2015-01-22 - 15:06
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Milli Mayın Faaliyet Merkezi kurulması ve bazı askeri kanunlarda değişiklik yapan kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Ayrıca, Genel Kurul'da, Türkiye ile Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü (CERN) Arasında CERN'de Ortak Üye Statüsü Verilmesi ve KKTC ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisinin Kurulmasına ilişkin uluslararası sözleşmelerin uygun bulunmasına dair kanun tasarıları da kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

Genel Kurul'da "terör ve bölücülük" hakkında gündemdışı söz alan MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "HDP'nin 6-7 Ekim'de 'sokakları Kobani'ye çevirin' talimatlarıyla başlayan ve 50 civarında vatandaşın öldürülmesiyle sona eren eylemler dolayısıyla AKP suç ortağı HDP hakkında işlem dahi yaptırmamıştır" dedi.

Cizre'de yaşanan olaylara değinen Yeniçeri, PKK'nın tüm şehirlerde "son isyan" ve "devrimci halk ayaklanması" için silah ve teçhizatını tamamladığını iddia etti. Yeniçeri, "Her şey hükümetin gözleri önünde hatta onun göz yummasıyla yapılıyor" diye konuştu.

Sataşma gerekçesiyle söz alan Kaplan, "Sizin kalkıp Nihat Kazan'ı, 12 yaşındaki bir çocuğun top oynarken kafasına fişek sıkıp öldüren kişileri kınamanızı beklerdim. Asıl terör bu değil mi? Bizi burada sorumlu tutmaya kalkarsanız yanlış yaparsanız, yanlış yaptığınız için de siyaseten doğru bir yere varamazsınız" dedi.

Çözüm sürecine değinen Kaplan, şöyle devam etti:

"Biz bunu çözeceğiz. Çözüm süreci barışa ve çözüme kavuşacak, Cizre olayları da bitecek. Bu ülkeye huzur gelecek. Bu ülkede birlikte yaşama arzusu güçlüdür. Bu ülkede birlikte demokratik çözümü bulacağız. Bu ülke kimsenin babasının tapulu malı değildir."

Tekrar söz alan Yeniçeri, Türkiye'de terörün PKK'nın ürünü olduğunu ifade ederek, "Çıkın buraya PKK terör örgütünü adam gibi kınayın ve katlettiği onlarca Mehmetçiği önce bir rahmetle anın ondan sonra bize laf söyleme hakkını bulun. Biz kimin kafasına kim silah sıkmışsa kim öldürmüşse bütün bunları lanetliyor, kınıyoruz" şeklinde konuştu.

Konuşmalar sırasında Kaplan ile Yeniçeri arasında zaman zaman sözlü tartışmalar yaşandı.

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ise yerinden söz alarak şunları söyledi:

"Bugüne kadar Türkiye'de kim köyleri basmış çoluk çocuk demeden katletmişse, kim insanları herhangi bir şekilde insanlık dışı hareketlere maruz bırakarak eziyet etmişse, bu ülkede kim milletin malını yemişse hepsini toptan lanetliyorum, 12 yaşındaki çocuğu öldüreni de. Çıksınlar desinler ki 'PKK terör örgütünü biz de lanetliyoruz.' Ben söylüyorum 12 yaşındaki çocuğu öldüreni de lanetliyorum."

Meclis Başkanvekili Bahçekapılı da milletvekillerine, "İlişkilerimizi kin üzerinden değil, kardeşlik hukuku üzerinden tanzim etme dileğimi sunuyorum" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, bugün Türkiye'nin ve sosyal demokrat siyasetin önemli isimlerinden Aydın Güven Gürkan'ın ölüm yıldönümü olduğunu anımsatarak, Gürkan'ın Türkiye'nin siyaset tarihine ismini yazdırmış değerli bir insan olduğunu söyledi.

Bahçekapılı da Gürkan'ın Türkiyenin yetiştirdiği ender entellektüellerden biri olduğunu belirterek, saygıyla andığını kaydetti.

Bu arada CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Uşak'ın sorunları, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç veteriner fakültesinin açılış yıldönümü hakkında gündemdışı söz aldı.

