2006-10-31 - 15:30
CHP GRUP TOPLANTISI..
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, din ve inanç kullanılarak yapılan büyük bir kolektif yolsuzluğun, Türkiye'de yıllarca örtbas edilmesinin inandırıcı izahı olmadığını belirterek, ''AK Parti içinde YİMPAŞ'ta aktif sorumluluk almış kaç milletvekili olduğu sorusunun cevabı alınmadan, 'niye bu konu aydınlığa kavuşturulmuyor' sorusunu cevaplandırmak mümkün olur mu?'' dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, din ve inanç kullanılarak yapılan büyük bir kolektif yolsuzluğun, Türkiye'de yıllarca örtbas edilmesinin inandırıcı izahı olmadığını belirterek, ''AK Parti içinde YİMPAŞ'ta aktif sorumluluk almış kaç milletvekili olduğu sorusunun cevabı alınmadan, 'niye bu konu aydınlığa kavuşturulmuyor' sorusunu cevaplandırmak mümkün olur mu?'' dedi.

Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısını eleştirdi.
Bütçenin arkasında 8 yıla yaklaşan IMF ile işbirliği döneminin bulunduğunu ifade eden Baykal, bu bütçenin, iktidarın hazırladığı 5. bütçe olduğunu
anımsattı.Baykal, bütçenin, Türkiye'yi ekonomik kurtuluşa götüren ekonomi politikaların yer aldığı bir belge olmaktan çok uzak olduğunu, sorunlara kalıcı çözüm taşıma iddiası bulunmadığını savundu.
Bütçeyi, ''işsizlik, yatırımsızlık, üretimsizlik, yüksek reel faizle Türkiye'yi yönetmeyi içine sindirmiş bir bütçe'' olarak nitelendiren Baykal, ''Bu
bütçe, kısır döngü bütçesidir. Faiz, yatırımsızlık, işsizlik, halka vergi bütçesidir'' dedi.
Baykal, bütçenin arkasında yıllardır uygulanan ekonomi politikaların yattığını; bir avuç kişinin, bu politikalar sayesinde yüksek rant kazandığını
ifade etti.

''Hortumları, rantı kestik'' sözlerini, ''boş'' diye değerlendiren Baykal, en büyük rant ve soygun döneminin şimdi işletildiğini öne sürdü.
Tarımla uğraşan kesimin, çok büyük bir haksızlığın kurbanı olduğunu belirten Baykal, çiftçinin 2002'de 1 litre mazot alabilmek için 4 kilogram buğday
satarken, şimdi bu rakamın 6 kilograma çıktığını; 1 adet traktör almak için 2002'de 56 ton buğday satılırken, şimdi 70 ton buğday satıldığını söyledi.

Baykal, CHP Kırşehir Milletvekili Hüseyin Bayındır'ın, ''tarım kredi kooperatifine borcu olduğu için hapse giren bir kişi olduğunu'' söylemesi
üzerine, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'in, ''bunun, yalan olduğunu ifade ettiğini'' anımsattı. Baykal, Mustafa Kaya isimli bu kişinin grup toplantısında bulunduğunu belirterek, ''Mustafa Kaya burada, karar burada, 'bu doğru değil' diyen hükümet işbaşında'' dedi.

-''FAY KIRILMASI''-
Baykal, Türkiye'nin, iki haftadır YİMPAŞ olayını konuştuğunu ancak, bu konuya ilginin çok geciktiğini belirtti.

Yüz binlerce vatandaşın dini duyguları istismar edilerek, aldatılarak, yılların birikimlerinin vaatlerle alındığını kaydeden Baykal, ''İnsanlar
paralarını alamayacağını anlayınca toplumsal şok yaşamıştır. Asıl deprem budur: İnsanların umutları, emekleri, kazançları üzerinde çok büyük fay kırılması olmuş, umutları kaybolmuştur'' diye konuştu.

Baykal, paralarını kaptırmanın acısını yaşayan vatandaşların, sağlıklarının bozulduğunu, felç, ruh hastası olduğunu, ailelerin parçalandığını anlattı.
Vatandaşların, 20 yıllık birikimlerine din, inanç, kutsal değerler adına el konulduğunu ifade eden Baykal, bu kadar büyük bir sahtekarlığın olamayacağını söyledi. Baykal, ''Bu insanların, bu insanlarla dayanışma içinde olanların dindarlığına inanılabilir mi?'' diye sordu.

''Paraları verirken, bize mi sordunuz'' denildiğini belirten Baykal, YİMPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar'ın, AK Parti Yozgat Milletvekili İlyas
Arslan'ın cenaze töreninde 4 bakanla yan yana çekilmiş fotoğrafının yer aldığı ve ''4 bakan var, bir gören yok'' yazılı büyütülmüş boydaki gazete haberini gösterdi.

