2017-05-09 - 12:00
MHP GRUP TOPLANTISI...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türk milliyetçiliğinin, bir pergel gibi, başkent Ankara?yı merkezine alan ve 360 derecelik açıyla dünyayı görüş alanına sokan bir vizyon genişliğine sahip olduğunu söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP kaosun dibinde, anlaşmazlıkların girdabındadır. MHP?nin varlığını kafeslemek, ülkülerini kötülemek için her yolu deneyen gafillere oksijen çadırı görevi gören CHP, sonunda kazdığı kuyuya düşmekten kurtulamamıştır." dedi.

"Yanımızda şeklen görünse de bu vizyondan kasten beslenmeyen, bu vizyonu kalben benimsemeyen, bu vizyonun önüne kalın bent çeken kim ya da kimler varsa onlarla hesabımız mahşere kalmadan bu dünyada görülecektir." ifadesini kullanan Bahçeli, "MHP, sırtında kurban kestirmeyecektir." dedi.

MHP'nin elinde hançerle dolaşan siyasi çürümüşlere teslim olmayacağını, dün olduğu gibi bugün de asla fırsat vermeyeceğini belirten Bahçeli, "Davasını bilmeyene ne tanık ne de kefil olunmayacağını yaşayarak gördük ve şahit olduk. Gücümüze güç katıp yolumuzda ilerleyeceğiz. Pazar günü 41 ilimizde aynı anda kongrelerimizi coşkuyla yapıp ne kadar diri bir teşkilat ve inanmış kadrolara sahip olduğumuzu göstereceğiz. Bunu ısrarla görmek istemeyenleri ise yok farz edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

"MHP'yi hedef alan çok ortaklı saldırı ve operasyonun kumanda merkezinde şimdi yangın çıkmış, alevler bacayı sarmıştır." diyen Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üzerimize doğrultulan namlu ters tepmiş, ayak oyunları, karanlık senaryolar bumerang gibi muhataplarına dönmüştür. Rüzgar ekerken mutlu olanlar, fırtına biçerken şikayet etmemelidir. Bize göre, 16 Nisan halk oylamasında hayır tercihinde bulunan vatandaşlarımızı sanal ve temelsiz bir siyasi kümeye dahil etme çabaları beyhude bir çırpınma, ucube bir gayretkeşliktir. Göle maya çalmak için uğraşanlar, önce milletin mesaj ve iradesini anlamaya, sandık sonuçlarını samimiyetle yorumlamaya çalışmalıdır.

İşte görüyorsunuz CHP kaosun dibinde, anlaşmazlıkların girdabındadır. Bugün 'oyun var' diye sızlananlar, dün bize karşı oynanan oyunlarda figüranlık rolüne bürünmekten utanmamışlardı. CHP?nin yanında hizalanan diğerleri ise dağılmış, vurgun yemiş haldedir. MHP?nin varlığını kafeslemek, ülkülerini kötülemek için her yolu deneyen gafillere oksijen çadırı görevi gören CHP, sonunda kazdığı kuyuya düşmekten kurtulamamıştır.

Elbette CHP?de yaşananlar bizim doğrudan ilgi sahamız içinde değildir. Ancak bir hakkı teslim, bir doğruyu tespit amacıyla lafımızı esirgemeyeceğiz, düşüncelerimize de gem vurmayacağız. 16 Nisan?dan hemen sonra yeni bir parti kurma konusunda mekik dokuyan, zemin yoklayan, hava koklayan, maksatlı ziyaretlerle iş birliği kanalları açmaya yeltenenler hayal aleminden hala çıkamayan siyasi mağluplardır. Türk milleti 16 Nisan?da herkese yerini göstermiş, dersini vermiştir. Türkiye yeni bir hükümet sistemine geçmiştir. Bu demokratik sonucu hazım ve sindirim güçlükleri çekenlerin hayır iradesini siyasileştirip bir alanda toplama emelleri olmayacak duaya amin demekle eşdeğerdir."

Bahçeli, MHP'nin siyasetteki kıpırdanmaların, farklı beklenti ve ittifak arayışlarının sonu olmayan bir macera olduğuna inandığını belirterek, "Türk milletinin teveccühüne layık olmadıkları gibi milli ülkü ve ahlak ölçülerine yabancılık çekenlerin aslında kaygı ve korkunun pençesine düşmüş oldukları da gözlerden kaçmamaktadır. Bunların milletimize vaat edecekleri hiçbir şey yoktur. Bunların istikbalin planlamasına, istiklalin korunmasına en küçük katkı ve emekleri de isteseler bile görülmeyecektir." dedi.