TBMM Genel Kurulu'nda, Milli Mayın Faaliyet Merkezi Kurulmasına İlişkin Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sürüyor.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, tasarının görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Yılmaz, idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olduğunu ifade ederek, "Doğru, yanlış bir işlem yapılırsa yargıya gidilir. Yargı da doğru veya yanlış karar verir ama hukukun üstünlüğü veya hukuk devleti, yargının vermiş olduğu kararı doğru olarak kabul edip neticesine göre hükmetmeyi, gereğini yerine getirmeyi gerektirir" dedi.

Uzman erbaşlarla ilgili soruya da Yılmaz, şu yanıtı verdi: "Burada bir problem var ama sorun kolay değil. Neden? 10 binin üzerinde bir sayı var. Eğer, biz bunları devlete? Çünkü onun da, devletin de her yıl alacağı bir memur sayısı var. Eğer bunları alırsa hakim alamayacak, yerine göre polis alamayacak, öğretmen alamayacak. 'İki yıl görev yaptıktan sonra ayrılanlar boş kadro olmak kaydıyla kamuda istihdam edilebilir' diye bir kanun konulmuş ancak bugüne geldiğimizde sayı o kadar artmış ki bunlara bir iş bulabilmek kolay değil. Ancak sadece sizin değil, hepimizin de ortak karşılaştığı bir sorun. Nasıl çözülebilir? Bizim de üzerinde halen çalıştığımız bir mesele."

CHP Grubu adına söz alan Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Ali İsmail Korkmaz davası hakkında verilen karara değindi.

Dün mahkemenin verdiği kararın kamu vicdanına oturmadığını ifade eden Hamzaçebi, şunları söyledi:

"Basına bakıldığında, yorumlara bakıldığında ya da vatandaşla konuşulduğunda bu cezanın gerçekte işlenen suçların karşılığı olduğunu söylemek mümkün değildir. Toplumun vicdanına oturmayan, o vicdanı kanatan bir karar söz konusu olmuştur. Elbette yargı süreci bitmemiştir ama bu üzüntümü, acımı sizlerle paylaşmak istiyorum."

"Kumpas" mağdurlarının haklarının iadesi konusunda bir kanun teklifleri olduğunu belirterek, "Türkiye, Ergenekon, Balyoz gibi kumpas davalarını yaşadı. Burada Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Türkiye'nin çok değerli insanlarının hakları ve unvanları gasp edildi, hayatları çalındı" dedi.

Hamzaçebi, serbest bırakılmış ve özgürlüklerine kavuşmuş olmalarının yeterli olmadığını, bunların haklarını iade etmenin devletin görevi olduğunu kaydetti.

Bu konuda kanun tekliflerinin TBMM'de beklediğini belirten Hamzaçebi, "Gelin, bunları yasalaştıralım. Bu dönem sona ermeden bu hakları iade edelim" dedi.

Milli Mayın Faaliyet Merkezi kurulması ve bazı askeri kanunlarda değişiklik yapan kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Kanuna göre, merkez, mayın veya patlamamış mühimmat tehdidini ortadan kaldırmak amacıyla, ilgili bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yaparak, milli politika, strateji, öncelikler ve iş planlarını içeren milli mayın faaliyet planını oluşturacak ve Bakanlar Kurulu'nun onayına sunacak.

Milli mayın faaliyet planını uygulayacak, yürütülen faaliyetleri takip ve kontrol edecek, aksaklıklarla ilgili tedbir alacak, milli mayın temizleme standartlarını hazırlayacak, güncelleyecek ve yayımlayacak olan merkez, mayın veya patlamamış mühimmat faaliyetlerinin ulusal düzenlemelere ve uluslararası mayın temizleme standartlarına uyumlu olarak yürütülmesini sağlayacak, mayın veya patlamamış mühimmat faaliyetleri konusundaki gelişmeler hakkında Bakanlar Kurulu'na rapor verecek, kamuoyuna ve ihtiyaç duyulan yerlere açıklamalarda bulunacak.

