2007-05-06 - 18:00
DIŞİŞLERİ BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI GÜL:''CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞINDAN VAZGEÇİYORUM''
Gül, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, TBMM'nin itibarını, siyasetin onurunu düşündüğü için, cumhurbaşkanı seçimi için nafile turların gereksiz olduğuna inandığını belirterek, cumhurbaşkanı adaylığından vazgeçtiğini açıkladı.
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah
Gül, TBMM'nin itibarını, siyasetin onurunu düşündüğü için, cumhurbaşkanı seçimi
için nafile turların gereksiz olduğuna inandığını belirterek, cumhurbaşkanı
adaylığından vazgeçtiğini açıkladı.

Gül, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, geniş bir istişarenin
sonucunda, 11. cumhurbaşkanı seçiminde aday olduğunu anımsattı.

Adaylığı açıklandıktan sonra, kamuoyundan büyük destek aldığını, büyük bir
coşku gördüğünü ifade eden Gül, kamuoyu yoklamalarının da bunu açıkça ortaya
koyduğunu belirtti.

Milliyet Gazetesinin internet sitesindeki ankette, 1 milyon 300 bin kişinin
yüzde 63'ünün kendisine destek verdiğini vurgulayan Gül, bu desteğin, toplumun
bütün kesimlerinden, geniş bir şekilde ortaya çıktığını belirtti.
İlk 2 gün büyük bir coşkunun basına yansıdığını kaydeden Gül, bu süreç
içerisinde demokratik ve siyasi nezaketin gereklerini de yaptığını dile getirdi.

-''DEMOKRASİYE OLAN İNANCIMI GÖSTERDİM''-

Gül, TBMM'de grubu bulunan, bulunmayan bütün siyasi partileri, bağımsız
milletvekillerini ziyaret ettiğini, tek milletvekili olan partiye bile gittiğini
anlattı. Gül, bunları inanarak yaptığını, demokrasiye olan inancını gösterdiğini
söyledi.

Bu görüşmelerde; kendisine yönelik memnuniyet ve güven duygularının,
kapılarının arkasında herkes tarafından sergilendiğini vurgulayan Gül, ''Dışarda
ne dedikleri ayrıdır ama içeride herkes bu güveni açıkça söylemiştir'' diye
konuştu.

-''CHP'YE DESTEK VERDİLER''-

Cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylamasının 27 Nisanda yapıldığını anımsatan
Gül, CHP'nin, 1989'da Turgut Özal'ın seçiminde olduğu gibi ilk tur oylamayı
boykot ettiğini söyledi.

Abdullah Gül, ANAVATAN ve DYP'nin de Genel Kurula gelmeyerek, cumhurbaşkanı
seçiminde CHP'nin aldığı çizgiye destek verdiğini belirtti.

Böylece cumhurbaşkanı seçiminin, TBMM'nin dışına taşındığını ve bu zeminin
hazırlandığına işaret eden Gül, CHP'nin, toplantı yeter sayısı bulunmadığı
gerekçesiyle cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur sonuçlarını Anayasa Mahkemesine
götürdüğünü anımsattı. Gül, Anayasa Mahkemesinin de son 3 cumhurbaşkanı
seçimlerinde uygulanan kuralların hilafına, 367 milletvekilinin Mecliste hazır
bulunmasını gerekli gördüğünü ve kural haline getirdiğini vurguladı.

Gül, ''bunun sadece cumhurbaşkanı seçimini değil, TBMM Başkanlığı
seçimlerini de kilitleyen bir durumu ortaya çıkardığını'' ifade etti.

-''1. SINIF DEMOKRASİ ÜLKESİ''-

Abdullah Gül, bugün, TBMM'nin birinci tur oylamayı tekrarladığına, 358
milletvekilinin Mecliste hazır olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesinin şart koştuğu
367 sayısı bulunamadığı için sonuç alınamadığına işaret etti.

