2009-01-14 - 21:54
İKÖPAB İCRA KOMİTESİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANTISI SONA ERDİ
TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Filistin'de artık annelerin ağlamamasını, masum, yaşlı, korumasız insanların nereden geldiği belli olmayan, adı bile henüz bilinmeyen silahla ölmemesini istediklerini'' ifade ederek, ''Bunu dünyaya haykırıyoruz. Buna kim itiraz edebilir?'' dedi.
TBMM Başkanı Köksal Toptan,
''Filistin'de artık annelerin ağlamamasını, masum, yaşlı, korumasız insanların
nereden geldiği belli olmayan, adı bile henüz bilinmeyen silahla ölmemesini
istediklerini'' ifade ederek, ''Bunu dünyaya haykırıyoruz. Buna kim itiraz
edebilir?'' dedi.
İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) İcra Komitesi
Olağanüstü Toplantısı, hazırlanan deklarasyon üzerinde basına kapalı yapılan
çalışmanın ardından sona erdi.
Kapanış konuşmasını yapan Toptan, İKÖPAB'ın Kahire Konferansı'nda bazı
meclis başkanlarının birliğin etkisizliğinden şikayet ettiklerini belirterek,
bugünkü toplantının İKÖPAB'ın ne kadar önemli bir örgüt olduğunu ortaya koyduğunu
anlattı.
İKÖPAB'ın bugün tarihi bir gidişe imza attığını vurgulayan Toptan,
''Gazze'de meydana gelen hepimizi yaralayan, binlerce sivil Filistinli'nin
öldürülmesi ve yaralanması ile gelişen olaylar, dünyanın önemli bir bölümü
tarafından görmezlikten gelinmiş, oradan çıkan feryatlar duyulmaz olmuştur''
dedi.
Böyle bir anlayışın hakim olduğu bir dünyada, naçiz davetine katılarak,
bu kış ortasında memleketlerindeki işlerini, güçlerini bırakarak İstanbul'a gelen
konuklarına şahsı, milletvekilleri ve Türk halkı adına teşekkür eden Toptan, çok
önemli bir iş yaptıklarını söyledi.
TBMM Başkanı Toptan şunları kaydetti:
''Biz burada ne yaptık, ne yapmaya çalıştık, neyi arıyoruz... İstediğimiz
aslında çok basit. İstediğimiz; Filistin'de anneler artık ağlamasın, Filistin'de
artık masum, yaşlı, korumasız insanlar nereden geldiği belli olmayan, adı bile
henüz bilinmeyen silahla ölmesin. İstediğimiz; daha dünyaya gözlerini yeni açmış,
ne olacağı bilinmeyen belki bir bilim adamı, bir büyük insan, belki bir kaşif,
belki bir mucit olacak o 2 yaşındaki bebek ölmesin. Bunu dünyaya haykırıyoruz.
Buna kim itiraz edebilir? Bizim bu uzanan elimizi kim geri çevirebilir? Bizim bu
duygu selimize kim set çekebilir?''

-''DÜNYAYA İSTANBUL'DAN SESLENİYORUZ''-

Toplantı sonunda hazırladıkları deklarasyonla dünyaya İstanbul'dan
seslenmekle gerçekten çok büyük bir iş yaptıklarını dile getiren Toptan,
konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bizim kavgamız, Filistin'de, Gazze'de öldürülen o bebekler kuşkusuz,
ama o bebeklerin öldürülmesiyle aslında 2-3 yaşındaki Ayşe, Fatma, Yusuf
öldürülmedi. İnsanlık öldürüldü, uygarlık öldürüldü. Bizim esas karşı çıkışımız
bu. Bunu dünyaya anlatmak istiyoruz. Onun için bu toplantı çok önemliydi. Onun
için size şükran, minnet borçluyuz.
Diliyoruz ve dua ediyoruz ki insanlık böyle bir dramı bir daha yaşamasın,
ama yaşamaması için bizim de yapacaklarımız var. İşte şimdi yaptığımız bizim o
yapacaklarımızdan bir tanesiydi, ama bitti mi? Hayır. Yapacak daha çok şey
var. Ama şuna inanıyorum ki Çad temsilcisi arkadaşımın ifade ettiği gibi 'İlk
defa aynı dille konuşuyoruz.' Aynı dille konuşmaya, aynı gönülle düşünmeye devam
edersek, bütün zorluk ve engelleri aşarız ve sadece bölgemiz değil, insanlık
barış, huzur ve mutluluk içinde geleceğe bakar, geleceğe yürür, bizim temennimiz budur.''