Merkez, mayın veya patlamamış mühimmat mağdurlarına yardım konusunda, yasal düzenlemeler kapsamında yürütülen işlemleri takip edecek ve gerektiğinde iyileştirici önlemler alınmasına yönelik girişimlerde bulunacak, mayın faaliyetleri bilgi yönetim sistemini kuracak ve işletecek.

Mayın veya patlamamış mühimmat faaliyetini gerçekleştirecekleri akredite edecek olan merkez, denetimlerde aykırı bir durum tespit etmesi halinde akreditasyonları iptal edebilecek.

Merkezde, özel bilgi ve ihtisas gerektiren konularda sözleşmeli personel çalıştırılabilecek. Toplam sözleşmeli personel sayısı 50'yi geçemeyecek.

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımları kurumlarınca ödenmek kaydıyla geçici olarak merkezde görevlendirilebilecek. Merkezin yürüteceği faaliyetlere ilişkin giderler, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilen ödeneklerden karşılanacak.

Merkez tarafından gerçekleştirilen insani amaçlı mayın veya patlamamış mühimmat temizliği faaliyetleri kapsamında kullanılmak üzere yurt dışından getirilecek her türlü araç, makine, teçhizat ve eğitilmiş hayvanlar gümrük vergilerinden muaf olacak.

Bakanlar Kurulu, milli mayın faaliyet planında yer alan projelerin veya projelerin belli bir limite kadar olan kısmının güncelleme yetkisini Milli Savunma Bakanı'na devredebilecek.

Askerlik çağı her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın Ocak ayının birinci gününden başlayarak 41 yaşına girdiği yılın Ocak ayının birinci gününde bitmek üzere en çok 21 yıl sürecek. Bu süre, Genelkurmay Başkanlığı'nın göstereceği lüzum, Milli Savunma Bakanlığı'nın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla 5 yıla kadar uzatılabilecek veya kısaltılabilecek.

Türk vatandaşlığına sonradan alınanlar askerliklerini, vatandaşlığa alındıkları tarihteki yaş ve öğrenim durumlarına göre o yaştaki yerli yükümlüler gibi yapacak. Geldikleri ülkelerde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayıldıklarını belgeleyenler ile vatandaşlığa alındıkları yıl 22 yaşında olanlar askerlik yapmış sayılacak. Bunların askerlikleri, vatandaşlığa alındıkları tarihten itibaren 2 yıl süreyle ertelenebilecek. Ertelemelerinin sona ereceği yıl yoklamaları yapılarak, o yıl askerlik çağına giren doğumlularla işlem görecek ve seferberlik halinde ihtiyaca göre askere sevk edilebilecekler.

Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybettikten sonra yeniden Türk vatandaşlığını kazananların askerlik işlemleri, önceki askerlik safahatları dikkate alınarak Askerlik Kanunu'nun durumlarına uyan hükümlerine göre yürütülecek.

KKTC kanunlarına göre zorunlu askerlik hizmetini yerine getirdiklerini belgelendiren Türk vatandaşları, bu kanun hükümlerine göre askerlik yapmış sayılacak.

Yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşına kadar yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan vatandaşlığı kazanan Türk vatandaşları, askerlik mükellefiyetlerini 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar yerine getirebilecek veya tabiyetinde bulundukları ülkede askerlik yapmış olduklarını belgeleyerek mükellefiyetlerini yerine getirmiş sayılacaklar. Bunların 38 yaş sonuna kadar askerlikleri ertelenmiş kabul edilecek.

İzin, İstirahat veya hava değişimine gönderilecek olan erbaş ve erlerin ne kadar süreyle izinli, istirahati veya hava değişimli olduklarını gösterir belge birlik komutanlıklarınca yükümlülere elden verilecek. Bu izinlerin dışında izin vermeye, Genelkurmay Başkanlığı'nın teklifi ve Milli Savunma Bakanlığı'nın uygun görüşü üzerine Bakanlar Kurulu yetkili sayılacak. Bu izinlerin askerlik hizmetinden sayılıp sayılmayacağı Bakanlar Kurulu kararında gösterilecek.