Kendisine oy veren veya oy vermeyerek de olsa Genel Kurula gelen bütün
milletvekillerine teşekkür eden Gül, ''Bu süreçte desteklerini esirgemeyen
herkese şahsım ve demokrasi adına da teşekkür ediyorum. Çünkü demokratik bir
sürecin işletilmesi, demokrasinin kökleşmesi, yerleşmesi için Türkiye'nin üçüncü,
dördüncü sınıf bir demokrasi değil, birinci sınıf bir demokrasi ülkesi olduğunu
göstermek için bir çok kişi destek verdi, gayret gösterdi. Bundan dolayı teşekkür
ediyorum'' diye konuştu.

-''YENİ BİR TUR ANLAMSIZ''-

''Bugün geldiğimiz noktada 9 Mayısta yapılması öngörülen yeni bir turun
yapılmasını şahsen anlamsız görüyorum'' diyen Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Çünkü 184 sayısının, cumhurbaşkanı seçimlerinde toplantı yeter sayısı
olarak yeterli olduğunu söyleyen ANAVATAN ve DYP, Anayasa Mahkemesinin 367
şartını getirmesine rağmen tavırlarını değiştirmeyerek, bugün Meclise gelmeyip,
CHP'nin, pozisyonuna destek vermeleri, bundan sonraki seçimlerin de ortaya netice
çıkartmayacağını açıkça göstermiştir.

Bu durumda, TBMM'nin itibarını, siyasetin onurunu düşündüğüm için, nafile
turların gereksiz olduğuna inanıyorum. Bunların acı tecrübelerinin daha önceki
yıllarda gördük, Türk siyaseti bunlara şahit oldu. Bütün bu nafile turlar,
TBMM'nin itibarını zedeledi, siyasetin onurunu zedelemiştir, siyasetçilerin halk
nezdinde küçük düşürmüştür. Hiç arzu edilmeyen şeyler ortaya çıkmıştır.

Siyaset anlayışımız, benim siyaset tarzım, arkadaşlarımın siyaset tarzı bu
eski siyaset tarzından çok uzaktır. O bakımdan, bugün, adaylığımın bundan sonra
devam etmesinin doğru olmadığı kanaatindeyim. Cumhurbaşkanı adaylığından
vazgeçiyorum. Artık bundan sonra söz milletindir, kendimizi de millete emanet
ediyorum. Doğrusu neyse millet buna günü geldiğinde karar verecektir.''

Gül'ün basın toplantısında Devlet Bakanı Beşir Atalay ve Adalet Bakanı Cemil
Çiçek ile çok sayıda milletvekili de katıldı.

Gül, TBMM'de düzenlediği basın toplantısından sonra gazetecilerin sorularını
cevaplandırdı.

Adaylıktan vazgeçmesi konusunda parti organları ile arasında görüş ayrılığı
bulunduğu yolundaki haberlerin hatırlatılması üzerine Gül, şöyle konuştu:

''Bunların hiçbiri doğru değildir. Partimizde herhangi bir farklı düşünce
söz konusu değildir. Ben, adaylık başvurusu yaptıktan sonra arkadaşlarım da beni
aday gösterdiler. Şüphesiz ki adaylıktan vazgeçerken de arkadaşlarımla konuşmak,
istişare etmek, onlara bu fikrimi anlatmak benim için bir görevdi. Bu görevi
biraz önce partimizde arkadaşlarımızla bir araya gelerek yaptık.

Partimizde benim Sayın Genel Başkanımızla veya diğer arkadaşlarımızla
herhangi bir farklı görüş, herhangi bir farklı anlayış söz konusu değildir.
Partimiz söz konusuysa AK Parti çok daha fazla kenetlenmiştir. Artık bundan sonra
söz milletindir. Hepimizi millete havale ediyoruz. Dolayısıyla artık milletin
bağrındayız.''

