürsüdeki Elitaş'ın üzerine yürüdü. Zenderlioğlu'nu, diğer HDP'li milletvekilleri tutarak engelledi.
Söz alan HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ise dün Elitaş'ın kendilerine şiddet uyguladığını savunarak, "Sen yalancının tekisin. Yaptığınız sadece kadına değil, topluma diktatörlüktür. 'Sebahat Tuncel beni itekledi' diyorsunuz, yalan. Kürsüye geldiniz, iteklediniz. 'Kadın milletvekilleri kendi kendini darp etti' dediniz, bu da yalan. 'Musa Çam'ın ayağı takıldı' dediniz, bu da yalan" diye konuştu.
Milletvekilleri arasında atışmaların artması üzerine TBMM Başkanvekili Bahçekapılı tutanakları incelemek için birleşime ara verdi.
HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise aranın ardından yaptığı konuşmada, AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş'ın kendilerine yönelik sözleriyle ilgili olarak, şunları söyledi:
"Sayın Elitaş gelecek, kamusal alanda grubumuzdan özür dileyecek. Gittiğimiz her yerde terörist olarak değil, seçkin, saygın, demokrat, halk temsilcileri olarak muamele görüyoruz. Bu sözü bize değil, Başbakanı'na sorsun, 'sen niye bu teröristlerle görüşüyorsun?' diye, ona göre de haysiyetli bir tavır belirlesin. Çocuklara kimin ne yaptığını, kendi Başbakanı'nın 'polis burada hiçbir şey kullanmadı' deyip, ikinci gün polis kurşunuyla öldürülmesinin hesabını önce kendi vicdanında versin. Hiçbir vekilimize şiddet amaçlı bir kılıç mesafesinden fazla yaklaşmayın, pişman olursunuz."
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi, kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, tarım ve hayvancılık sektöründeki üreticilerin sorunlarıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.
MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneri üzerinde konuşan MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, geçmişte sadece Çukurova'nın ülkenin pamuk ihtiyacını karşılayabilecek kadar pamuk ekerken geçen yıl üretilen pamuğun ancak yüzde 10'unu karşılayabildiğini belirterek, "Pamuktan para kazanamayan çiftçi, pamuk ekmekten vazgeçiyor. İsteyen istediği gibi pamuğu sırtına vurup getirip Türkiye'de işleyebiliyor. Çiftçimiz bu pamuğu üretebilecekken, bu gücü varken, bu bilgi birikimi varken biz Yunanistan'ın, ABD'nin, Hindistan'ın çiftçisine oluk gibi para akıtıyoruz. Çiftçinin bu ülkede Rıza Sarraf, ayakkabı kutusunda para saklayanlar kadar kıymeti yok mu?" dedi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Türkiye'de yaklaşık bir milyondan mevsimlik tarım işçilerinin sorunları olduğunu, ancak bugüne kadar ciddi hiçbir düzenleme yapılmadığını belirterek, 3,8 milyon insana iş imkanı yaratacak GAP bünyesinde sulama kanallarının bitirilemediğini, batıya göçün teşvik edildiğini ileri sürdü. Tan, "Bölgenin kalkındırılmak istenmemesi nedeniyle göç kapısı açık tutuluyor, sulama kanalları bitirilmiyor. Bölgede ciddi elektrik sorunu var, topraklar tuzlanıyor, pamuk primi ve mazot desteği artırılmıyor" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, öneri lehinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de milyonlarca insanının yanlış ve kasıtlı politikalar nedeniyle süründürüldüğünü belirterek, 12 yılda tarım ve gıda ithalatına 300 katrilyondan fazla para ödendiğini söyledi. "Bundan daha büyük utanç olur mu?" diyen Günaydın, "iktidarın yat sahiplerine 1,5 liradan, üreticiye ise 4 liradan mazot vermekten utanmadığını" söyledi.
Günaydın, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan birçok bürokratın AK Parti'den milletvekili olmak için istifa ettiğini savundu. Bürokratların büyük bölümünün tek görev yerine birkaç görev yaptıklarını savunan Günaydın, "Bir genel müdürün üç ayrı yerde yönetim kurulu üyeliği yapıp ayda 20 bin lira maaş alması hak mı? Kendinize yemeğe gelince para var, GAP'a gelince gözünü diktiğiniz yer İşsizlik Fonu... Bu hızla 66 yılda GAP alanı sulanacak" dedi.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, elindeki kağıtları göstererek, "Bir sürü uyduruk kağıt getirdim. MHP grup önerileri... Türkiye 2002-2015 yılları arasında her alanda olduğu gibi tarımda da çağ atlamıştır. Bunun takdirini millet yapıyor. Tarım, yıllık ortalama 10 kat daha fazla büyümüştür. Tarımsal hasılatımız Avrupa'da birinci sıraya yükselmiştir. Türk tarımı artık küresel aktör haline gelmiştir. Sektörde sıkıntı varsa buna yine çareyi AK Parti bulacak" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Koca'nın "uyduruk kağıtlar" sözünü geri almasını istedi. Birleşimi yöneten Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Koca'ya, sözlerini hangi anlamda kullandığını sordu. Koca'nın ifadesinde kasıt olmadığını söylemesi üzerine Vural, sözlerin tutanaklara geçtiğini ifade etti. Bahçekapılı, tutanaklara bakacağını kaydetti.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, sağlık hizmetlerine ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, iktidarın, anayasaya, insan haklarına, ahlaka ve vicdana aykırı şekilde, sağlık hizmetini sadece parayla ulaşılabilir hale getirdiğini ileri sürdü. Atıcı, özellikle emeklilerin mağdur olduğunu, sağlık hizmeti alan emeklilerden 11 farklı noktada para kesildiğini savundu.
