2011-02-15 - 15:21
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI...
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti iktidarının, ''Kürt sorunun'' çözümünde irade gösteremediğini öne sürerek, ''AKP, bu sorunu her dönem kendi çıkarına, kendi lehine kullanarak iktidarını güçlendirdi'' dedi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti
iktidarının, ''Kürt sorunun'' çözümünde irade gösteremediğini öne sürerek, ''AKP,
bu sorunu her dönem kendi çıkarına, kendi lehine kullanarak iktidarını
güçlendirdi'' dedi.

Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, terör örgütü
elebaşı Abdullah Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye getirilişinin üzerinden 12 yıl
geçtiğini belirtti. Demirtaş, ''uluslararası bir komployla'' gerçekleştirilen bu
operasyonun, CIA yetkililerince yapıldığını ve işin içinde İsrail'in de olduğunu
öne sürdü.

Operasyonun, Kürt sorununun çözümüne bir katkı sunmadığını savunan
Demirtaş, o günden bu yana ''Neyin kazanılıp neyin kaybedildiği ve Türkiye'nin
ekonomik imkanlarının hangi uluslararası güçlere peşkeş çekildiği'' sorularının
yanıtlanması gerektiğini söyledi. Selahattin Demirtaş, ''15 Şubat 1999 tarihi,
Türkiye siyasi tarihi açısından rotayı tümden değiştiren, çözüm noktasına gelmiş
bir sorunu kangrenleştiren bir tarihtir aynı zamanda. Türkiye o dönemlerde çok
büyük fırsatları kaçırdı'' dedi.

AK Parti iktidarının Kürt sorununun çözümü konusunda irade
gösteremediğini ileri süren Demirtaş, ''AKP, bu sorunu her dönem kendi çıkarına
kendi lehine kullanarak iktidarını güçlendirdi'' diye konuştu. ''Kürt sorununun''
çözülmeyecek bir mesele olmadığını ifade eden Demirtaş, bunun bir vicdan ve
demokrasi sorunu olduğunu söyledi. Demirtaş, ''İmralı Cezaevinin kapatılması,
Denetimli Serbestlik de dahil bütün çözümlerin konuşulması gerektiğini'' ileri
sürdü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, grup toplantısındaki konuşmasında,
''Biz hiç kimseyi beklemeden Mısır halkından yana tepkimizi koyduk'' dediğini
belirten Demirtaş, bunun doğru olmadığını, Erdoğan'ın, olayların üzerinde bir
hafta geçmesinin ve ABD Başkanı Barack Obama'nın telefonundan sonra bu konudaki
görüşlerini dile getirdiğini savundu. Demirtaş, ''Mısır'ın püskülü senin ayağına
dolanır, neye uğradığını şaşırırsın. Türkiye toplumunun geldiği isyan noktasını
görmeden, bir kez daha halkı uyutmaya kalkarsan, hükümet olarak vebalini sen
ödersin'' diye konuştu.

''Balyoz Eylem Planı'' davası kapsamındaki tutuklama kararlarını
değerlendiren Demirtaş, bu vesileyle yargı bağımsızlığının da tartışıldığını
söyledi.

''Kemalist elitler, siyasetçiler yargıdan tasfiye olurken dinci, siyasal,
İslamcı elitler ve siyasiler yargıya egemen oluyor'' diyen Selahattin Demirtaş,
şöyle devam etti:

''Durum bundan ibarettir, gerisi hikayedir. Burada halkın yararına,
çıkarına hiçbir şey yok. Yargı, bir siyasi elitin egemenliğinden başka bir siyasi
elitin egemenliğine geçiyor. Bunun kavgası veriliyor. Halka da bizlere de 'Bu
kavgada taraf olacaksınız' diye dayatılıyor. Gerçekleşen reform, halkın lehine
bir yargı reformu değildir.

Darbeyle yüzleşmek önemli bir mesele. Gerçekten darbe girişimleri varsa
bunun gereğini yapmak bağımsız ve tarafsız yargının sorumluluğudur. Ama şu anda
böyle bir şey yaşanmıyor. Darbe iddiasıyla yargılananlar, tutuklananlar suçlu mu
değil mi bilemiyoruz. Adil ve tarafsız bir yargı olmadığı için gerçeğin ortaya
çıkıp çıkmayacağını da bilemeyiz. Eğer darbeyle hesaplaşma zihniyeti şu andaki
yargıda ve iktidarda olsaydı, 'Netekim', Marmaris'te resim yapabilir miydi?''

Türkiye'de cezaevlerinde ciddi sorunlar yaşandığını, bu konuda çok sayıda
mektup aldıklarını belirten Demirtaş, cezaevlerinin ''ezaevlerine'' düşüştüğünü
ileri sürdü. Özellikle ölümcül sınırda hasta olan tutuklu ve hükümlülerle ilgili
sorunun çözülmediğini belirten Demirtaş, bu konudaki mücadelelerine devam
edeceklerini söyledi.

Cezaevlerinin dışında da şiddet yaşandığını ifade eden Demirtaş, güvenlik
güçlerinin, gösteri yapan öğrencilere müdahalesinin buna örnek teşkil ettiğini
söyledi. Eşlerinden şiddet gören bazı kadınların, korunma talebiyle devlete
başvurmalarına rağmen yine eşleri tarafından öldürüldüklerini belirten Demirtaş,
yalnızca bir ay içinde 3 kadının bu şekilde hayatını kaybettiğine dikkati
çekti.

Afşin'deki heyelana da değinen BDP lideri, bir devlet yetkilisinin, göçük
altında kalan 9 kişinin çıkarılmasının 2 yılı bulabileceğini söylediğini
belirtti. Demirtaş, ''Devlet yetkililerine, hükümete çağrı yapıyorum: 'TOKİ'nizin
ne kadar iş makinesi varsa, gerekirse hepsi Elbistan'a gitmeli o enkazı kazmalı
ve o insanları çıkarmalıdır. Değil 2 yıl, 2 gün dahi o ailelere işkencedir,
eziyettir'' dedi. (15.21)