MHP?ye engel olmanın, MHP?yi zayıflatmak ve kösteklemek için rekabete girenlerin eninde sonunda hak ettiklerini bulacaklarını ve de bulmaya başladıklarını dile getiren Bahçeli, "MHP için siyaset; kısa vadeli ve ucuz kişisel çıkarların dirsek dirseğe yarıştığı bir koşu parkuru değildir. Siyasi köklerini inkar ederek yabancı çekim merkezlerine kapılmışların bekleme odası değildir. Fikri tutarlıklarının olmadığı, ilkelerinin ayaklar altında çiğnendiği, meselelere günübirlik bakanların toplanma yeri değildir. Siyasetimizin öznesi insan, nesnesi devlet, yüklemi demokrasi, cümlesi ise millettir." diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İdam cezası toplumsal bir talep midir? Evet. İdam cezasına Adalet ve Kalkınma Partisi destek midir? Evet. Cumhurbaşkanı, kanun önüne gelirse onaylayacak mıdır? Bu da evet. O halde durmayalım, alttan almayalım, gecikmeyelim, Türkiye?nin kendi göbek bağını nasıl kestiğini, nasıl keseceğini herkese gösterelim." dedi.

Bahçeli, Suriye'de çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasının bir yönüyle Türkiye'nin güvenli bölge teziyle benzerlikler taşıdığını belirtti.

Bölgelerde herhangi bir çatışma halinde buna nasıl müdahalede bulunulacağı, uzlaşmazlıklarda hakem heyetinin nasıl ve kimler tarafından oluşturulacağı, bölgelerinin güvenli bölgeye dönüşüp dönüşmeyeceği, uçuşa yasak alan ilan edilip edilmeyeceği konularının net olmadığını vurgulayan Bahçeli, eğer mezkur bölgeler uçuşa yasak kapsamına alınırsa, bunun YPG'nin hakimiyet alanlarına uygulanıp uygulanmayacağının da meçhul olduğuna dikkati çekti.

Rusya ve ABD'nin YPG'yle ilişkilerinin ortada olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Ülke olarak aynı masaya oturduğumuz, aynı müttefiklik hukuku içinde bulunduğumuz devletlerin kanlı terör örgütleriyle emel ve hedef birlikteliği içinde hareket etmesi tarifi olmayan bir rezilliktir. YPG, ABD ve Rusya tarafından silahlandırılmakta, desteklenmektedir. Ha YPG, ha PKK, aralarında herhangi bir ayrım olmadığını cümle alem bilmektedir." ifadelerini kullandı.

PKK'nın kullanım ve kontrolünde 18 yeni nesil füze sistemi olduğunun açık seçik iddia edildiğini anımsatan Bahçeli, "Bu füzeleri veren dost görünümlü hangi muhasım ve melanet ülkedir?" sorusunu yöneltti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Soçi'de, YPG'li teröristler ile Rus askerlerinin fotoğraflarını Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e gösterdiğini, Putin'in de iddiaları inceleyeceğini ifade ettiğini açıkladığını anımsatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"YPG'li hainlerin yanında keyifle gülümseyen, podyuma çıkmış manken gibi poz veren Rus askeri değildir, ABD askeri değildir de peki kimdir, bu üniformalı kokuşmuşlar? Rus askerlerinin Afrin'de ne işi vardır? İnkar bırakılsın, şu sorunun cevabı verilsin; ABD ile Rusya YPG'yi arkalarına almakla, silahla donatmakla nereye varmak istiyorlar? Ne yapmayı akıllarından geçiriyorlar? YPG'ye verilen silahlar, çok geçmeden Türkiye?ye sokuluyor. Ve de kanlı eylemlerde, alçak suikastlarda kullanılıyor. Bunu görmemek için ya kör ya da zihnen kötürüm olmak kafidir. Suriye ve Irak toprakları Türk ve Türkiye düşmanlarının üreme, palazlanma, silahlı pratik yapma alanına dönüşmüştür. Diyebiliriz ki caniler sınırlarımızın hemen dibinde talimden geçirilmekte, sözde askeri eğitime alınmakta, sonra da kan dökmek maksadıyla üzerimize gönderilmektedir. Bu bildik ve aşina olduğumuz dehşet verici bir döngüdür. Birkaç gün önce, Haseke?de YPG'li teröristlerin terör eğitimlerini tamamladıktan sonra düzenlenen sözde törene ABD?li askerlerin de hevesle katıldıkları açığa çıkmıştır. Bu pervasızlık, bu hasımlık, bu meydan okuyan bayağılık, sorarım sizlere; dostluk ve müttefiklik hukukuyla nasıl bağdaşacaktır? Hedef ülke hiç kuşku yok ki Türkiye'dir. "

Kurulması planlanan Kürdistan için adeta son rötuşların yapıldığının altını çizen Bahçeli, "Barzani ve yakın çevresinin bağımsızlık referandumu için gün saydığı, vade biçtiği görülmektedir. Hatta önümüzdeki Ağustos ayı için çağrı ve değerlendirmeler peş peşe gündeme düşmektedir. Bunlar oluyorken, Kerkük şehir merkezinin en işlek caddelerinden birine PKK'lı teröristler üzerinde İmralı canisinin resminin bulunduğu bez parçalarını asmışlardır." dedi.

