2013-01-08 - 18:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Mumcu, 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, TTK'nın Kozlu'daki maden ocağında meydana gelen ölümlerin tesadüf olmadığını öne sürerek, ''Ölümler taşeronlaşmanın sonucu, daha fazla kar hırsının, denetimsizliğin sonucudur'' dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Mumcu, 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, çocuk yaştaki çobanların ölümüne neden olan Doğubeyazıt'taki mayın patlamalarına karşı önlem alınmasını isterken, AK Parti Osmaniye Milletvekili Suat Önal Osmaniye'nin, MHP Adana Milletvekili Ali Halaman da Adana'nın düşman işgalinden kurtuluşuyla ilgili gündem dışı konuştu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, asgari ücretten vergi alınmamasını öngören kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi ele alındı.

Asgari ücret belirlenirken geçim şartlarının dikkate alınmadığını ifade eden Kalaycı, TÜİK verilerine göre bir işçinin aylık gıda harcamasının bin 25 lira olduğunu belirtti. Asgari ücretin açlık sınırının üstünde olması gerektiğini dile getiren Kalaycı, sefalet ücreti olmaması için asgari ücretten vergi alınmaması gerektiğini söyledi.

Teklifinin yasalaşması halinde net asgari ücretin yüzde 7 artacağını belirten Kalaycı, işverene maliyetinde herhangi bir değişiklik olmayacağını kaydetti.

MHP Manisa Milletvekili Erhan Akçay da Türkiye'de asgari ücretin açlık ve sefalet ücreti olmaktan öteye gidemediğini ifade etti. Yeniden değerleme ve yeni fiyat artışlarıyla asgari ücrete yapılan zammın daha fazlasının geri alındığını anlatan Akçay, asgari ücretteki verginin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını söyledi.

Kalaycı'nın, kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.

AK Parti, TBMM Genel Kurul gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi getirdi. Kabul edilen öneriye göre, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile bazı uluslararası sözleşmeler gündemin ön sıralarına alındı.

Buna göre; Genel Kurul, bugün 23.00'e kadar, yarın ve perşembe günleri günlük programın tamamlanmasına kadar çalışacak.

Genel Kurul, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı temel kanun olarak görüşecek.

Grup önerisinin lehinde konuşan AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, yarın Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç İcra Edilmesi ve Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Tasarısı'nı, perşembe günü de uluslararası sözleşmeleri görüşeceklerini söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, Zonguldak'ın Kozlu ilçesindeki maden kazasına değinerek, son dönemde artan maden kazalarının tesadüf olmadığını savundu.

Kozlu'da yaşamını yitiren işçilerin taşeron işçiler olduğunu belirten Çelebi, ''Kozlu'daki ölümler tesadüf değil. Taşeronlaşmanın sonucu, daha fazla kar hırsının, denetimsizliğin sonucudur'' dedi.

Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nun işi basite alarak, maden işletmesini inşaat şirketlerine verdiğini ve istenen denetimleri yapmadığını iddia eden Çelebi, tespit edilen eksikliklerin giderilmemesine rağmen şirketin para cezasına çarptırılmakla yetinildiğini savundu.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası'na gerekli önemin verilmediğini savunan Çelebi, ''Meclis'in görevi göz göre göre ölümlere kapı açmak ve sonra ağıt yakmak değil. İşçileri öldüren kömür karası değil, kara vicdanlardır, onları öldüren karanlık madenler değil, karanlık ellerdir'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Zonguldak'ta yaşanan maden kazalarının kaza olmanın ötesine geçtiğini söyledi. Kazaların, alınması gereken tedbirlerin zamanında alınmaması sonucu yaşandığını ifade eden Şandır, madenlerde tespit edilen eksikliklerin giderilip giderilmediğinin denetlendiğinden emin olmadıklarını söyledi.

Şandır, yeni kazaların yaşanmaması için Hükümet'in gereken tedbirleri alması gerektiğini dile getirerek, ''Söz konusu olan insan. Adam çoluk çocuğunun rızkı için yerin 800 metre altına inip kömürle boğuşuyorsa, bu işe değer vermek lazım'' dedi.

