2010-01-28 - 17:28
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)
Türkiye Madencilik Meclisi Başkanı İsmet Kasapoğlu, ''Türkiye'nin, birçok avantajına karşı bor madeninden aldığı payın yüzde 30 olması başarısızlıktır'' dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)
Türkiye Madencilik Meclisi Başkanı İsmet Kasapoğlu, ''Türkiye'nin, birçok
avantajına karşı bor madeninden aldığı payın yüzde 30 olması başarısızlıktır''
dedi.
Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken
Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti
Bursa Milletvekili Altan Karapaşaoğlu başkanlığında toplandı.
Komisyona bilgi veren İsmet Kasapoğlu, Türkiye'nin, dünyadaki bor
rezervinin yüzde 70'ine sahip olduğunun söylendiğini, aslında bu oranın yüzde
90-95'i bulduğunu ifade etti. Türkiye'de, bor madeninden elde edilen ilk ürünün
maliyetinin 18-20 dolar arasında bulunduğunu, ABD'de bu maliyetin 60 dolara kadar
çıktığını anlatan Kasapoğlu, bunun önemli bir avantaj olduğunu dile getirdi.
Kasapoğlu, Türkiye'nin bor madeni konusunda bu kadar avantaja sahip
bulunmasına rağmen, dünyada bu madenden yüzde 30 pay almasının, bir başarısızlık
örneği olduğunu kaydetti. Kamulaştırma nedeniyle şirketlerin bor madeni üretimi
dışında kaldığını belirten Kasapoğlu, ''Herhangi bir işadamı bu işte olsaydı,
dünyada bor pazarının tek hakimi olurdu'' dedi.
Siyanürlü altın üretimi konusuna da değinen Kasapoğlu, bu alanda çok az
ve kanserojen olmayan siyanür bileşimi kullanıldığını, ancak madencilik konusunda
bilgi kirliliğinden dolayı bunun tehlike olarak algılandığını söyledi. Kasapoğlu,
Yalova'da bir iplik tesisisin yılda 135 bin ton kanserojen içeriği olan siyanür
kullanıldığını savundu.
''DAVALAR OLUMSUZ ETKİLİYOR''
Altın Madencileri Derneği Başkanı Ümit Akdur da altın arama işinin uzun
ve zor bir süreç olduğunu, bu süreçte, özellikle açılan davaların sektörü olumsuz
etkilediğini ifade etti.
Akdur, kamuoyunun, altın arama ya da madencilik konusunda yeterli bilgisi
bulunmadığını, bu nedenle madenciliğin zararlı bir sektör olduğu kanaatini
taşıdığını kaydetti.
Türkiye'de 6 bin 500 ton altın rezervi potansiyeli bulunduğuna dikkati
çeken Akdur, bunun değerinin 200 milyar dolar olduğunu söyledi. Akdur, katma
değeri ile birlikte hesaplandığında, değeri 1 trilyon dolara kadar çıkabilecek bu
rezervlerin bulunması için arama çalışmalarının yapılmasının şart olduğunu ifade
etti.
Altın arama çalışmalarının Türkiye'de çok az olduğunu, bu alanda yatırım
yapılmadığını, mevcut girişimlerin de açılan davalarla engellendiğini bildiren
Akdur, bu nedenle Türkiye'nin yılda ortalama 230 ton altın ithal ettiğini ve
karşılığında 6-7 milyar dolara ödediğini söyledi.
''RUHSAT ÇOK ARAMA YOK''
Altın Madencileri Derneği Genel Koordinatörü Muhterem Köse de
Türkiye'nin, dünyada en fazla maden ruhsatının bulunduğu, ancak buna rağmen maden
arama konusunda en az paranın harcandığı ülke olduğunu ifade etti. Köse, 34 bin
maden ruhsatının bulunduğu Türkiye'de, arama için harcanan paranın 150-200 milyon
dolarla sınırlı kaldığını belirtti.
Bazı bürokratik işlemler ve açılan davalar nedeniyle Türkiye'de yeraltı
kaynaklarının artık kullanılamaz hale geldiğini kaydeden Köse, ''Türkiye'de büyük
projelerin hepsi davalık'' dedi. (17:28)
