2015-07-28 - 16:00
HDP'li Demirtaş, partisinin Meclisteki grup toplantısında, seçmenin kendilerini adalet, demokrasi ve barış ilkelerinden; ezilenden, sömürülenden, yoksuldan, kadından, gençten yana tutum almaları için Parlamento'ya gönderdiğini bildirdi.
HDP'li Demirtaş, partisinin Meclisteki grup toplantısında, seçmenin kendilerini adalet, demokrasi ve barış ilkelerinden; ezilenden, sömürülenden, yoksuldan, kadından, gençten yana tutum almaları için Parlamento'ya gönderdiğini bildirdi.
Parti olarak zorlu bir seçim kampanyasından geçtiklerini belirten Demirtaş, "Milletin iradesinin üzerinde beşeri irade yoktur diyenler, 'Biz milletin iradesiyle geldik, milletin iradesiyle gideriz' diyenler, 13 yıldır, 'millet, sandık' diye her yerde bunu temcit pilavı gibi tekrar ısıtıp önümüze getirenler, bugün halkın tercihi karşısında bir darbe, bir cunta devleti, hükümeti kurmak yolunu tercih etmişlerdir" ifadesini kullandı.
Türkiye'nin 7 Haziran'dan alnının akıyla çıktığına ve toplumun, üzerine düşeni yaptığına işaret eden Demirtaş, şunları söyledi:
"Fakat 13 yıldır, 'Ben darbelerle, 28 Şubat'la mücadele ettim, ordu içinden, dışından her türlü vesayete karşı mücadele ederek geldim' diyenler, HDP'nin başarısı karşısında bugüne kadar savunduğunu zannettiği ilkeleri bir tarafa bırakıp ülkeye darbe yapmışlardır. 7 Haziran sonrası halkın iradesine açıkça bir Recep Tayyip Erdoğan darbesi yapılmıştır. Şu anda sivil cunta yönetimi Türkiye'de hükümete, devlete açıkça el koymuştur.
Yetkisiz, hukuksuz, gayrimeşru. Nereden alıyorlar yetkilerini? Şu anda aldıkları kararların, ülkeyi savaşa götürecek kararların, üst düzey bürokratik atamaların, yaptıkları olağanüstü, gizli, örtülü ödenekten yaptıkları harcamaların yetkisini nereden alıyorlar? 7 Haziran'da bu yetki elinizden alındı. Siz artık tek başınıza iktidar değilsiniz. Artık bu ülkede kararları tek başınıza veremezsiniz. Bunu yapmaya çalışanlar 7 Haziran sandık sonuçlarına açıkça darbe yapmışlardır."
Parti olarak suçlarının yüzde 13 oy almak, halkın taleplerini parlamentoya yansıtmak olduğunu ifade eden Demirtaş, "Bunun dışında tırnak içerisinde, bize atfedilebilecek tek bir suç yoktur. Biz demokrasi gelişsin, ülkede adaletsizlikler giderilsin, eşitlik, özgürlük bizim kalıcı sistemimiz, yaşamımız, yeni yaşamımız olsun diye mücadele ettik" dedi.
"Dolmabahçe mutabakatına ilişkin heyetlerinin ve hükümet yetkililerinin ortak açıklama yaptığını hatırlatan Demirtaş, "O açıklama Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en önemli siyasi işlerinden biridir. Küçümsenecek bir belge, bir açıklama değildir. Çok kutsal, saygın, ahlaki bir iştir" diye konuştu.