Şandır, Hükümet'in taşeron işçiliği çözme konusunda söz verdiğini de anımsatarak, iktidar sıralarına ''Bu meseleyi ne zaman çözeceksiniz- Taşeron işçilik sistemiyle insan hayatı korunmuyor görüyorsunuz'' diye seslendi.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de taşeronlaşmaya karşı yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, Hükümet'in bu konuda duyarsız olduğunu öne sürdü.

İmralı ile yürütülen görüşmelere de değinen Baluken, bir beklenti ve umudun söz konusu olduğunu söyledi.

Sorunun çözümü için milliyetçi yaklaşımdan uzaklaşmak gerektiğini ifade eden Baluken, empatiyle soruna yaklaşılması halinde önemli gelişmeler yaşanabileceğini belirtti.

Sorunu çözecek yerin Meclis olduğunun altını çizen Baluken, ''Sorumluluk, acı çekilecekse, gençler ölecekse de bu Meclis'tedir, barış gelişecekse, acılar düzeltilecekse de bu Meclis'tedir, bu Meclis'in ortaya koyacağı çalışmadadır'' diye konuştu.

Baluken, Meclis'in siyasetin sesinin güçlü çıkması için çalışması gerektiğini söyledi. Kendi siyasi programı çerçevesinde propagandasını yürüten siyasetçilerin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının cezaevinde olduğunu anlatan Baluken, böyle bir durumda özgür siyasi ortamdan bahsedilemeyeceğini ifade etti.

Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılması için 4 kez teklif verdiklerini anlatan Baluken, teklifin komisyonda beklediğini söyledi.

Meclis'in bu yıl siyaset yapma ve düşünce özgürlüğüyle ilgili hangi düzenlemeleri yapacağının tartışılması gerektiğini dile getiren Baluken, anadilde yayın ve propagandanın suç olmaktan çıkarılması için bir an önce adım atılması gerektiğini savundu.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, bütçe verilmesi halinde 2-3 yıl içinde derslik ve öğretmen ihtiyacının karşılanacağını söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin soru önergelerini yanıtlayan Dinçer, tüm okulların Fatih Projesi kapsamında olduğunu belirterek, ilk etapta etkileşimli tahta kurulumunun 3 bin 657 ortaöğretim kurumundan meslek liseleri hariç tüm liselerde 2012 yılı Aralık ayı itibarıyla tamamlandığını söyledi. Dinçer, tüm okullara bir çoklu fonksiyonlu yazıcı, kamere, her sınıfa etkileşimli tahta, internet bağlantısı, her öğretmene tablet bilgisayar ve her öğrenciye e-kitap sağlanarak 2015 yılına kadar eğitim teknolojileri bakamından en ileri teknolojiyle donatılmasının planlandığını kaydetti.

Eğitim programlarının temel felsefesinin öğrencilerin hayata hazırlamak olduğuna işaret eden Dinçer, öğreneni merkeze alan programların uygulanması amacıyla öğretmenlerin hizmetiçi eğitimden geçirildiğini, düzenli olarak eğitim programlarının etkinliği ve uygulanabilirliğine ilişkin geri bildirimler alınarak programlar üzerinde güncellemeler yapıldığını bildirdi.

Dinçer, ''Dershane ücretlerinin yüzde 50'sinin devlet tarafından ödenmesi konusunda herhangi bir çalışmamız bulunmamaktadır'' dedi.

2013 yılına ait öğretmen atamalarının eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde Ağustos ayında sonuçlandırılacağını belirten Dinçer, Milli Eğitim Bakanlığı personelinin aldığı ücretin diğer kamu kurumundan daha kötü olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, öğretim yılı içinde göreve başlayan sadece öğretmenlere değil, tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde öğretim yılı ödeneği verilmesi yönündeki taleplerinin Maliye Bakanlığı'na iletildiğini anlattı.

Dinçer, öğretmen dışındaki personele ek ders ücreti verilmesi uygulamasının sonlandırılarak ek ödeme verilmesi uygulamasına geçildiğini, bununla bakanlık personelinin maddi haklarında iyileştirme sağlandığını vurguladı. Dinçer, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçiş işlemlerinin devam ettiğini, sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler arasında sosyal haklar açısından fark bulunmadığını ifade etti.

