2012-07-12 - 13:00
CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SÜLEYMAN ÇELEBİ VE ANKARA MİLLETVEKİLİ İZZET ÇETİN'İN BASIN TOPLANTISI?
CHP'li Süleyman Çelebi, kıdem tazminatına ilişkin kanun taslağı ile ilgili basın toplantısında "Bu taslak yüzme bilmeyen birisinin elindeki can simidinin alınarak suya atılmasına benzemektedir. Bu taslak sosyal devletin çöküş belgesidir, sosyal devletin tasfiyesidir" dedi.
CHP'li Süleyman Çelebi ve İzzet Çetin parlamentoda kıdem tazminatı hakkında bir basın toplantısı düzenledi.

Kıdem tazminatına ilişkin kanun taslağının basına sızdırıldığını hatırlatan Süleyman Çelebi, "hükümet tarafından bir süre sessiz kalınan ve daha sonra tatmin edici bir açıklama yapılmayan bu taslağın sızdırılmasının sendikaların, toplumun ve emekçilerin nabzını ölçme ve yoklama amacıyla gerçekleştirildiğini" ifade etti. AK Parti'nin 2002'den bu yana "çalışanların haklarını gerileten düzenlemeler" gerçekleştirdiğini de sözlerine ekleyen Çelebi, AK Parti'nin şimdi "emekçilere karşı doğrudan cephe aldığını" söyledi. Süleyman Çelebi, "AKP'nin yeni ulusal istihdam strateji belgesi, orta vadeli ekonomik program ve hükümet programında yer alan anlayış, sermaye birikimini tümüyle emekçilerin alın terinden çalarak sağlamayı amaçlayan, katkısız bir neoliberal ideolojinin yansımasıdır. Kıdem tazminatı gibi işverenler için işgücü maliyeti, emekçileri için yaşamsal öneme sahip hakların yok edilmesi, düşürülmesi yoluyla istihdamın artacağını öngören bu yaklaşım, işveren örgütlerinin temel hedef ve politikalarını siyasal iktidarın da bütünüyle benimsediğini ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.

Kıdem tazminatının "dünyanın hemen her ülkesinde var olan en yaygın ücret türlerinden biri" olduğunu belirten Çelebi, "Türkiye'de sosyal koruma ve istihdam yüklerinin fazlalığı gerekçe gösterilerek kıdem tazminatının yok edilmesi savunulamaz" diye konuştu.

Taslak ile sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılmasında yaşanan sıkıntıların "daha fazla artacağını" iddia eden Çelebi, "İşçilerin dayandığı tek güvence kıdem tazminatıdır. İşe iade mekanizması fiilen çalışmamaktadır. Bunun dışında fiilen hiçbir koruyucu düzenleme bulunmazken ortaya konan bu anlayış, yüzme bilmeyen birisinin elindeki can simidinin alınarak suya atılmasına benzemektedir. Bu taslak sosyal devletin çöküş belgesidir. Bu taslak sosyal devletin tasfiyesidir" dedi.

Kıdem tazminatının "çalışanın ücretinin ileride ödenmek üzere işverende ödünç olarak duran hak edilmiş alacağı" olduğunu söyleyen Çelebi, "bu nedenle kıdem tazminatı ücret dışı işgücü maliyetinin bir unsuru şeklinde görülemeyeceğini" belirtti.

Hazırlanan taslakta; "bireysel fon sistemine geçildiği; mevcut durumda fiktif bir ücret kalemi olan kıdem tazminatının bir tazminat olmaktan çıkarıldığı ve çalışma karşılığı ödenen aylık ücretin bir parçası haline getirilmek istendiği; kurulacak bireysel fonlardaki paraların biriken nemaların tamamının gelir vergisine tabi bir ücret kalemi haline getirilmek istenerek vergiye konu olduğu; yıllık olarak 30 günlük kıdem tazminatının 12 aya bölünmesi durumunda aylık giydirilmiş ücretin yüzde 8,3'üne tekabül eden kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün bu kanun tasarısıyla ilk etapta işçi açısından yüzde 4'e düşürüldüğü, özellikle asgari ücretliler açısından bunun yüzde 53 oranında bir kayıp olduğu; ve kıdem tazminatı tavan artışlarının memur maaş zam artışlarından koparılıp enflasyona endekslendiği; toplu pazarlık haklarıyla bu rakamların yükselmesi söz konusu iken şimdi ne toplu pazarlık süreci ne de milli gelir artışları gibi unsurların devreye girebileceği" bilgilerini veren Süleyman Çelebi AK Parti'nin bu yasa tasarısıyla "bütün yetersizliklerine, sorunlarına rağmen işçilerin kazanılmış hakkı olan İşsizlik Sigortası Fonu'na a saldırarak gelecekte kıdem tazminatları için kurmak istediği fon sisteminin ip uçlarını verdiğini" ifade etti. Süleyman Çelebi şöyle konuştu:

"Bu sistem değişikliği ile sigortalılar sadece 15 yıl ve 3 bin 600 gün halinde kıdem tazminatına hak kazanabileceklerdir. Hak kazanma zorlaşmaktadır. Esnek çalışmanın, kuralsız çalışmanın, mevsimlik çalışmanın bu kadar yaygınlaştığı ülkemizde ise kıdem tazminatına hak kazanmak olanaksızlaşacaktır. 15 yıllık prim ödeme süresinde kıdem tazminatı çekilmişse yeniden kıdem tazminatı çekebilmek için beş yıllık bir fiil çalışma şartı istenmektedir. Bunun dışında emekliliğe hak kazanma halinde kıdem tazminatı alabileceklerdir ki zaten Türkiye'de artık bu yasalarla emekli olmak mümkün olmayacağı için bunun düzenlenmesine de gerek yoktur. Kıdem tazminatı hakkının ortadan kaldırılarak fona devredilmesi için olmadık taklalar atan, sanki çalışanlar lehine düzenleme yapılıyormuş gibi yapanlar Avusturya modeli hikayeleri tutmayınca şimdi de çalışanların emekli olsalar bile ev alamazlarken emekli olmadan da ev alınabileceği yalanlarını utanmadan söyleyebiliyorlar. Oysa ortaya koydukları yeni fon ile bir asgari ücretlinin ev alması için 221 yıl çalışması gerekiyor"

Daha sonra söz alan CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in konuyla ilgili olarak ''Taraflarla görüşülmeden bu konuyla ilgili açıklama yapmayı doğru bulmuyoruz'' sözleriyle takiye yaptığını ileri sürerek, çalışanlara karşı dürüst davranması gerektiğini söyledi.

Kıdem tazminatının işverenler için yük görülmesinin doğru olmadığını, işçi maliyetleri içinde hesaplandığına işaret eden Çetin, ''Hükümet, emir aldığı işverenlere teslim olmuştur. 2013 yılı başında hayata geçirilmek istenen İstihdam Strateji Belgesi içinde ilk ele alınacak konu kıdem tazminatıdır'' dedi.

''Kazanılmış hakların korunacağı'' söyleminin doğru olmadığını, bu nedenle çalışanların ve sendikaların süreci yakından takip etmesini isteyen Çetin, işçilerin gelecek güvencesi olan kıdem tazminatı düzenlemesine karşı kendilerinin de çalışanların yanında mücadele edeceklerini ifade etti.