2009-08-25 - 12:30
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Hükümetin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Yasası'nda değişiklikle ilgili çalışmasını ''yargının tamamını ele geçirme operasyonun bir parçası'' olarak nitelendirerek, ''Yargıyı tamamen bağımsız olmaktan çıkarıp idarenin emrine sokacak bir girişimdir. AKP iktidarının hedefi artık ortaya çıkmıştır. Hedef, kuvvetler ayrılığı ilkesini ortadan kaldırmaktır'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, ''Çankaya noteri'' eleştirisi
yönelttiği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de imzasıyla Madencilik Faaliyetleri
İzin Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldığını belirterek, ''madencilik faaliyeti
adı altında ormanların talan edilmesinin yolunun açıldığını'' öne sürdü.
Bakanlar Kurulu'nun değişiklikle Anayasa Mahkemesi ve Danıştayın daha
önce verdiği kararları ''dolandığı'' iddiasında bulunan Anadol, ''Burada imzası
olan herkes Yüce Divanlıktır. Bu, Bakanlar Kurulu kararında imzası olanların
tamamı Yüce Divanlık suç işlemişlerdir. Cumhurbaşkanı'nın sorumsuzluğu vardır ama
o da kamuoyunun vicdanında mahkum olacaktır. Hükümet, çevre cinayetlerine ferman
çıkarmıştır. Bu doğaya ve insana saygısızlıktır. Resmen Anayasayı ihlal suçu
işlenmiştir'' diye konuştu.
Soruları da yanıtlayan Anadol, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker
Başbuğ'un bugünkü açıklamalarının anımsatılması üzerine, Türkiye Cumhuriyeti'nin
bölünmez bir bütün olduğu ve resmi dilinin Türkçe olduğunun Anayasa'da
belirtildiğini hatırlattı. Anadol, ''İyi bir vurgulama yapmış Sayın Genelkurmay
Başkanı, ama gönül isterdi ki MGK bildirisine de bunlar yansısın. Terörle
mücadele konusundaki kararlılık her MGK bildirisinde yer alıyordu. Son MGK
bildirisinde bu yok. Gönül isterdi ki bu duyarlılık MGK bildirisine de yansısın''
diye konuştu.
Bir başka soru üzerine, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın dün ABD'de
gerçekleştirilen toplantı ile ilgili verdiği bilgileri yineleyen Anadol,
Türkiye'den de toplantıya 14 kişinin katıldığını tekrarladı. Anadol, ''Bu 14 kişi
kim? (Katılmadık) demekle olmaz. Bu toplantıya katılan Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşları kim, görevleri nedir? Her şey açığa çıksın. Toplantıda üstü kapalı
olarak PKK ile pazarlık yapılması öneriliyor. Hükümeti, katılanları açıklamaya
davet ediyorum. 'Türkiye'den kimse katılmadı' demekle olmaz'' dedi.
-''İNANDIRICI BULMUYORUM''
Anadol, ABD'nin Ankara Büyükleçisi'nin ''demokratik açılımının Türk
projesi olduğunu ve ABD ile ilgisinin olmadığını'' söylediğinin hatırlatılması
üzerine ise ''Bu söylem inandırıcı değil. Washington'da bir toplantı yapıldığı
ortada iken buna 'Türk projesi' demek inandırıcı değildir. Ben inanmıyorum'' diye
konuştu.
Kendisinin üyesi olduğu Sosyalist Birlik Partisi'nin 1993 yılındaki
kongresinde ''özgür bir Kürt Devleti'' önerdiğinin belirtilmesi üzerine de
Anadol, ''Hayır. Benim öyle bir bilgim ya da demecim yok. Öyle bir imzam yok''
dedi.
-''ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GEREKTİRİR''-
Anadol, bir gazetecinin, HSYK'nın yapısının değiştirilmesi ile ilgili
yasal düzenleme yapılması konusunun dün Bakanlar Kurulu'nda görüşüldüğünü
anımsatması üzerine de HSYK'nın anayasal bir kurul olduğunu, yapısında değişiklik
için Anayasayı değiştirmek gerektiğini belirtti. Anadol, şöyle devam etti:
''Yürütmenin yasama üstündeki tahakkümünün en somut göstergelerinden biri
Bakanlar Kurulu'nun dün bu kanunda değişiklik öngören yasa üzerinde çalışmasıdır.