Dinçer, eğitim kurumlarında 127 bin 160 öğretmen ihtiyacı bulunduğuna işaret ederek, 2011 ve 2012 KPSS sonuçlarına göre atama bekleyen 295 bin 426 potansiyel aday bulunduğunu söyledi. Kadrolu öğretmenliğe atananların yüzde 78'nin eğitim fakültesi, yüzde 22'sinin ise diğer fakülte mezunlarından oluştuğunu kaydeden Dinçer, son 3 yılda öğretmen ataması yapılmayan branşın Japonca olduğunu söyledi. Dinçer, ''Şu anda eğitimde öğretmenle ilgili herhangi bir sıkıntı olmadı. Kadro arttıkça öğretmen ihtiyacımızı dolduracağız. Benim tahminim bütçe verilmesi halinde 2-3 yıl içinde derslik ve öğretmen ihtiyacının karşılanacağı doğrultusundadır'' diye konuştu.

Yüzde 100 okullaşma olması halinde 120 bin öğretmene ihtiyaç olacağını hatırlatan Dinçer, ''Halen o seviyeye ulaşılmadığı için öğretmen ihtiyacımız 120 bin değil. Geçen yıl 64 bin ücretli öğretmen istihdam edilirken, alınan tedbirlerle sayı ciddi oranda azaldı. Bu yıl 12-13 bin ücretli öğretmene ihtiyaç duyduk. Bu sayı önümüzdeki yıllarda azalacak. Dolaysıyla ücretli öğretmen uygulamasının sonuna geldik'' dedi.

Öğretmenleri görevlendirirken oradaki öğrencilerin ihtiyaçlarını esas aldıklarını anlatan Dinçer, şöyle konuştu:

''A okulunda B alanında bir öğretmene ihtiyacımız varsa atamayı ona göre yapıyoruz. Bir öğretmen düşünün onun yan dalı var, yan dalına geçerek o okula gitmeyi tercih ediyor, ben de göndermişim. Şayet bulunduğu yerde yine eski alanına dönecek olursa orada o kadroyu doldurmuş olacak ve ben oraya atama yapamayacağım. İdari olarak bu doğru mudur? İyi niyetli yapılmamışsa böyle bir fırsatı vermek ahlaki midir? Alan değişikliği yapmış öğretmenler eski kadrolarına gitmezse, alan değişikliği talebini kabul etmeyeceğiz. Kanunun emrini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu şekilde haksız yönlendirmelerle mücadele etmek durumunda kalıyorum.''

Dinçer, devlet okullarında belirli orandaki velinin talep etmesi halinde bile ekonomik gelir düzeyinde farklılık olabileceğini tahmin edilerek forma nedeniyle ek yük getirilmesini uygun görmedikleri için kıyafet serbestliği getirdiklerini söyledi.

Bakan Dinçer, Erzurum'da bazı köy ilkokullarında dışarıda bulunan tuvaletlerin gelecek yıllarda yatırımlarla bina içerisine alınmasının planlandığını söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda prim borçlarını yeniden yapılandıran yasa tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde konuşan CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra bir çok aksaklık olduğunun görüldüğünü ifade etti.

Yasada yapılması öngörülen değişiklikleri CHP grubu olarak olumlu bulduklarını belirten Çetin, daha fazla iyileştirici düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.

Komisyonda getirdikleri önerilerin AK Parti tarafından ciddiye alınmadığını ifade eden Çetin, ''Kaptı kaçtı mantığıyla yasa yaparsanız ve 15 gün sonra değişiklik teklifiyle gelirseniz bize de yanlışlarınızı ifşa etmek düşer'' dedi.

Emekli olduktan sonra iş yapanların emekli maaşlarından kesinti yapıldığını icra yoluyla öğrendiğini dile getiren Çetin, iktidarın hem sorunun yaratıcısı olduğunu hem de bundan vazgeçerek, emeklilerin gönlünü aldığını öne sürdü. Çetin, ''AKP'ye oluk oluk oy veren emekliler bunu çoktan hak etti ama bize düşen görev, emeklinin hakkını her yerde her zaman savunmaktır'' diye konuştu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da eksik buldukları yanlar olmakla birlikte tasarıya olumlu baktıklarını belirtti.