"Dolmabahçe açıklaması vatana ihanet değil, bölünme, parçalanma beyannamesi değil, bir kardeşleşme, özgürlük, demokrasi manifestosu, yol haritası ve silahsızlanmanın da çağrısıydı" diyen Demirtaş, söz konusu "mutabakattan nasıl cayıldığının ibretle izlendiğini" ileri sürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki açıklamalarına vurgu yapan Demirtaş, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanı'nı gerçekten anlayabiliyorum. Bir sarayı var, saraylar yaptırmış kendine, içini döşetmiş, daha oturamamış, hevesi var, koltuğu, iktidarı, parayı seviyor. Dolayısıyla çözüm, barış, demokrasi demek, bunların kaybedilmesi demek. Ben onu anlıyorum, ben o mutabakatın altına fiilen imza atan, orada oturan, açıklamayı yapan, bizatihi bu çalışmaların içerisinde gece gündüz emek harcayanları anlayamıyorum. Onlar niye sahip çıkamadılar? Bizim kadar siz de uğraştınız. Ahlaksız, gayrimeşru bir iş yapmadık. Beraber Türkiye toplumuna barış sözü verdik, kamuoyunun gözleri önünde. Bir hafta sonra bu iş bitiyordu artık. Şimdi bize çağrı yapanlar, 'Gelin deklarasyon imzalayalım', bize 'Şunu, bunu kınayın', 'Siz silahtan, savaştan kandan besleniyorsunuz' diyen AKP cenahına, sözcülerine, Sayın Başbakan'a, Sayın Cumhurbaşkanı'na Dolmabahçe mutabakatını hatırlatmak istiyorum. Türkiye'nin en büyük sorunu, 40 yıllık akan kanın kati suretle, kalıcı olarak duracağı günlere sadece bir hafta, 10 günümüz vardı. 2,5 yıl çalıştık, önümüzde bir hafta, 10 gün kalmıştı. Neden vazgeçtiniz, bunu neden kamuoyuna açıklamıyorsunuz? Niye vazgeçtiniz?"
"Kardeşlerimiz, yurttaşlarımız, Türkiye'de yaşayan herkesin bunu iyi anlaması, idrak etmesi lazım, bu ülkenin Cumhurbaşkanı PKK'nın silahsızlanmasını durdurmuştur, önlemiştir" iddiasını paylaşan Demirtaş, şöyle devam etti:
"Çünkü önüne gelen anketler, kamuoyu araştırma sonuçları bu sürecin ona başkanlık getirmeyeceğini görmüştür. 'Ben başkan olmayacaksam, bu işten bana hayır yoksa süreç, masa, mutabakat niye olsun' noktasına gelmiştir. Bize 'vatan haini, terörist, bölücü' diye seslenen zatlar, bizatihi bu ülkeyi ateşe atmışlardır. Bunu bütün inançlarım üzerine, kutsallarım üzerine yemin ederek ifade ediyorum. Durum bu kadar nettir. Bütün toplum bu yalın gerçeği bilerek hareket etmelidir. Evladını askere yollamış annelerim, evladı polis olan, güvenlik gücü olan annelerimiz, onların babaları, bunlar bizim evlatlarımız, kardeşlerimiz. Bu topraklarda birlikte kardeşçe yaşamak zorunda olduğumuz insanların evlatları, bizim kardeşlerimiz. Biz tek birinin ölümünden asla ve asla üzüntü, kahrolma dışında bir şey hissetmeyiz, edemeyiz. Ama o anneler, babalar da şunu bilmeli ki bu evlatlarımızı vatan savunması için ölüme gönderemiyorlar, saray savunması için bu çocukların cenazeleri, Türk bayrağına sarılı tabutlar içerisinde geri geliyor. Saray için, vatan için değil."
Demirtaş, vatanın herkesin ortak noktası olduğuna dikkati çekerek, vatan tehdit altındaysa hep birlikte el ele vatanın savunulması gerektiğini bildirdi.
Demirtaş, barış dilinden asla vazgeçmeyeceklerine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Tek başına iktidar olmalarının yolu HDP'nin tasfiyesinden geçiyor. Partileri halk açar, halk kapatır. Bugün bize yüzde 13 oy vermiş olanlar yarın yüzde 1 de verebilir, saygı duyarız, partimizi kapatılmış sayarız. Ama bugüne kadar hiçbir mahkeme kararı, yeryüzünde hiçbir partiyi kapatamamıştır. Takdir sizindir. 'Dokunulmazlık' mı diyorsunuz? 80 milletvekili arkadaşımla birlikte yarın dokunulmazlıklarımızın kaldırılması için biz kendimiz dilekçe veriyoruz Parlamentoya. Siz var mısınız? Korkmuyorsanız sizin de dokunulmazlıklarınızı hep birlikte kaldıralım. Bizim korkacak, çekinecek bir şeyimiz yok. Çalmadık, çırpmadık, öldürmedik, ihanet etmedik. Neysek ortadayız."
Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması için dilekçeleri yarın hazırlayacaklarını söyledi.
Parti olarak zorlu bir seçim kampanyasından geçtiklerini belirten Demirtaş, "Milletin iradesinin üzerinde beşeri irade yoktur diyenler, 'Biz milletin iradesiyle geldik, milletin iradesiyle gideriz' diyenler, 13 yıldır, 'millet, sandık' diye her yerde bunu temcit pilavı gibi tekrar ısıtıp önümüze getirenler, bugün halkın tercihi karşısında bir darbe, bir cunta devleti, hükümeti kurmak yolunu tercih etmişlerdir" ifadesini kullandı.
Türkiye'nin 7 Haziran'dan alnının akıyla çıktığına ve toplumun, üzerine düşeni yaptığına işaret eden Demirtaş, şunları söyledi:
"Fakat 13 yıldır, 'Ben darbelerle, 28 Şubat'la mücadele ettim, ordu içinden, dışından her türlü vesayete karşı mücadele ederek geldim' diyenler, HDP'nin başarısı karşısında bugüne kadar savunduğunu zannettiği ilkeleri bir tarafa bırakıp ülkeye darbe yapmışlardır. 7 Haziran sonrası halkın iradesine açıkça bir Recep Tayyip Erdoğan darbesi yapılmıştır. Şu anda sivil cunta yönetimi Türkiye'de hükümete, devlete açıkça el koymuştur.
Yetkisiz, hukuksuz, gayrimeşru. Nereden alıyorlar yetkilerini? Şu anda aldıkları kararların, ülkeyi savaşa götürecek kararların, üst düzey bürokratik atamaların, yaptıkları olağanüstü, gizli, örtülü ödenekten yaptıkları harcamaların yetkisini nereden alıyorlar? 7 Haziran'da bu yetki elinizden alındı. Siz artık tek başınıza iktidar değilsiniz. Artık bu ülkede kararları tek başınıza veremezsiniz. Bunu yapmaya çalışanlar 7 Haziran sandık sonuçlarına açıkça darbe yapmışlardır."
Parti olarak suçlarının yüzde 13 oy almak, halkın taleplerini parlamentoya yansıtmak olduğunu ifade eden Demirtaş, "Bunun dışında tırnak içerisinde, bize atfedilebilecek tek bir suç yoktur. Biz demokrasi gelişsin, ülkede adaletsizlikler giderilsin, eşitlik, özgürlük bizim kalıcı sistemimiz, yaşamımız, yeni yaşamımız olsun diye mücadele ettik" dedi.
"Dolmabahçe mutabakatına ilişkin heyetlerinin ve hükümet yetkililerinin ortak açıklama yaptığını hatırlatan Demirtaş, "O açıklama Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en önemli siyasi işlerinden biridir. Küçümsenecek bir belge, bir açıklama değildir. Çok kutsal, saygın, ahlaki bir iştir" diye konuştu.