Baykal, ''Bu cenaze resmi de ölmüş bir milletvekilinin cenazesi değil. Sizin elinizde, hukukun, ahlakın, devlete saygının cenaze töreni'' dedi.
Bu olayın, dini, ahlaki, hukuki ve sosyal boyutunun bulunduğunu dile getiren Baykal, bu konuyla ilgili TBMM araştırma komisyonunun raporları olmasına rağmen, yapılması gerekenlerin yapılmadığını belirtti.
Almanya'nın derhal harekete geçmesine rağmen, Türkiye'de neden gereğinin yapılmadığını soran Baykal, ''bürokrasi, devlet çalışmıyor'' söylemlerine
inanmanın beklenemeyeceğini kaydetti.

Milyarlarca doların nereye gittiği, bu paraları kimin, hangi hesaba gönderdiği sorularını yönelten Baykal, bu paraların AK Parti'ye yakın bir şirkete
gittiğinin bilindiğini ancak, bilinmeyen yanların da bulunduğunu söyledi.
AK Parti içinde YİMPAŞ'ta aktif sorumluluk almış kaç milletvekili olduğunu soran Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bu soruların cevabı alınmadan, 'niye bu konu aydınlığa kavuşturulmuyor' sorusunu cevaplandırmak mümkün olur mu?
On binlerce insanı ilgilendiren milyarlarca dolarlık, din ve inanç kullanılarak yapılan büyük bir kolektif yolsuzluğun yıllarca Türkiye'de örtbas
edilmiş olmasını, ciddi araştırma yapılmamış olmasını, inandırıcı şekilde kimseye izah etme imkanı yoktur.''
Baykal, bunun, CHP iktidarı döneminde ilk ele alacakları konu olduğunu, kimsenin yanına bu yolsuzluğun kar kalmasına izin vermeyeceklerini belirterek, ''Bunu yapmak, milletimize, hukukumuza, dinimize ve inancımıza borcumuzdur'' dedi.

İsim vermeden, YİMPAŞ Yönetim Kurulu Dursun Uyar'ın yakalanmamış olmasına değinen Baykal, Hükümetin tutumunu eleştirdi. Baykal, ''Yetkim yok, yerim dar. Bunların hepsi boş laf. Yetkin değil, cesaretin yok... Ya da bağlantılar müsaade
etmiyor'' diye konuştu.

Terörle mücadelede Türkiye'nin yeni bir noktaya çekilmek, zihinlerin bulandırılmak istendiğini ifade eden Baykal, terörün asıl amacının Türkiye'yi
bölmek olduğunu kaydetti. Baykal, terörü ve terör tehdidini ortadan kaldırmanın temel görevleri olduğunu belirterek, Türkiye'ye yönelik planları etkisiz kılmanın yolunun, terörü ve terör tehdidini etkisiz kılmaktan geçtiğini söyledi. Baykal, şöyle konuştu:

''Terör karşısında yapılacak bir tane iş vardır; Terörü yenmek... Terörü yenmekten vazgeçtiğiniz zaman bir tek seçeneğiniz vardır; Teröre teslim olmak... Ya teröre teslim olursunuz ya da terörü yenersiniz. Türkiye, terörü yenmenin bütün imkanlarına sahiptir.
Terör karşısında teslimiyetçi, yumuşamacı uzlaşma arayışını, ülkenin barışına katkı gibi anlamak, bunun ülkede barışı güvence altına alacağını
zannetmek, en büyük yanılgıdır. Teröre karşı gevşeyerek, yumuşayarak, uzlaşma arayışı içine girerek, terörün sırtını sıvazlayarak, terörün etrafındaki insanların canını kazanmaya çalışarak, onların terörden vazgeçeceğini zannetmek, çok vahim bir yanılgıdır. Böyle bir yanılgıya düştüğünüz zaman siz görürsünüz ki barışı, sevgiyi, huzuru değil, tam tersine çatışmayı tahrik edersiniz, cesaretlendirirsiniz, yüreklendirirsiniz.''

Türkiye'nin barış ve huzur içinde yaşamasına iç ve dış güçlerin müsaade etmediğini belirten Baykal, Türkiye ile ilgili haritaların internette dolaştığını
ifade etti. Baykal, Türkiye'yi bölmeye yönelik projelerin, niyetlerin, hesapların, hedeflerin, örgütlenmelerin zamanaşımı olmadığını kaydetti. ''Fırsat
verdin mi karşına çıkar. Bu konuda duyarlı olacağız'' diyen Baykal, partisinin gösterdiği bu dikkati, kimsenin, ''Vay bunlar milliyetçi, vay bunlar faşist''
diye yorumlamaya kalkmamasını istedi.
Bunu, kendisine saygısına olan herkesin gözetmesi gerektiğini belirten Baykal, son zamanlarda CHP'nin siyasi kimliğiyle ilgili tartışmalar yapıldığını,
bu konuda duyarlı olduklarını anlattı. Baykal, şöyle konuştu:

''Biz, milli mücadeleyi yapmış olan partiyiz. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuş olan partiyiz. Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir
partiyiz. Biz bu konularda duyarlı olmayacağız da kim olacak? 'Siz sosyal demokratsınız, sosyal demokratlar bu konularda duyarlı olmazlar, sağcıların işidir' diyorlar. Sen önce kafanı değiştir... Dünyanın her yerinde bağımsızlık mücadelesi ve bilinci, sosyal demokrasinin, dünyaya sol bakışın özüdür.''