Bir gazetecinin, CHP'nin anayasa değişikliklerine de karşı olduğunu öne
sürerek, bundan sonraki süreci sorması üzerine de Gül, ''Cumhurbaşkanını ya
Meclis seçecektir ya halk seçecektir. Eğer Meclis kilitlendiyse, ki
kilitlenmiştir, doğrusu bunu halkın seçmesidir'' diye konuştu.

-''ADAY MISINIZ?''-

Bir gazeteci, Gül'e halkın cumhurbaşkanını seçmesi durumunda aday olup
olmayacağını sordu. Gül, bu soruyu, ''o zaman konuşuruz bunları'' diye cevapladı.

Gül, bir başka gazetecinin, ''kendinizi demokrasi mağduru olarak görüyor
musunuz?'' sorusunu da şöyle cevapladı:

''Benim gerek Doğu aleminde gerek Batı aleminde geniş bir tecrübem var.
Bütün bunlardan, bugün olup bitenlerden öyle bir kompleks içine düşmediğimi
açıkça söylemek isterim. Bunlar, Türkiye'nin büyüme sancılarıdır. Bunlar
olacaktır. Demokrasinin olgunlaşması kolay değildir. Bugün bile Türkiye, 5-10
sene öncesinden çok daha ileridedir. Kendimi asla öyle düşünmüyorum. Önemli olan
milletin gönlünde yer tutmaktır. Önemli olan budur.''

-''SÜREÇ DEVAM EDİYOR''-

Bir gazetecinin adaylıktan çekilmesinin seçim tarihinin değişmesine yol
açabileceği yönündeki görüşleri hatırlatması üzerine de Gül, şöyle konuştu:

''Aslında cumhurbaşkanlığı süreci devam ediyor. Şu anda bile devam ediyor.
Ben adaylıktan çekildiğimi muhakkak bir dilekçe ile bildireceğim ama şu anda onu
yapmadım. Biraz sonra onu yapacağız tabii. Onu duyuruyorum size önce. Bu demektir
ki şu anda bugün cumhurbaşkanlığı süreci devam ediyor. Cumhurbaşkanı seçilmediği
için Türkiye seçime gidecek değil. Bu süreç devam ederken, daha bugün oylama
devam ederken Anayasanın 77. maddesine göre TBMM, düşünüp taşınmıştır ve seçim
kararı almıştır. Bu seçim kararını seçimlerden bir ay sonra da alabilir, 4 ay
sonra da alabilir, 4.5 yıl sonra da alabilir. Dolayısıyla bu kararı almıştır
Meclis. Bu karar alındıktan sonra cumhurbaşkanlığı süreci hala devam etmektedir.
Seçimle ilgili herhangi bir şüphe söz konusu değildir. 'Cumhurbaşkanlığı seçimi
gerçekleşemedi, bütün turlar bitti ve ondan sonra da seçim kararı alındı' diye
bir durum yok. Zaten YSK bu takvimi çalıştırıyor. Bunlar gayet açık.''

Gül, bir gazetecinin ''Karar alırken eşinize danıştınız mı?'' şeklindeki
sorusunu da ''Tabii ki... Eşimle paylaşmayacağım da bazı şeyleri, kiminle
paylaşacağım? Bu insani bir şey değil mi?'' diye cevapladı.

-GENELKURMAY AÇIKLAMASI-

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Gül, bir gazetecinin, ''adaylıktan
çekilmenizde Genelkurmay açıklamasının bir etkisi var mı?'' sorusunu da şöyle
yanıtladı:

''Biz hükümetiz. Türkiye Cumhuriyeti'ni içerde ve dışarda temsil ediyoruz.
Şu anda bizim yapmamız gereken şey, bunların hepsini bir kenara bırakmak,
Türkiye'yi çok daha güçlü hale getirmek, çok ciddi, olgun, birinci sınıf bir
demokrasi ile refah toplumu haline getirmek. Büyük Atatürk'ün söylediği gibi
çağdaş medeniyetin üstüne taşımaktır. Bizim şu an uğraşmamız gereken şey budur.''