"Dolmabahçe açıklaması vatana ihanet değil, bölünme, parçalanma beyannamesi değil, bir kardeşleşme, özgürlük, demokrasi manifestosu, yol haritası ve silahsızlanmanın da çağrısıydı" diyen Demirtaş, söz konusu "mutabakattan nasıl cayıldığının ibretle izlendiğini" ileri sürdü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konudaki açıklamalarına vurgu yapan Demirtaş, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanı'nı gerçekten anlayabiliyorum. Bir sarayı var, saraylar yaptırmış kendine, içini döşetmiş, daha oturamamış, hevesi var, koltuğu, iktidarı, parayı seviyor. Dolayısıyla çözüm, barış, demokrasi demek, bunların kaybedilmesi demek. Ben onu anlıyorum, ben o mutabakatın altına fiilen imza atan, orada oturan, açıklamayı yapan, bizatihi bu çalışmaların içerisinde gece gündüz emek harcayanları anlayamıyorum. Onlar niye sahip çıkamadılar? Bizim kadar siz de uğraştınız. Ahlaksız, gayrimeşru bir iş yapmadık. Beraber Türkiye toplumuna barış sözü verdik, kamuoyunun gözleri önünde. Bir hafta sonra bu iş bitiyordu artık. Şimdi bize çağrı yapanlar, 'Gelin deklarasyon imzalayalım', bize 'Şunu, bunu kınayın', 'Siz silahtan, savaştan kandan besleniyorsunuz' diyen AKP cenahına, sözcülerine, Sayın Başbakan'a, Sayın Cumhurbaşkanı'na Dolmabahçe mutabakatını hatırlatmak istiyorum. Türkiye'nin en büyük sorunu, 40 yıllık akan kanın kati suretle, kalıcı olarak duracağı günlere sadece bir hafta, 10 günümüz vardı. 2,5 yıl çalıştık, önümüzde bir hafta, 10 gün kalmıştı. Neden vazgeçtiniz, bunu neden kamuoyuna açıklamıyorsunuz? Niye vazgeçtiniz?"
"Kardeşlerimiz, yurttaşlarımız, Türkiye'de yaşayan herkesin bunu iyi anlaması, idrak etmesi lazım, bu ülkenin Cumhurbaşkanı PKK'nın silahsızlanmasını durdurmuştur, önlemiştir" iddiasını paylaşan Demirtaş, şöyle devam etti:
"Çünkü önüne gelen anketler, kamuoyu araştırma sonuçları bu sürecin ona başkanlık getirmeyeceğini görmüştür. 'Ben başkan olmayacaksam, bu işten bana hayır yoksa süreç, masa, mutabakat niye olsun' noktasına gelmiştir. Bize 'vatan haini, terörist, bölücü' diye seslenen zatlar, bizatihi bu ülkeyi ateşe atmışlardır. Bunu bütün inançlarım üzerine, kutsallarım üzerine yemin ederek ifade ediyorum. Durum bu kadar nettir. Bütün toplum bu yalın gerçeği bilerek hareket etmelidir. Evladını askere yollamış annelerim, evladı polis olan, güvenlik gücü olan annelerimiz, onların babaları, bunlar bizim evlatlarımız, kardeşlerimiz. Bu topraklarda birlikte kardeşçe yaşamak zorunda olduğumuz insanların evlatları, bizim kardeşlerimiz. Biz tek birinin ölümünden asla ve asla üzüntü, kahrolma dışında bir şey hissetmeyiz, edemeyiz. Ama o anneler, babalar da şunu bilmeli ki bu evlatlarımızı vatan savunması için ölüme gönderemiyorlar, saray savunması için bu çocukların cenazeleri, Türk bayrağına sarılı tabutlar içerisinde geri geliyor. Saray için, vatan için değil."
Demirtaş, vatanın herkesin ortak noktası olduğuna dikkati çekerek, vatan tehdit altındaysa hep birlikte el ele vatanın savunulması gerektiğini bildirdi.
Demirtaş, barış dilinden asla vazgeçmeyeceklerine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Tek başına iktidar olmalarının yolu HDP'nin tasfiyesinden geçiyor. Partileri halk açar, halk kapatır. Bugün bize yüzde 13 oy vermiş olanlar yarın yüzde 1 de verebilir, saygı duyarız, partimizi kapatılmış sayarız. Ama bugüne kadar hiçbir mahkeme kararı, yeryüzünde hiçbir partiyi kapatamamıştır. Takdir sizindir. 'Dokunulmazlık' mı diyorsunuz? 80 milletvekili arkadaşımla birlikte yarın dokunulmazlıklarımızın kaldırılması için biz kendimiz dilekçe veriyoruz Parlamentoya. Siz var mısınız? Korkmuyorsanız sizin de dokunulmazlıklarınızı hep birlikte kaldıralım. Bizim korkacak, çekinecek bir şeyimiz yok. Çalmadık, çırpmadık, öldürmedik, ihanet etmedik. Neysek ortadayız."
Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması için dilekçeleri yarın hazırlayacaklarını söyledi.
