2013-12-14 - 16:09
TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ'NDE SİVİL TOPLUM DİYALOG FORUMU...
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Birliği?nin işbirliği ile sürdürülen ?Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi? kapsamında düzenlenen ?Türkiye?de ve Avrupa Birliği?nde Sivil Toplum Diyalog Forumu? İstanbul?da başladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Birliği?nin işbirliği ile sürdürülen ?Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi? düzenlenen ?Türkiye?de ve Avrupa Birliği?nde Sivil Toplum Diyalog Forumu? İstanbul?da başladı.

Türkiye ve AB ülkelerinden milletvekilleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu ve basın mensuplarının katıldığı forumun açılış konuşmasını, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış yaptı.

Türkiye?nin Avrupa Birliği sürecini başlatan Ankara Anlaşması?nın imzalanmasının üzerinden 50 yıl geçtiğine dikkat çeken Bağış, Avrupa Birliği Bakanı olarak en fazla karşılaştığı sorunun ?Neden bir türlü Avrupa Birliği?ne tam üye olamıyoruz?? sorusu olduğunu söyledi. Türkiye?nin önündeki en büyük engelin ön yargı olduğunu belirten Bağış, ?Önyargılar genelde birbirini tanımayan insanlar, gruplar veya milletler arasında olur. Önyargıları ortadan kaldırabilmenin en kestirme yolu, Yunus Emre?nin de söylediği gibi ?Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım? anlayışını benimsemektir. Onun için bu diyalog çok önemlidir. Türkiye?nin AB süreci sadece Türkiye Cumhuriyeti devletinin AB komisyonuyla müzakeresiyle alakalı bir süreç değildir. Aslında bu Avrupa toplumlarının, Avrupa?da yaşayan insanların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla aralarındaki diyaloğun artmasıyla gerçekleşecektir.? değerlendirmesini yaptı.

Bugün dünya genelinde de diyaloğa her zamankinden fazla ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Bağış, insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesi olmasına karşın, Avrupa Birliği?nin henüz küresel bir proje haline gelemediğini söyledi. Bağış ?Türkiye?nin deneyimi, bu kıtasal projeyi küreselleştirecek bir süreçtir. Bugün AB?nin en büyük değeri olarak düşündüğümüz demokrasi, Mısır?da tecavüze uğrarken AB sesini çıkartamıyorsa, AB?nin en büyük kurallarından biri olan idam cezasına karşı Bangladeş?te yaşanan insanlık dışı uygulamalara el koyamıyorsa, kendi enerji kaynaklarını güvence altına almak için gerekli yol haritalarını ve kaynaklarını çeşitlendiremiyorsa, demek ki AB projesinin kıtasal bir projeden küreselleşme sürecine geçmesinin vakti gelmiştir. O yüzden AB?nin en az bizim kadar bu diyaloğa ihtiyacı var? dedi.

Avrupa Birliği süreci sayesinde Türkiye?de birçok anlayışın değiştiğini de anlatan vurgulayan Bağış, Türkiye?nin şeffaflaşması ve tabularını yıkabilmesi açısından müzakere sürecinin önem taşıdığını belirtti.

Avrupa kamuoyunda ?Türkiye reform yorgunu? gibi bazı yorumların yapıldığına işaret eden Bağış, bu yorumların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bağış, ?Türkiye?nin AB kararlılığı son hızla devam ediyor. Elinizi vicdanınıza koyun. Şu anda Avrupa?da hangi parlamento TBMM kadar yasa geçirmiştir? Hangi hükümet, hükümetimiz kadar reformcu bir anlayış ortaya koyabilmiştir? Demokratikleşme paketindeki her bir madde AB yolunda atılmış bir adımdır? dedi.

TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi Lideri Prof. Dr. Mehmet Tekelioğlu da, Türkiye?nin Avrupa Birliği kriterleri konusunda eksiklerinin bilincinde olduğunu ve bu eksiklikleri gidermek için var gücüyle çalıştığını ifade etti. Bu durumun en net göstergesinin TBMM?ye sunulan demokratikleşme paketi olduğunu belirten Tekelioğlu, bu paketin bütçe görüşmelerinin tamamlanmasının ardından TBMM Genel Kurulu?nda ele alınacağını bildirdi.

Türkiye?nin de Avrupa Birliği?nden beklentileri olduğunu kaydeden Tekelioğlu, ?Avrupa Birliği, her şeyden önce, Türkiye?ye karşı ikircikli tutumunu değiştirmeli, Türkiye?nin müzakere sürecini, siyasi sebeplerle engellemekten vazgeçmeli. Özellikle, Kıbrıs sorunu gibi, Türkiye?nin çözümü için büyük gayret gösterdiği bir konu gerekçe gösterilerek, Türkiye?nin yolu tıkanmamalı? dedi.

Avrupa Birliği?nin yeni adaylar için ön koşul haline getirilen, adalet, özgürlük konularını içeren 23. ve 24. Fasılların açılış kriterlerinin bile Türkiye?ye bildirilmemiş olmasının büyük bir eksiklik olduğunu belirten Tekelioğlu, ?Bu eksikliğe karşın, Türkiye bu fasıllar açılmış gibi çalışmaya devam ediyor? dedi.

Sivil toplum örgütlerinin de Avrupa Birliği sürecine önemli katkıları olduğunu belirten Tekelioğlu, Türkiye?de sivil toplum örgütlerinin çalışması konusunda yapılması gereken bazı düzenlemeler olduğunu ifade etti. Tekelioğlu, ?Bazı kuruluşların gerçek sivil toplum örgütü niteliğine ulaşması için, tekelin kalkması gerek. Örneğin bir mühendis odası bulunması sivil toplum örgütü niteliğini zayıflatıyor. Eğer bu tekeli kaldırırsak gerçek manada sivil toplum örgütü yapılanmasını sağlamış oluruz? dedi

Diyalog Forumu, açılış konuşmalarının ardından, ?Sivil Toplum Kuruluşlarının İşlevleri? ve ?Yasama Sürecine Sivil Toplum Örgütlerinin Katılımı? konulu oturumlarla devam etti.