Sözlerini, ''Herkesin şunu çok iyi bilmesi lazım: Biz, müstemleke solcusu değiliz'' diye sürdüren Baykal, şunları söyledi:
''Altı okundan birinde milliyetçilik yazan bir partiyiz. Milliyetçilik anlayışımız, düşmanlığa, husumete dayalı bir milliyetçilik değildir.
Milliyetçilik anlayışımızın hemen yanında, Atatürk'ün ''yurtta barış, cihanda barış'' sözü durur. Saldırgan, istila etmek isteyen, sömürge kurmak isteyen bir milliyetçi değiliz. Başkasının toprağında gözü olan bir milliyetçi değiliz.

Kimsenin toprağında, hakkında, hukukunda gözü olan bir anlayışı temsil etmiyoruz. Ama milliyetçiyiz. Saldırgan, düşman milliyetçi değiliz. Kendisine,
milletine saygı duyan milliyetçiyiz. Milliyetçiliğimiz, hem düşmanlık anlayışına dayanmaz hem de bölücü, parçalayıcı milliyetçilik değildir.

Milliyetçilik anlayışlarının, insanları etnik kimliğine, inancına, mezhebine göre ayrıştıran değil, içinde bulundukları dar çerçevelerden çekip ulusal
bütünlüğe kavuşturmaya çalışan bir milliyetçilik olduğunu anlatan Baykal, insanları, aşiretin, kabilenin, ırkın, cemaatin, tarikatın, mezhebin tutsağı
olmaktan çıkarıp, bir ulus düzeyinde kucaklaşmayı öngördüğünü kaydetti.

Deniz Baykal, milliyetçiliklerini ırkçı bir anlayışla yorumlamanın çok yanlış olduğunu, Türkiye ile bütünleşmek için milliyetçi olduklarını belirterek,
burada herkese yer olduğunu söyledi. Baykal, ''Ayrıştırıcı, bölücü, birbirine düşürücü, husumet tohumu ekici değil, barıştırıcı, bütünleyici, yükseltici
milliyetçilik olduğuna inanıyoruz. Türkiye'nin buna hala çok ciddi ihtiyacı olduğuna inanıyoruz'' dedi.

Bunu yapamadığı için Irak'ın parçalandığını ifade eden Baykal, ''Türkiye'de bu anlayışla bütün etnik kimlikleriyle kendimizi kardeş görüyoruz. Ben kendimi Hakkari'deki, Mardin'deki, Şırnak'taki bütün vatandaşlarımla eşit sayıyorum, kardeş sayıyorum'' diye konuştu.

Terör karşısındaki anlayışlarının da bu olduğunu belirten Baykal, ''Bizim politikamız, terörü yenmek, halkın tümünü ayrım yapmadan kucaklamaktır'' dedi.

Herkesi partisine davet eden Baykal, ''Türkiye'nin tapusu hiç kimsenin cebinde değildir, 70 milyonun yüreğindedir, gönlündedir'' diye konuştu.

Baykal, CHP olarak Türkiye'yi kucakladıklarını, sahiplediklerini belirterek, Türkiye'ye yönelik oyunları bozduklarını, tuzakları etkisiz kıldıklarını
kaydetti. Baykal, anlayışlarının millet tarafından paylaşılmasından da mutluluk duyduklarını söyledi.

-KIBRIS-
Baykal, Finlandiya'nın, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik önerisini eleştirdi. Planın, 2 yıllığına Mağusa Limanı'nın AB denetimine, Maraş bölgesinin
de BM gözetimine devredilmesini öngördüğünü anlatan Baykal, aynı zamanda Türkiye'nin havaalanı ve limanlarının da Güney Kıbrıs'a açılmasını içerdiğini kaydetti. Baykal, ''Bu, Rum, Lüksemburg ve Avusturya patentli bir öneridir'' dedi.
Kıbrıs'ta kapsamlı ve bütünlük içinde bir çözüm istediklerini belirten Deniz Baykal, Finlandiya'nın önerisinin kabul edilmesi durumunda, KKTC'nin siyasi hukuku ve egemenliğinin dayanağı olan uluslararası anlaşmaların ortadan kalkacağına dikkati çekti. Türklerin, azınlık statüsü içinde nihai çözüm olmadan erimeye başlayacaklarını bildiren Baykal, herkesi dikkatli davranmaya çağırdı.
Bu arada, Baykal, Sosyalist Enternasyonal'in toplantısına katılmak üzere, gelecek hafta Şili'de olacağını da açıkladı.