Anayasa değişikliği gerektiren bir olay. Bu, yılbaşından evvel yargının tamamını
ele geçirme operasyonun bir parçasıdır. Bu da bir 'cambaza bak' olayıdır. Yargıyı
tamamen bağımsız olmaktan çıkarıp idarenin emrine sokacak bir girişimdir. AKP
iktidarının hedefi artık ortaya çıkmıştır. Hedef, kuvvetler ayrılığı ilkesini
ortadan kaldırmaktır. Parlamento zaten tahakküm altına alınmıştır. Şimdi sıra
yargıya gelmiştir.''
yönelttiği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de imzasıyla Madencilik Faaliyetleri
İzin Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldığını belirterek, ''madencilik faaliyeti
adı altında ormanların talan edilmesinin yolunun açıldığını'' öne sürdü.
Bakanlar Kurulu'nun değişiklikle Anayasa Mahkemesi ve Danıştayın daha
önce verdiği kararları ''dolandığı'' iddiasında bulunan Anadol, ''Burada imzası
olan herkes Yüce Divanlıktır. Bu, Bakanlar Kurulu kararında imzası olanların
tamamı Yüce Divanlık suç işlemişlerdir. Cumhurbaşkanı'nın sorumsuzluğu vardır ama
o da kamuoyunun vicdanında mahkum olacaktır. Hükümet, çevre cinayetlerine ferman
çıkarmıştır. Bu doğaya ve insana saygısızlıktır. Resmen Anayasayı ihlal suçu
işlenmiştir'' diye konuştu.
Soruları da yanıtlayan Anadol, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker
Başbuğ'un bugünkü açıklamalarının anımsatılması üzerine, Türkiye Cumhuriyeti'nin
bölünmez bir bütün olduğu ve resmi dilinin Türkçe olduğunun Anayasa'da
belirtildiğini hatırlattı. Anadol, ''İyi bir vurgulama yapmış Sayın Genelkurmay
Başkanı, ama gönül isterdi ki MGK bildirisine de bunlar yansısın. Terörle
mücadele konusundaki kararlılık her MGK bildirisinde yer alıyordu. Son MGK
bildirisinde bu yok. Gönül isterdi ki bu duyarlılık MGK bildirisine de yansısın''
diye konuştu.
Bir başka soru üzerine, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın dün ABD'de
gerçekleştirilen toplantı ile ilgili verdiği bilgileri yineleyen Anadol,
Türkiye'den de toplantıya 14 kişinin katıldığını tekrarladı. Anadol, ''Bu 14 kişi
kim? (Katılmadık) demekle olmaz. Bu toplantıya katılan Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşları kim, görevleri nedir? Her şey açığa çıksın. Toplantıda üstü kapalı
olarak PKK ile pazarlık yapılması öneriliyor. Hükümeti, katılanları açıklamaya
davet ediyorum. 'Türkiye'den kimse katılmadı' demekle olmaz'' dedi.
-''İNANDIRICI BULMUYORUM''
Anadol, ABD'nin Ankara Büyükleçisi'nin ''demokratik açılımının Türk
projesi olduğunu ve ABD ile ilgisinin olmadığını'' söylediğinin hatırlatılması
üzerine ise ''Bu söylem inandırıcı değil. Washington'da bir toplantı yapıldığı
ortada iken buna 'Türk projesi' demek inandırıcı değildir. Ben inanmıyorum'' diye
konuştu.
Kendisinin üyesi olduğu Sosyalist Birlik Partisi'nin 1993 yılındaki
kongresinde ''özgür bir Kürt Devleti'' önerdiğinin belirtilmesi üzerine de
Anadol, ''Hayır. Benim öyle bir bilgim ya da demecim yok. Öyle bir imzam yok''
dedi.
-''ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GEREKTİRİR''-
Anadol, bir gazetecinin, HSYK'nın yapısının değiştirilmesi ile ilgili
yasal düzenleme yapılması konusunun dün Bakanlar Kurulu'nda görüşüldüğünü
anımsatması üzerine de HSYK'nın anayasal bir kurul olduğunu, yapısında değişiklik
için Anayasayı değiştirmek gerektiğini belirtti. Anadol, şöyle devam etti:
''Yürütmenin yasama üstündeki tahakkümünün en somut göstergelerinden biri
Bakanlar Kurulu'nun dün bu kanunda değişiklik öngören yasa üzerinde çalışmasıdır.
Anayasa değişikliği gerektiren bir olay. Bu, yılbaşından evvel yargının tamamını
ele geçirme operasyonun bir parçasıdır. Bu da bir 'cambaza bak' olayıdır. Yargıyı
tamamen bağımsız olmaktan çıkarıp idarenin emrine sokacak bir girişimdir. AKP
iktidarının hedefi artık ortaya çıkmıştır. Hedef, kuvvetler ayrılığı ilkesini
ortadan kaldırmaktır. Parlamento zaten tahakküm altına alınmıştır. Şimdi sıra
yargıya gelmiştir.''