TSK'de koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında çevre sağlığı, kişisel sağlık ve hijyen, ilk yardım, bağışıklama, bulaşıcı hastalıklar ile tütün ve madde kullanımının önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği, okul sağlığı, sağlıklı beslenme, barınma ve giyinme, fiziksel performans ve etkinliklerin artırılması ile koruyucu sağlık hizmetlerine ilişkin diğer tedbirler alınacak.

Subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personel, askeri öğrenciler, erbaş ve erler ile bunların adayları sağlık açısından, göreve uyarlık ve elverişlilik ile periyodik veya zorunlu kontrollere ya da sağlık raporu kontrolüne tabi tutulabilecek.

Kıta, karargah ve askeri kurum tabipleri kadrolarda gösterilecek. Kadroda gösterilen tabip mevcut değilse aynı yerdeki diğer kıta, karargah veya askeri kurumlarda görevli bir tabip veya Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilecek.

Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sivil personel, hastalıklarını bizzat veya başka bir vasıta ile amirlerine bildirecek. Amirler öncelikle kendi kıta, karargah ve askeri kurumlarının tabiplerine gönderecek. Acil durumlarda Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri saklı olacak.

Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından genel sağlık sigortalısı sayılmayanlar ile genel sağlık sigortası kapsamındaki sağlık hizmetlerinden bakmakla yükümlü olan kişi sıfatıyla yararlanması mümkün bulunmayanların muayene ve tedavi masrafları ile tedavilerine bağlı nakil ve sevk giderleri, ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesinden karşılanacak.

Kanunda, askeri sağlık kurum ve kuruluşlarında sivil hastalar için ayrılan kontenjana tabi olmaksızın muayene ve tedavi edilebilecekler de şöyle sıralandı:

- Subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personel, uzman erbaşlar ve bunların emeklileri ile kendi özel kanunlarında belirtilen yükümlülüklerini tamamlayarak istifa eden veya emeklilik mevzuatı gereği, diğer şartları sağlamalarına rağmen yaşla ilgili şartları sağlamamaları nedeniyle emeklilik haklarını elde edemeden ayrılanlar ve vefat etmiş olsalar dahi bunların eş, üstsoy, altsoy, erkek ve kız kardeşleri, evlat edinen ve evlatlık ile üvey çocukları.

- Harp ve vazife malullüğünü gerektiren sebeplerden dolayı ölen yedek subay, erbaş ve erlerin aylık almaya müstahak dul ve yetimleri.

- Harp ve vazife malulü yedek subay, erbaş ve erlerle bunların sağlık hizmetinden yararlanabilecek aile fertleri ile dul ve yetimleri.

- SGK tarafından vazife malullüğü aylığı bağlanan ve bu nedenle okullarından ilişiği kesilen harp okulları, üniversite ve yüksekokullar ile astsubay meslek yüksekokulları ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı'na bağlı fakülte ve yüksekokullarda öğrenimde bulunan askeri öğrenciler ile bunların sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek aile fertleri, uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar nedeniyle okulları ile ilişkileri kesilenlerden ilişkilerinin kesilmesine neden olan sağlık sorunu giderilinceye kadar tedavisi devam eden askeri öğrenciler.

- TSK'den ayrılan sözleşmeli subay, astsubay, uzman erbaşlar, sözleşmeli erbaş ve erler ile kendi özel kanunları gereği sağlık hizmetinden yararlanabilecek aile fertleri.

- İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişiler ile bunların eşleri.

- TSK adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan Emekli Sandığı Kanunu'na göre vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri ve bunların sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek aile fertleri ve bu şekilde temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan vazife malulü sayılmalarını gerektiren sebeplerle hayatını kaybedenler üzerinden dul veya yetim aylığı almakta olanların kendileri."

Yabancı devletlerin silahlı kuvvetler mensupları ve bunların bakmakla yükümlü oldukları kişiler, Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, uluslararası antlaşmalar ile taraflar arasındaki ikili anlaşmalarda yer alan hükümler doğrultusunda sağlık hizmetlerinden yararlandırılacak. Bunların dışında kalan yabancı uyruklu hastalar ise yine aynı kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ve sivil hastalara tanınan kontenjanlar dahilinde sağlık hizmetlerinden yararlanacak.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****