MHP Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, sağlıkta dönüşüm programının, sağlık hizmetlerinin istenilen noktaya getiremediğini savundu. Şimşek, hasta-hekim ilişkisinin bozulduğunu, puan sisteminin hasta istismarına neden olduğunu öne sürdü.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Süleyman Hamzaoğulları, sağlıkta dönüşüm programıyla, sağlık hizmetlerinin kapsamının derinliğinin arttığını, halkın memnuniyet oranının yüzde 75'e yükseldiğini söyledi.
AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, vatandaşın, sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte sağlık hizmetinden duyduğu memnuniyetin arttığını belirterek, bu dönüşüm programında imzası olan herkese teşekkür ettiğini söyledi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda "İç Güvenlik Paketi"nin görüşülmesine yarın başlanacak.
AK Parti, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı. Öneride İç Güvenlik Paketi'nin gündemin ön sırasına alınması ve görüşmelerine yarın başlanması, yarın bitmemesi durumunda 20 Şubat Cuma, 21 Şubat Cumartesi, 22 Şubat Pazar ve 23 Şubat Pazartesi günleri de çalışılması, Mart ayı sonuna kadar çalışma takvimi yer aldı.
Öneri aleyhinde konuşan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, İç Güvenlik Paketi'ni "polis devleti yasası" olarak tanımladı.
"Siyasetin çok temel bir kuralı vardır; bir iktidarın iktidar süresi uzadıkça otoriterleşme eğilimi, yani kamu gücünü kullanma eğilimi artar" diyen Hamzaçebi, 13. yılında iktidar partisinin Türkiye'yi otoriter yönetime taşımayı amaçlayan düzenlemeyi Meclis'e getirdiğini savundu. Otoriterleşme yönündeki her adımın tepki birikimine yol açtığını belirten Hamzaçebi, toplumun kutuplaştığını, ülkeyi yönetilemez hale getirdiğini ileri sürdü.
Hamzaçebi, "Türkiye buraya doğru gitmektedir. Bu tasarı yasalaşırsa Türkiye otoriterleşme yolunda bir adım daha öteye gidecek. Hükümet; molotof, sapan, taş atılması, kamu binalarının yakılıp yıkılması diyor. Bu cümlelerin arkasına saklanarak, hukuk ve demokrasi dışı düzenlemeleri bunun içine sokmuştur. Söylendiği gibi bu düzenlemeler AB ülkelerinde yok. AKP Grubu bir broşür hazırlamış ve tüm milletvekillerine dağıtmış, bu paketin adına 'Özgürlükleri Koruma Paketi' demiş. Hükümet, jakoben anlayışla kendi anlayışını topluma dikte etmek için böylesine otoriter yasayı getiriyor" dedi.
Pakette Anayasa'ya aykırı düzenlemeler olduğunu ve bunlardan örnekler veren Hamzaçebi, "Anayasa'yı çok açık şekilde çiğniyorsunuz. Bir demokrasiyi demokrasi yapan seçimler ve kuvvetler ayrılığıdır. Bir hükümet hangi davaya, hangi hakimin, mahkemenin bakacağını belirliyorsa orada kuvvetler ayrılığından bahsedemezsiniz" diye konuştu.
Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Hamzaçebi'ye "son derece şık şekilde eleştirilerini sunduğu" için teşekkür etti.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, öneri lehinde yaptığı konuşmada, huzur toplumu oluşturmak, kişilerin yaşam hakkını önceleyen özgürlük paketini gündeme getirdiklerini belirterek, "Birileri için özgürlük paketi olmayabilir. Yaşam hakkı en önde gelen haktır. Sade, suça karışmayan vatandaşın güven içinde toplumda yaşamasını arzu ediyoruz. Yeter ki Gezi, Kobani türü eylemler olmasın, Muhalefetin de buna destek vermesini, bu gök kubbede hoş sada, gelecek nesillere güzel bir Türkiye bırakmak istiyoruz" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da öneri aleyhinde konuşmasında pakete karşı itirazlarını ifade ettiklerini ancak iktidarın kendileriyle irtibatta bulunmadığını, bunun yerine HDP ve İmralı ile görüşüldüğünü savundu. Terörle mücadele yerine müzakere edenlerin, "molotof", "demir bilye", "sapan" üzerinden "terörle mücadele etmek istiyoruz" diyenlerin komik duruma düştüklerini ileri süren Vural, "Kaleşnikofları meşrulaştırdınız. Hükümet'in terörle mücadele iradesi söz konusu değil. Teröristleri size ev ödevi verecek kadar cesaretlendiren bu süreçten vazgeçin, iradenizi terör örgütüne ve silaha terk etmeyin. Molotofla, bonzai ile mücadele etmek istiyorsanız hodri meydan size, MHP burada. Demir bilye, cam veya bakır olduğunda ne olacak?" dedi.
Vural, molotof ve bonzai gibi düzenlemelere tam destek verdiklerini ifade ederek, "Bunlar ekseninde sen kalkıp istihbari dinleme adı altında bizi izlemeyi ve dinlemeyi meşrulaştıran, tayin ettiğiniz birisi tarafından dinlenilmesini, insanların gözaltına alınmasını, hürriyetleri kısıtlayan ceberut korku devleti oluşturan bu anlayışa karşı demokrasi ve hukuk devletini savunuyoruz. Milletin hukuku daha üstündür. Terörle müzakere edeceksiniz, devletin güçleriyle de milleti korkutacaksınız. Kürdistan kurmak isteyenlerin, terörü meşrulaştıran, PKK ve Kandil'den medet umanların terörle mücadelede hiçbir iradesi yoktur. Bu Damat Ferit'in kararnamesinin tıpkısının aynısıdır. Hükümeti terörle mücadeleye davet ediyoruz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti Grup önerisi kabul edildi.
Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