Devlet Bahçeli, Türkmenler'in varlık, kimlik ve tarihi haklarının çiğnendiğine işaret ederek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kerkük üzerinde hak iddia eden teröristler ve bölücü hevesler Türkiye'nin milli güvenliğini yakından ve yıkıcı nitelikte tehdit etmektedir. Şunu bir defa ifade etmeliyim ki NATO şemsiyesi altında bulunduğumuz, müttefiklik hukukuyla birbirimize bağlı olduğumuz ülkeler Türkiye karşıtı duruş ve tutumdan derhal vazgeçmelidirler. Şayet bu olmadığı takdirde Türkiye'nin ittifaklarını sorgulama, yükümlülüklerini tartışmaya açma hakkı doğacaktır. Yine çok net diyorum ki Türk milleti yedi düvel bir araya gelse kutsal topraklarını ve milli bekasını hedef alan Kürdistan fitnesine kesinlikle geçit vermeyecektir. Kürt kökenli kardeşlerim, duygularını istismar eden, vatan ve millete bağlılıklarını kırmaya çalışan terör baronlarına, bunların tetikçisi insanlık düşmanı terör çetelerine göz yummayacak, oyuna gelmeyeceklerdir."

Bu toprakların şehit kanlarıyla, bedel ödenerek vatan yapıldığını ifade eden Bahçeli, "Gerekirse, yeri gelirse aynı bedeli gene öder, aynı badireleri yine göğüsleriz." diye konuştu.

ABD istiyor diye, Avrupa dayatıyor bahanesiyle milletin teslim olmayacağını vurgulayan Bahçeli, Türkiye'nin çözülmeye ve imhaya tamam demeyeceğini söyledi.

AB'nin Türkiye'ye şaşı bakışını, sorunlu tavrını sürdürdüğünü belirtten Bahçeli, AB'nin 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsüne yaklaşımı ve bölücü terör örgütü PKK'ya bakışının son derece tutarsız ve rahatsız edici olduğunu dile getirdi.

Türk milletinin AB'nin oyuncağı ve "şamar oğlanı" olmadığını Bahçeli, bazı Avrupa ülkelerinin idam cezasıyla ilgili olası bir referanduma izin vermeyeceklerini ve idam cezasının Avrupa ülkelerinin bütün değerlerine aykırı olduğu ifade ettiğini aktardı.

"Peki, terör örgütlerine destek vermek Avrupa değerlerinin bir parçası mıdır? Katillerin sırtını sıvazlamak, PKK'lı ve FETÖ?cü teröristlerin elinden tutmak Avrupa değerlerinin neresinde yazılıdır?" diye soran Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir kez daha kararlılığımı açıklıyorum. İdam cezasının getirilmesi, hazırlanacak teklif veya tasarının TBMM?de görüşülüp kabul edilmesi hususunda Milliyetçi Hareket Partisi bütün gücüyle vardır, buradadır, bu bahsin kapanmasını acilen beklemektedir. Vatan hainlerine cezaysa ceza, idamsa idam, işte er meydanı, işte TBMM. Biz dün ne söylüyorsak aynı noktadayız. Biz dün neyi savunuyorsak yine aynı çizgide, aynı kararlılıktayız. İdam cezası toplumsal bir talep midir? Evet. İdam cezasına Adalet ve Kalkınma Partisi destek midir? Evet. Cumhurbaşkanı, kanun önüne gelirse onaylayacak mıdır? Bu da evet. O halde durmayalım, alttan almayalım, gecikmeyelim, Türkiye?nin kendi göbek bağını nasıl kestiğini, nasıl keseceğini herkese gösterelim. Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz, Türk milletinin kesinlikle affı olmaz, olmayacaktır."

Ege Üniversitesinde, Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun ölümüyle sonuçlanan öğrenci kavgasına ilişkin yargısal sürecin devam ettiğini anımsatan Bahçeli, "Evladımızı şehit eden hainlerin tutukluluk halleri devam etmesine rağmen, Ege Üniversitesi Rektörlüğü tarafından öğrencilikle ilişikleri kesilmemiş, bilakis sürüncemeye bırakılmıştır. Bunu doğru bulmadığımızı, söz konusu Rektörlüğün öğrenciyle terörist arasında tercih yapmak durumunda olduğunu ikazen ve ihtaren hatırlatmak isterim. Caniden öğrenci olmaz, gerçek öğrenciden cani çıkmaz." diye konuştu.

Bahçeli, Ege Üniversitesi Rektörlüğünden milli vicdana hakaret etmek istemiyorsa, soruşturmayı tamamlayarak "teröristlerin" öğrencilikle bağını kesmesini istedi.

21 Doğu Türkistanlı soydaşın gözaltına alınarak sınır dışına çıkarılma riski bulunduğunu da kaydeden Bahçeli, "Milyonlarca Suriyeliye bakan Türkiye, 21 kardeşimize mi bakamayacak, onlara mı barınacak ev, yedirecek ekmek bulamayacaktır? Unutmayalım ki, ah alan onmaz, ah yerde kalmaz. " ifadelerini kullandı.