Lise mezunu gençlerin 20 yaşını aşmamak kaydıyla mezuniyetlerinden itibaren 120 gün sağlık hizmetlerinden yararlandırılacağının öngörüldüğünü anlatan Kalaycı, herkesin 25 yaşını dolduruncaya kadar bu haktan yararlanmasının daha hakkaniyetli olacağını söyledi.

Gaziler ve şehit ailelerine yönelik düzenlemeleri de desteklediklerini dile getiren Kalaycı, bu kesime verilen pozitif ayrımcılık sözünün yerine getirilmesini istedi.

Kalaycı, emekli aylığı alan esnaf ve sanatkarın sosyal güvenlik destek primi borçlarına yapılandırma getirildiğini de belirterek, emekli aylığı alırken iş yeri açan ya da iş yeri işleten emeklinin aylığı üzerinden yüzde 15 sosyal güvenlik destek primi kesildiğini kaydetti. Partisinin bu uygulamanın kaldırılması gerektiği görüşünde olduğunu dile getiren Kalaycı, ''AKP Hükümeti esnafa 'sen emekli oldun, dükkanını niye kapatmadın-', 'sen emeklisin, nasıl olur da iş yeri açarsın. Öyleyse emekli aylığının yüzde 15'ini vereceksin' diyor. Emekliye 'ya kahvede oturacaksın ya da kayıt dışı çalışacaksın' deniliyor'' diye konuştu.

Kalaycı, memur, esnaf ve işçi emekli aylıkları arasındaki eşitsizliğin devam ettiğini de ifade etti.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da hükümetin istikrarlı bir sağlık ve çalışma hayatı politikası olmadığı için bu tür hataları düzeltmeye yönelik tasarılar getirdiğini söyledi.

Sağlık ve eğitimin bütçede en fazla pay alan iki alan olduğuna dikkati çeken Kaplan, Sağlık ve Milli Eğitim bakanlıklarındaki çalışmaların planlanmasının çok önem arzettiğini ifade etti.

İktidarın gazetecilerin yıpranma hakkı ile radyasyon riski altındaki sağlık çalışanlarına haksız yaklaşım içinde olduğunu savunan Kaplan, bazı mesleklerde olağanüstü koşullarda görev yapıldığını vurguladı. Meclis olarak bu konuda kötü sınav verdiklerini anlatan Kaplan, ''2 puan artışla ve 90 günle basın çalışanlarının yararlanması gerekiyor. Bunu yapmalıyız. Doğru olan bu'' dedi.

Kaplan, tasarının komisyonda görüşülmesi sırasında AK Parti'nin verdiği önergenin görüşülmesinde İçtüzükteki süre şartına uyulmadığını savundu.

Avrupa Birliği Bakanlığı'nın Türkiye'nin AB ilerleme raporunu hazırlayarak, kendisine not veren ilk ülke olduğunu ifade eden Kaplan, kitapçıktaki bilgilerin yanlış olduğunu da söyledi.

AK Parti Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz ise tasarının yasalaşması halinde birçok sorunun ortadan kalkacağını belirtti.

SGK'nın 18 milyon 500 bin çalışandan alınan primle, 10 milyon 400 bin emekliye maaş verdiğini anlatan Demiröz, Türkiye'deki emekliye karşılık 1.8 çalışan oranının Avrupa'da bire 4 olduğunun altını çizdi. Demiröz, emekli maaşının eksik, işverenin ödediği primlerin de fazla olduğunu belirterek, ''Hem emekliler, hem işverenler memnun değil'' diye konuştu. Demiröz, bu durumun sosyal güvenlik sisteminin geçmiş yıllarda oy uğruna çökertilmesinden kaynaklandığını vurguladı.

Tasarının 4 milyon 400 bin kişiyi ilgilendirdiğine işaret eden Demiröz, tasarı yasalaşırsa birçok sorunun çözüleceğini kaydetti.

Demiröz, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'ndan emekli olup ticari faaliyet yürütmesi nedeniyle aylığının yüzde 15'i kesilen 234 bin kişinin prim yapılandırmasından yararlanacağını, yapılandırılacak miktarın 1.5 milyar lira olduğunu kaydetti.

Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine Mumcu, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.